23.08.2009

Dokunmatik Web

Firefox’ın yeni multitouch özelliği dokunmatik ekranlarda web tarayıcı kullanılabilmesini sağlıyor. Mozilla programcılarından Felipe Gomes‘un geliştirdiği Firefox multitouch’un demosunda tarayıcı içinde çalışan uygulamalarla çok noktadan dokunarak etkileşim kurulabildiğini görüyoruz. Böylece web artık sadece tıklanabilir bir “sayfa” değil parmaklanabilir bir medyum’a dönüşüyor.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

28.06.2009

Paylaşmayın.siz

c-2Almanya Hamburg yerel mahkemesi kullanıcıların istedikleri gibi dosya yükleyerek paylaşmalarını sağlayan Rapidshare.com‘u (RS) 34 milyon dolar ceza ödemeye mahkum etti. Bir işletmenin tarihe karışması için yeterli bir meblağ.

Bu ve benzeri servislerin ne suçu var? Sistem kendisi içerik üretmiyor, sistemin kullanılış biçimi konusunda insanları yönlendirmiyor. John Doe seçiyor sakıncalı dosyayı oraya yerleştirip başkalarıyla paylaşmayı. Sistemin sağladığı şeyler disk alanı, yüklemek için araçlar vs değil mi?

Gün geçtikçe daha çok sayısallaşan, teknolojik araçlar sayesinde birbirine daha kolay ve hızlı bağlanan hayatlarımızda yeni sayılabilecek bir bahistir dijital meta paylaşımı. Kafalar eski, toplumun davranışı yeni.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

26.11.2008

Göz Var, Nizam Var

Az önce bir kelimeyi doğru kullanıp kullanmadığımı öğrenmek için Türk Dil Kurumu sitesine girdim. Tarayıcıma yazdığım adres şu idi: http://tdk.gov.tr. ‘Enter’ tuşladıktan sonra açılan sayfa bir süre geçince kendi kendini tekrar yükledi ve URL aşağıdaki gibi değişiverdi:

http://tdk.gov.tr/TR/Default.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE

URL’yi incelemekten kendimi alamadım. İlk dikkatimi çeken şey şifrelenmis hash fonksiyonlarını andıran, tam 48 karakterlik ‘F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF07B4BDB15D6B60D5‘ kısım. Ürkütücü! Bunun hemen öncesinde ise ne gerek var dedirten bir ‘/TR‘ alt dizini. Bu Türkiye’nin ‘TR’ si mi yoksa? İsmi değiştirilmeye tenezzül edilmemiş ‘Default.aspx‘ sayfamız da var. Türk Dil Kurumu’nun sitesinde bunları görmekten hiç hoşlanmıyoruz. Ödediğimiz vergiler ile bu işleri birilerine yaptırıyorlar. Anlaşılan şu ki o insanlar da bu işlerden hiç ama hiç anlamıyorlar.

Şu basitlikte olmalıydı:

Ana sayfa
http://tdk.gov.tr

Arama sayfası
http://tdk.gov.tr/arama

Bir sözlük içerisinde arama sayfası (ör: lehçe sözlüğünde arama)
http://tdk.gov.tr/lehce/arama

Aşağıdaki gibi şifrelenmiş, göze hoş gelmeyen ve hatırlanması imkansız URL’ler devlete ait bir sitede özellikle TDK sitesinde kesinlikle olmamalıydı.

TDK’nın sitesinde arama sayfası URLsi şu an böyle görünüyor:
http://tdk.org.tr/TR/arama.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFE01F2BBF1267DE02

Biz Türkler geleneksel olarak tasarım kültürü nedir bilmeyiz. Yeni bir işe girişirken eğer bir işin bütçesi yüksek gelirse ilk tasarım kalemlerini çıkartır atarız (eğer var ise.) Biraz daha derin düşününce göz var, nizam var diye düşünerek kestirip de atamıyorum çünkü artık tasarım problemlerinin yanına bir de bilgi mimarisi tasarımı problemleri ekleniyor. Daha soyut tasarımlara ihtiyaç duymaya başlıyoruz. Bu alanlardaki açığını kapatamayan Türkiye’yi yakında insan hayatına kast edebilecek daha ciddi tasarım problemleri bekliyor.

27.06.2008

Hangi Web Tarayıcıyı Kullanmalıyım?

Dugumkume.org 2008 yılı istatistikleri ziyaretçilerimizden çoğunun hala Internet Explorer kullandığını gösteriyor. Bu kadar yavaş çalışan, geri kalmış web özelliklerine sahip, yeni web teknolojilerine ayak uyduramayan, kötü arayüzlü, doğru düzgün geliştirilmeyen, kaynak kodu kapalı bir web tarayıcıyı neden hala kullanmaya devam ediyorsunuz.

Firefox 3 kullanın

Yeni Firefox 3 çıktı. Eğer şu anda bu yazıyı Internet Explorer’dan okuyorsanız hemen bu Firefox 3 indir bağlantısına tıklayın. Firefox 3 hızlı, güvenli, ve yeni nesil web teknolojilerine uyumlu çalışıyor.

Yeni adres barı daha önce ziayret ettiğiniz siteleri çok hızlı bulmanızı sağlıyor. Bir kaç kelime girerek anında geçmişte gittiğiniz veya imlediğiniz yerleri bulabiliyorsunuz.

16.05.2008

Internet ile Web Arasındaki Fark

Zaman zaman “internet” ile “web” terimlerinin birbirine karıştırıldığını görüyorum. Bilinçsizce her iki terim de birbirinin yerine kullanılıyor. Doğrusu şu. Internet bir teknolojik iletişim altyapısıdır. Web, yani World Wide Web, internet altyapısı üzerinde çalışan bir sistemdir.

Internet birbirine kablolarla bağlı bilgisayarların oluşturduğu ağların ağıdır. Web bu ağ üzerinde biribirine bağlanabilen sayfalar ağıdır. Web’de birim eleman bir HTML dosyasıdır, internet’de birim eleman bir bilgisayardır.

Web tarayıcılar HTML protokolünde yayınlanan metinleri okur ve görsel hale getirir (televizyonun sinyalleri görüntüye çevirmesi gibi). HTML dosyaları internet üzerinden TCP/IP paketleri içinde bir bilgisayardan diğerine taşınır.

Internet üzerinde HTML’den başka protokoller de çalışır. Bu başka protokoller ile çalışan sistemlere Web denilmez. Onların kendi adları vardır, mesela ses transferi için Voice over Internet Protocol (VoIP), chat için Jabber (XMPP), dosya paylaşımı için BitTorrent gibi. Mesela Skype bir web uygulaması değil VoIP uygulamasıdır, Instant Messenger’niz bir web uygulaması değil bir Jabber uygulamasıdır, dosya paylaşım programınız bir web uygulaması değil bir BitTorrent uygulamasıdır.

Bir çok kişiye web ile internet arasındaki fark bariz gelebilir ancak bu dünyalarda üretmeyip tüketenler için faydalı olacağını düşünüyorum. Web ve internet terimlerini birbirinin yerine kullanmamak bir fikir kurarken çok daha yalın iletişim sağlayacaktır.

* Yukarıdaki görsel internetin haritası.

26.12.2007

2007 Yılı İnternet Tüketicisi Davranışları

Avenue A | Razorfish şirketinin “tüm demografiklerde 475 kişi” ile yaptığı araştırmaya göre 2007 yılında internet tüketicisinin davranışları şöyle:

Genel [RSS kullanımı artıyor]

  • 60% kişiselleştirme yapıyor
  • 47% yer imleri paylaşmıyor
  • 44% RSS besleme kullanmıyor
  • 65% etkiet bulutu kulllanmıyor
  • Hemen herkes “çok tutanları” okuyor

Video [tv online video tarafından kapsanıyor]

  • 67% sık sık YouTube gibi sitelerde video seyrediyor
  • 95% son 3 ayda online video seyretmiş
  • 49% son 3 ayda video paylaşım sitelerine video yüklemiş

Online Müzik, Fotoğraf ve Bloglar [herkes bir paylaşım sitesi açsın]

  • 42% sık sık online müzik satın alıyor
  • 41% fotoğraf paylaşım servisleri kullanıyor
  • 70% sık sık blog okuyor

Bir ürün almaya karar verirken online araştırma yapma [arkadaş tavsiye etti]

  • 92% bir ürün almadan önce online araştırma yapıyor (ürün/fiyat karşılaştırmaları)
  • 54% araştırmasına bir arama motorunda başlıyor
  • 14% araştırmasına bir karşılaştırma sitesinde başlıyor
  • 30% araştırmasına bir alış veriş sitesinde başlıyor
  • 55% ürün seçerken kullanıcı yorumlarına güveniyor
  • 21% ürün seçerken uzman yorumlarına güveniyor
  • Ürün seçildikten sonra almak için en önemli kriter FİYAT (38%) ve SİTENİN BİLİNİRLİĞİ (38%)

Cep telefonu servisleri [ancak uzaktan kumanda olabilir]

  • 68% müzik dinlemek için telefon kullanmıyor
  • 76% video seyretmek için telefon kullanmıyor
  • 64% haberlere bakmak için telefon kullanmıyor

Kaynak:
http://www.alleyinsider.com/2007/10/consumer-behavi.html

Bu yazı aklınızda iki soru uyandırabilir:

1. 500 kişilik bir araştırma ne söyler ki?

Hiç bir şey söylemese de bir fikir verir diye düşünüyorum. Pazar araştırma şirketleri giderek sosyal ağlı servislerde programatik araştırma / analiz yapan şirketler haline gelecektir zannediyorum. Facebook sosyetesi niye var?

2. Düğümküme’de ticari amaçlarla yapılmış bir pazar araştırması niye yayınlanıyor?

Öncelikle yeni nesil medya kullanımı ile üretimi arasında kesin sınırlar olmadığını gözlemliyoruz. Sonra ticari olan en az politik ve sanatsal olan kadar kültürel hayatımızı şekillendiriyor. Bu sebeplerden politik, sanatsal, teknolojik, ekonomik, sosyal veya ticari araştırma arasında ayrım yapmıyoruz, buna derin karıştırma diyebiliriz.

3. Türkiye’de Internet Pazarı?

Dünyadan pek farkı yok. Bir kaç belli iş türü var.

  1. Reklam (Paylaşımlı servis, sosyal ağ, Facebook App vb.)
  2. Alış veriş (Düz satış)
  3. Ödemeli araç/servis (Rss okuyucu, iş ilanı vs. para vermeye değer iş yapan yazılım)

Bunların arasında gelir dağıtımlı servis (bkz Pilli Network) yapmak bence herkes için en iyisi. Böylece belki bir gün 9-6 işe gidip gelinen bir toplumdan başka bir toplum modelimiz olur.

İlgili yazılar

10.12.2007

Le Web Konferansı Başlıyor

leweb.jpg

Avrupa web endüstrisi 11-12 Aralık’da Paris’de Le Web Konferansı için toplanıyor.

Avrupa mı?

Le Web programı bu yıl Digg’den Facebook’a, TechCrunch gibi endüstri bloglarından sosyal yazılım gurularına bütün Silikon Vadisi peygamberlerini içeriyor. Konferans bir Avrupa toplantısından çok hakim Amerikan şirketlerinin Avrupa çıkarması gibi duruyor.

Konferans görselleri durumu iyi anlatıyor. Diyor ki: ey internet yolcusu, dünyanın hakimi olmak istiyorsan bu konferansa gelip dünyaya uzaydan bakman lazım.

25.08.2007

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu

ipnic_seal1.gifBir siteyi kapattırmak istiyorsanız karmaşık savcılık işleriyle uğraşmadan kendiniz mahkemeye kapattırma başvurusunda bulunabilirsiniz. Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu‘nu doldurun herhangi bir ekstra işleme gerek kalmadan mahkemeye başvurmuş oluyorsunuz. Bu formu doldurup gönderdikten sonra IPNIC sunucusunda bir mahkeme kararı yaratılıyor. Sonra basılabilir PDF formatındaki bu karar,

  • sitenin kayıtlı olduğu DNS servisine,
  • site sahibine,
  • ve yasal ve kamusal işlemler için avukatlara ve gazetecilere

gönderiliyor. Tek yapmanız gereken bu forma site bilgilerini ve kapattırma gerekçenizi yazıp göndermek. Site kapatılırsa IPNIC size mesaj gönderiyor. Daha önce bu formla kapatılmış örnekler için şu ve şu mahkeme kararlarına bakın.

IPNIC Servisi (“Internet Partnership for No Internet Content”) ve Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu Viyanalı aktivist sanatçı grubu Ubermorgen tarafından 2003 yılında başlatıldı. Amaç sadece devletin ve paralı kişilerin (Adnan Hoca gibi) değil herkesin Internet üzerinde kontrol sahibi olabilmesi.

23.06.2007

Adaletli Sıralama Açık Hesaplama Gerektirir

Açık Toplum Partisi gibi bir siyasi parti olsaydı seçimlerde, oy vermeyi düşünürdüm. Açık toplum açık teknoloji gerektirir. Teknoloji dedğimizde artık sadece LAZER anlamıyoruz tabi. Özellikle iletişim ve Internet teknolojisindeki gelişmeler –telekom altyapısından bloglara, arama motorlarından sosyal web 2.0 servislerine– şu anda içinde olduğumuz toplumu tarihte hiç olmadığı hızda dönüştürüyor. Bu dönüşümde yazılan her kod parçası, her işlem, her hesap, sisteme gömülen her kural toplumun kodu olarak belirir. Açık kod açık toplum demektir.

Türkiye’de toplum dönüştürücü teknolojilerden ikisi, yeni Blograzzi girişimi ve oldukça yaygın kullanılan Pilli Network, ortak bir özelliğe sahip: verdikleri servislerde açıklık göstermiyorlar.blograzzi-logo.gif

Blograzzi’nin “bir formülü”

Yeni açılan blog sıralama sitesi Blograzzi Türkiye’nin “en iyi” bloglarını sıralandırıyor. Blogların sıralaması bir kaç farklı puanın birlikte hesaplanmasıyla yapılıyor. Puanların nasıl harmanladığı sitede şöyle açıklanmış:

Blograzzi Puanı, Blograzzi’nin blogla ilgili Internetten derlediği tüm istatistikleri [Technorati ve Alexa Türkiye], kullanıcı oylamaları, favorileri ve yorumları ile birlikte kullanarak ağırlıklı olarak hesapladığı bir formüle dayanır.

Bir formül? Türkçe’de gizli kapalı bir şeyi kibarca ifade etmek için önüne “bir” koyarız. Bir köşe yazarı, bir kaynağa göre, bir söylentiye göre, bir televizyon kanalı gibi… Blograzzi’yi geliştirmeye devam eden sitenin kurucusu Arda Kutsal‘dan bu bahsedilen “bir formülü” herkese açık bir şekilde ifade etmesini istiyoruz.pilli-logo.gif

Pilli Network’ün “karmaşık algoritması”

Gelir dağılımı blog yazma ağı Pilli Network yazarlara kısa yazılarına olan ilgiye göre reklam gelirlerini dağıtıyor. Herkese örnek olması gereken bir sistem. Ancak açıklık konusunda bir problem var. Pilli gelir paylaşmayı nasıl hesaplıyor? Pilli.com’da şöyle açıklanmış:

Okunma oranlarını yorumlayan, olası yanlışlıkları gideren karmaşık bir algoritmamız var. Biz bir sitenin günlük gelirini giriyoruz, o bize kimin hesabına ne kadar para ekleyeceğimizi söylüyor.

Karmaşık bir algoritma? Biz soruyoruz o söylüyor? Kim? O kadar karmaşık ki size gösteremeyiz. Pilli ekibinden bu “karmaşık algoritmayı” herkese açmasını istiyoruz.

Pilli Network ve Blograzzi sistemlerindeki bu gizli hesaplarını açarlarsa sadece şu andaki kullanıcılarına adaletli davranmış olmayacaklar aynı zamanda Türkiye’de hızla gelmekte olan yeni nesil sistem tasarımcılarını da olumlu etkileyecekler.

21.06.2007

Kullan-At Eposta Adresleri

Kullan-at eposta servisi GuerrillaMail isteyen herkese 15 dakika sonra kendini yok eden bir eposta adresi veriyor. Rastgele yaratılan email adresini verilen süre içinde okuyabilir ve bu adresten istediğiniz kadar eposta atabilirsiniz. Anonim sevenler ve anonim kalmak isteyenlere…

guerrilla_mail_logo.gif

Ali Miharbi’nin Spam’i Sev ve Koru yazısından sonra kullan-at eposta adreslerini yazmayı düşündüm. Spam bir bela, bir kültürel olgu, bir davranış biçimi, gerçek, gizli, saklı, yan, teknoloji, çöp, hedef, istenmeyen, istenen, para, kara, karma, karışık, aktif, pasif, bir, fenomen. Bu şartlarda, her şeyin her zaman her yerde her şekilde kaydedildiği izlenen çözümlenen örüntülü örülen görülen aranan bulunan biriken biriktirmeli kategorili alt üst bir hayatta kimliksiz kalmak davranmak yaşamak isteyenler için geçici atıcı atılgan sistemler gerek. Kullan at eposta servis anonim kal. İster spam at ister gizli aşk mektubu kullan at bir nefes al.

Daha önce bildirgec.org’da da farklı farklı kullan-at eposta servisleri yazılmış.

10 Dakikalık Kullan-At Eposta Servisi
http://10minutemail.com/

24 Saatlik Kullan-At Eposta Servisi (Türkçe)
http://www.kolayeposta.com/

Kullan-at SMS servisi var mı? Başka ne tür kullan-at servis isterdiniz, bu yazıya yorum olarak yazın.