17.12.2008

Cep Telefonlarında Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra – 2

Cep telefonlarının geçtiğimiz beş yılda nasıl bir evrim geçirdiğini bu yazının bir önceki bölümünde özetlemiştim. Kısaca hatırlarsak, mobil-cep telefonu pazarında kurumsal cihazların farklılaşması ve bireysel cihazların yükselişi gibi iki dönemi geride bıraktık. Kurumsal cihazların farklılaşması döneminde Blackberry ve Palm gibi cihazlar iş dünyasına yönelik form (klavye) ve arka plan sistemler geliştirdiler. Bireysel cihazların yükselişi döneminin baş aktörü iPhone oldu ve hem form hem de uygulama alanında büyük adımlar attı.

Yeni dönemdeki ilk hareketlenmelere baktığımızda, yeni nesil cihazlarda bireysel-kurumsal ayrımının iyice bulanıklaşacağını görüyoruz. Tam ekran dokunmatik cihazlar, birçok üreticinin takip ettiği bir standart haline geliyor. Kullanım beklentileri de bu yönde evrim geçiriyor.

Tam ekran cihazlara kullanılabilirlik açısından bakalım. Önemli bir gelişim, dokunmatik teknolojisinin iyice yaygınlaşması ve kişisel araçların bir parçası haline gelmeye başlaması. Kısa bir süre önce cep telefonlarında pek kullanışlı olmayan dokunmatik etkileşim, ekran boyutu ve çözünürlüğü ortalamalarının yükselmesi ile daha cazip oldu. Daha da önemlisi, kapasitif dokunmatik ekranların iPhone ile mobil cihazlara uyarlanması ile stylus denilen ara-kalemlere gerek kalmadı. Kapasitif dokunmatik ekran, kullanılabilirlik açısından son derece avantajlı bir teknoloji, çünkü parmak ile kullanıma en çabuk tepki veren altyapıya sahip diyebiliriz. Bu konuda daha detaylı bilgi için Burak Arıkan’ın bir sene kadar önce yazdığı iPhone’daki Çoklu Dokunmatik Ekranın Sırları adlı yazıyı okumanızı öneririm.

Kapasitif dokunmatik ekran

Kapasitif dokunmatik ekran nasıl çalışır?

Diğer bir kullanılabilirlik unsuru da dokunsal geribesleme (haptic feedback). Mesela, klavye kullandığımızda tuşların fiziksel olarak yer değiştirmesi ve çıkarttıkları tıkır tıkır sesler dokunsal geribesleme ögeleri. Dokunmatik cihazlar bu konuda eskiden beri dezavantajlı, çünkü fiziksel olarak geribesleme vermeleri çok zor. Fakat son zamanlarda ortaya çıkan dokunmatik cihazlar görsel, işitsel ve titreşim gibi unsurlarla bu sorunun üstesinden geliyor. Örnek olarak yeni MacBook Pro bilgisayarlarındaki touchpad’i (bunun Türkçesi var mı?), Samsung Instinct ve Blackberry Storm cihazlarının arayüzlerini işaret edebiliriz.

Son kullanılabilirlik unsuru da dokunmatik teknolojinin cihazları çok daha taşınabilir yapması. Klavyeli telefonlar dokunmatiklere göre nispeten şişman ve dolayısıyla taşınabilirlik konusunda daha dezavantajlı.

Kısacası, kullanım açısından beklentiler bireysel-kurumsal ayrımı olmadan evrim geçiriyor ve geçmişte farklı yollar izlemiş olan bu kullanıcı profili, birbirine yakınlaşıyor. Yeni dönemin en önemli iki hareketlenmesi bireysel ve kurumsal cihazların birbirine çok yaklaştığı iki durum olan HTC Android T1 ve Blackberry Storm.

Android, Google desteği ve açık kaynak geliştirici topluluğunun heyecanı ile çok hızlı evrim geçiren bir sistem. Telefon üreticileri için çok da çekici çünkü lisans ücreti yok ve sistem bedavaya sürekli gelişiyor. Servis sağlayıcıları için iPhone’un tabanını kaydırabilecek bir ölçeğe ulaşma potansiyeli var. Üstelik klavyeli-dokunmatik çok çeşitli formları destekliyor. Şu anda resmi olarak Exchange desteği vermeyen Android’ın bu açığı da muhtemelen kısa sürede kapanacaktır.

Blackberry Storm, fiziksel klavyesi bir simge haline gelen RIM şirketinin bireysel cihaz pazarında pay kapmaya çalıştığının ilk göstergelerinden biri. Blackberry, iPhone’a kaybettiği ve kaybedeceği kullanıcıları Blackberry Storm ile geri almaya çalışıyor. Fakat iş sadece cihazla bitmiyor. iPhone, Apple’in yıllardır oluşturduğu yüksek estetik üzerine bir kültür yaratmış durumda ve bu kültürün çekiciliği, Blackberry’nin ana teması olan verimlilikten çok farklı.

HTC T1 ve Blackberry Storm, iPhone ile yarışamayabilir. Fakat önemli olmalarının sebebi, geçtiğimiz 5 yılda oluşan bireysel-kurumsal ayrımını ortadan kaldırmaya çok yaklaşmaları. Teknik olarak nispeten daha kolay olan bu yaklaşım, algısal olarak daha zaman alacakmış gibi görünüyor. İş cihazı geliştirmekle, daha iyi ekran, klavye vs. eklemekle bitmiyor. Mobil cihaz üreticilerinin markalarını yeniden konumlandırmaları, hem bireysel hem kurumsal ihtiyaçları karşılayacak stratejiler ve marka kimlikleri geliştirmeleri gerekecek.

Son olarak, mobil cihazların geleceği ile bazı sorular ortaya atalım:

- Mobil cihazların ekranları nasıl bir yön izleyecek? Daha büyük görüntü için nasıl teknolojiler uyarlanacak? Örneğin: projeksiyon, katlanabilir ekran vs.

- Telefondan mobil bilgisayara doğru gerçekleşen evrimde mobil cihazlar sosyal hayatı nasıl etkileyecek? Arama, mesajlaşma gibi uygulamalar yerlerini hangi ana uygulamalara bırakacak?

- Cep telefonu kullanım açısından bir uzvumuz haline mi geliyor? Yakın gelecekte bu uzvu cebimizde taşımaya devam mı edeceğiz?

İlgili Düğümküme yazıları:

10.12.2008

Cep Telefonlarında Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra – 1

Bu yazıda cep telefonlarının geçtiğimiz beş yıl içerisindeki gelişiminden ve önümüzdeki günlerde nasıl bir yol izleyebileceğinden bahsedeceğim. Cep telefonu fermanı tadında upuzun bir yazı olmaması için içeriği ikiye bölüyorum. Bu ilk bölümde geçtiğimiz beş yıla bakacağız.

Cep telefonları, karşıladıkları kullanıcı beklentileri açısından evrim geçiriyor. Alışılageldik temel özellikler (örn. boyut, şarj, sağlamlık) satın alma kriterleri olarak yeterli olmamaya başladı, çünkü artık mobil cihazlar kullanıcılara telefon odaklı fonsiyonlardan çok daha fazlasını sunuyor. Geçtiğimiz yıllarda üreticiler, kullanım alanlarına göre özellikler sunarak kendilerini farklılaştırdılar. Mesela, iş dünyasına yönelik  telefonlar bağlılık (Exchange, e-posta, bluetooth vs.) ve verimlilik üzerine yoğunlaştı. Bu alanda Blackberry, e-posta sistemi ve klavyesi ile kendine has bir kültür oluşturdu, hatta bazı kullanıcılar için bir nevi bağımlılık yarattı.

Bireysel telefonlar ise kullanıcılara müzik dinleme, fotoğraf çekme gibi başka cihazların gerçekleştirdiği fonksiyonları tek cihazla yapma olanağı sunmaya başladı. Mobil internet tarayıcılarının içinde bulunduğu içler acısı hal iPhone‘un çıkışı ile bir son buldu. Bireysel cep telefonları özellikle son iki yıldır büyük gelişim gösterdi. Önce iPhone geldi, arkasından LG, Samsung ve HTC gibi üreticilerden bir dolu benzer cihaz çıktı. iPhone, aynı zamanda form olarak yeni bir kategorinin başını çekti. Bu kategoriye tam ekran dokunmatik mobil cihaz diyebiliriz.

Bireysel cep pazarında uygulamalar, iPhone ile yeni bir anlam kazandı. Poker, Solitaire gibi basit ve popüler oyunlar yerini çok daha alımlı, garip ve yaratıcı uygulamalara bıraktılar. Bu uygulamaların gelişimi başlı başına bir yazı konusu fakat kısaca şunu söyleyebiliriz. Cep telefonuna uygulama eklemek/çıkarmak, hem arayüz açısından hem de psikolojik açıdan çok daha kolay bir aktivite olarak algılanmaya başladı.

Tam ekran dokunmatik cihazların en büyük eksiği, kurumsal e-posta sistemlerini Blackberry ve benzerleri kadar iyi desteklememesi ve iş dünyasına yeterince hitap edememesi idi. Bu eksiklik geçtiğimiz 6 ayda iPhone’un Microsoft Exchange desteği vermesi ile azaldı ve iPhone PDA dünyasına yarışmacı olarak katılmış oldu.

Yazının ikinci bölümünde bireysel-kurumsal cihazların HTC Android G1 ve Blackberry Storm gibi cihazlarla nasıl bir yol izlediğinden bahsedeceğiz.

03.12.2008

İş Planı Hazır 500 iPhone Projesi

Yap yap sat. Düşünme durma hemen şimdi başla! Gerçek mi reklam mı yeni bir toplu filtreleme taktiği mi sorma. Silikon Vadisi’nin en büyük Venture Capital’lerinden Kleiner Perkins iFund isminde 100 milyon dolarlık bir fon işletiyor iPhone uygulaması geliştirecek startup şirketler için. Techcrunch’dan aldığım bu habere göre fon’a yapılan başvuruların bulunduğu SQL veritabanı yanlışlıkla web’a açılmış. Kim göndermiş, iş planı, demo herşey 558 proje tüm detaylarıyla burada:

http://209.85.173.132/search?q=cache:http://planet.emeteora.com/~nitemare/kpcb.sql

Kleiner Perkins uyandığında kaldırtmış verileri ama web’e bir defa düşen mal öyle kolay kolay ortadan kaybolmaz. Anında kopyalanmış ve hatta hemen Google Index’ine girmiş.

Ekonomik açıdan bu olayın web’e olan etkisi bir zamanlar New York’da yaşanan elektrik kesintisinin müzik tarihine etkisine, Hip hop’un doğuşuna benziyor. Yaşanan büyük elektrik kesintisi sonucu tüm New York karanlığa gömülmüş. Bronx’un fakir sokaklarından gelen gençler elektronik ve müzik dükkanlarını yağmalayıp çeşit çeşit malzemeler edinmişler. Sonra bunlarla yaptılkarından Hip Hop gelişimiş derler bir efsane olarak.

18.11.2008

Google iPhone Sesli Arama Uygulaması Çıktı (Ya Türkçesi?)

Bugün Google iPhone sesli arama uygulamasını çıkardı. Uygulamayı kurduktan sonra hiç bir düğmeye dokunmadan telefonu kulağınıza götürüp mesela “boğaz köprüsü fotoğrafları” dediğinizde karşınıza boğaz köprüsünden fotoğraflar geliyor Google arama sonucu olarak. Arama işlemi konuşmayı tamamladığınızda otomatik olarak geçekleşiyor ve ekrana bakana kadar sonuçlar gelmiş oluyor (hızlı internet varsa). Ayrıca sesli arama GPS yer bulma sayesinde bulunduğunuz şehre özel yapılıyor, mesela sinema saatleri aradığınızda İzmir’de faklı İstanbul’da farklı ilgili sonuçlar karşınıza çıkıyor.


Google Mobile App’i buraya tıklayarak kurabilirsiniz.

Sesli arama aslında bir uygulama paketi olan Google Mobile App‘ın parçası. Telefonunuza yüklediğinizde içinde başka faydalı özellikleri göreceksiniz, mesela ekran klavyesi kullanırken aklıllı tamamlama, kısa yollar ve geçmiş aramaları gösterme, ve kullanıma göre arama tavsiyeleri yapabiliyor.

Türkçesi var mı?

Şu anda sadece İngilizce çalışıyor, hatta sadece Kuzey Amerika aksanını tanıyabiliyor. Bizzat denedim, sesli aradım “pictures of bosphorus” diye, köprü cami boğaz fotoğrafları çıktı. Türkiye’den de aramalarınızı İngilizce telaffuz edebilidiğiniz sürece sistem gayet iyi çalışacaktır.

Türkçe ses tanıma yazılımları da var bildiğimiz ancak, bunları geliştiren şirketlerden ne yaratıcı bir iş görebildik ne de bu şirketler sistemlerini açtılar soranlara (iki yıl kadar önce ısrarla sormuştum). Mesela bugün GVZ Ses Teknolojileri tarafından geliştirilen bir ses sentezleme yazılımı –ve sonra Koç tarafından satın alınan– pek çok telefonlu müşteri hizmetinde kullanılıyor Türkiye’de. Neden Türkçe tanıyan bir iPhone app yapılmasın hemen yarın?

Sesli arama nasıl çalışıyor?

Uygulama sorunuzu bir ses dosyası olarak kaydedip Google sunucusuna gönderiyor. Dosya Google ses işleme uygulaması tarafından çözülüyor, içindeki anahtar sözcükler aratılıyor, ve sonuçlar size geri yollanıyor.

Aslında Google 1-800-GOOG-411 telefon rehberi servisini bir süredir bedava işletiyordu. Bu servisi kullananlardan topladığı ses kayıtlarıyla ses işleme algoritmalarını iyileştiriyordu. Şimdi bu sistemin ilk ürününü çıkarmış oldu.

Böylece Google artık sadece yazdıklarınıza değil söylediklerinize de sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Yani biz iPhone üzerinden ses araması yapıp gelen sonuçları doğruladıkça Google’ın ses işleme sistemi daha da gelişecek. Bizler bedava kullandığımız servis karşılığı sesimizi ve aklımızı (doğrulama ve konuşma) veriyor olucaz, ama bu verilerimizin bedelini kendimiz değil Google belirliyor olacak. Bu konuda daha fazla öğrenmek isterseniz bkz http://userlabor.org

Diğer telefonlarda sesli arama olacak mı?

Bu sorunun cevabını Google mobil ürünler sayfasında çok net görebilirsiniz, şu aşağıdaki sıralamaya bakmanız yeterli…

15.09.2008

Android Neden Önemli?

Android işletim sistemini duymuşsunuzdur. Linux tabanlı, Google destekli, açık kaynaklı cep telefonu işletim sistemi. İlk Android telefonu Dream‘in, T-Mobile cep operatöründen, Ekim 2008′de çıkacağı söyleniyor. iPhone benzeri dokunmatik büyük ekranlı cihazların (mesela) hızla türemeye başladığı şu günlerde Android, cep telefonu dünyasını yerinden oynatabilir. Şu göstergelere dikkat:

Destekçisi bol

Android’in arkasında Google ile birlikte cep operatörlerinden içerik sağlayıcılarına ve çipçilere kadar büyük bir destek var (Open Handset Alliance). Mesela, China Mobile, Çin’in en büyük operatörü. Kullanıcı sayısı yaklaşık 312 milyon! Google’ı anlatmaya zaten gerek yok.

Web 2.0 ile uyumlu

Android, internet ve web 2.0 uygulamaları dikkate alınarak sıfırdan geliştirilmiş ilk cep işletim sistemi. Android telefonlarda uygulamalar hem internet ile hem birbirleri ile iletişim kurabilir, bunu perde arkasında yapabilir. Mesela, harita uygulaması adres defterinin bir parçası olarak çalışabilir. Bu işlemler çok küçük kod parçacıkları ile yapılıyor.

Açık taban, korunabilir yenilik

Açık kaynak sistemlerin 2 avantajı var: geliştirme ve lisanslama maliyetleri düşük, topluluklarının mucitliği sisteme yenilik getiriyor. Ayrıca Android, bir lisanslama çalımı ile operatörlerin uygulama platformunu keyiflerine göre özelleştirip kapalı kaynak olarak lisanslamasının da önünü açmış durumda (Apache lisansı).

Çok cihazda çalışabilir

iPhone süper bir cihaz, ama iPhone donanımı ile sınırlı. Android potansiyel olarak yeni çıkan, çıkmaya hazırlanan tüm kabiliyetli mobil cihazlarda çalışabilir. Hatta, Google vizyonu telefonların da ötesinde, araba navigasyon sistemlerini, sofistike ev aletlerini, süper mobil bilgisayarları da içeriyor.

Bugün eğer geliştirici olarak çalışıyorsanız ya da bu konuya ilgi duyuyorsanız, Android ile hemen oynamaya başlamanızı tavsiye ederim. Bugün Android için geliştireceğiniz uygulamalar yarın bir dünya telefonda çalışabilir.

Uygulama geliştirme paketini’ni şu adresten indirebilirsiniz. Aynı adreste direktifler mevcut, maalesef İngilizce. Eğer ki konuya ilgi duyup da İngilizce bariyeri yaşıyorsanız bu yazının yorumlar kısmında belirtin.

İlham almak isterseniz, Android yarışması için geliştirilen 50 finalist uygulamaya bir göz atın.

11.07.2008

iPhone Pazar Yeri Açıldı

Önümüzdeki bir kaç gün içinde iPhone haberlerinden bıkmış olacaksınız muhtemelen. iPhone neden bu kadar heyecan yaratıyor? Dokunmatik ekran internet bağlantılı akıllı telefon olması mı? Bu özellikleri zaten geçen sene ilk çıktığında aklımızı almıştı. iPhone geldi, iPhone nasıl kırılır?, iPhone Türkiye’de çalışır mı? gibi yazılar Düğümküme’de yüksek trafik alan yazılar olmuştu. Şimdi telefona GPS eklenmesi ve 3G hızlı internet bağlantısı tabii ki telefonu daha da kullanışlı kılıyor. Ancak bu yeni heyecanın esas sebebi iPhone’un bir mobil platforma dönüşmesi.

iPhone sadece bir cep telefonu değil akıllı telefon uygulamaları için bir pazar. Bir zamanlar nasıl Microsoft Windows işletim sistemi PCler için pazar oluşturduysa, nasıl Facebook platformu sosyal uygulamalar için bir pazar oluşturduysa, iPhone da üzerinde uygulama geliştirmeye açık platformuyla akıllı cep telefonları için bir pazar oluşturuyor. Daha çıkmadan yüzlerce uygulamanın promosyonu yapılmaya başlandı. 1 dolardan 20 dolara kadar fiyatlandırlımış, reklamlı reklamsız bedava uygulamlar daha iPhone çıkmadan iTunes üzerinden satılmaya başladı. iPhone App Store‘da en çok satanlar arasında SuperMonkeyBall oyunu, OmniFocus üretkenlik arttırıcı, iLoveControl uzaktan kumanda, YellowPages ilanlar, Twitterrific, BigTipper bahşiş hesaplayıcısı, ShopIt alışveriş listesi, ShoutIt uzaktan sessiz bağırma, Metro Haritaları gibi tek fonksiyonlu uygulamalar var.


En çok satan SuperMonkeyBall 9.99 dolar ve şu ana kadar yaklaşık 12 bin satmış, 120 bin dolar gelir elde etmiş. En pahalı uygulama Omnifocus 19.99 dolar, şu ana kadar yaklaşık bin tane satmış, 20 bin dolar gelir elde etmiş. Bu satışlardan uygulama sahipleri %70 kazanırken Apple %30 kazanıyor. Yani SuperMonkeyBall yapımcısı Sega oyun şirketi 84 bin dolar, OmniFocus yapımcısı Omni Group şirketi 14 bin dolar kazanmış.

Çok satan uygulamalar sahiperine bir gün içerisinde 3-5 bin dolar kazandırırken Apple aynı sürede 50 bin dolardan fazla yapıyor. İngilizce iş alemlerinde “win win” denilen bir durum gerçekleşiyor.


Pinch Media iPhone uygulamaları istatistklerine göre fiyat dağılımı.

iPhone analitik programı Pinch Aanalytics‘in 650+ iPhone uygulaması üzerinden tuttuğu istatistiklere göre bir iPhone uygulamasının ortalama fiyatı 5 dolar. Ancak yukarıdaki grafikde görüldüğü gibi 10 dolar seviyesi de oldukça tutuyor.

Bedava uygulamalardan bazıları reklamlı. Mesela Iconfactory şirketinin geliştirdiği Twitterrific Premium 9.99 dolar iken bedava olanı reklamlı. Aynı şekilde iPhone Flickr uygulaması Exposure reklamsız 9.99 reklamlı bedava. Bu iki uygulamanın reklam dağıtımı ve gösterimi daha önce Reklam Federasyonları Nasıl Kurulur? yazısında bahsettiğimiz The Deck federasyonu ile yapılıyor. Daring Fireball blogundan John Gruber bu iki uygulamanın premium ve bedava sürümlerinin indirilme sayılarını çıkarmış:

Exposure 3,638
Exposure Premium 76
Twitterrific 13,638
Twitterrific Premium 322

Bedava ile premium arasındaki oran, premium/reklamlı yaklaşık 1/40, zamanla değişecektir kesin ama bugün iPhone uygulaması geliştirmek isteyenler veya geliştirmeye başlamış olanlar için ürünlerini iPhone pazarında nasıl konumlandırabileceklerine dair fikir veriyor.

iPhone App Store uyguluması ile direk iPhone üzerinden bu ürünleri satın alıp indirebiliyorsunuz. Bilgi çağında ticaret adına herhalde bugüne kadar yapılmış en büyük gelişmelerden bir tanesidir. Cebimde kullanacağım ürünleri, cebimden alıyorum. Çoğu web ürünlerinde, Facebook uygulamlarında olduğu gibi, alışveriş ile kullanım ortamı aynı…

iPhone bu haliyle bir pazar yerine dönüşüyor. Bir yanda uygulama geliştirenler platform’un sağladığı özellikler üzerinden (gps yer bilgisi, internet bağlantısı, hareket algilayıcıları vs.) çeşit çeşit uygulamalar geliştiriyorlar. Bir yanda iPhone kullanıcıları ihtiyaçlarına göre bu zengin uygulama çeşitlerinden istediklerini satın alıyorlar. Diğer yanda Apple platform’u hızlı, kullanışlı, ve hatasız tutmaya çalışıyor. Kapitalizmin temel kuralı rekabet ortamı daha gelişmiş uygulamlar çıkmasını sağlıyor. Teknolojik platform oluşturma stratejisi Microsoft Windows’dan öğrendiğimiz, yıllar sonra Facebook Platformu ile tekrar karşımıza çıkan, ve şimdi de iPhone plafromu ile tekrar akılları almaya başlayan çok kuvvetli bir kapital stratejisi.

iPhone uygulaması geliştirmek istiyorsanız iPhone Developer Center‘daki belgeleri okuyarak başlayabilirsiniz.

29.06.2007

Bugün Satışa Çıkacak iPhone İçin Her Yerde Uzun Kuyruk

iphone-apple-store-live1.jpg

Bugün (29 Haziran) saat 6pm’de Apple iPhone satışa çıkıyor. Tüm Apple dükkanları önünde kuyruk var. CEO’sundan blogcusuna çoluk çocuk tüm azmış tüketiciler iPhone’a herkesden önce sahip olmak için uzun kuyruklar oluşturuyor. Uzun Kuyruk meğer sadece bir internet ekonomisi teorisi değilmiş, pratik olarak da karşımızda.

Biz de Düğümküme olarak bu tarihi olaya yakından bakalım dedik, New York 5th Ave Apple Dükkanı önünde 24 saat önceden iPhone beklemeye başlayan insanların fotoğraflarnı çektik (aşağıda). Ayrıca bu vesile ile daha önce Düğümküme’de yazdığımız iPhone yazılarına bir bakın:

Haziran 2007

Mart 2007

Ocak 2007

Ayrıca New York 5th ave Apple Dükkanı önündeki uzun kuyruklardan çektiğimiz videoları canlı canlı YouTube’a koyuyoruz. Gün içinde devamı gelicek, bu tarihi tüketim çılgınlığı anını merak ediyorsanız takip edin.

EK: Bu sabahtan yeni iphone kuyruğu fotoğrafları ve videoları. + Kuyruğun başında 48 saattir bekleyen ilk iPhone sahibi olacak kişinin videosu

iphone-apple-store-live0.jpg

iphone-apple-store-live3.jpg

iphone-apple-store-live2.jpg

iphone-apple-store-live4.jpg

16.06.2007

İlk iPhone Uygulaması

iphone-digg.jpgiPhone daha piyasaya çıkmadı ama azimli bir programcı genç iPhone için ilk 3. parti uygulamayı geliştirdi. Uygulamayı şurada görebilirsiniz.

Uygulamanın en ilginç yanlarından biri, Javascript ile geliştirilmiş olması. Geliştiren genç yeterince ilgi olması durumunda bir Javascript kullanıcı arayüzü geliştirmek istediğini söylüyor ki herkes kullanabilsin. Uygulama ile ilgili tartışmayı şurada okuyabilirsiniz.

Apple hali hazırda kullanıcılara iPhone’un güzelliklerini erişilebilir kılan bir arayüz sunmuyor. Fakat, Apple’ın stratejisi, tıpkı cıbırlarda (Widgets) olduğu gibi programcılara html+javascript kullandırmak. Steve Jobs son Apple Developer Konferansında şöyle dedi: “iPhone için uygulama geliştirme platformu mu istiyorsunuz, Safari kullanın.”

iphone-uygulama.jpg
Apple Developer Konferasında Jobs iPhone uygulamalarını anlatıyor. Fotoğraf: Engadget.

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

07.05.2007

Faydalı Cep Uygulamaları

Cep uygulamalari

Ağlı bağlı yaşamda cep telefonlarının rolü arttıkça artıyor. Nerede olursak olalım, cep telefonu ile bir yandan diğer insanlara bağlanıyoruz, diğer taraftan da ağ servislerine ve dosyalarına erişebiliyoruz. Bu amaçlara hizmet etmek icin geliştirilen uygulamaların kabiliyetleri de cep telefonlari ile paralel gelişiyor, güzelleşiyor. Uzaktan Çalışan Takımlar için Yazılımlar yazısında olduğu gibi biz de Düğümküme’de bu cep uygulamalarını severek kullanıyoruz. Sevgi paylaştıkça artar:

İletişim / Sosyalleşme

  • Gmail Mobile
    E-posta okuyucu. Gmail hesabı olanlar icin kullanılabilirliği yuksek email uygulaması.
  • Twitter
    Sosyalleşme aracı. Eşe-dosta-ahbaba şu anda ne yaptığınızı mesaj aracılığı ile yollamak, sürekli bağlı kalmak için.

Bağlamda Kalma

  • Opera Mobile
    Web/Wap tarayıcı. Cep telefonu için tasarlanmamiş ağ sayfalarını dinamik olarak düzenliyor, okunabilir ve bakılabilir bir hale getiriyor.
  • WidSets
    RSS okuyucu. RSS yayınlarını kutucuklar halinde hesabınıza ekleyebilir ve pratik bir arayüzden okuyabilirsiniz.
  • Yahoo Go
    Yahoo cep portal uygulaması. Yahoo servislerinin (e-posta, harita, haber yayinları vs) tek bir arayüzde almak icin.

Ağ-Cep Senkronizasyon

  • Shozu
    Cepten internete yükleme. Cep telefonunuzdaki medya dosyalarını (resim, video, yazı) dinamik olarak web servislerine (flickr, youtube, wordpress blog vs) gönderme arayüzü. Cep telefonunun işletim sistemine gayet iyi entegre olduğu için ugulamayı açmadan yükleme yapabiliyorsunuz.
  • GCalSync
    Takvim güncelleyici. Cep telefonunuzdaki takvimi Google Calendar servisine bağlıyor ve periyodik olarak güncelliyor.

Erişim / Paylaşım

  • Orb
    Uzaktan dosya erişimi. Bilgisayarinizdaki dosyalara cep telefonunuzdan her an her yerde erişmenizi sağlıyor.
  • PeerBox
    Dosya paylaşım. Acik P2P ağlarında dosya arama ve indirme uygulaması.

Yer Bulma

  • Google Maps Mobile
    Harita uygulaması. Bildiğimiz Google haritalarinin cep telefonunda yerel uygulama olarak calişanı.

Müzik Çalar

  • OggPlay
    Açık kaynaklı, şaşırtıcı derecede seri arayüzlü muzik çalar.

Siz de kullandığınız bildiğiniz ağlı bağlı hayatta lazım olduğunu düşündüğünüz cep uygulamalarını ve deneyimlerinizi bu yazıya yorum olarak yazın, öğrenelim, paylaşalım.
Not: Bu uygulamalar icin mobil internet servisi gerekiyor. Kullanmadan once operatorunuzun internet baglanti servisini nasil ucretlendirdigi konusunda mutlaka bilgi edinin, faturada supriz olmasin.

21.03.2007

Açık Kaynaklı Telefon Platformları

FIC-neo1973_small.jpgCep telefonunuzda kullandığınız yazılımları kim oraya koydu? Yeni bir bilgisayar aldığınızda üzerine istediğiniz programı kurabilirken neden bugünün telefonlarında tüm programlar yüklenmiş geliyor? Aslında cep telefonunuza istediğiniz programı yükleyebilirsiniz ama zaten “ihtiyacınız olan her program” orada! Adres defteri, film gösterici, fotoğraf albümü, sms programları vs. vs. sizin için önceden düşünülmüş. Yani telefon cebinizde ama fonksiyonlarını seçme hakkınız yok.

Televizyonun üstündeki dantelli örtü gibi telefonlar bugün duvar kağıdı ve melodi gibi dekorasyondan ibaret şeylerle özelleştiriliyor. Oysa içinde küçük bir bilgisayar olan cep telefonunuzda bir çok program çalıştırabilirsiniz. Bırakın falanca telefon şirketinin yazılımlarını, arkadaşınızı yazdığı bir programı ya da sevdiğiniz bir tasarımcının işini hergün telefonunuzda kullanabilirsiniz. Ayrıca bir yanda cep telefonları giderek bilgisayara dönüşürken diğer yanda hayatında bilgisayar kullanmamış insanlar bilgisayar kadar gelişmiş telefonları kullanmaya başlıyorlar.

Cep telefonu için program geliştirmenin pek çok yolu var. Bunlardan açık kaynaklı olanları, yani hemen şimdi kullanmaya başlayabileceğiniz projeler şunlar:

Openmoko

Açık kaynaklı bir telefon yazılımı geliştirme platformu. Standartlaşmanın tepeden inme (konsorsiyumlar tarafından) değil tabandan yukarı (toplum tarafından) olduğuna inanıyorlar. Openmako geçenlerde ilk anonsunu yaparak kullanıma açıldı. Şu anda Tayvanlı bir şirketin ürettiği Neo 1973 telefonunda çalışıyor ama zamanla yayılacaktır.

Processing Mobile

Java ile çalışan açık kaynaklı bir telefon yazılımı tasarlama ve geliştirme ortamı. Processing projesinin bir uzantısı olan bu ortamda üzerinde Java çalışan her cep telefonu için skeçler yapıp kendi yazılımınızı geliştirebilirsiniz.

MobiLenin

Python ile yazılım tasarlama ve geliştrime dersleri. Jurgen Scheible tarafından hazırlanan bu dersler çok basitten karmaşığa bir çok python örnek kod içeriyor. Üzerinde python çalışan her telefonda (Nokia serileri) kendi yazılımlarınızı geliştirebilirsiniz.

Flash Lite

Adobe/Macromedia Flash’ın telefonlar üzerinde çalışabilen versiyonu. ActionScript kullanarak kendi yazılımlarınızı tasarlayıp geliştirebilirsiniz. Flash şu anda bir çok cep telefonu üzerinde çalışıyor.

Ayrıca mobil telefonlar için uygulama geliştirme wiki makalesinde bir çok platform hakkında karşılaştırmalı olarak bilgi alabilrisiniz.

ceptel-deconstruction.png

Neler yapılabilir?

Bu açık kaynaklı uygulama geliştirme ortamları ile örneğin şunları yapılabilirsiniz:

  • Kendi telefon arayüzünüzü tasarlayabilirsiniz.
  • SMS atan programlar yazabilirsiniz.
  • Ses kaydedebilirsiniz ve kaydettiğiniz sesi kullanan bir oyun yapabilirsiniz.
  • Metinden sese veya sesden metine çeviri yapabilen kütüphaneler ile sesli arayüzler yapabilirsiniz.
  • Telefonun kamerasını kontrol edip çekilen resimleri anında arkadaşlarınıza MMS ile gönderen programlar yazabilirsiniz.
  • Kendi mobil sosyal ağ sisteminizi kurabilirsiniz.
  • Takvim yazıp duruma göre sağa sola SMS ile haber veren programlar yazabilirsiniz.
  • Türkcell gibi şirketlerin sağladığı bas konuş vs. servisleri kullanıp şehir bazında oynanan yeni kentsel oyunlar başlatabilirsiniz.

Ne gibi fiziksel özellikleri var?

Telefon dediğimiz makinanın her fiziksel özelliğini ayrı ayrı veya bir arada değerlendirebilirsiniz.

  1. Mikrofon
  2. Hoparlör
  3. Kamera
  4. Ekran
  5. Klavye ve düğmeler
  6. Herkes her an cebinde taşıyor

Bu özellikleriyle telefon-bilgisayar masaüstü-bilgisayardan faklı bir şey ve dünyada çok daha fazla insanın cep telefonu sahibi. Yani yazacağınız programlar bir anda milyonların kullandığı bir uygulama haline gelebilir. Daha önce düğümküme’de “Mobil Servislerin Geleceği” diye yazdığımız EPROM projesi de telefon programlamasını yeni nesil bilgisayar programlaması olarak görüp bilgisayar bilimlerinde yeni bir alan yaratmaya çalışıyor, bu konuda dersler organize ediyor.

Ok. Şimdi cep telefonunuzu elinize alın, bir bakın içinde ne gibi programlar var. Ne gibi başka programlar olmasını isterdiniz?

EK: Apple iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.