23.02.2010

Selçuk Artut'un "A/B" Sergisi

Selçuk ARTUT – A/B Exhibition from selcukartut on Vimeo.

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Selçuk Artut’un “A/B” isimli bilgi çağı etkilenişli sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının anlatım ve algılama arasındaki ilişkiye odaklanan sergisi, 10 Şubat – 20 Mart 2010 tarihleri arasında açık olacak. Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’ni, Pazar günleri hariç 10:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Selçuk Artut’un bilgi çağı etkilenişlerini yansıttığı “A/B” sergisi, sanatçının çeşitli anlatım ve algı kavramları üzerine kurguladığı yakın geçmişinden ve günümüzden birçok sanat projesini bir araya getirmekte. Sergi, ziyaretçileriyle buluşmak için gün sayıyor.

Artut, sergide yer alan eserlerine ilişkin, ” Son zamanlarda ürettiğim tüm sanatsal işlerimde hep bölünmeler ve parçalamalar hissediyorum. Tanecikleriyle algılamaya, sistemselliği bütünüyle görmeye çalışıyorum. Bu sergide de hep bölünmüşlük göreceksiniz, kareler , birimler ,sayılar, parçalar, ve parçacıklar. Bilgi çağı algımı değiştiriyor. Paketler ile iletişim kaçınılmaz, ölçülebilirlik her anımızı sorguluyor.” yorumunu yapıyor.

20.02.2010

Really really big, 2009, Rafaël Rozendaal

Really really big, 2009, Rafaël Rozendaal

27.06.2008

Dağıtık Yamalama

Dispatchwork, Jan Vormann.

Taş tuğlalı eski bir yapının örüntüleriyle iç içe geçmiş plastik lego parçacıkları.

26.02.2008

Etkileşimli Sanat için Sınıflandırmalar

Birçok sanatçı haklı olarak sınıflandırılmaktan hoşlanmasa da, kategorilere yerleştirilmenin eserlerinin yanlış anlaşılmasına, yüzeyselleşmesine, önemsiz bir benzerlik yüzünden alakası olmayan başka işlerle birlikte anılmasına yol açtığını söylese de, gerek arşivleme gereksinimi, gerek araştırma yaparken uzun listeler içinde gezinebilme ihtiyacı, gerek kitap veya sunum hazırlarken bilgiyi bir yapıya oturtmanın pratikliği nedeniyle kategorileme ve sınıflandırma sistemlerine hala başvurulmaya devam ediliyor. Bu konuda çok sayıda değişik yöntem var ve çoğunda esnek olunmaya çalışılıyor. Bunlardan en son rastladığım, Ludwig Boltzmann Institute Media.Art.Research tarafından başlatılan, Prix Ars Electronica 2008 için yapılan başvurularda kullanılan anahtar sözcüklerin ışığında geliştirilmeye devam edilen, birbirinden bağımsız ve iç içe geçebilir başlıklardan oluşan Taxonomies of Media Art:

Sanat eserinin biçimi

enstalasyon
heykel
nesne
performans
yazılım

Sanat eserinin sahası

tek başına
kamusal alan
bağımsız alanlar
ağlı yapılar
sanal dünyalar (Second Life gibi)

Etkileşim ortakları

insan<>insan (sanatçı etkileşimi)
insan<>insan (izleyici etkileşimi)
insan<>bilgisayar
bilgisayar<>bilgisayar
bilgisayar<> harici dijital veri
bilgisayar<> dış ortam
bilgisayar<>analog aygıtlar

İzleyicinin (icracının) yaptığı

gözlemlemek
araştırmak
harekete geçirmek
kumanda etmek
seçmek
içinde gezinmek
katılmak
iz bırakmak
yaratım sürecine katkıda bulunmak
bilgi alışverişinde bulunmak

İşin (projenin) yaptığı

gözetlemek
araç görevi görmek
anlatmak, öykülendirmek
belgelemek
algıyı genişletmek
bir oyun önermek
iletişim sağlamak
görsellemek
ses üretmek
dönüştürmek
depolamak
işlemek
aracılık etmek

Medya

video
bilgisayar grafiği/animasyon
sabit görüntü
projeksiyon
monitör/ekran
3D
ses elektroniği
kulaklık
hoparlör
yayın (radyo/TV)
cep telefonu
el cihazları
mikrofon
RFID
motor (sibernetik, robotik, vs.)

İşlem Teknolojisi

hareket yakalama
görüntü yakalama
ses tanıma
metin tanıma
chroma anahtarlaması
bio-feedback

Slogan

mekansal medya
genişletilmiş (artırılmış) gerçeklik
her an her yerde hesaplama
sanal gerçeklik
televarlık
yapay zeka
low-tech
medya arkeolojisi
etkileşimli sinema
her an her yerde oynanabilir oyun
giyilebilir bilgisayarlar
sibernetik
kinetik
robotik

Konu

yapay zeka
yapay yaşam
biyografiler
veri işleme
ekonomik sistemler
çevre
günlük sorunlar
evrim
genetik
kitlesel medya
medya
çevrimiçi dünyalar
politika
din
göç
sosyal ilişkiler
mahremiyet

Bundan daha genel bir sınıflandırma da Christiane Paul’un Digital Art kitabında kullandığı yapı:

Dijital Teknolojilerin Araç Olarak Kullanımı

Dijital fotoğraf ve baskı
Dijital teknolojilerle heykel

Dijital Teknolojilerin Mecra Olarak Kullanımı

Enstalasyon
Film, video, animasyon
Internet sanatı ve göçebe ağlar
Yazılım sanatı
Sanal gerçeklik ve genişletilmiş (artırılmış) gerçeklik
Ses ve müzik

Dijital Sanatta Temalar

Yapay Yaşam
Yapay Zeka
Televarlık, telematik, telerobotik
Beden ve kimlik
Veritabanları, veri görsellemesi ve eşleştirmesi
Metin ve öyküleme ortamları
Oyun
Taktiksel medya, aktivizm, hacktivizm
Geleceğin teknolojileri

Son olarak da Burak Arıkan ile geçtiğimiz Kasım ayında Aksanat’ta yaptığımız İşlemsel Sanatlar Sunumu‘nda kullandığımız pratik sınıflandırma ile yazıyı bitireyim:

Algoritmik Sistemler: Bilgi İşlem Teknolojileriyle İfade

  • İşlemsel üretilen nesneler
  • İşlemsel çalışan sistemler

Sistemden Karmaşaya: İnternet ve Ağlı İletişim Sistemleri Üzerinden İfade

  • Ağda temsil
  • Ağda eylem

06.01.2008

İki Yansıtma, Biri Ters

coryarcangel-upsidedown

coryarcangel-upsidedown2

Two Keystoned Projectors (one upside down), Cory Arcangel

Bu yazının geri kalanını okuyun »

24.12.2007

Ekran Koruyucusu mu Video Sanatı mı?

magnet-tv

Televizyonunun dantelli örtüsü ile bilgisayarın ekran koruyucusu kültürel açıdan birbirlerine benzer. İkisi de öncelikle cihazı koruma amaçlı, yani televizyona toz konmasın veya bilgisayar ekranı yanmasın –sürekli aynı görüntü olursa parlak ışıklar ekranı yakar– diye kullanılır. Ancak bu iki amaçdan daha da önemlisi koruyucuların biçimidir. Koruyucunun “güzel” bir dantel veya “ilginç” bir ekran koruyucusu olması istenir. Halbuki koruyucular sadece biz ekrana bakmazken varlık gösterirler. O halde görmeyeceğimiz bir biçim konusunda neden seçiciyiz? Nerden gelir bu bakmayacağımız şeyleri süsleme arzusu?

Bu yazının geri kalanını okuyun »

19.10.2007

550 Milletvekili Seni Temsil Ediyor mu?

mean_vekil.jpg

Bunu öğrenmek için bugün saat 18:00 20:00 arası İstiklal Caddesi’nde Karşı Sanat galerisine gidin ve Ali Miharbi‘nin “Eigenvekil” projesine bakın. Halil Altındere’nin küratörlüğünü yaptığı “Gerçekçi ol, imkansızı talep et” sergisi bugün Karşı Sanat‘da açılıyor, 17 Kasım’a kadar sürecek.

Ali yukarıdaki resmi 550 milletvekilinin vesikalık fotoğraflarının ortalamasıyla yapmış. Sergiye gittiğinizde Ali’nin kurduğu kameranın karşısına geçin ve ayna misali ekranda kendi yüzünüzün milletvekilllerinin yüz özellikleri kullanılarak hesaplanmış halini görün.

“Eigenvekil” (2007), bir LCD ekran, PC, kamera ve duvarlarda asılı posterlerden oluşan bir yerleştirme. İzleyici ekrana bakarken, bilgisayarın canlı kamera görüntüleri ve işlediği istatistiksel veriler sayesinde, TBMM milletvekillerinin fotoğraflarından hesaplanan özelliklerin, kendi görüntüsü üzerinde bir ‘yansımasını’ görüyor. Aynaya bakar gibi ekrana bakıyor ama aslında çok kısıtlı bir şekilde temsil edildiğini farkediyor. Politik temsil, sanatsal temsil, matematiksel temsil gibi birçok temsil türünde, genelleştirme adına yapılan soyutlaştırmalar, kenarların yontulması, temsil edilenler çoğaldıkça, tek tek bireylerin (veya öğelerin) bakış açısından, temsil edeni bulanıklaştırıyor. Eigenvekil de, çeşitli temsil türleri üzerinden, günümüzün temsili demokrasilerindeki bu soruna dikkat çekiyor.

Eigenvekil projesinde, görüntülerin tekrar oluşturulması için “eigenface” (özyüz) yöntemi kullanıldı. Bu ve benzeri yöntemler, genellikle, aranan kişilerin bilgisayar ve kameralarla otomatik olarak tanınmasını sağlayan sistemlerde kullanılıyor. Bunun yanısıra, AB, ABD ve Kanada pasaportları (veya vizeleri) için, özel birçok sıkı kurala ve ölçüte göre çekilen biyometrik fotoğraflar da buna benzer sistemlerde kullanılmak üzere, yüz kimliğimizin en verimli şekilde devletin veritabanına aktarılmasını sağlıyor. Böylelikle, gözetleme kamerası karşısına geçen kişi, bu veritabanındaki kişiler ile karşılaştırılabiliyor. Eigenvekil projesinde ise, gözetlenen izleyicinin yüzü, TBMM milletvekili fotoğraflarından oluşturulan veritabanındakilere yeterince benzememesine rağmen, sanki onlardan biriymişcesine bilgisayar tarafından tekrardan oluşturuluyor ve elde edilen sonuç olduğu gibi ekrana yansıtılıyor.

Eigenvekil’den diğer görüntüler… İlki kendi vesikalık resimlerinin, milletvekili resimlerinin özelllikleri kullanılarak tekrardan oluşturulmasına razı olan arkadaşlar. İkincisi en önde giden eigenvekiller.

eigenvekil-unknown.jpg

top_eigenvekils.jpg

22.05.2007

Yoko Ono Burada!

yoko1.jpg

John Lennon’ın tanımı ile “Dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı” Yoko Ono 3 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında “Açık Şehir” isimli sergisi ile Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

Karaköy’deki Minevra Han’ın bankacılık dönemlerinden kalan bodrum katındaki kasa dairesine indiğinizde toplam 9 parçadan oluşan ve tamamı izleyicilerin etkileşimine açık sergi ile karşılaşıyorsunuz. Kavramsal sanatın öncülerinden Ono’nun sergilenen eserlerinin çoğu ziyaretçilerin etkileşimine açık bırakılmış.

Ono’nun size sundugu küçük el fenerleri ile evrene sonsuz sevgi mesajı gönderebilirsiniz.

“sen su/ben su/ hepimiz farklı kaplarda suyuz/ o yüzden buluşmamız çok kolay/ bir gün hep birlikte buharlaşacağız/ ama su bitip gittiğinde bile/ belki kapları işaret edeceğiz/ ve oradaki, işte o benim diyeceğiz/ bizler kaplara kafayı takmışız”

yoko4.jpg

1966’da Mend Piece ismi ile ilk olarak sergiledigi işi,11 Eylül’den sonra Mend Peace adını alarak masa dolusu kırık tabak, çanak, fincan, kaseyi onarmaya davet ederken, Ono “fincanı onarırken düşündügünüz şey onu onarmak değildir” diyerek metafor yaratabilme kapasitemize sesleniyor.

yoko2.jpg

Savaşlarda stratejilerin belirlenmesinde kullanılan haritalarla seni seviyorum,barışı düşle yazılı kabartma mühürleri kullanarak “IMAGINE PEACE” adlı eserde sizinde bir katkınız oluyor. Yine ziyaretçilerin boya ve fırçalarla kendi hünerlerini göstereceği “ADD COLOR” isimli eserinde, yeniden doğuşu simgeleyen tabutu boyayabilirsiniz.

Kültürümüzde yaygın olan dilek agaci burada “WiSH TREE” adı altında dileklerinizi yazabilceginiz, ve daha sonra dileklerinizin İzlanda Reykjavik’te yapım aşamasında olan İmagine Peace Tower’a gönderilcegi eser olarak tasarlanmış.

En son odada yer alan Marcel Duchamp, Frida Kahlo, Atatürk, Joseph Beuys gibi önemli isimlerin yazılı oldugu 123 kart, her biri aynı seviyede su ile doldurulmuş ince belli çay bardaklarının önünde “WE’RE ALL WATER” adı altında Yoko Ono’nun 1967’de Lisson Galeri’deki sergisi için yazdığı bir kavramdan ilham aldıgı eseri oluşturuyor.

yoko3.jpg

30 Haziran’a kadar sürecek kavramsal sanatın öncülerinden olan Yoko Ono’nun sergisinin sizde bir parçası olmalısınız.

26.07.2006

Lozano-Hemmer'ın işlemsel mimari ortamları

Rafael Lozano-Hemmer bu yilki Sydney Bienali icin yaptigi Homographies 144 adet robotik florasan lamba ve 7 adet bilgisayarli gözetme kamerasindan olusuyor. Ziyaretciler odada dolastikca tavana asili florasanlar insanlarin bulundugu yere dogru donuyorlar. Burdan Homographies‘i izliyebilirsiniz.

Lozano-Hemmer Homographies’i akim, hareket ve gorus alanina dayali yeniden şekillendirilebilir bi isik alani olarak tarif ediliyor. Bu haliyle mimari alani organize eden modern izgaraya karşıtlık gosterdigini belirtiyor. Lozano-Hemmer yarattigi etkilesimli ortamlarda mimari ogelere yeni bir gozle bakmamizi sagliyor.

lozano-00.jpg

lozano-04.jpg

lozano-02.jpg

lozano-03.jpg

30.08.2005

H E H E

H E H E

Kinetik heykelleri, etkilesimli mekanlari, cesitli dinamik yerlestirmeleri ile HEHE guncel sanat/teknoloji isleri ureten gruplardan biri. Daha fazla bilgi icin hehe.org adresindeki ‘text’ adli dugmeye tiklayin.