04.05.2009

Türkiye Devleti YouTube'u 1 Yıldır Yasaklıyor

internet-yasaklari-20

Artık bir yasağın yıldönümünü hatırlar hale geldik. YouTube’un kapatılması kararını veren mahkemelerden sadece utanmıyoruz aynı zamanda tiksiniyoruz.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

24.10.2008

Türkiye'den Blogger.com'a erişim kapatıldı, Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi Çığırdan Çıktı

Az önce blogger.com‘a Türkiye’den erişim kapatıldı.Türkiye’den girildiğinde “Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir” yazısı karşınıza çıkıyor.

Blogger’da Türkçe yazan yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü bir hamleyle sorgusuz sualsiz yargısız engellenmiştir. Bu işi yapan Türkiye mahkemelerinden utanıyoruz.

Radikal Gazetesi’nde Oray Çalışlar’ın tepkisi:

Bence bu yasakları genişletmekte fayda var.
- az önce köprüde kaza vardı, otoyolların tümünü kapatsanıza
- bol kepçe lokantasında biri zehirlenmiş restoranları kapatsanıza
- akp’li bir bakan yolsuzluk yapmış akp’yi kapatsanıza
- milli takım yenilmiş, ülkede futbolu yasaklasanıza
- hızlı tren kaza yapmış demir yollarını kapatsanıza
Bu nasıl bir akıldan çıkma, ne büyük bir saçmalığın ürünüdür. Bu keyfe kederlik, bu yasakçılık nasıl bir korkunun ürünüdür. Allah’ınız sizi bildiği gibi yapsın.

Mustafa Akgül’un duyurusu:

“blogger.com’un yasaklanması sonrasında blogu yasaklanan ve hakkını
korumak için dava açmayı düşünen kişileri bir araya toplamak için bir
çaba başlamıştır. Gönüllü bir avukat grubunun desteğiyle nasıl bir
hukuki mücadele vermek için çalışacağız. Bu çabanın parçası olmak
isteyenler lutfen

yasakliyim _ at _ inetd.org.tr

adresine yazsinlar. Bu cabanın parcasi olmak isteyen hukukcular dogrudan
bana yazsinlar:

akgul __at__ bilkent.edu.tr

Internet Sansürüne Karşı Dayanışma

Şikayet yapılabiliecek numaralar ve emailler (karşınıza biri çıkarsa):

İlgili yazılar

10.08.2008

Google App Engine Üzerinden YouTube'a Nasıl Erişilir?

Bu yazıda Google App Engine kullanarak Türkiye’den erişilebilen YouTube proxy uygulaması nasıl oluşturulur, onu öğreneceğiz. Bu, ucuz reklamlar ve ‘ninja hakaretlerinin’ yer almadığı, sıfır maliyetli ve Google engellenmediği sürece varlığını sürdürecek basit bir uygulama olacak. İki tane çalışan YouTube uygulamasını şuradan (evet Türkiye’den de) görebilirsiniz:

Yazıya “Meet the Sniper” videosu eşliğinde devam ediyoruz :). App Engine YouTube uygulamanın nasıl çalıştığını merak ediyorsanız, okumaya devam edin.

Google App Engine Nedir?

Bildiğiniz gibi Google bir süre önce çok şık bir hareket yaptı, ve muhteşem altyapısının bazı parçalarını Google App Engine adıyla paketleyerek kamuoyuna sundu.

Google App Engine, Google mimarisinden faydalanarak web uygulamaları geliştirmenizi ve yayınlamanızı sağlayan bir platform. Üstelik bedava.

Bu sayede mesela kullanıcı zaten Google üyesi ise, bu kişiye ait kullanıcı adı, email gibi bilgileri kullanabiliyorsunuz, hatta Google Query Language (GQL) ile de erişebildiğiniz bir veritabanınız, imaj işlemleri yapabilmenizi sağlayan Images API‘ınız ve üstüne mail falan da yollamanızı sağlayan Mail API cabası.

Google App Engine sayesinde Google’ın hem CPU gücünden, hem depolama gücünden, etinden sütünden herşeyinden faydalanabilirsiniz. Bu henüz ilk sürüm, ileride bunu bir çeşit iş modeli haline getireceklerine kuşku yok. Hatta Users API ile uğraşırken, Google’ın internetin “kullanıcı veritabanı” olması gerektiğine bile karar verdim. Kesinlikle kullanıcı işini bu adamlar halletmeli. Bırakalım e-mailleri falan Google toplasın.

Google App Engine, arkasında Guido Von Rossum gibi bir idolün de bulunduğu, ‘internetin framework’ü olabilecek potansiyelde, Google ile birlikte nefes alan bir platform :).

Daha detaylı bilgi ve dökümantasyon için, http://code.google.com/appengine/docs/ adresine gözatın.

Hangi programlama dilleri destekleniyor

App Engine servisi şimdilik sadece Python ile kodlayabiliyorsunuz, ama Ruby, PHP gibi dilleri de implemente etmeleri an meselesi. (Bunun gibi bir Ruby on Rails servisine de heroku.com adresinden ulaşabilirsiniz.)

Görülen o ki, bir takım limitler koymuşlar. Mesela boyutu 1mb den fazla olan HTTP responselar bloklanıyor, günlük 2GB trafik limitiniz ve toplam 500MB dosya depolama izniniz var. Yine de appengine küçük ve orta ölçekli işler için uygun. Hatta büyük ölçekli işlerde de yardımcı bir backend olabilir.

App Engine YouTube uygulamsına başlamadan önce

Bu yazı zaten ‘derdinizi anlatacak kadar’ Python bildiğinizi ve bir appengine uygulaması kurmuş ve çalıştırmış olduğunuzu varsayarak yazıldı. Eğer bu konularda hiç bir fikriniz yoksa, önce Google App Engine indirin. Sonra 10 adımda nasıl appengine uygulaması çalıştırılır öğrenin ve buraya dönün. Bu işlem yaklaşık 20 dakikanızı alacak.

Python’a bir kaç saat içinde güzel bir başlangıç yapmak isterseniz, bedava dağıtılan “A Byte of Python” kitabına göz atabilirsiniz.

Başlıyoruz…

Öncelikle uygulamanıza ait dosyaları koyacağınız klasörü oluşturun, benimkinin adı “itube” olacak.

Başlangıç için bu itube klasörü altında “app.yaml” adinda bir dosya oluşturuyorum, bu dosya içerisinde uygulamam ile ilgili bir takım önemli bilgileri ve URL Handler ları tanımlıyorum.

app.yaml

application: itube
version: 1
runtime: python
api_version: 1

handlers:
- url: /assets
  static_dir: assets
- url: /.*
  script: itube.py

application kismini kendi uygulamanızın ID si ile değiştirin. /assets klasörü altındaki dosyalar statik dosyalar, geri kalan herşey itube.py dosyasının kontrolünde olacak.

Bakalım itube.py ne yapıyor.

itube.py

from google.appengine.ext import webapp
from google.appengine.ext.webapp.util import run_wsgi_app
from google.appengine.api import urlfetch
from urlparse import urlparse
import re

class MainPage(webapp.RequestHandler):

    def get(self):

        self.response.headers['Content-Type'] = 'text/html'

        baseurl = "http://www.youtube.com"
        requrl = urlparse(self.request.url)
        url = baseurl + requrl.path + "?" + requrl.query

        result = urlfetch.fetch(url, allow_truncated=True)

        if result.status_code == 200:
            s = result.content

            # regex işlemlerini şimdilik sadece video izleme sayfasında yapıyoruz
            if requrl.path == '/watch':

                # Video dosyasının gerçek adresini bulabilmek için uygulanan işlem
                yt_video_id = re.search("\"video_id\": \"((.*))\", \"l\"", result.content).group(1)
                yt_t = re.search("\"t\": \"((.*))\", \"hl\"", result.content).group(1)
                # Bu bilgi "assets/base.js" dosyasında, flashVars olarak atanmak üzere JS olarak da tanımlanıyor
                # swfArgs tanımlanmazsa SWF Object hata veriyor
                s = re.sub("swfArgs(.*)", "swfArgs = {};\nvar ytVideoId = '"+yt_video_id+"';\nvar ytT = '"+yt_t+"';\n", s)

                # YouTube'un kendi playerına harici FLV dosyalarını oynattıramayacağımız için,
                # YouTube playerı yerine kendi playerımızı yüklüyoruz
                s = re.sub("swfUrl(.*)", "swfUrl = 'http://itube.appspot.com/assets/player.swf';", s)

                # Aynı işlemi JS dosyası için de yapıyoruz ki, bu dosya üzerinde rahatlıkla hareket edebilelim
                # YouTube çoğu işlemi Ajax numaralar ile yapıyor, login falan yapılabilmesi için Javascript'e ince ayar çekmek gerekecek
                s = re.sub("type=\"text/javascript\" src=\"(.*)\"></","type=\"text/javascript\" src=\"http://itube.appspot.com/assets/base.js\"></", s)

            # Sonucu göster
            self.response.out.write(s)
        else:
            print 'ofmg'

application = webapp.WSGIApplication([('/', MainPage), ('/.*', MainPage)], debug=True)

def main():
    run_wsgi_app(application)

if __name__ == "__main__":
    main()

Önemli detayları kod üzerinde yorumlarla yazdım, itube.py dosyası kısaca, kendisine gelen tüm GET requestlerini aynı şekilde YouTube’a sorgulatıp sonucu dönüyor. Bu sırada eğer video izleme sayfasındaysak, gelen sonuç biraz değişiyor.

Buraya kadar yaptığımız işlem sonucunda, text/html dosyaları appengine üzerinden nasıl proksifiye edeceğimizi gördük. Eğer uygulamayı appengine üzerinde çalıştırırsanız, videoları izleyemediğinizi göreceksiniz :( Bunun sebebi YouTube’un video playerının dosyaları youtube.com üzerinden açmaya çalışması. Elimizde bu flash playerın açık kodu olmadığı için gerekli kısımları değiştiremiyoruz. O halde yeni bir player yazmak durumundayız. İşimizi görecek kadar özelliği olan bir flex video player kodunu itube kaynak kodunda assets klasörü altında bulabilirsiniz (assets/player.mxml)

Flash Video Oynatıcı nasıl çalışıyor?

Bu dosyayı incelerseniz FLV dosyalarının başka bir proxy sitesinden çekildiğini göreceksiniz. Bu aşamada böyle bir proxy sitesi desteği almak gerekiyordu. Zira appengine’ın limitlerinden bahsetmiştik. Appengine üzerinden video/flv dosyalar da indirmek mümkün, ama bu dosyaları YouTube’dan request edecek methodun çalışma süresi 10 sn olarak kısıtlanmış, eğer 10 sn içinde dosyayı alamazsa hata veriyor. 10 sn içinde alsa bile response limit 1048kb. Yani 1Mb ın üstünde videoları bu şekilde indirmek mümkün değil. Belki bir takım yöntemleri var, ama uygulamanın da en azından biraz kalıcı olmasını istediğimden video dosyalarının yükünü bir proxye aktaracağım.

Proxy nasıl dağıtık çalışıyor?

Bunun için tek bir proxy sitesini hedef almak yerine, genel olarak kullanılan bir “Proxy sitesi oluşturma sistemi” ni kurban seçmek daha akıllıca olurdu. Bu günlerde Glype adında PHP ile yazılmış sevimli bir proxy sitesi yapma uygulamasıyla tanıştım. Glype ile oluşturulmuş hakkaten çok-çok fazla proxy sitesi var mı bilemiyorum, ama bunların bir listesi var.

player.mxml dosyasında görecekleriniz bunlardan ibaret. Bu dosya aynı zamanda SWF derlenmiş olarak kaynak kod içerisinde bulunabilir (assets/player.swf)

Yeni video oynatıcımızı derledikten sonra, sıra bunu doğru değerlerle sayfaya yerleştirmeye geldi. Bunun için YouTube’un base javascript dosyasında bazı değişiklikler yapmak gerekiyor. Bu dosyayı daha iyi kontrol edebilmek için, daha önce kaydettim ve kaynak kod da “assets/base.js” altında bulunabilir. Orjinal dosya ile tek farkı 1575. satırdan başlayan writeMoviePlayer() fonksiyonu. Bu fonksiyonu, video player ile uyumlu olsun ve FLV dosyasını bulabilmek için gerekli bilgileri sağlasın diye şu şekilde değiştirdim:

function writeMoviePlayer(player_div,force){
var fo = new SWFObject(swfUrl,”movie_player”,”480″,”385″,”7″,”#000000″);
fo.addParam(‘flashvars’,'ytVideoId=’+ytVideoId+’&ytT=’+ytT);
fo.addParam(“allowfullscreen”, “true”);
player_written=fo.write(player_div);
return fo;
}

Gördüğünüz gibi bu işlemi de yaparken, YouTube’un SWFObject‘ inden faydalanmış olduk.

Uygulamayı nasıl çalıştıracaksınız?

Tüm bu aşamaları atlattıysanız, uygulamanızı appengine’e yüklediğinizde YouTube izleyebileceksiniz.

Henüz oldukça eksiği var, mesela POST requestlerine hiç yanıt vermiyor, bu yüzden Login falan olunamıyor. Ama Users API ile de login olma olasılığı var gibi. Hatta sırf YouTube’a özel bir API çıkarırlar diye düşünüyorum. Ajax fonksiyonların adam akıllı çalışabilmesi bir takım düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bazı videolarda HTML yapısı da değişiyor, ona bakmak gerek.

Bana sadece “videoları aratayım bulayım ve izleyeyim” yettiği için, bir süre bu kadarıyla yetineceğim.

App Engine YouTube uygulaması kaynak kodu

Geliştirmek isterseniz kaynak koda http://code.google.com/p/itube-appengine/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Eğer böyle bir işe kalkışırsanız bu başlığa bir yorum sallayarak, beni de gelişmelerden, isteklerden haberdar ederseniz sevinirim.

http://sansursensin.com/watch?v=hkb3r9filcM

İyi seyirler :)

Konuyla ilgili önceden düğümküme’de yazılanları hatırlayalım:

25.04.2008

Wikileaks Yeni Nesil Ergenekon Operasyonu mu?

Wikileaks, gizli belgeleri açığa çıkartmak ve çözümlemek için sansürlenemez bir Wikipedia geliştiriyor. Arayüzü ve işleyişi Wikipedia’yı andıran, herhangi bir kişinin bilgi girebileceği ve düzenleyebileceği açık bir web sitesi. Wikileaks’in en önemli özelliği yüklenen belgelerin sahiplerinin tamamen anonim kalması (bkz Tor Project). Bu teknoloji sayesinde Wikileaks de gizli belge yükleyenlerin kim olduğunu bilemiyor. Şu ana kadar muhalif topluluklardan ve anonim kaynaklardan 1.5 milyonun üzerinde belge toplanmış. Sitede şöyle bilgi veriliyor:

Başlıca ilgi alanımız Asya, Eski Sovyet Bloğu, Sahra Altı Afrika ve Ortadoğu’daki zalim rejimleri açığa vurmaktır ama aynı zamanda kendi hükümet ve şirketlerindeki ahlaksız davranışları ortaya çıkartmak isteyen bütün bölgelerdeki insanlara yardımcı olmayı umuyoruz. En yüksek siyasal etkiyi hedefliyoruz.

Wikileaks, sızdırılan belgeleri herhangi bir medya kuruluşu ya da istihbarat servisinin yapabileceğinden daha güçlü bir şekilde incelemeye açıyor. Bunun için herhangi bir belgenin güvenilirlik, inandırıcılık, gerçeklik ve geçerliliğini bütün küresel topluluğun sınaması için Wikileaks’in forumlarında tartışılıyor. Uzmanların kolektif bir şekilde yaptığı değerlendirme sonunda belgeler açılıyor, ve topluluklar sızdırılan belgeleri yorumlayabiliyor ve kendi ilintilerini kamuya açıklayabiliyorlar.

Wikileaks Çinli muhalif topluluklar ile ABD’den, Tayvan, Avrupa, Avusturalya ve Güney Afrika’dan gazeteciler, matematikçiler, ve corporate uzmanlar tarafından oluşturulan bağımsız ve kolektif bir hareket. Henüz kurulmakta olan Wikileaks Danışma Kurulu insan hakları savunucuları, avukatlar, tarihçiler, programcılar, ve kriptografi uzmanlarından oluşuyor.

Wikileaks Türkiye Kategorisi şu anda ABDli diplomatlar ve thinktank’ler tarafından yazılmış az sayıda belge içeriyor. Bunlar arasında Bilderberg Toplantısı Raporları, 2002 Genel Seçimleri Sonrası Türkiye ve Bölgede Durum, Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri var.

Elinizdeki gizli belge varsa ve anonim olarak açmak isterseniz şu güvenli adresi kullanabilirsiniz:
http://wikileaks.org/wiki/WikiLeaks:Submissions

27.03.2008

Bu Bir Televizyon Yayını Değildir

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi belki okur diye tekrar ediyoruz: Televizyon tek taraflı iletişimdir, merkezden kitleye mesaj verir. İnternet çok taraflı iletişimdir, herkes birbiriyle mesajlaşır. Bir İnternet servisini yasaklamak o servis üzerinden kendini ifade eden binlerce kişinin ifade özgürlüğünü engellemektir.

Bugün yine bir İnternet servisine, bağımsız basın merkezi İstanbul Indymedia’ya erişim engellendi. http://istanbul.indymedia.org/ adresinde sitenin içeriği yerine

“BU SİTEYE ERİŞİM ENGELLENMİŞTİR / Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi , 21/03/2008 tarih ve 2008/418-171 nolu kararı gereği bu siteye erişim TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’nca engellenmiştir”

yazısı görünmeye başlandı. Artık öğrenmiş olmanız lazım, engellenmiş sitelere erişmek için bir kaç yol var (bkz Yasak sitelere giriş). Indymedia sitesinde sansürü nasıl aşabileceğiniz yazıyor:

Indymedia sansürle susturulmaya çalışılıyor. Ama sadece çalışılıyor, çünkü internette sansürün teknik olarak olanaklı olmadığını TC savcıları henüz öğrenemedi. Indymedia yayınına devam ediyor. İstanbul Indymedia’ya farklı yollardan ulaşabilirsiniz. Bu yollardan bazıları:

1. http://istanbul.bbm.indymedia.org adresi.
2. http://anonymouse.org/anonwww.html adresi üzerinden bağlantı
3. Ağ bağlantınızın DNS ayarlarını değiştirmek.

Deneyimli internet kullanıcıları için alan adı erişimi gibi basit engellemeler pek bir etki yaratmazken çoğunluğun erişimi gerçekten de engellenmiş oluyor. Dolayısıyla engel koyanlar amacına erişmiş oluyor, yani herkesin kafasına bir mesaj kazınıyor: “ayağınızı denk alın, bir gün sizi de engelleyebiliriz.”

Buna karşı bir slogan var, yıllarca tekrar edildi Türkiye sokaklarında: “SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK”. İlk bakışta alakasız gelebilir ama Türkiye’de Kontrgerilla ve Ergenekon gibi devlet ve askeriye üstü gizli örgütlerin soğuk savaş stratejilerine göre bir şekilde CIA güdümlü ortaya çıkışını ve sonra elimizde kalışını düşünüyorum… şimdilerde Türkiye’de yaşadığımız internet engellemelerinin Amerika’da gündemde olan “terörle mücadele için dünya genelinde siber önlemler” stratejisi ile aynı zamanlarda gerçekleşmesi… bkz: New York Times haberi: Terörle Mücadele İçin Soğuk-Savaş Fikri… Bir video için tüm siteyi kapatmak hepimize ne kadar çocukça geliyor, bu kadar cahil olunamaz diyoruz, o kadar garip ki “ayıp” diyoruz… 1 Mayıs 1977 günü Taksim meydanında kalabalığa bilinmez kaynaklardan ateş açılması gibi anlaşılmaz garip bir durum…

İnternet servislerine erişimi engellemek kitlesel ifade özgürlüğü engellemesidir. Daha önce defalarca yazmış olmama rağmen bugün tekrar yazıyorum, siz de internette bir şekilde yazıp çiziyorsanız, ne düşündüğünüzü tekrar tekrar anlatın, bu tür engellere karşı sesimizi ancak beraber duyurabiliriz.

5651 nolu yasa internet yasaklarına nedenlerden biri. Geçen hafta (23 Mart 2008) yayınlanan Bilişim STK bildirgesinin girişinde konu şöyle açıklanıyor:

Türkiye’de mahkemeler 5651 nolu yasa ve konuyla ilgili diğer yasalara dayanarak youtube, wordpress, geocities, alibaba gibi bir çok web sitelerine erişimi sıksık kapatmaktalar. Telekomunikasyon Kurumu’nun (TK) ise yurt dışındaki web sitelerine erişimi 5651 kapsamında sorgusuz sualsiz, kapatma yetkisi var. TK’nın erişime kapatılan web sitelerinin hangileri olduğunu ne kamuoyuna, ne de kapatılana haber verme yükümlülüğü bulunmakta. Söz konusu yasaklamalar, yasanın zaten tartışmalı olan amaçlarını aşmış ve ülkemize zarar vermeye başlamıştır. Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz.

Türkiye’de İnternet Yasaklarına Tepkiler:

* Görsel İstanbul IndyMedia sitesinden alınmıştır.

25.08.2007

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu

ipnic_seal1.gifBir siteyi kapattırmak istiyorsanız karmaşık savcılık işleriyle uğraşmadan kendiniz mahkemeye kapattırma başvurusunda bulunabilirsiniz. Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu‘nu doldurun herhangi bir ekstra işleme gerek kalmadan mahkemeye başvurmuş oluyorsunuz. Bu formu doldurup gönderdikten sonra IPNIC sunucusunda bir mahkeme kararı yaratılıyor. Sonra basılabilir PDF formatındaki bu karar,

  • sitenin kayıtlı olduğu DNS servisine,
  • site sahibine,
  • ve yasal ve kamusal işlemler için avukatlara ve gazetecilere

gönderiliyor. Tek yapmanız gereken bu forma site bilgilerini ve kapattırma gerekçenizi yazıp göndermek. Site kapatılırsa IPNIC size mesaj gönderiyor. Daha önce bu formla kapatılmış örnekler için şu ve şu mahkeme kararlarına bakın.

IPNIC Servisi (“Internet Partnership for No Internet Content”) ve Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu Viyanalı aktivist sanatçı grubu Ubermorgen tarafından 2003 yılında başlatıldı. Amaç sadece devletin ve paralı kişilerin (Adnan Hoca gibi) değil herkesin Internet üzerinde kontrol sahibi olabilmesi.

24.08.2007

Biri Bu Adamı Durdursun

Teknoajan.com‘daki habere göre wordpress.com ve tüm alt-alan adlarının erişiminin engellenmesinin altından yine Adnan Oktar çıktı. Adnan Oktar kamuoyunda Adnan Hoca ve Harun Yahya gibi takma isimlerle tanınan kendi web sitesinde uluslararası bir kahraman olarak tanıtılan bir adam. En büyük davası ise herkesin bildiği üzere evrim karşıtlığıdır. Bu yolda kebebçılarda evrim karşıtı sergiler açmak, meydanlarda kendi inancına hizmet eden kitaplar dağıtmak gibi ilginç yöntemlere başvuruyor.

Oktar, eksisozluk’e yonelik sansür girişimlerinin ardından bu sefer de wordpress’s el atmış ve avukatı vesilesiyle kamuoyuna aşağıdaki dudak uçuklatıcı açıklamayı yapmış.

Konuyla İlgili Kamuoyu Açıklaması

Kamuoyunca da bilindiği üzere, internet kullanıcılarına ücretsiz site (blog) açma imkanı veren “wordpress.com” isimli blog servisinin yayınlarının Türkiye’ye girişi mahkeme kararıyla engellenmiştir. Bu mahkeme kararı 17.8.2007 tarihinde uygulanmış ve böylece wordpress.com servisi ile bu servisten hizmet alan tüm alt-sitelerin yayınlarının Türkiye’ye girişi durdurulmuştur. Bu yayın durdurma kararının nedeni, adı geçen blog servisinin yasadışı yayınlara sınırsızca imkan tanıması, bunların durdurulması yönündekibaşvuruları dikkate almaması ve belli alt sitelerin durdurulmasına ilişkin olarak Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararları da yok saymasıdır.

Adı geçen servisin sağladığı ücretsiz ve denetimsiz olanaklar kötü niyetli kişileri bu servise yönlendirmiş ve wordpress.com kısa sürede bölücü-yıkıcı ideolojilerin, kişisel husumetlerin, kanunsuz hedeflerin sesi ve yayın merkezi haline dönüşmüştür.Öncelikle belirtmek gerekir ki, herkes bağımsız Türk Mahkemelerinin kararlarına saygılı olmalıdır. Basın özgürlüğü, kişilere hakaret etme özgürlüğü demek değildir. Devletimizin temel değerlerine, Cumhuriyet ilkelerine, bütünlüğümüze ve birliğimize saldırma özgürlüğü hiç değildir. Herkes her konuda görüşünü açıklamakta ve savunmakta özgürdür ama bunu, eleştiri sınırları içinde kalarak, kamu düzenine zarar vermeden ve kişilik haklarına saygılı biçimde yapma yükümlülüğündedir. Bu sınırları aşanların Yargı tarafından engelleneceği tartışmasızdır.

Nitekim önce tarafımızca söz konusu hukuka aykırı yayınların durdurulması için YAKLAŞIK 17 KEZ adı geçen site yönetimine başvurulmuş, ancak site yönetimi bu yayınlar hakkında hiç bir tedbir almamıştır. (Bizim bu başvurularımızdan bir tanesini kendi sitelerindeki açıklamalarında yayınlamışlardır) Bunun üzerine tarafımızca SADECE MÜVEKKİLİMİZİN KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDEN ALT SİTELERLE İLGİLİ OLARAK yapılan başvurular üzerine Türk Mahkemeleri WordPress altında yayın yapan illegal alt-sitelerin kapatılması için çok sayıda kararlarvermişlerdir. Bu kararlar söz konusu firmanın ABD’de bulunan merkezine ve Türkiye’deki temsilcisine de ulaştırılmış, bu kez Türk Mahkemelerinin kararlarına uyarak yasadışı yayınları durdurmaları istenmiştir. ANCAK, YAZILI VE SÖZLÜ TÜM BAŞVURULARA RAĞMEN ADI GEÇEN FİRMA VE TEMSİLCİLERİ BİZİM TALEPLERİMİZİ DE TÜRK MAHKEMELERİNİN KARARLARINI DA TANIMAMAKTA VE UYGULAMAMAKTA ISRARLA DİRENMİŞLERDİR.

Bunun üzerine adı geçen firmaya Türk Mahkemelerinin kararlarının uygulanmamasına asla göz yumulamayacağı, bu kabul edilemez halin sürmesi halinde kaçınılmaz olarak WordPress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişinin engelleneceği hatırlatılmıştır. Bu son uyarının da dikkate alınmaması sonucu, mahkeme kararlarını uygulamayan WordPress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişi yeni bir mahkemekararıyla engellenmiştir.

Hiç kimsenin mahkeme kararlarını uygulamamak gibi bir ayrıcalığı olamaz. Mahkeme kararları uygulanmak için vardır. Her devletin kendi yargı kurumlarının verdikleri kararların yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri alma hakkı vardır.

Türk Yargı organları ve kamu kurumları da, Türk Mahkemelerinin kararlarını uygulamama konusunda direnen gerçek veya tüzel kişilerin yasadışı dirençlerini etkisiz hale getirecek önlemleri alma ve icra etme hakkına sahiplerdir. Devlet kurumlarının, kötü niyet sahiplerinin saldırılarına karşı Türk vatandaşlarını korumasız bırakmayacakları açıktır.

Bu nedenle, daha önceki mahkeme kararlarını uygulamayarak yasadışılığı yaptırımsız bırakan bir blog servisinin yayınlarının tamamen durdurulması doğru bir karardır, haklı bir karardır, örnek bir karardır.

Bu mahkeme kararından tüm blog servislerinin ve internet hizmet sağlayıcılarının almaları gereken dersler vardır. Blog servislerinin, özellikle ücretsiz hizmet verenlerin, kendi firmaları üzerinden yasadışı faaliyet yapan sitelere karşı dikkatli olmaları gerekir. Bu servislerin kendilerine ulaşan şikayetlere ve bilhassa mahkeme kararlarına karşı duyarsız kalmamaları gerekir. Bunun aksi bir tutum sergileyen servislerin WordPress’in karşılaştığı yaptırımla karşılaşmaları kaçınılmazdır.

Blog sahiplerinin de hizmet alacakları servisi seçerken itinalı ve dikkatli olmaları gerekir. Rasgele bir servisi değil, hukuka, insan haklarına, yargı kararlarına saygılı servisleri tercih etmelidirler. Böyle yaptıklarında kendi yayınlarının kesintisizce devam etmesini sağlamakla kalmayacaklar, blog servislerini de hukuka ve yasalara uygun davranmaya mecbur etmiş olacaklardır. Böylece hem haber alma özgürlüğü, hem de kişilik hakları korunmuş olacaktır.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız

Adnan Oktar Vekili
Avukat Kerim Kalkan

WordPress’in Türkiye’deki faaliyetini durdurmayı bir zafer olarak gören Oktar, aslında tüm başvurularına rağmen wordpress’i engelleyememiş, bunun yerinde türk insanın erişimini kısıtlamıştır. Umarız türk yargısı bu ve benzeri sansürü ve sansürcülüğü destekleyen davalarda daha özenli çalışır ve konuyu küresel insan hakları, düşünce özgürlüğü bağlamında değerlendirmeye başlar.

Güncelleme:
Wordpress’in kurucusu Matt Mullenweg blogunda “Turkey Update” başlıklı bir yazı yayınladı ve WordPress.com’a koyulan engel karşısındaki şaşkınlığını yazdı. Matt Türkiye’deki blogculardan yorumlarıyla tartışmaya katılmalarını bekliyor.

Türkiye’den sansürsüz ulaşmak için bağlantı
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://photomatt.net/2007/08/25/turkey-update

Direk bağlantı
http://photomatt.net/2007/08/25/turkey-update/

Ayrıca bu yazıya yorumlarınızı yazın. Yazın ki bu utanç verici olay anıtlaşsın, bir süre sonra WordPress.com açılsa bile unutulmasın, Türkiye’de gelecek nesiller bugünlere bakarak bilgiye erişim hakkının gerçekten önemli, sahip olunması gereken bir şey olduğunu bilsin.

23.12.2006

Alibaba ve Türk Çin İş Adamları Derneği

alibaba.com Çinde’ki küçük ve orta ölçekli üreticileri dünyaya bağlayan bir iş ortamı. Son zamanlarda daha sık Berlin’de, San Francisco’da, veya İstanbul’da köşe başı dükkanlarının alibaba.com yoluyla Çin’de ürettirdiği malları sattığını görüyoruz. Bu Türkiye’de de dünyada da “dışarıya iş yaptırma aman bizim ekonomi çöküyor” gibi telaşlara itiyor insanları ancak dünyanın neresinde olursa olsun iyi ve ucuz hizmet veren kazanır mantığından bu iş giderek artıyor. alibaba.com gibi siteler sayesinde sadece Sabancı Holding, General Motors gibi dev şirketler değil siz de evden kendi şirketinizle bu işi yapabilir hale geliyorsunuz.

alibaba.com sadece Çin’de bağlantı sağlamıyor, aynı zamanda ordaki üreticileri organize ediyor. Mesela Çin’de bir köydeki eldiven üreticisi ben eldiven satıyorum deyip geçemiyor. alibaba sitesinde sistem gereğince listelenecek olan işi binbir kaleme bölerek işin detaylarına girmek zorunda ve böylece çok daha verimli iş anlaşmaları yapılabiliyor.

İş adamları dernekleri web servislerine dönüşmeli

Önceki gün de Taksim’de Sakızağacı caddesinde Türk Çin İş Adamları Derneği (TÇİAD) olduğunu gördüm. Bu dernek aynı zamanda “Çince dersi verilir” diye bir afiş de asmışdı. Sanırım iş anlaşması yapabilecek kadar Çince öğrenmek bir çok iş adamına faydalı olur. Ancak çok önemli bir durum var ki, bugün her “iş adamları derneği” bir web servisine dönüşebilir. Bu hem işleri daha erişebilir kılar hem de alibaba.com örneğinde olduğu gibi daha fazla düzene girmesini sağlayarak ekonomik etkinliği hızlandırır. Sanayi bölgesi veya teknokent kurmak kendi başına çok da yeterli -hamle?- değil, böyle alanlar Internet üzerinden dünyaya açılıp düzene girdiğinde çok daha aktif bir ekonomik hayat olacaktır.

Güncelleme: Alibaba.com Türkiye’ye kapatılmıştır. Bu kapatma doğru değildir, Türkiye’den Çin ile ticaret yapanlara büyük engeldir. Ancak alibaba.com sitesine farklı yollardan erişmek mümkündür. Bunun için şu listedeki yollardan birini deneyin:
bağcık “Yasak sitelere giriş” etiketli bağlantılar