05.01.2007

Etiketler, Kümelenme ve Uzun Kuyruk

Internet Ekonomisinde Uzun Kuyruk Ne Demek?“ yazısında uzun kuyruk teriminin ekonomi dışındaki konulara da açıklık getirebileceğine değinilmişti. Bunlardan bir tanesi de son dönemde çok revaçta olan etiketleme sistemleri ve bunları ‘gezinilebilir’ kılarken karşılaşılan güçlükler. Aslında biraz ayrıntıya kaçan bir konu ama lafı geçmişken değinebiliriz…

Düğümküme sitesinde “tasarım, sanat, yazılım, internet, …” şeklinde kullanım sıklığına göre sıralanmış olan etiket bulutunun grafiği çizildiğinde bir ‘uzun kuyruk’ çıkıyor karşımıza. Aynı grafiğin benzerlerini Flickr, del.icio.us gibi sitelerdeki etiketlerde de oluşturmak mümkün.

Etiketleme sistemlerinde, işlemin etiketleyenlerin inisiyatifinde olması ve bunun katı kuralları olmaması, getirdiği pratikliğin yanında kullanıcının bazı bilgilere ulaşmasını da zorlaştırabiliyor. Etiketleyicilerin her zaman doğru bilgileri girdiklerini varsaysak bile, dildeki eş anlamlı, yakın anlamlı, sesteş kelimeler ve değişik dillerde girilen etiketler karmaşa veya kopukluk yaratabiliyor. Bu sorunu çözmek için etiketler, kümeleme (clustering) yoluyla sınıflandırılıyor ve birbiriyle ilgili etiketlerin bir arada olması sağlanıyor. Bu konuda başarılı gözüken Flickr, örneğin “turkey” etiketini dört cluster’a ayırmış ve etiketlerin birbirleriyle bağlantılarından yola çıkarak ülke ile kuş isminin ayrı gruplarda yer almasını sağlamış. Grigory Begelman, Philipp Keller ve Frank Smadja, Automated Tag Clustering: Improving search and exploration in the tag space isimli yazılarında bu tip cluster’lar otomatik olarak oluşturulurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyorlar ve bu arada uzun kuyruk fenomenine de değiniyorlar. Etiketlerin birbirleriyle ilişkileri hesaplanırken, popülaritenin dikkate alınmaması gerektiği savunulurken çok popüler olan “web2.0″ etiketi örnek gösteriliyor ve bu popülarite eğer bağlantılar arasında ağırlık katsayısına yansırsa etiketler arasında ilişkiyi göstermek yerine gereksiz bir sürü bağlantı oluşturacağı söyleniyor. Bu sebepten blog’ların başarısının ardında yatan uzun kuyruğun kesilip atılmaması; ilişkilerin, ortak bağlantı toplamına göre değil; bu toplamın, etiketlerin kurdukları bütün bağlara oranlanması ile hesaplanan olasılıklara dayandırılmasını öneriyorlar. Bunun yanında, uzun kuyruğun karanlık bir tarafı da var. Örneğin del.icio.us gibi bir sitede bir etiketin popüler olması ona olan güvenilirliği de artırıyor, kuyruğun ucuna gidildikçe özensiz veya kötü niyetli bilgilerin araya karışma olasılığı da artıyor. Bu da popülerliği arka planda bırakmanın getirebileceği bir sorun.

02.01.2007

Internet Ekonomisinde Uzun Kuyruk Ne Demek?

2007 yılında en çok tartışılacak konulardan bir tanesi Internet ekonomisiyle hayatımızda giderek daha fazla beliren Uzun Kuyruk (“The Long Tail”) kavramı. Uzun Kuyruk çok çeşitli ürünlerin toplam satışının çok tutan bir ürünün satışından daha fazla olmasını ifade ediyor. Örneğin milyonlarca kişi Internet kitapçısı Amazon’dan milyonlarca faklı çeşitte kitap satın alıyor. Amazon’da az satan çeşitli kitapların toplam satışı, çok satan bir ürünün satışından daha fazla olabiliyor. Ticaretle uğraşanlara pek de yabancı olmayan bu durum Internet üzerindeki yüksek trafikli alışveriş ortamları göz önüne alındığında Uzun Kuyruk denilen istatistiki dağılımı oluşturuyor.

Uzun Kuyruk (

Uzun Kuyruk Internet ekonomisi hakkında düşüncelerimizi düzenlememize çok yardımcı olan bir kavram. Bu kavram Wired dergisi editorü Chris Anderson’un son iki yıldır geliştirdiği ve sonunda kitabını çıkardığı bir ekonomi ve iş dünyası terimi haline geldi. Chris Anderson’a göre bir Uzun Kuyruk işi yapmak için 3 kural var:

  1. Çeşit bulundur.
  2. Fiyatları düşür.
  3. Bulmama yardımcı ol.

Uzun Kuyruk grafiğini ilk çizen Erik Brynjolfsson, Yu (Jeffrey) Hu, ve Michael D. Smith yaptıkları araştırmada arama ve erişim maliyetleri düşürüldüğünde –web servislerinde olduğu gibi– ürün satışlarının daha çok çeşitlenip kuyruğu uzatacağını yazıyor. Anderson bu teoriye paralel olarak Uzun Kuyruk kurallarını film, müzik, kitap satışlarından verdiği örneklerle destekliyor. Örneğin giderek daha fazla Internet üzerinden müzik tüketiyoruz ve Madonna gibi yıldızların albüm satışları orta sınıf müzisyenlerin toplam satışlarına göre giderek daha da azalıyor. Bu durum geçmiş yüz yılın yıldız yaratan pazarlama modellerinin giderek çürüyeceği anlamına geliyor. Tower Records gibi yıldızlar üzerinden para kazanmaya yönelik şirketler iflas etmeye başladı bile.

“The Long Tail” kitabında Anderson tüketicilerden sürekli alınan girdilerle oluşturulan süzgeçlerin (“filters”) Uzun Kuyruk üzerinde yol gösterici makenizmalar olduğunu söylüyor. Böylece tüketiciler çeşitler arasında dolaşıp seçim yapabiliyorlar. Bunun en bariz örnekleri Amazon tavsiye sistemi, Google PageRank, YouTube oy sistemi, veya Flickr etiketleri.

Uzun Kuyruk sadece iş dünyasında değil başka pek çok alanda da kafamızı toplamaya yardımcı olabilir. Yani klasik perkandecilik dışında pek çok başka konunun Uzun Kuyruğu olabilir. Kültürel üretim alanına Uzun Kuyruk gözlükleriyle baktığımızda yeni hareket vektörleri görebiliriz. Örneğin bugünün paha biçilmez çağdaş sanatçıları Uzun Kuyruğun başında duruyor. Bu alanda yüzlerce “yüksek” sanat yapan ve fahiş fiyatlara satan çağdaş sanatçı olabilir, ancak kuyruğa baktığımızda milyonlarca farklı sanatçıyı düşük fiyatlara satarken görebiliriz. Ekonomik olarak zayıf sanatçıların gücünü sadece birazcık arttıracak bir pazar yaratıldığında Uzun Kuyruk’da dengeler karışacağından sanat endüstrisi karışabilir.

Özetle Uzun Kuyruk üzerinde ürünlerle insanları yer değiştirin, kuyruğun sonundaki insanlara sadece biraz güç veren sistemler geliştirdiğimizde o kuyruğun etkilediği alanlar ters düz olabilir.

İlgili bağlar:
The Long Tail kitabının giriş bölümü (PDF)
The Long Tail tanıtım filmi
Wired dergisi Long Tail makalesi