15.03.2010

Twitter Robotu, 1935, Londra


Twitter Robotu, 1935, Londra.

“Robot haberci kişiler arası notları kamusal alanda gösteriyor.” Kaynak: Modern Mechanix (Ağustos, 1935)

17.06.2009

İran Seçimleri Sonrası Ağlı-Bağlı Sosyal Medya Politikaları

noosphere

Görsel: The promise of noöpolitik

ABD hükümet yetkilileri, İran’daki tartışmalı seçimlerin ardından televizyon ve gazetelerde şaibeli seçim gibi kelimeler kullanmamaya özen gösteriyor. Ne de olsa başka devletin içişleri, mantıklı. Fakat sosyal medya ile izlenen strateji o kadar diplomatik değil, daha ağlı-bağlı, daha noöpolitik. Peki nedir bu noöpolitik?

Bu yazının geri kalanını okuyun »

06.04.2009

Twollars: Twitter Para Birimi

twollars01

Türkiye’de olsa “Teşekkürü bir borç bilirim” sloganıyla yola çıkması muhtemel yeni Twitter servisi Twollars kendini “Twitter Thank You Money” diye tanıtıyor. Twollars ile Twitter kullanıcılarına teşekkür ederken, sanal para da verebiliyorsunuz. Mesela mesajın içine “Give 2 Twollars @darita” yazdığınızda para göndermiş oluyorsunuz.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

28.09.2008

İmparatorluğun İki Başkan Adayı Kitlendi

Dün imparatorluğun iki başkan adayı milyonların gözü önünde canlı tartışma yaptı (“presidential debate“). Demokratik Parti adayı Barack Obama ve Cumhuriyetçi Parti adayı John McCain tüm dünyanın gözü önünde televizyonda canlı yayında tartıştı ve soruları cevapladı. Daha önce TV + Twitter = Katılımcı Demokrasi? yazısında bu tarihi tartışmaya video paylaşım servisi current_ tv yeni bir yaklaşım getirdiğinden bahsetmiştik. Current_ tv tartışma sırasında TV ekranında web’den canlı canlı aldığı Twitter yazılarını gösterdi. Yukarıdaki video’da insanların zaman zaman nasıl iki liderden de farklı görüşlerde olduğunu görebilirsiniz. Bu iş merkezden-kitleye medya ile kitleden-kitleye medyanın birleştirilmiş halidir.

Tartışmada önemli bir konu geçen hafta patlayan (bkz Büyük Sistem Krizi), yatırım devi Lehman Brothers’ın battığı, Merrill Lynch’i Bank of America’nın yuttuğu, dünyanın bir çok yerinde borsaların kapandığı küresel finansal krize (bkz Aşırı Budalalık) getirilmek istenen çözümdü. Son finansal krizden kurtulmak için Wall Street şirketlerinin borçlarını Amerikan devletinin karşılaması söz konusuydu. Devlet bu kadar büyük bir parayı ödeyecek mi ödemiyecek mi tartışması iki başkan adayını da tıkadı. Bu para ödenirse Amerikan Devlet’i halkın vergisinden toplanan paraları özel şirketlere vermiş olacak. McCain bu olaya onay verirse bir ay sonra seçimlerde oylarının düşeceğini bildiğinden onay vermedi, Obama ise aynı sebepten çekimser kaldı problemin daha derin olduğundan bahsetti durdu.

17.09.2008

TV + Twitter = Katılımcı Demokrasi?

26 Eylül’de Amerika’da Demokratik Parti adayı Barack Obama ve Cumhuriyetçi Parti adayı John McCain tüm dünyanın gözü önünde televizyonda canlı yayında tartışacak ve soruları cevaplayacak (“presidential debate”). Bu tarihi tartışmaya video paylaşım servisi current_tv yeni bir yaklaşım getiriyor. Current_tv tartışma sırasında TV ekranına sizin Twitter yazılarınızı gösteriyor olacak.

TV+Twitter Nasıl olacak?

1. 26 Eylül saat 8:30pm EST (Türkiye saatiyle 3:30am) canlı yayın başlıyor. Amerika’da kablo ve uydu üzerinden Current_tv kanalından izleyebiliyorsunuz, ayrıca dünyanın her yerinden current.com/debate adresinden takip edebilirsiniz.

2. Twitter hesabınız yoksa bir tane edinebilirisiniz (current_tv Twitter ortaklığının sebebi).

3. Twitter’da mesela “Türkiye İncirlik hava üssünden nükleer bombalarınızı kaldırın #current” dediğinizde TV ekranında çıkacak bu. Mesajnızın sonuna #current eklemeniz yeterli.

4. Ayrıca kim ne diyor Twitter aramasından #current etiketi ile takip edebilirisiniz.

Eski medya ile yeni medya karıştırması olarak çok başarılı bir girişim. TV gibi son derece merkezden-kitleye mesajların iletildiği bir medya ile Twitter gibi son derece kitleden-kitleye mesajların iletildiği medya bir arada. Katılımcı demokrasi adına önemli bir adım. Darısı Türkiye’nin başına.

Türkiye’de katılımcı demokrasi?

Amerika’da “Presential Debate” denilen şey parti liderlerinin seçime az kala herkesin önünde sorulara açık bir şekilde canlı tartışma yapması, soruları cevaplaması. Büyük cesaret ve sorumluluk isteyen bir hareket, ağır psikolojik baskı. Türkiye’de hiç bir politikacının cesaret edemediği bir hareket. Türkiye’de bunu yapabilecek ilk politik liderleri ayakta alkışlarız.

Ayrıca Türkiye’de henüz hayatına başlamış olan web TV servislerinin (Televidyon, Keylife) benzer entegre –Twitter, bloglar vb sosyal ortamlarla– hareketlerle Türkiye’de yeni nesil katılımcı politikaya büyük katkıda bulunacağını düşünüyorum.

Ayrıca konuyla alakalı olarak Düğümküme Twitter hesabından kısa haberleri ve yorumları takip edebilirsiniz.

02.03.2008

Sosyal Akım Uygulamaları

sosyal-akim-uygulamalari.jpg

Amerikan Internet’ini takip ediyorsanız son bir aydır ardı arkası kesilmeden çıkan sosyal akım uygulamalarının farkındasınızdır. Twitter, Jaiku, Facebook, Plaxo gibi servislerle başlayan sosyal akım uygulamaları basitçe arkadaşlarınızın hepsine birden bir anda SMS atmaya eş değer bir imkan veriyor. Şu anda ne yaptığınızı yazıyorsunuz bir web arayüzüne bir anda bütün arkadaşlarınız haberdar oluyor sizden. Son zamanlarda WordPress de blogunuzu aynı şekilde kullananbilmenizi sağlayan bir etklentiyi test ediyor.

Bu uygulamların en yaygın kullanım alanlarından biri konferanslarda ve etkinliklerde ne oluyor arkadaşlarınızı ve dünyayı haberdar etmek. Mesela Ebay’in kurucusu Pierre Omidyar şu anda TED konferansında, konferansda Pierre’in gözünden neler olup bittiğini dakika dakika kendi Twitter’ımdan okuyorum:

Pierre: Al Gore TED sahnesine çıktı
Pierre: Gore Tim Oreilly’e öpücük gönderdi
Pierre: Gore: “Küresel ısınma sorununu çözmek için demokrasi sorununu çözmemiz gerek”
Pierre: Gore: “Çalışma vergisi yerine karbon vergisi”
Pierre: Gore: “Bizim nesil bu çözülmesi gereken sorunu sandığımızdan çok daha yukarı çıkarabilir”

Pierre TED konferansındaki yüzlerce Twittercıdan sadece biri, yorumları ve gözlemleri ilginç olduğu için takip ediyorum. Konferans bugün bitiyor, eve dönüyorlarmış…

Sadece metin mesaj mı?

Sosyal akım sadece metinsel mesaj biçiminde değil, fotoğraf ve video olarak da geliyor. Flickr fotoğraf servisinde oluşturulan setler sayesinde gidemediğiniz etkinlikleri adeta fotoroman gibi takip edebiliyorsunuz. Mesela TED konferansından fotoğraflar sahnedeki konuşmacılardan koridorlarda olan bitenlere pek çok anı neredeyse canlı canlı gösteriyor.

Canlı video ise sosyal akım uygulamarında daha yeni yeni yerini alıyor. Örneğin geçenlere Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda bir kaç blogcu cep telefonlarından çektikleri videoları anında webden yayınlıyorlardı. Hatta blogcu Robert Scoble yeni Nokia modelinin video stream özelliğini ve Qik cepten video servisini kullanarak ayaküstü yaptığı Davos röportajlarını canlı yayınlıyordu.

Toplayıcılar

Sosyal akım uygulamaları yazma ve toplama servisleri olarak ikiye ayrılmaya başladı. Yazma servisleri bütün içerik üretilen bütün Twitter, Thumblr, Last.fm, Facebook status ve benzeri uygulamalar. Toplama servislerinden kastımız bir çok farklı kaynaktan gelen mesajları toplu olarak okuma sağlayan servisler. Mesela Flickr’dan fotoğraflar, YouTube’dan videolar, Qik’dan canlı videolar, blogdan son yazılar, MySpace’den son mesajlar, Last.fm’den son müzikler hepsi bir listede yayınlanıyor… Bütün bu kaynaklar RSS beslemelerinden okunarak toplanıyor. Bu tür toplayıcı servislere örnekler: FriendFeed, Second Brain, Onaswarm, Lifestrea.ms, sayılabilir. WordPress Lifestream eklentisi ve diğer bir blog yazılımı geliştiren şirket SixApart da MovableType için ActiveStreams adında blogunuzda toplayıcı görevi gören eklenti çıkardı iki ay önce. Bunlardan çok var tabi, en son ReadWriteWeb’de 35 tanesinden bahsedildi.

Esasen toplayıcıların bir RSS okuyucudan (Bkz RSS nedir nasıl kullanılır?) farkı yok sadece ayrı ayrı takip etmek yerine arkadaşlarınızın RSS beslemelerini toptan takip etmenizi sağlıyorlar. Çeşit çok olunca bir araya getirip toplumun aklını odaklamak yeni bir pazar olarak ortaya çıkıyor.

Bu hafta Amerikan Internet’i için iki önemli konferans yapılıyor. Biri Etech Koneferansı, “Internet’in başkenti” San Francisco’da, diğeri SXSW Konferansı, petrol patronları ülkesi Teksas’da. Her iki konferansa da katılan şirketlerin ürünleri 2008 boyunca bloglarda dünyaya tekrar tekrar tanıtılacak ve tüm dünya vatandaşları yeni Twitter’lar yeni Facebook’lar yeni sosyal akımlı uygulamalar alışkanlık edinecek.