09.08.2008

Türkiye'nin İnternet Gazeteleri Neden Sürünüyor?

Türkiye’nin ilki, en büyüğü diye kendini tanıtan ve genelde mevcut bir gazetenin online sürümü olan internet gazeteleri internet yayıncılığında teknik olarak sürünüyorlar.

  • Yazdıkları haberlerde bağlantı vermiyorlar.
  • Türkçe karakterleri düzgün göstermeye dikkat etmiyorlar.
  • Sayfalarında tutarlı tipografi kullanmıyorlar.
  • Haber fotoğraflarını orantısız eciş bücüş kullanıyorlar.
  • Menülerde ve bağlantılarda yeterli tıklama alanı ayırmıyorlar.
  • Bilgisayar çökerten bozuk flash kapaklar yapıyorlar.
  • Sağdan soldan buldukları kod parçalarını bilinçsizce kullanıyorlar.
  • Resim galerileri bozuk çalışıyor.
  • Video oynatıcıları çakılıyor.
  • İçeriklerine okunaklı bir adres yapısı (URL) ile ulaşılamıyor.
  • Yabancı internet gazetelerinin tasarımını kopyalıyorlar.
  • Sadece İngilizce sosyal imleme sitelerinin paylaşım düğmelerini kullanıyorlar.
  • Detaylı RSS beslemeleri yok.
  • Sayfaları reklama boğarak okuyucularına saygısızlık yapıyorlar.
  • Yorumları sansürlüyorlar.

En kötüsü birinci madde, yazılarda ilgili kaynaklara bağlantı verilmiyor olması. Gidin bakın en çok okuduğunuz gazetenin sayfalarına, yazı içinde hiç bir ilgili konuya bağlantı yok. Bağlantısız metin hepsi. Sadece buna bakarak bir medyanın merkezden-kitleye olup olmadığını yüz metre uzaktan anlayabilirsiniz.

Daha sonra bozuk tipografi ve reklama boğulmuş sayfalar geliyor. Reklam gazetenin tek gelir kaynağı tabii ki. Ama sayfa tasarımıyla uyumlu kullanılması mümkünken buna dikkat etmeyenler bile bile size alakasız resimler ve mesajlar gösteriyorlar. Sizi o kadar umursamıyorlar ki kapak resminden de büyük resimler ve animasyonlar yayınladıkları oluyor. Okuyucuyu umursamamazlık yine bu merkezden-kitleye medyanın en büyük özelliklerinden biridir. Bir gazete sayfalarını ne kadar reklama boğmuşsa size o kadar saygısızlık yapıyor demektir.

Yorumlara sansür yapmak merkezden-kitleye medyanın ne kadar çaresiz olduğunun bir göstergesidir. Daha önce NTV, Habertürk, Radikal sitelerinde farklı konularda yorum yazdım, hiç biri yayınlanmadı. Bu tür merkezden-kitleye siteler naif okuyucu yorumları dışında işlerine gelmeyen eleştirel yorumları sansürlüyor.

Başka gördüğünüz iyi kötü özellikler varsa bu yazıya yorum olarak yazın.

Gazetlerin RSS servisleri

Hiç bir gazete RSS beslemelerinde içeriklerinin tamamını vermiyor. Bir başlık ve bir spot o kadar. Tıklayıp o bozuk curcuna sayfalara gitmek zorunda bırakıyor sizi. Üstelik ya tüm gazeteye tek RSS var ya da sadece ekonomi spor yazarlar vs. için genel RSSler var. Yani istediğiniz yazarı takip edemiyorsunuz, illa hepsini sevmek okumak zorundaymışsınız gibi davranıyorlar size.

Gazetler arasında ilk RSS servisi vermeye başlayan Radikal. Bunun için Serdar Kuzuloğlu‘na öngörüsü ve diğerlerine örnek olduğu için teşekkür ederiz. Diğer gazetlerden bazılarının RSS servisleri şöyle:

Bu yazı Türkiye’deki internet gazetelerinin sadece teknik ve tekno-politik durumlarını eleştiriyor. Merkezden-kitleye gazetelerin ayarlı içeriğine zaten bir diyeceğimiz yok, bunu çoktan geçtik, kendi başımızın çaresine bakıyoruz, blog okuyoruz blog yazıyoruz.

İlgili Düğümküme yazıları

Etiketler

, , , , , , , , ,

Geri beslemeler (Trackback)

Trackback Adresi
  1. Gazetem Sanat
  2. düğümküme » İşte Düğümküme Arşivleri!
  3. Düğümküme » Gazete ve Dergi Sitelerinin Yapması Gereken 10 Şey
  4. Düğümküme » İşte Düğümküme Arşivleri!
  5. Dergi ve gazete sitelerinin yapması gereken 10 şey « İŞTE BURADAN

55 Yorum

  1. engin

    Basliklarini resim icine gommeleri de cok enteresan geliyor bana. Tipografinin istikrarini bozmakla birlikte o gomulmus yazi arama motorlari tarafindan okunamiyor tabii. Bilgisizlik ve produksiyon sureclerinin yeni caga adapte olmamasi bunun gibi bi dunya soruna yol aciyor.

    Turkiye’deki internet gazetelerinin gorsel hali ile ilgili bir yazi da yazmistik daha once:
    http://www.dugumkume.org/internet-gazetelerinden-ne-haber/

  2. Zoban

    Bir iyi özellik goremiyorum. Gazete olarak Radikal’i okumayi biraktigimdan beri de internet sitesini takip etmiyorum. Yeni arayuzunun eskisinden daha zor takip edilen bir formda oldugunu dusunuyorum. Sonrakinin, oncekini aratmasi. Bu gecisler kolay da degil, kismen asinayim bunlara.

    Hic turkce gazetelerin internet sitelerine girmemis insanlari alin teker teker siteleri dolastirin, bu sitelerin eslenigi gazetelerin bulvar gazetesi kivaminda yayinlar olduklarini zannederler. Hurriyet, Milliyet gibi gazetelerin baski versiyonlari ile online versiyonlari arasinda hicbir yayincilik, uslup, sorumluluk bagdasmasi yok. Bu konuda Hurriyet’in isi sirazesinden cikarmisligi bile var. Turk basininda capsizligin ve ihale takipciliginin pir’lerinden Fatih Cekirge’nin Hurriyet.com.tr’nin basinda olmasi bu isin aciklayici ogesidir. Once kadinli, baldir bacakli yayinciliga son verdiklerini duyuran ucube bir aciklama yaptilar. Buna ancak 10-15 gun dayandilar ve sonra tekrar anasayfalarinin heryerini ciplak kadin fotograflariyla dosediler. Sedat Ergin’in baktigi zaman bu siteden hicap duyup duymadigini merak edenler olabilir ama baskili versiyonun da zaten “allahlik” hali var. Hepsi ayni cuvala sigmayan mizraklar.

    Online versiyonlarin, zamanla ve trendden oturu gun icindeki gelismeleri vermek gibi kaygilanmalara girmesi sebebiyle aslinda gazete siteleri birebir gazete iceriginin tasindigi site formatindan cikali epey oluyor. Hepsi kendine baslarda haber portali süsü verdi ama sonra hepsi birer Persiankitty olmaktan oteye gidemedi. Burada bu sitelerin arkasindaki “capsiz” yapilanmalarin da etkisi oldugunu dusunuyorum (Capsizlik turk medyasinda da yegane hastaliklardan biridir. Dilimden dusurmem bu yuzden.) Bu capsiz yapilanmalar da tutulan kosebaslari ve plazalarin ciftliklere donmesiyle yakindan alakalidir. 1,5 sene yasadim bunu, belgem ve dokumanim var, yani.

    Bugun bu gazete sitelerinde hastalikli hale gelmis bir “hit” yarismaciligi var. Haberi neredeyse 4 adimda ulasilacak bir sayfaya iteleme, bir tür pageview kovalamaciligi. “Iste detayalar” tiklayinca > “Haber aslinda burada” > “Iste habere ulastiniz” seklinde yonlendirmeler, TV’lerde boy gösteren “AZ SONRA” yayinciliginin webdeki uzantisidir. Belli bir familyanin benzer davranislari gösteren uyelerinin ellerinden cikan isler silsilesi. Kendi fasit dairesinde tutarli bir uslup ama. Cildirtan, pacoz, uslupsuz, basit, yoz bir yayinciligi siddetle sürdürüyorlar.

    Suan bu kadar meramim, aklima baska seyler geldikce bombalarim…

  3. arikan

    Bir de gördüğüm zırvalıklardan bir kolaj ekledim, belki ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır.

  4. arikan

    @Zoban bahsettiğin gibi doğru düzgün bir iş yapmak yerine aldatmacı yollarla okuyucu kandırılıyor sadece. Bunun iyi iş yapmak olduğunu düşünüyorlardır herhalde.

    Mesela bir gazetenini AR&GE bölümü olduğunu hiç duymadım?

    Ya da bir gazetenin “yıldız teknik takımı” diye bir şey duymuş değiliz?

  5. arikan

    @engin evet bir de arama motoru optimizasyonu var. Mesela bir köşe yazarının sayfasını okuyorsun web tarayıcının tepesinde başlıkta hala sadece gazetenin ismi yazıyor. Arama motorlarında da o sebepten kayboluyorlar.

  6. Zoban

    Burak, cok iyi yazilimci cocuklar var. Bircogu ile tanistim, calistim birlikte. Ancak is bilmez yoneticilerin elinde, bu tip dusuk profil islere calistiriliyorlar. Bu tip adamlarin is kalitesi konusunda da acikcasi söylem kaygilari yok. Kodla diyorsun, herif kodluyor. Burada is site mimarisi, site arayüzü tasarlama konusunda bir ufkun olmayisi. Yani yukardaki maddelere yabanci gazeteleri kopyaliyorlar diyorsun ama bari kopyalasalar. Kopyalansa bu kadar hilkat garibesi bir tipografi ve gorsel kullanimi olmaz diye dusunuyorum. Baktiklari seyleri yanlis caliyorlar ya da. Yoksa acikcasi tr’deki en kabil web-yazilimcilarinin bu gazaete kadrolarinda oldugunu belirtebilirim.

  7. HMERT

    Birincisi bu sitelerin editoryal kadrosunda ciddiyetten emare yok. Ne buldularsa internetten bir anda “önemli” haber olarak “Zönk” sunabiliyorlar. Mesela “internette bu gün en çok bunlara bakıldı” diye bir furya var saadece hit kaygısı ile üretiliyor. Üşenmesem bir gün uğraşıp 1 sene önce bu resim, hatta bu “yeni” haber vardı demek için günümü verebilirim. Yani Türkiyede yayın yapan bence bir “cnn” veya “bbc” yok. Hani hep sızlanırlar ya bir uluslar arası kanalımız yok diye. İçiniz boş kardeşim.

    İkincisi görsellik. Blok tasarımı bence çok güzel uyguluyorlar. Hepsi bloktan. Ve inanılmaz zengin renkler kullanıyorlar. Boşuna gökkuşağı görmek için çabalamayın girin bir iki tanesine gözünüz gönlünüz açılır.

    Üçüncüsü alt yapı. Ben de böyle sistemleri yazan coderlerın guru seviyesinde olduğuna inanan ve gören kişilerdenim. Günde yüzbin hit alacaksın bir o kadar bandwidth kullandıracaksın. Cidden helal olsun demek lazım. Ve bu coderlerın eminim yeni teknolojilerle yeni şeyler yapmak için çırpınıyordur fakat sevgili patronları “Ağrımayan başım” hissiyatında olduğu için hep şevkleri kırıla kırıla bu siteler “bu” hale gelmişlerdir.

    Dördüncüsü reklam. Bence bu siteler reklam ve pazarlama amacından başka birşey için kurulmadığı için hiç yadırgamamak lazım. Bence önce reklamları gösterip daha sonra da işte çok bakmak istiyorsan şunlar da haberler demek lazım. Bizler müşteriyiz, gözümüze sürekli dürtülmesi lazım.

    Bu arada sabah.com.tr’nin hem tasarımı hem teknolojisi çok hoşuma gidiyor.
    Grafiker bir abim de zaman gazetesinin tasarımını çok beğenir ve hep:
    - Keşke web sitelerini de böyle tasarlasalar bir milyon hit alırlar.
    derdi. Ben de katılmıyor değilim. Boşuna ödül almıyorlar.

  8. engin

    hahaha kolaj cok acayip olmus sandalyeden dusuyordum az daha hahahah. flas flas mujde o araba!

  9. arikan

    İşte yalan dünya! Son fırsat.

  10. engin

    @Zoban bu arkadaslardan birini konuk yazar olarak davet etsek Dugumkume’de tecrubelerini kisaca anlatan bir yazi yazar mi dersin? Bariz yanlislar varsa isaret etmis oluruz ki yeni yetisen insanlar bu konularda gozlerini acik tutarlar.

  11. arikan

    @HMERT Sabah gazetesinin bu halini Mohaç Yücel yapmıştı hatırladığım kadarıyla. Sonra bıraktığı yerden artık tahmin et üzerine kim bilir neler yapıldı.

    http://www.mohac.com/

  12. arikan

    @engin @zoban çok iyi olur bir misafir sanatçı olarak bu konularda birinci el tecrübeleri yaşananları anlatsa.

  13. arikan

    @zoban yıldız teknik ekip diye bir şey bilmiyoruz diyerek bunu kastediyorum biraz da. Ezilenler. Mesela editör yazar transferleri konuşuyoruz ama webmaster veya tasarımcı transferi konuşmuyoruz?

  14. Zoban

    @Burak + Engin;

    Bir sarki vardi ” ben nerdeyim sen nerde”..
    Kimbilir nerdediler :)
    1999-2001 yillarindaki portal furyasinda sacilip dagilanlar kadrosu.

    Sermaye sahibinin tasarim uzerindeki etkisinin degisecek bir olgu oldugunu dusunmuyorum bu arada. Ben hicbir sektorde, mecrada duduk sahibinin ise bu kadar etki etmek curetini gösterebilirligi oldugunu zannetmiyorum. Gozu olanin tasarim algisi varmis gibi.

  15. arikan

    @zoban aldın bizi nerelere götürdün akşam akşam, 1999-2001 portal furyası hakkaten, nerdesin şimdi, kimbilir nerde. Facebook’da ixir diye gruplar filan açılmış, moderatör ixir’in CEOsu Babür Özden… bu yeni nesil kitch.

  16. Zoban

    Istanbul’da gunes dogmak uzere :) Kosmaya hazirlanicam birazdan.
    O donem sonradan insanlarda “aklanasi paralar” zanni uyandirsa da gercekten dokulen milyon dolarlarin TR-internet yayincilik tarihindeki en batak dönem oldugunu herhalde herkes kabul eder. Sisirilmis kadrolar, ayni isi yapan 3er kisiler. Yuksek maaslar, plazalarda tutsak hayati.
    Proje acilisi icin 15 gun eve gelmeden masalarin uzerinde uyudugumuz gunler. Bugun o “köpek gibi” calisilan ve dokulen icerigin nette hic degilse bir yerlerde bir bilgi havuzu olarak bile kalamayisina yillar sonra hayiflanmak. Klasik gazetecilerin, internet gazeteciligine evrilme süreci. Kimilerinin cok iyi kotarmasi, kimilerininse bir türlü aklinin basmamasi.
    Eli kisisel tarihinde bir kac satir html yazmaya bile gitmemis internet editorleri, kompetanlari, gurulari, bilirkisileri, otoriteleri…

    Birileri iyi götürdü o zamanlar, köleler de her zaman köleydi. Tercih meselesi.

  17. arikan

    paralel’de twitter’dayiz, dara arabesk tekno muxtep yapmış, nefis

    http://arabeyes.muxtape.com/

  18. arikan

    dara çok güzel bir entrika edit yapmış, şurdan:
    http://arabeyes.muxtape.com/

  19. Dara Kılıçoğlu

    Hehe Burak cok sagol! Bu arada bu muxtape i bitirebilmek icin daha cok Arap, ortadogu etkileri iceren sarkiya ihtiyacimiz var. Elinde bu tarz parcalar olanlar paylasirsa cok sevinirim.

    Konu ile ilgli olarak da: Radikal Gazetesinin tasarımını Esen Karol yaptı diye biliyorum. Koydugu kurallar eminim zaman icersinde yıpranmis ve bozuma ugramistir. Halen su hali ile basılı Radikal iyi bir tasarıma sahip. Daha sonra Taraf’i cok begeniyorum. Fotograf kullanimi cok iyi. Fotografin tipografi ile uyumu da dikkat cekiyor. Turkiye’de sanirim web tipografisinden iyi anlayan ve bunu iyi uygulayabilen tasarimcilar cok azdir. Web tipografisi ile ilgilenenler icin su linki http://alistapart.com/topics/design/typography/ siddetle tavsiye ediyorum. Ozellikle text boyutlandirmasi ile ilgili yazi harika ve orada anlatilan seyler gercekten iyi calisiyor. Biz daha monitorlerimiz ile bakinca memnun degiliz ki bir de iPhone, printer gibi farkli goruntuleme aygitlarini da dusunmek gerekiyor.

    Bence maaslarin dusuk olmasi bunun en buyuk etkeni. Iyi tasarimcilara kotu maaslar vererek kacirtiyorlar. Zamanla da kalite dusuyor. Zoban’in zamanla bozulan ve kalitesizlesen urun ornegi o kadar tanidik geliyor ki.

  20. Zoban

    Bu arada dun gidemedim ama bugun Riatalks’e katilmayi dusunuyorum
    http://www.riatalks.com/istanbul/agust/index.cfm
    Burak sen uzaktasin, Istanbul’daki arkadaslarin bilgisine.

  21. s

    Şu an ki hal içler acısı belki ama, açıkçası yazılı basının web sitelerinin yazılı basın formatını webe taşımaları da anlamsız geliyor bana. Sanki bu veri ve bilgi gösteriminin efektif olması için biraz daha farklı gözlerle bakmak gerekiyor gibi.

    http://www.andyrutledge.com/times-new-omen.php
    http://www.andyrutledge.com/future-nyt.html

  22. HMERT

    Kesinlikle dijital yayıncılık farklı birşey. Fakat yayıncılık konusunda yeterli bilgim olmadığı için çok bir şey söyleyemeyeceğim.

    Web 3.0 denen şey verilerin anlamlı hale getirilmesi değil mi?…

    http://adaptivepath.com/aurora/

    Bu adreste gelecekte nasıl veri ve bilgi gösterimi yapılacağına dair güzel bir çalışma var.

  23. onur gunduz

    Eskiden “seksi fotoları için tıklayınız” falan vardı, onları kaldırdılar şimdi. Onların yerine “seksi şarkıcı berbat durumda görüntülendi, yüzünden bok akıyor, fotolar için tıklayınız” türü galeriler var. Geçen hafta İstanbul’daki patlamaların saniye saniye fotoğrafları diye bir foto galeri koymuşlardı. 320×200 fotolar. Ve görüntü sıfır yani. Hiç birşey yok. Blur desem değil, noise desem değil. Bi ganzfeld durumu. 6 fotoğraf koymuşlar, hiç birşey anlaşılmıyor. Niye koydunuz o zaman?

    Bir de şimdi bir furya başladı. “x YTL için öldü” Alakasız haberlere bunu yazıyorlar. Önce “8 yaşında çocuğun nehirde boğulma haberi”, ardından haber hit alırsa eğer “x YTL için öldü kayığa binecek parası olmadığı için yüzdüğü için öldü” başlığıyla değiştirilerek klasik flash animasyonun 2. tabına yerleşiyor.

    Bu adamların gazetecilik anlayışı saçmalık ya. Şu sitelere girdiğimde hakkaten utanıyorum, yani böyle mi abi bu milletin habercilikten tasarımdan kaliteli servisden anlayışı? Bu kadar kalitesiz miyiz ki biz toplum olarak bize böyle kalitesiz şeyler sunuyorlar? Hadi onu da geçtim. Bu gazetelerin patronları zırtları tırtları var: bu adamların hiçbirisi bu rezilliğin kalitesizliğin farkında değiller mi? Kim abi bunlar? Ne bela heriflermiş.

    Bir kere bu hit alma savaşı nedir? Sürekli sayfalar tıkır tıkır refresh ediyor, scriptler çalışıyor. Mesela Barış Akarsu dan sonra yazılan haberler. Hürriyet taziye defteri falan açmıştı sitede. E nereye gitti abi o yazılanlar? Naptınız?

    Bir foto galerisi ismi daha mesela: “Bir bakan bir daha bakıyor”, altında da güzel kız fotosu. Bu mudur? Budur herhalde?

    Zoban bu arada bir dediğine katılamıyorum: Türkiye’nin en kabil programcıları semantik web nedir, valid css/xhtml nedir, sql injection nedir bilmiyorlar mı? Bana bu tür yerlerde çalışan developerların hayatı şöyle geçiyormuş gibi geliyor. Ortada ne bir framework ne bir araştırma ne de bir geliştirme var. Sürekli harıl harıl kod yazma durumu. Ergenekon iddianamesinin pdf searchü, barış akarsunun taziye defteri kodu. Ya en trajiği neden bu sitelerin hepsi .net? Türkiye’nin en kabil programcıları .net dışında frameworkden anlamıyorlar mı? Sağdan soldan çarptıkları javascriptlerle site yapıyorlar. Bu mu kabil developer? BBC ekibi çıkıp PHP on Rails yapacağız falan diyor. Bizimkilerin haberi bile yoktur ne bbc den ne railsden.

    Cenk Çivici’nin sitesine bakın. The Guardian gazetesinin içerik yönetimi sisteminin tasarımında çalışmış bbir yazılım müendisi ve blogunda tüm bu prosesde yaşadığı şeyleri yazmış:

    http://cenkcivici.com/blog/

    Bu tür projelerin nasıl yapılması gerektiğini anlatan gördüğüm tek Türkçe yazı serisi bu. Lütfen şuradan iki satır okuyun ve bana diyin ki, “inanıyorum Türkiye’de bu işi yapan adamlar da böyle disiplinler takip ediyorlardır” Malesef çıkan sonuca bakarsak, ilgisi alakası yok.

    Sitelerin tasarımları hakkında bir şey yazmaya gerek var mı bilemedim. Rezalet. İki Türkiye haberi okuyabilmek bu kadar tatsız bir deneyim olmamalı.

    Baştan sona fiyasko yani. Düşündüm de yazılacak hiç birşey yok. Her konuda dünyayı 35 sene geriden takip ettiğimiz gibi, böyle projelerde de aynı geleneği devam ettiriyoruz.

  24. Zoban

    Onur’cum;

    Elbette isim vererek tanidigim arkadaslari isaret edecek degilim ama vaziyet o kadar kotu degil, iyi cocuklar var, sen de mesela kendini muthis gelistiren iyi cocuklardan birtanesisin :)
    Ancak senin katilmadigin noktada bir baska noktaya de ben katilamiyorum.
    Saglikli bir yapilanmada web programcisinin bizzat sql injection icin kontrolcu olmasi gerektigine degil, burada dba’inden security specialist’ine kadar bir ekip isi olduguna inaniyorum. Acik kaynakli platformlarda calisanlar icin hergun binlerce vulnerability report’u mumkun. Bir security advisor mi takip etmeli yoksa web programmer mi bir yandan bugtraq takip etmeli bilemiyorum. “Herseyi yapiyoruz”…

    Dinamik programlama yapanla, statik arayuz/css/xhtml kodlayan kisiyi ayni kisi almamak gerekiyor. Ha ama butceler, bir kisiden cok is bekleme sanati, arzusu, akli.
    Kisitlardan ötürü. Bu uzmanlasma ve belli konularin adami olma da zamanla TR’de yayginlasacaktir. Yesil kagit her zaman etken.
    Bir de bizim insanimizda “herseyi yaparimcilik” yaygindir. Herseye kosmaya, yetismeye
    ve ogrenmeye calisiyoruz. Biraz bilgi acligi biraz bize uzmanlasmayi isaret edemeyen egitim sisteminden dolayi.

    Alttan gelenlerin, arkadan gelenlerin yuksek pozisyonlari ele gecirmesi ile tr-internet yayinciliginda da uzun adimlar atilacaktir. Bu da biraz ego isi. O surecin de karin agrisi oldugunu soylemeli.

  25. onur gunduz

    Porno anlayışı resmen.

  26. onur gunduz

    Zoban inşallah dediğin gibi olur, ama bu yöneticilerle iş çok zor. Bu tür kurumlarda o organizasyonu sağlaması gereken adamlar genelde patronun amca oğlu falan olduğu için böyle sıkıntılar yaşıyorlar diye düşünüyorum. Ama bulaştıkları endüstri yurt dışında çok büyük, inşallah farkındadır adamlar.

  27. onur gunduz

    Bu arada dediğin gibi Türkiye’de her işi tek bir adamın yapma durumu var. Bu o adamın egosundan mıdır, yoksa kurumun cimriliğinden mi bilemiyorum. Ama Cenk Civici’nin sitesinde bir yorum gördüm. Son iki cümlesi alakasız gerçi ama başı, trajediyi bir nebze açıklıyor:

    # Tolga Ahıskalıoğlu says:
    August 2nd, 2007 at 7:53 am

    Merhabalar Cenk Bey Bizimle paylaştıklarınız önümüzdeki karanlık yola adeta gün ışığı gibi doğuyor.. Ama Benim bu süreçleri çalıştığım şirkete kabul ettirmeye imkanım yok birçok firmayada olmayacak gibi ta ki öle bir firma bulana kadar,birey olarak kendi içimizde nasıl bir sistem oluşturabiliriz.. kendi otokontrolümüzü nasıl sağlarız. Öyle birşey ki aldığımız projede Analistçi,Yazılımcı,proje yönetici herşey benim.. bu durumda çevik süreçleri kendime nasıl uyarlarom?

  28. Zoban

    Onur
    Bu arada hatirlatirim. 99′da Ankara Universitesi’ne -ix seminerine gelenleri hatirla, anfideki.
    Bugun orda sunum yapanlardan biri Facebook Development Team’da, bir baskasi Microsoft’ta.
    Bir yonuyle iyi adamlar da zaten o bahsettigin amcaoglu kazmaligi ve isbilmez yoneticiler yuzunden yurtdisina kaciyorlar. Beyin gocu denilen bitmez seruven.

    Genel bir kapsamda alirsak aslinda bilisim sektoru diyebilecegimiz bu buyuk deryanin TR’de ciddi insan/verim/kalite sorunlari var. Mutfaktan yetismeden site yoneticisi olunabilir mi?
    Geleneksel gazetecilik, internet edisyonunu yonetmeye vakiflik mi demektir?

  29. ugur

    bir de cumhuriyet var bu arada, bambaska bir kulvarda kosuyor. soyleyecek soz bulamiyorum. guya internetlere seyirci kalmamis amcalar. nato kafa…

    “CUMHURİYET Gazetesi tüm ekleri ve çok daha fazlası ile binyılımızın bilgi otoyolunda…”

    vay babam!

    http://www.cumhuriyet.com.tr/

  30. onur gunduz

    Zoban,

    99 inet-tr hatirlamak istemediğim anilardan :) Tüm gün kar maskesi taktığım ve türlü elem rezilliklere sahne olmuş bir gündü :) O gün tabii orada olan adamlar değerli sıfatlardı. Hatta sanıyorum bir kısmı da NTVmsnbc kodunu da yazmış olabilirdi. Yine en güzel site aralarında o :)

    Konu dışı mı bilemedim ama; Bu ülkede hakkaten çok ekstrem yazılımcılar/web evangelistler vardı, hala var. İsim vermeye gerek yok ama Linux’a yeni filesystem yazan, piyasadaki tek fidonet reader Bluewave iken bizi Wolverine ile tanıştıran, ortada ne wordpress ne blogger varken ezine çıkaran bizi community kavramiyla tanıştıran bir çok idol var. Ki hem fanzin hem ezine çıkartmış birisi olarak, böyle bir camiayı benden çok daha iyi bilirsin. Var yani her ülkede nasıl varsa, burada da var.

    Bu adamlar memleketin garip yazılım firmalarında sadece günü kurtarmak adına çalışıyorlar. Bunlar sadece yazılımcılar değil. Mesela 3D modelleme işi yapan adam için de aynı şeyi söylemek mümkün. Verilen maaşlar trajik, çoğu ofiste yaşıyor zaten. Aynı adam yurt dışına çıktığında Lucas Arts’a falan gidiyor, ya da Microsoft altına araba ev falan çekiyor.

    Şu endüstrinin değerini anlasalar. O sitedeki her tıklamayı Taksim meydanında şov malzemesi yerine getirmek yerine faydalı işlerde kullanabileceklerini anlasalar. Kaymağı yiyebilmek için doğru dürüst bir organizasyon sağlanması gerektiğini anlasalar, belki bir nebze “büyük problemi” de anlayabilirler, o kadar güzel adam da ziyan olmaz.

  31. onur gunduz

    ugur cumhuriyetin siteyi de bombalamışlar anlaşılan.

  32. Zoban

    Yore bu prototipi yillardir kullaniyor. Ilk karsilastigimda buyulenmistim. Oldukca akillica gelmisti. Ancak bunca zaman sonra hala bu yapinin kaliyor olusu az satan gazetenin internet edisyonuna da gosterdigi ozeni ortaya koyuyor. Yine de su formati, suanda font buyutmekle web2.0 web onbinbesyuz, trendi yakaladik, super yayincilik yapiyoruz diyen diger gazete sitelerine tercih ederim diyecegim, Cumhuriyet de tok satici, para istiyor okutmak icin. Once ekmekler bozuldu, sonra Cumhuriyet. Arada alip okurum, gazete de gazetelikten cikti.

  33. ugur

    zoban, tabii insanı mesmerize ediyor. bir ara sabah da bu yore ile calisiyordu, hatirliyorum. yine milliyet’te de gormustum benzer uygulamalar. image mapping en onemli atraksiyon. radikal hala 1. sayfayi bu sekilde de yayina sokuyor. bu fikri hala tutanlar mevcut. ozellikle online dergi piyasasinda gereginden fazla populer. mesela idiomag. sanirim bak da bu sekilde. yani klasik dergi gibi sayfalari ceviriyorsun. hani gorsel agirlikli islerde bir nebze kabul edilebilir bile olsa, bana gore internet’i hic anlamaya es. en azindan flash’in filan interaktif ozellkleriyle bir seyler yapilabilir. kullanislilik ve erisebilirlik mevzulari cabasi. neyse.

    5-10 yil oncelerde, insanlar monitorden bir seyler okumakta ciddi bicimde zorlaniyorlardi. sanirim onemli bir kitle hala bu durumda. hem okuyamiyorlar, hem de kullanamiyorlar bir cok seyi. hatirladigim bazi urunler var. mesela bir tanesi, gazetelerin basili halinin tipatip aynisini yazicidan almaya yarayan bir yazilim uretmisti. hani butun onemli gazeteleri bayiden almak yerine yazicidan aliyorsun gibi. unutuldu gitti sanirim.

    aklima gelmisken yorumlar konusunda da bir seyler soyleyeyim.

    gazeteler bu yorumlari feedback olarak algilama egiliminde degiller. iste gencler takilsin gozuyle bakiyorlar.

    ve evet sansurluyorlar. halbuki moderasyon islemini buyuk olcude kullanicilara birakabilirler. mesela digg gibi, imdb gibi, amazon gibi, slashdot gibi bir sistem kullanmayi dusunmuyorlar. bir tur skor veya reyting sistemi olabilir. bir seyler olabilir. haberlerin altlari yorum coplugune donusuyor. bu coplukten gercekten degerli yorumlari bulup cikarmak mumkun degil.

    binlerce yorum alabilen bu siteler, yorumlara yokmus gibi davraniyorlar. halbuki, kullanici yorumlarini tesvik etmeliler bana gore. hit meselesini bu kadar onemsiyorlarsa, basta daha fazla enteraksiyonla daha fazla hit ve sadik ziyaretci alabileceklerini gormeleri gerekiyor.

    bir de yorum tasarimi meselesi var. yorum alanlari sayfalarin hani neredeyse bosverilmis alanlari. dikkat edin, sanki tasarlanmadan oylece birakilmis gibi.

    hurriyet bir seyler yapmaya calismis. gerisi hikaye.

    falan.

  34. ugur

    yorenin yaptigi isin adam gibisi icin: https://www.nytimesee.com/offer.php?id=15&MediaCode=Internal&CampaignName=nytimes

  35. arikan

    Yorumlarda “hit’e önem veriyorlarsa” diye okuyorum, tabii ki önem verilecek trafiğe, reklamdan başka para kazanma yolu yok bu tür medya modelleri için.

    Fiziksel sayfa simulasyonu yapan gazeteler için formül çok basit. Fiziksel sayfa gibi yaparsan siteni 100 kişi okur (mutlu da olurlar), düzgün HTML yaparsan 100 milyon kişi okur.

    İlla fikizsel sayfa gibi okunmasının önemli olduğunu düşünüyorsan, bunu alternatif okuma özelliği olarak ver.

  36. arikan

    @ugur yorumların alalade yazıların sonuna eklenmiş olması gerçekten iyi bir tespit. Yorum konusunda gazetelerin takındığı tavır ne kadar eski kafalı olduklarını gösteriyor.

    Türkiye’de gazetelerin tirajları ile internet okuyucu sayısı arasında karşılaştırma belge rapor bir şey var mı bildiğiniz?

  37. engin

    Her medya kendinden oncekini yamyamca yermis yavas yavas. Basili yayinin internette ayni sekilde gosterilmesi de bunun cok tipik bir ornegi. Gazete mizanpaji internete oldugu gibi tasinarak internetin hangi potansiyelleri degerlendiriliyor? Sayfa uclarinin kivrilmasi vs gibi davranissal metaforlar da cok uzaga gitmiyor, internette bu metaforlar da internetin sagladigi potansiyel dogrultusunda evrim geciriyor.

    Bu biraz da form odakli tasarimcilarin (mimarlar, endustriyel urun tasarimcilari vs.) arayuz tasarlarken yaptiklari tipik hatalari hatirlatiyor. Fiziksel bir objenin aynen ekrana yansitilmasi (masaustu kavramini gercek bir masa ve ustundekiler olarak dusunun mesela) ya da ucuncu boyutun birebir kullanildigi durumlar buna cabuk bir ornek olabilir.

  38. cagla

    Radikalin suanki tasarimi Esen Karol’a ait degil.

  39. cem

    Bak bu haber mükemmel doğrulukta, zaten yalan dolu gazeteleri internete taşımışlar gerçek haber verelim derken aynı gazetelerinde yaptıkları gibi “bu nasıl haber” dedirtiyorlar. Tencere tava verirken yaptıkları hatayı internettede tekrarlıyorlar. Böyle devam etsinler bu yüzden bizim gibi siteler daha çok insan tarafından okunuyor zaten.

  40. Honor Gunday

    Bu cok guzel bir yazi olmus. Bunlarin disinda 4 tane daha ekleyelim. Benim yorumlarim daha cok icerikle ilgili.
    1-Yazarlar emaillerini sekreterlerine okutuyorlar.
    2-Okuyucularina karsi saygisiz yazarlar var. Murat Bardakci’ya email atip yazisindaki bir hataya duzeltme yapmistim, bana “sen Amerika’da Turk kasigiyla Amerikan boku mu yiyorsun?” diye email atmisti.
    3-Bazi yazarlar ahkam kesip herseyi daha iyi bildiklerini dusunuyor ve yanlis dusuncelerini mass-media powerlarini abuse ederek topluma yaymaktan cekinmiyorlar. Mesela Yurtsan Atakan F klavya kampanyasi baslatmisti, Q klavyenin kaldirilmasini istiyordu (ulkede su an butun klavyelerin Q klavye oldugu dusunulurse, F klavyeye gecis hem insanlarin egitilmesi hem de klavye degisme masrafi acisindan oldukca kulfetli bir olay).
    4-Gazetelerin sitelerindeki haberlerin cogu cinsel, dedikodu veya hurafe icerikli ve objektif habercilikten uzak. Mesela Hurriyet’in ana sayfasinda hem mankenlerin yari-ciplak resimleri, bir meyve’nin veya bir yiyecegin bir hastaliga iyi geldigi haberi, ve de yari-meshur insanlarin dedikodulari mevcut. Aralarda da abarti haberler var “Turk muhendis uzayi kesfetti” vs…

  41. Honor Gunday

    hahaha aklima geldi yorumlari okurken cok guldum.
    Hurriyet acaba A|B Test yapiyor mudur haber basliklarini dramatik bir sekilde manipule ederek hangi haber daha fazla klik aliyor diye mesela? Sonucta print versiyonlarinda yapamayacaklari kadar fazla testing ve istatistiki analiz yapabilirler Internet’te. Bu patentlenebilir bir inovasyon olabilir Hurriyet icin :)

    Mesela o bogulan cocuk haberi icin.
    5 Parasi olmadigi icin boguldu. (maddi somuru)
    Okula giderken Azrail kapti. (egitim – dinsel somuru)
    Sigara parasina hayatindan oldu. (anti-sigara somurusu)

  42. arikan

    @Honor sağol özellikle yazarların nasıl çalıştığını belirttiğin için. Herkes aynı olmayabilir ama eminim çoğunluk için doğrudur bunlar.

    Bu gazeteler internet okuyucularını hala ne olduğu belirsiz kişiler olarak algılıyor–internetin ilk günlerindeki gibi–, basılı gazete okuyucularını ise gerçek kişi. Halbuki bilgi seviyesi açısından denge çoktan değişti, internet okuyucusu herşeyi bir kenara bırak en önce bilgisayar kullanabilen bir insan. İkincisi büyük ihtimalle de İngilizce biliyor. Bu iki yeteneğin Türkiye’de ancak eğitimli bir sınıfta olduğunun farkında bile değiller. Bu kadar basit bir akıl yürütme bile yapamayan medya kanalları bana sorarsanız en fazla 2010 yılına kadar yaşar…

  43. Honor Gunday

    Ama isini iyi yapan sirketler bile New York Times ve Wall Street Journal gibi, Internet’teki bloglardan ve yeni medya’nin hizli artisindan etkilenmis durumdalar.

    Bence Dogan Holding’in etkilenmemesinin sebebi, diger kaynaklardan gelen para. Mesela medya gucunu kullanarak Petrol Ofisi’ni satin almasi inanilmaz bir olay. Sadece Turkiye’de, Rusya’da veya Ukrayna’da olabilecek bir olay.

  44. arikan

    Hmm çok önemli bir nokta, Dğan Holding’in Petrol Ofisi’ni kapatması büyük gasp hakkaten.

    Bu durumda Hürriyet, Radikal gibi gazetelerin web siteleri icin atıl ürünler diyebilir miyiz?

  45. Honor Gunday

    Nelere bakarak degerlendirme yapildigina bagli.

    Sanirim internet gazetelerini degerlendirirken su faktorlere bakmak lazim:

    1-Teknolojik inovasyon/ son teknolojiyle olmak.
    Burada Hurriyet vs.. son teknolojiyle degil, standartlari kullanmiyor.
    2-Icerik kalitesi.
    Burada 0. Tamamen psikolojik oyunlar vasitasiyla icerigi okutuyor.
    3-Marketing.
    Burada 100% puan aliyor. ama …psikolojik oyunlar vasitasiyla. etik degil.
    4-Para/Income/Profitability.
    Hurriyet, reklam satislarinda monopol oldugu icin, ve de reklam satislariyla ilgili kurumlardaki insanlar da dar goruslu oldugu icin hala Hurriyet’e akiyor reklam paralari. (Turkiye’de Internet reklamciligi acinacak durumda, Internet kullanimiyla es oranli degil.) Haliyle, parasal acidan profitable urunler bunlar.
    5-Trafik.
    Daha iyi bir urun piyasada olmadigi icin, insanlar Hurriyet’i kullanmaya devam ediyorlar. Yurt disindaki insanlarin Turkiye hakkinda haber alabilecekleri tek soyle-boyle duzgun gozuken site Hurriyet. Yurt icindekiler de ayni sekilde okuyorlardir Hurriyet’i. Haliyle trafik oranlari gayet iyi.

    Bence teknolojik ve icerik disinda urunler basarili. Atil degiller.

  46. Zoban

    Burak senin analitik dusunme tarzini cok seviyorum ama biraz kavram karmasasi olmus :)
    Teoride gasp gibi dusulebilir ama ekonomik ve siyasi platfom musade ediyorsa, piyasa ekonomisinin kurallari boyle ise medya kurulusunun petrol sektorune girmsinde gariplik yoksa, ortadaki satin almaya “gasp” denilemez. Ha bu yapilanmayi savundugum falan yok ama gasp agir bir tabi.
    Tabi bu ekonomik duzen, monopollerin ve kiran-baskesen sirketler yarattigi icin aslen “serbest piyasa”nin bu mu olup olmadigi tartisilir?

    TR’deki medya kuruluslari, ne kadar dirsek temasi da olsa henuz TIME-WARNER bilincine erismediler. Hem tv-broadcasting, hem online-broadcasting, hem de internet-publishing konusunda halen non-disipliner bir anlayis ve “zevku sefa” ortami mevcut. Bir 10 yil sonra bunlar da degisecek.

    Bu arada Serdar Kuzuloglu’nun MYKMedia’si Online-broadcasting adinda TR’deki ilk baskaldiridir. Geleceginin ne olacagi merak konusudur.

  47. arikan

    Honor bu maddelerin ilk ikisine katılıyorum, son ikisine katılmıyorum.

    Pazarlamada Hürriyet internet sitesi sürünüyor bence. Hürriyet’in gazete olarak bilinirliği üstüne bir çivi çaktılar mı toplumla iletişimde? Internet’ten Hürriyet okuyanlar (ben okumuyorum) sadece bu geçmiş için okuyorlardır.

    Karlılık durumunu da çok merak ediyorum Hürriyet sitesinin. Doğan tekelinden yararlanıyordur o kesin. Tek başına bir asset olarak değerlendirirsek bence reklam satışında ve gösteriminde son derece geri kafalılar, ve tahminim karlı değiller. Hürriyet internet sitesi yıllık kar durumlarını açıklasa sürünüdüğünü görürüz gibi geliyor bana.

    Açıkçası böyle merkezden-kitleye medya kanalları yerine blog okunması taraftarıyım. Mesela bütün o köşe yazarları açsın birer blog, kendi yazı çizi işini kursun. Ya da bir kaç anlaşan yazar beraber kendi internet medyalarını kursunlar. Nefis olmaz mı? Böyle kökten bir hareketin direk pazarda hürriyet’e rakip olma strajisine göre daha başarılı olabilieceğini düşünüyorum.

  48. arikan

    Zoban sağolasın :) 10 yıl uzun, bence bu tür eski medya şirketleri 2010 yılına kalmaz dağılır. TIME Inc. ile görüşmüşlüğüm var bu konularda, şu anda hızla kan kaybediyorlar. Amerika’da daha yenilikçi NYTimes vb. şirketler de hızla kan kaybediyor ama ayın hızda ağırlıklarını internet’e yönlendiriyorlar. Arşivlerini yüklüyorlar, Google ile anlaşıp arşive özel arama yapıyorlar, bilgi görselleştirmesi departmanı kurup yeni yeni görsel işler yapıyorlar bunlar web’de virüs gibi yayılıyor, tasarımlıarnı sürekli yeni web trendlerine göre iyileştiriyorlar v.s v.s. NYTimes bu konuda eski şirketler için örnek alınabiliecek bir model. Tabii ki teknik olarak iyi bir ekip kurdular da bunlar oluyor… bu demektir böyle bir ekibe istedikleri gibi para verebilen vizyoner patronlar da var.

    Ancak yine de eski medya şirketlerinin yok olacağına eminim. Bütün o eski içerik üretme teknikleri hızla yeni medya şirketleri tarafından miras alınıyor (“inherit”) ve yeni iş modelleriyle birleştiriliyor. McLuhan çok doğru demiştir, “her yeni medya eski medyayı içerir”, bahsettiğim bu söylemin iş modellerine etkisi.

    Yeni Medya’nın 14 Mesajı
    http://www.pbs.org/mediashift/2007/08/extending_mcluhanthe_14_messag.html

  49. arikan

    Serdar Kuzuloglu’nun MYKMedia girişimi çok önemli.

    Üç tane ürünleri var:

    1. Televidyon – Internet televizyonu yapma platformu
    http://televidyon.com/

    2. Yahoyt – Teknoloji haberleri
    http://yahoyt.com/

    3. Ayaküstü.tv – Sokaktan çekimler (muhtemelen telefondan streaming qik.com gibi.)
    Henüz yayında değil.

  50. HMERT

    CNNTürk sitesini CNN’in orjinal kodlarını alaraktan (tahmin) yeniden yapmış. Hatta üzerine biraz eklemeler (carousel) yapmış. Birşey demiyoruz. Fakat bazı sitelerde hemen çakması çıkmış. Akşam neşelendirdi beni.

    Orjinal çakma tema

    Türkçe kullanıcısı: http://guardianturk.com/

    (açıkçası ref gitsin istemedim)

  51. HMERT

    link cevrimi otomatikmiş. tüh

  52. Zoban

    HMERT;

    Tahmine luzum yok ya da dogru tahmin diyelim zira, cnnturk de ntvmsnbc de, merkez edisyonlara bagli kalmak durumundalar. Lisans anlasmalarinin getirisi.

    Cnnturk.com > cnn.com ‘ un
    ntvmnsbc.com > msnbc.com’un arayuzleri ile bazi lokallestirmelerle hemen hemen birebir
    olarak yayindalar. CNNturk.com’un, cnn.com’un degisen arayuzunu uygulamasi vakit almistir sanirim.

    NTVmsnbc, degisen msnbc.com tasarimini henuz uygulamamis.
    Onlar da yakinda gececeklerdir diye dusunuyorum.
    msnbc.com gayet trendlere uygun sekilde yeniledi kendini.

    Verdigin sitenin arayuzu almasi cok sikinti degil aslinda.
    Turkce habercilik adina ortaya ne koyacaklari daha kiymetli sanki.
    Varsin arayuzu alsinlar ama, sanirim yeni bir site, ne yapacaklar o onemli.
    Yoksa zaten TR olarak pek net deryasina birsey kattigimiz yok (bireysel cabalar disinda)
    ekseriyetle adaptasyonla gidiyoruz. Am ornekleme de ogrenmek ve uretmek icin iyi bir yontemdir.

  53. arikan

    Bu günlerde “Türkiye haberleri” için şu yayınlara baktığım oluyor:

    http://www.ntvmsnbc.com

    http://www.bianet.org

    http://www.medyakronik.com

    http://odatv.com

  54. Zoban

    Cumhuriyet sonunda bir siteye kavustu, eli yuzu duzgun
    http://www.cumhuriyet.com.tr/
    Ancak hala gazeteyi abonelere acik tutuyorlar.
    Gazete icerigi “ucretsiz” takip edilemiyor.

  55. Kuzgun

    İnternet gazeteleri denilince bir de alternatif internet gazeteleri ve üniversite öğrencilerinin uğraşları var. mesela http://bilgilidunya.net takip ettiğim kadarıyla iyi iş yapıyor.

Yorum Yaz