15.05.2009

RomaEuropaFAKEFactory: Katılım Çağrısı

Son zamanlarda ifade özgürlüğü denince çoğumuzun aklına, özellikle YouTube ve erişime kapatılan siteler nedeniyle devlet baskısıyla yapılan ideolojik sansür geliyor. Bunun yanında, her ne kadar iç içe geçebilseler de, sansürün başka bir biçimi diyebileceğimiz, ideoloji değil ekonomi tabanlı, dünyada giderek sıkılaşan ve teknoloji yoluyla koruma altına alınmaya çalışılan, telif hakları ile yasallaşan kısıtlamalara karşı tepkiler de artıyor. İtalya’da başlayan ve uluslararası bir yarışmaya dönüşen RomaEuropa Fake Factory de bu tepkilerden birisi. Duyuruları aşağıda.

20090503-093101-1

Bu yazının geri kalanını okuyun »

08.06.2005

Dijital hakların işlemciye gömülmesi hakkı kime ait?

Steve Jobs Apple Dunya Geliştiriciler Konferansı‘nda Apple’in artık Intel işlemciler kullanacağını açıkladı. Gelisme cok cesitli tartismalara yol aciyor. Apple kendini yazilim sirketi olarak konumlandirirken bu degisimi en az hasarla gecirmek icin cok cesitli yollar kullaniyor. “Evrensel Binary” dedikleri hem PowerPC hem Intel platformu icin derlenmis binary dosya turu, Intel islemcili $999′luk Apple ile beraber gelistirici gecis kiti gibi paketler oneriyorlar yazilim gelistiricilere. Apple’daki bu degisim Intel’in urettigi islemcilere dijital hak yonetimi (DRM-Digital Rights Management) koyma karari ile beraber okundugunda yakin gelecekte “dijital ortamda kimlik” kavraminin yazilima degil islemciye gomulu olarak isleyecegini gorebiliriz. Muzik, film ve bilgisayar oyunu gibi urunlerden tekrar para kazanmaya baslamanin iyi bir yolu olarak duruyor. Ancak bu bakis acisi dunyada endustrilesmeyle varolan, kitlesel seri kultur urunleriyle yikanmis, dogrusal dunyanin yarattigi bakis acisi. Dogrusal olmayan karmasik uretim bilgisyar teknolojileriyle dunyanin her yerinde yayiliyor, ve yeni yasam bicimlerini, yeni sehir anlayisini, yeni kanunlari, yeni gorsel tasarimi, yeni devlet anlayisini, yeni insan iliskilerini dayatiyor. Bu sartlarda calisan ve hatta bu sartlari yaratan urunler gelistiren Apple, Intel, Microsoft gibi sirketler yenilikci dusunmektense bilincli veya bilincsiz olarak eski dunyanin kafasiyla hareket ediyorlar ve zamanin ruhunu temsil edemiyorlar.

apple-intel

24.03.2005

Bazı Hakları Saklıdır!

Creative Commons Licence’i şu anda Emre Bayamlıoğlu tarafından Türkçe’ye çeviriliyor. Hatta bitmiş bile olabilir (kendisi ile bir ay kadar once konuştuğumuzda bana CC ile yazıştığını ve Türkçeye çevirilmek üzere olduğundan bahsetmişti.) Bu çok güzel bir haber. Özellike bağımsız fikir, sanat ve bilumum iş üreten kimseler ve organizasyonların bundan büyük fayda sağlayacağı kesin. Yaklasik iki sene kadar once Istanbul merkezli bagimsiz plak sirketi Domestic Lo-Fi Inc. yayimlamak istedigi islerin haklarini korumak icin mevcut herhangi hukuksal bir yapiyi kendine uygun bulamamis ve bir iki album dogrudan yayin haklari korumasiz/ciplak bir sekilde dagitilmisti. DLFI in bundan herhangi bir ticari kazanc elde elmek istemedigi zaten asikardi ama yaraticisinin haklarinin korunmasini dogal olarak istiyordu. CCL iste tam da bu tur problemlerin cozum onerisi. Farkli surumleri farkli amaclara hizmet etmek uzere tasarlanmis. Ornegin, CCL ile islerini kismen koruma altina alan Textone in sitesinden indirdiginiz yuksek kalite MP3 ler icin herhangi bir meblag odemiyorsunuz. Ayrıca DJ’ler kendi setlerinde bu parçaları kullanmakta yine serbestler. Textone sitesinde gezinirken üyelerden birinin sağlam bir sorusuna rastladım; DJ eğer performansı karşılığında herhangi bir ücret talep ediyorsa bunun Textone’ı ne derecede ilgilendireceği ile ilgiliydi. Plak şirketi yetkilileri bunun bir problem olmadığını cevap şeklinde bildirmiş. Aslında mevzu oldukça basit; eserlerin orjinalliğini, künyesini, içeriğini, adını-sanını değiştirmemek ve satmamak kaydı ile aklınıza gelen herşeyi yapmakta özgürsünüz! İşlerinizi CC ile lisanslamak isterseniz bu servis ücretsiz. İnternetten erişilebilen ‘işler veritabanı’ sayesinde ilgili kimselerin eserinize kolayca ulaşabilmesi de oldukça hoş.