30.08.2010

DK01: Dağıtık İş (video)

Düğümküme Toplantıları 01: Dağıtık İş” video dökümantasyonu. 2 saat, arka arkaya 5 parça. İlk video giriş, sonra sırayla konuşmacılar Emel Kurma (Helsinki Yurttaşlar Derneği), Karen Verschooren (Brüksel Z33 Sanat Merkezi), Hasan Yalçınkaya (Pilli), ve son olarak tartışma (tüm videolar yukarıdaki tek oynatıcı içinden izlenebilir).

Videoların tümünü yüksek çözünürlükde archive.org’dan indirebilirsiniz:
http://www.archive.org/details/Dk01DistributedWork

Videolar Orton Akıncı, Boran Güney, Deneb Kahraman, ve Devrim Kadirbeyoğlu desteğiyle yapılmıştır.

Düğümküme Toplantıları, odağında sanat, çevresinde sivil toplum ve teknoloji olan bir tartışma dizisidir. Güncel sanat ile hayatımıza yeni gerçeklikler getiren güncel teknolojileri ve ilgili sivil toplum konularını karşı karşıya getirmeyi amaçlar.

24.02.2010

Düğümküme Toplantıları 01: Dağıtık İş


Prophecy, 2007, Helmut Stallaerts. Fotoğraf: Kristof Vrancken. Z33′de yerleştirme.

Düğümküme Toplantıları, odağında sanat, çevresinde sivil toplum ve teknoloji olan yeni bir tartışma dizisi. Güncel sanat ile hayatımıza yeni gerçeklikler getiren güncel teknolojileri ve ilgili sivil toplum konularını karşı karşıya getirmeyi amaçlıyor. Her ay üç konuşmacının katılacağı toplantılarda Düğümküme’de yazılıp çizilen konuları daha zengin konuşabileceğimiz bir ortam yaratmayı ve ilgilenen kişilerle yüzyüze tanışmayı umuyoruz. İlk konumuz “Dağıtık İş”.

Düğümküme Toplantıları 01: Dağıtık İş

3 Mart 2010 Çarşamba 18:30-20:30

Garanti Galeri – Platform Garanti
İstiklal Caddesi 115, Beyoğlu İstanbul

Katılımcılar:
Karen Verschooren (Brüksel Z33 Sanat Merkezi)
Emel Kurma (Helsinki Yurttaşlar Derneği)
Hasan Yalçınkaya (Pilli Network eş-kurucusu)

‘Dağıtık iş’ üç farklı boyutta incelenebilir. Birincisi, kompozisyon olarak iş. Başkalarının farklı zamanlarda yapmış olduğu işlerin bir araya getirilmesiyle ürün oluşturma. İkincisi, uzaktan veya anlık beraber çalışma. Aynı kuruma dahil olmadan ya da aynı yerde bulunmadan beraber çalışarak bütünsel bir iş çıkarma. Üçüncüsü, ortaya çıkan ürünün bitmemiş hali, gelişime açık olabilmesi. Ürünün katılımcıların, kullanıcıların, ya da izleyicilerin katkısıyla dönüşmesi, gelişmesi.

İletişim teknolojilerin yaygınlaşmasıyla daha da karmaşık haller alabilen bu yeni iş yapma biçimleri iş-hayat dengesini, zaman esnekliğini, yaratıcılığı, motivasyonu, kaliteyi, mobiliteyi nasıl etkiliyor?

Düğümküme Toplantıları boyunca yeni bir tartışmalı-oylama sistemi kullanılacak. Daha fazla bilgi almak ve kullanmak için kayıt olunuz:
http://kopublik.com

Burada biriken sorular ve fikirler oy sırasına göre konuşmacılara yöneltilecektir ve tartışmaya açılacaktır.
http://kopublik.com/entities/2

Düğümküme Toplantıları, odağında sanat, çevresinde sivil toplum ve teknoloji olan yeni bir tartışma dizisidir. Güncel sanat ile hayatımıza yeni gerçeklikler getiren güncel teknolojileri ve ilgili sivil toplum konularını karşı karşıya getirmeyi amaçlar.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

02.07.2009

İstanbul-Off-Spaces Bağımsız Sanat Mekan ve Grupları Diyaloğu

Yarın akşam Berlin Kunstraum Kreuzberg/Bethanien’de İstanbul-Off-Spaces sergisi açılıyor. İstanbul’dan bağımsız sanat girişimlerinin ortak bir sergisi ve pratiklerin tartışıldığı bir panel olacak. Ben Başak Şenova’nın daveti üzerine MYPOCKET projesiyle katılıyorum. Katılan grupların isimleri ve sitelerine bağlantlar şöyle:

Bu yazının geri kalanını okuyun »

and 29.06.2008

Kutsal Ateş: Sayısal Zamanların Sanatı

shulginchernyshev_com_pr

Geçtiğimiz Nisan ayında Brüksel’de yapılan Kutsal Ateş (“Holy Fire”) sergisi işlemsel ve ağlı sanat çevrelerinde büyük tartışmalara yol açtı. Küratörlüğünü Yves Bernard ve Domenico Quaranta‘nın yaptığı sergi “yeni medya sanatı” denilen şeyin “zamanımızın sanatı”ndan başka bir şey olmadığı, ve yazılım/donanım kullanarak günümüz hakkında konuşan işlerin maddiyat-dışılık iddialarına rağmen sanat pazarına çoktan girmiş olduğunu öneriyordu.

coverweb1IMAL‘de yapılan Kutsal Ateş sergisi yazılım-donanım-ağ teknolojileri ile üretilmiş ve sadece daha önce alınıp-satılmış eserler içeriyordu. Sanatçılar arasında, çoğu bir zamanlar bu sanat endüstrisinin dışında çalışmış gözüken Alexei Shulgin, Vuc Cosic, JODI, 0100101110101101.org, Olia Lialina, Mark Napier gibi isimleri görebiliyoruz. Sergi hem sanat pazarında yeralan bu sanatçıların işlerini bir araya getirmesiyle hem de bunları “yeni medya sanatı” diye ifade etmesiyle büyük tartışmalara yol açtı. Daha sergi açılmadan Rhizome.org forumlarında “Sanatın Yeniden Maddeleştirilmesi” (“The Rematerialization of Art”) başlığı altında bir tartışma açıldı. Bir başka tartışma da Patrick Lichty’nin blog yazısı, “yeni medya” teriminin neden hala kullanılıyor olduğu üzerine yaptığı ayrıntılı eleştiri üzerine başladı. Internet sanatçısı ve eleştirmen Tom Moody hem kendi blogunda yazarak hem Rhizome yorumlarına katılarak ortamı hareketlendirdi. Bu tür sanat eserlerinin maddesizleşmesi / tekrardan maddileşmesi tartışmaların odak noktasıydı.

Kutsal Ateş sergisiyle küratörler şu üç savı iddia ettiler:

Zamanımızın sanatı
Kutsal Ateş sergisindeki işler “yeni medya sanatı” değil, basitçe bu yaşadığımız zamanın sanatıdır. Bu işler kurumsal veya ticari kimliklerden kendini ayıran, hayali kimlikler yaratan, yazılımları ve oyunları kendine uyduran, online ve offline toplulukların içine sızan, varolan araçları altüst eden veya kendininkini yaratan, işlemselliğin ve bilişimin estetitiğini araştıran; özetle bu yaşadığımız dünya hakkında konuşan sanat yapmak için bilgisayar yazılımları ve donanımları kullanan işlerdir.

Koleksiyonluk sanat işleri
Kutsal Ateş muhtemelen hali hazırda sanat pazarında bulunmuş sadece koleksiyonluk yeni medya sanatı gösteren ilk sergi. Kutsal Ateş çağdaş teknolojilerle yapılmış ve koleksiyonluk günümüz sanat işlerini sunar.

Yeni bir ekonomi
Sanat pazarı yeni medya sanatçıları için yeni gelir kaynakları öneriyor. Şu zamana kadar bu kaynaklar devletten ve kurumlardan verilen komisyonlarla sınırlı olmuştur. Bir sanat pazarı sanatçılar ve sanat tüketicileri arasındaki doğrudan ilişkilerle yeni bir ekonomi geliştirilmesini sağlar; sanatçının sosyal rolünü ve kitlesel tüketim için üretilmiş dijital ürünlerden başka şeylere bakan kişileri onaylar.


Reface [Portrait Sequencer], Golan Levin ve Zachary Lieberman, 2006

Rhizome forumundaki Kutsal Ateş tartışmasının sonunda internet sanatı gibi maddeleşemeyen işleri de almak isteyen koleksiyoncu Jeremy Levine Internet sanatı toplarken şu kurallara uymayı teklif etti:

Teklif 1: Internet sanatına “sahip olmak” barındırma sorumluluğu getirir. Internet’te bir internet sanat işine sahip olmak patronluk yapmak olur.

Teklif 2: Koleksiyon “ya yay ya öl” ilkesine dayanmalı. Koleksiyoncu işi immaterial yapma işlemine dahil olmalı.

Teklif 3: Internet sanatı sahibi olmak korumak, emülasyonunu yapmak, ve dökümante etmek anlamına gelir.

Bu son madde özellikle önemli, çünkü daha önce bu yorumlarda bahsi geçtiği gibi bugünün teknolojisyle üretilmiş bir iş yarının teknolojisiyle çalışmayabilir. Bunun en iyi örneği eski bilgisayar oyunları. Çoğu bugün çalışmıyor, ancak bazılarını –Atari, Amiga, vb.– özel geliştirilen emülatörler sayesine bugün de aynı kailtede çalıştırabiliyoruz.


Psych|OS, UBERMORGEN, 2006

Internet’de radikal sistemler geliştiren ve aktivist etkinlikler yapan sanat kolektifi UBERMORGEN sergiye Psych|OS serisiyle katıldı. Psych|OS Hans Bernhard’ın 2002 yılında 10 yıllık internet ve teknolojik aktivizm mücadelesinden sonra sayısal ağların beynindeki biyolojik ağlara verdiği etki sonucu yattığı akıl hatenesindeki günlerini belgeliyor. Serginin küratörü Domenico Quaranta Psych|OS hakkında yazmıştı 2006 yılında yayınlanan bir katalog için.


Dimension (With Elements of Web 2.0), Olia LIALINA ve Dragan ESPENSCHIED, 2006

Rhizome forumunda bu tür yeni medya sanatı galeride gösterilir mi, niye gösterilmeli soruları etrafında dönen tartışmada önemli bir çözülme sergiye katılan sanatçılardan Olia Lialina kendi beyanından bir parçayı yazdığında yaşandı:

“Geçmişte sanatçı olarak insanlarla sadece kendi kişisel bilgisyarları önünden iletişim kurmak anlamlıydı, bugün kolayca galeri ziyaretçileriyle iletişim kurmayı düşünebiliyorum çünkü çoğunlukla daha yeni bilgisayarlarının başından kalkıp galeriye gelmiş olacaklar. Fikirleri şakaları anlamak için medyum hakkında yeterli deneyim ve anlayışa sahipler, ve işlerden keyif alıp satın alabilirler.”

mattes_monument
Project for the fake Nike Monument in Karlsplatz, Eva ve Franco MATTES aka 0100101110101101.ORG, 2003-2004

Eva ve Franco MATTES ikilisinin işlerinde mottosu “minimum emekle en büyük görünürlük”. Yukarıda görülen Nikeground projesi bu niyetini açıkça ortaya koyuyor. Bu işte görülebilecek kapitalizm karşıtlığı sanatçıların duruşundan kaynaklanıyor. Aynı duruş “AdWords Happening” (2002) işiyle Christophe Bruno’da ve Ticari Protesto işiyle Alexei SHULGIN ve Aristarkh CHERNYSHEV’de de görülüyor.

Şu anda Internet’le bağlanmış, küresel politik stratejilerle örülmüş, bilişim sistemleriyle denetlenen bu sayısal zamanlarda geçerli yaratıcı ifade artık sadece resim, fotoğraf, video, heykel gibi statik medya türleriyle ve bu medyalar üzerinden geliştirilen stratejilerle değil, Kutsal Ateş sergisinde örneklerini gördüğümüz sanatçıların kullandıkları dinamik sistemler ve uyguladıkları yeni stratejilerle gerçekleştirliyor. Kutsal Ateş sergisi sayısal veya değil eğer bu sanatçıların stratejilerini ortaya koyuyursa, bu günümüz sanatını ve kültürünü anlamak adına bir gelişmedir.

* Tepedeki görsel Alexei SHULGIN ve Aristarkh CHERNYSHEV, “Ticari Protesto”, 2007

* Bu yazı Ali Miharbi ve Burak Arıkan tarafından beraber yazılmıştır.

13.05.2008

Güncel Sanat Tartışmaları: Bağımsız Bünyeler



Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
, sınıflarını bu dönem son kez güncel sanat tartışmalarına açıyor. Azra Tüzünoğlu‘nun düzenlediği dizinin 10. Konuşmasının konukları, Ha za vu zu, :mentalKLİNİK ve Oda Projesi üyelerinden Seçil Yersel. 14 Mayıs Çarşamba günü saat 18:30′da, MSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi(Beşiktaş) 208 no’lu dersliğinde gerçekleşecek konuşma, herkesin katılımına açık!

“Bağımsız Bünyeler”
Konuşmacılar: mentalKLİNİK + ha za vu zu+ Seçil Yersel
Tarih: 14 Mayıs 2008 Çarşamba
Saat: 18:30
Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu dersliği

Farklı üretim pratiklerinden gelen konuşmacılar, aynı topraklarda, yanyana ama ayrı birer yapı oluşturmanın ve bir oluşum içinden üretmenin hem kendi içinde hem de karşılaşmalarından doğacak sorulara/cevaplara olanak sağlayacak. 2000’lerin başlarında kurulmuş iki farklı üretim biçimini örnekleyen :mentalKLİNİK ve Oda Projesi ve 2000’lerin ortalarından beri farklı medyumlarla üretimlerini sürdüren ha za vu zu’nun bağımsız olma, farklı biçim ve ekonomilerde üretme durumları tartışılacak.

Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından kurulan :mentalKLİNİK, çalışmalarının başlangıcından itibaren sınırların erimeye başladığı yerde oluşan ince çizgiye konumlandı. Mevcut ilişkileri yerinden oynatarak yeni tip ilişkiler ve olasılıklar tasarladıkları üretimlerinde, görünmez olanı görünür kılarken, görünürü görünmez kılmaya çalıştı. :mentalKLİNİK, 10. konuşmada gerçekleştirecekleri ‘monodialog’la bu savı örneklerken, kendi deneyimlerinin görece daha yeni bir oluşumla karşılaşmasına olanak sağlayacak. 2005 yılından beri, farklı çalışma modellerini deneyen, zorlayan, esnek bir kurulum içinde kendi tanımlarıyla “cazibeyle” çalışan ha za vu zu, basit ve pratik yöntemlerle durumlar tasarlamaya çalışır. Grubun, müzik ve performans çalışmaları, yerleştirme, video, görsel düzenleme ve ses ekseninde disiplinlerarası bir nitelik taşır. Oda Projesi deneyiminden gelen Seçil Yersel’in, bu iki oluşum arasında, sorulardan çok ucu açık yorumlarla olası bir kurgunun oluşmasına destek olması beklenmekte. :mentalKLİNİK ve ha za vu zu’ya yakınlaşarak, günümüzde oldukça yaygın bir duruş olan sanatçı birlikteliklerine ve farklı işleyiş biçimlerine karşılaştırmalı olarak bakmaya çalışacak.

İlgili Düğümküme Yazıları

23.04.2008

MSÜ No.9: Türkiye'de Yeni Küratörlük Yaklaşımları ve Araştırmaları

dizi9afiskucuk-11

Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi-9

Türkiye’de yeni küratörlük yaklaşımları ve araştırmaları

Konuşmacılar: Adnan Yıldız, Borga Kantürk, Esra Sarıgedik ve Ayça İnce

Tarih: 24 Nisan 2008 Perşembe

Saat: 18.30

Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu derslik

Geçen hafta Yeni Medya ve İşlemsel Sanat başlığı altında katıldığımız ve halen de tartışmalarını buradan sürdürdüğümüz Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘nde bu hafta küratörlük pratiğinde değişen anlam ve tanımlar, sanatçı olarak küratör ve küratör olarak sanatçı olmak, dönüştürücü bir güç olarak küratörlük, Türkiye’deki duruma bağlı olarak ekonomik koşullar vb. konular tartışılacak. Daha önceki tartışmada olduğu gibi, konuşma öncesi veya sonrası bu yazıya yorum yazarak bu konulardaki düşünce ve sorularınızı paylaşabilirsiniz.

16.04.2008

Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne?

Türkiye’de toplum şok üstüne şok üstüne şok yaşarken neden yeni medya mı işlemsel sanat mı diye uzaydan gelmiş gibi duran bir konuya eğiliyoruz? Neden yeni medya deyince web2.0 dalgasından, Photoshop tekniklerinden, video sanatından bahsetmiyor da ağlı bağlı hayattan, merkezden-kitleye iletişimden, sosyal ağ hortumlamasından, kitlesel ifade özgürlüğü engellemesinden, DNS ayarlarından, temsilsiz demokrasiden, dağıtık iktidardan, medya arkeolojisinden bahsediyoruz. Neden işlemsel kelimesini İTÜ Bilgisayar Fakültesi’ndeki Mikro İşlemciler dersinde kullanıldığı gibi veya Bir Kelime Bir İşlem yarışmasındaki gibi değil de sanat kelimesinin önünde işlemsel sanat diye kullanıp diziyoruz elektronik sivil itaatsizlik, protokollü toplumsal denetim, kitleden-kitleye mesajlaşma, bilgi görselleştirmesi, manevi emek sömürüsü, diyagramlar, tarifeler, tersine stratejiler, ağların savaşı?

Ali Miharbi, Ahmet Atıf Akın, Orton Akıncı ile bu perşembe günü (17 Nisan) Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘nde konuşacaklarımızı bir iki hafta öncesinden emaillerde tartışmaya başladık. Malum Türkiye’de icat edilmemiş kavramları kullanıyoruz sık sık. Tartıştığımız konuları Türkçe ifade etmek istedğimizden terimlere ve Türkçe’lerine bir süre takıldık, ama sonra bir şekilde içinden çıkabildik.

Uğraştığımız sanat hem yeni nesil teknolojiler hem baki toplumsal olgular üzerinden. Hem Türkiye’de yaşanan şokları konu alıyoruz hem Kaliforniya’da icat edilen yeni teknolojilerin toplumsal etkilerini. Kullandığımız teknikler hem bilgisayar programlaması, hem yemek tarifesi, hem diyagram çizme, hem arkeolojik araştırma olabiliyor. Bu konuşmada herkes kendi işlerinden bir kaç parça sunacak ve sonrasında bu bahsettiğimiz konular çerçevesinde tartışıcaz.

İstanbul’daysanız konuşmaya bekleriz. Tartışmalar dizisi bittiğinde kitap olarak da yayınlanacak. Böyle konuların klasik bir kitaba girecek olması kadar önemli olan diğer şey de internet’ten katılım. Bu yazıya yorum yazın, sorularınızı veya tartışılmasını istediğiniz alakalı konuları önerin tartışmaya alalım. Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi’ni Azra Tüzünoğlu hazırlıyor, burdan el sallıyoruz, teşekkürler Azra!

Güncelleme: Mimar Sinan etkinliği bitti, tam da olması gerektiği kafamız daha da karıştı, tartışmaya yorumlarda devam ediyoruz. işlemsel sanat ve yeni nesil medya üzerine çalışıyorsanız veya bu alanla bir şekilde ilgileniyorsanız tartışmaya yorum yazarak katkıda bulunun biz de öğrenelim.

Olayın anonsu şöyle:

Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi-8
“Yeni Nesil Medya ve İşlemsel Sanat”

Konuşmacılar
Burak Arıkan + Ali Miharbi + Ahmet Atıf Akın(a.k.a pagan@xurban) + Orton Akıncı

Tarih 17 Nisan 2008 Perşembe
Saat 18:30
Yer Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu derslik

Her bir konuşmacının kendi deneyimleri üzerinden işlemsel sanat ve İnternet teknolojileriyle birlikte çeşitlenip, sürekli yenilenen yeni medya sanatı konularını açımlamayı hedefledikleri konuşmanın ana ekseninde; dağıtık iktidar, kimliksizleşme ve anonimleşme, taktiksel medya, teknoloji ve kontrol, elektronik sivil itaatsizlik, İnternet üzerinden eleştiri&tersine çevirme stratejileri, Türkiye’deki devlet kontrolü ve İnternet protokolleri ilişkisi gibi meseleler tartışılacak. Yeni medya ve galeri mekanı ilişkisi, medya festivalleri, yeni medya kurum ve gösterim alanları da tartışma içeriğinde yer alacak konular arasında.

* Posterdeki görsel Per Wizén tarafından yapılmıştır.

İlgili Düğümküme Yazıları:

10.04.2008

Mimar Sinan'da Güncel Sanat Tartışmaları

Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü sınıflarını güncel sanat tartışmalarına açtı. Bir dönem boyunca sürecek Güncel Sanat Tartışmaları MSÜ Fen Edebiyat Fakültesi 208 no’lu sınıfta gerçekleşiyor. Kordinatörlüğünü Azra Tüzünoğlu‘nun yaptığı tartışmalar dizisi bittiğinde kitap olarak da yayınlanacak. Azra yeni medya ve işlemsel sanatlar hakkında konuşmak için Düğümküme’den Ali Miharbi ile beni, Xurban‘dan Atıf Akın‘ı, ve Orton Akıncı‘yı davet etti. Yeni medya ve işlemsel sanatlar sunumu hakkında ayrıntılı bir yazıyı bu hafta içinde yayınlıycaz.

Güncel Sanat Tartışmaları bugüne kadar 7 defa gerçekleşti, başdan sona konular, konuşmacılar, ve posterleri (görmek için başlıkların üstüne tıkla) şöyle:

1. Rüya Tabirleri “Rüyada Arazi Görmek”, 21 Şubat 2008
Konuşmacı: Şener Özmen
Rüyada yeşilliği bol ve akarsuları olan arazi görmek, güncel sanata inancı tam olması çeklinde yorumlanır. Böyle bir arazide video çalışması yaptığını gören sanatçı güzel günler görür, tatli ve mutlu günler geçirir. Kendisini geniş bir kavramsal sahrada gören sanatçı uluslararası yolculuklara çıkar. Tarlasını sürdüğünü, bahçesini kazdığını gören kimse küratörü ile iyi geçinir. Tarlasının bol ürün verdiğini gören sanatçının çocukları da, torunları da güncel sanatçı olur.

2. Öncesi ve Sonrasıyla 19 OCAK: Sertleşen Siyasal İklimde Güncel Sanat, 27 Şubat 2008
Konuşmacı: Erden Kosova
Güncel sanat olarak adlandırılan ifade alanının Türkiye’de gelişimi daha en baştan siyasal bir bağıtlanmayı içinde barındırmaktaydı. Eleştirisini devletin baskı pratikleri, çeşitli ideolojik yapılanmalar, ve kültürel çeşitlilik ve farklılaşımları bastırmaya çalışan tektipçilik üzerinde yoğunlaştıran bu pratikler son on yıllık bir dönem içinde söylemsel bir tutarlılık oluşturdular. Son bir kaç sene içinde güncel sanatın giderek izlence kültürü içine çekilmesi ve normalize edilmesiyle birlikte sözkonusu siyasal eleştiri inandırıcılık gibi bir sorun ile karşı karşıya kaldı. Sol zeminin büyük bir kısmının milliyetçiliği eldemlenmesi sonrasında güncel sanat alanının tümünü kültürel emparyalizmin bir ürünü oalrak tanımlayana bir tektipçilik ortaya çıkmış durumda. Eleştirelliği soğuran ıslah politikalarının ve saldırganlaşan milliyetçililiğin çifte kıskacında bağımsız durmaya çalışan sanat pratikleri farklı sorunlar ve farklı açılımlarla karşı karşıya.

3. Bugün: Galericilik + Koleksiyonerlik, 5 Mart 2008
Konuşmacılar: Haldun Dostoğlu, Saruhan Doğan, Evrim Altuğ
Güncel sanat, şehri nasıl dönüştürüyor? Sermaye ve sanat ilişkisi İstanbul şehri üzerinden nasıl işliyor? Sanat / sanatçı, kurumlar ve iş dünyası arasındaki korelasyon, 90′lardan bugüne nasıl bir değişim gösterdi? Sanatın el değişimi, muhafazası, dolaşımındaki bugüne dair kurallar neler?

4. İnsayitifler, 12 Mart 2008
Konuşmacılar: Banu Cennetoğlu (BAS), Elmas Deniz (K2), Osman Bozkurt + Didem Özbek (PİST)

5. İKSV ve İstanbul bienallerinin Türkiye Güncel Sanatındaki Yeri + İşlevi, 19 Mart 2008
Konuşmacılar: Çelenk Bafra, Burcu Pelvanoğlu

6. New York’ta Yapabilirsen Her Yerde Yaparsın, 26 Mart 2008
Konuşmacı: Burak Delier

7. Kurumlar ve Kültür Politikaları, 9 Nisan 2008
Konuşmacılar: Marcus Graf, Serhan Ada, Levent Çalıkoğlu, Ezgi Bakçay

İlgili Düğümküme Yazıları: