02.07.2009

İstanbul-Off-Spaces Bağımsız Sanat Mekan ve Grupları Diyaloğu

Yarın akşam Berlin Kunstraum Kreuzberg/Bethanien’de İstanbul-Off-Spaces sergisi açılıyor. İstanbul’dan bağımsız sanat girişimlerinin ortak bir sergisi ve pratiklerin tartışıldığı bir panel olacak. Ben Başak Şenova’nın daveti üzerine MYPOCKET projesiyle katılıyorum. Katılan grupların isimleri ve sitelerine bağlantlar şöyle:

Bu yazının geri kalanını okuyun »

10.03.2009

Silikon Vadisi'nin Gizli Tarihi

Bush’u Teksas’lı petrolcüler, Obama’yı Silikon Vadisi seçti derler. Nitekim Silikon Vadisi’nin çıkardığı en önemli şirketlerden Google’un CEO’su Eric Schmidt Obama’nın en önemli destekçilerinden, bir devletin ilk defa CTOsu (“Chief Technology Officer”) olacak, ve adaylardan en önemlisi yine Silikon Vadisi motorlarından Cisco’nun şu anki CTOsu Padmasree Warrior.

Teknolojik hakimiyet politik hakimiyete dönüşüyor gözümüzün önünde. Tarih tekerrür ediyor muhtemelen, ama şimdi ne haldeyiz anlayabilmek için öncelikle Silikon Vadisi’nin tarihine bakabiliriz.

Silikon Vadisi nasıl dünyanın en önemli teknolojik icatlarının yapıldığı bir merkeze dönüştü?

Google, Yahoo, Hewlett Packard, Cisco, Intel gibi şirketlerin doğmasına sebep olacak ortam nasıl ortaya çıktı? Bugün Silikon Vadisi iş modellerini örnek alan Türkiyeli, Avrupalı (bkz Ersan Özer: Alman Internet’ine olup bitenler), Asyalı yeni nesil internet şirketleri, vaizler (“evangelist”), yatırımcılar, iş okulları (MBA) hep benzer bir teknoloji üretim ortamı yaratmayı amaçlıyor kendi memleketlerinde. Belki Silikon Vadisi’nin nasıl kurulduğunu ve genelde pek bilinmeyen yönlerini su üstüne çıkardığımızda kendi ortamımıza daha özgün şekiller verebiliriz.


http://www.youtube.com/watch?v=hFSPHfZQpIQ

“İkinci Dünya Savaşı ilk elektronik savaştır.”

Stanford profesörü Steve Blank Silikon Vadisi’nin başlangıcını II. Dünya Savaşı’na kadar götürüyor. Herşey Stanford Üniversitesi’nin askeri araştırmalar için devletle yoğun işbirliği yapmasıyla başlıyor. Bu MIT’den gelen geleneksel bir yaklaşım, pek çok öncü Stanford hocaları MIT’den gelmiştir İkinci Dünya savaşı sırasında veya sonrasında. Kore Savaşı boyunca Stanford ve Amerikan ordusu arasında ilişkiler gelişiyor, ve Soğuk Savaş döneminde yeni icatlar yapılması için askeri-akademi işbirlikleri artıyor. Stanford askeri teknolojiler, yeni silahlar, ve radar sistemleri geliştiriyor. Bu askeri destek ve endüstri ilişkileri sonucunda Fairchild Semiconductor gibi elektroniğin babası şirketler ortaya çıkıyor. Sonrasını biliyorsunuz, Intel, Cisco, Apple, Google…

Dört ana icat dalgası

Silikon Vadisi tarihinde dört ana icat dalgası var diyor Steve Blank:

  1. Savunma (Radarlar, sibernetik kontrol)
  2. Tümleşik devre (“integrated circuit”)
  3. Kişisel bilgisayar (“PC”)
  4. Internet

II. Dünya Savaşında Almanya’nın radar duvarını geçmek için geliştirilen stratejik bombalama teknikleri Stanford’dan çıkmış. Tümleşik devre ve çip teknolojisi savaş sonrası hesap kitap için gerekiyor. Sonra PClerle yepyeni bir dijital tüketim toplumu yaratılıyor. Internet ile hem tüketim hem üretim yoğunluğu arttırılıyor, e.g., “one-click-shopping”, “opensource”, “freemium”, “prosumer”.

Steve Blank sunumunda enine boyuna anlatıyor Silikon Vadisi’nin gelişimini. Bilgilendirici kafa açıcı bir sunum. Video’yu izledikten sonra beni düşündürenler bugünkü durum oldu.

Bilmediğimizi Bilmediklerimiz

Bugün Silikon Vadisi’ni ve dünyadaki diğer Silikon Vadilerini destekleyen ortam nedir? “Küresel terör”le mücadele? Toplumsal kontrol? Kriz kontrolü? Bilmediğimizi bilmediklerimiz?

Geleceği tahmin etmek çağdaş bir silah. Ekonomiden askeriyeye yaşamın içinde her alanda gelecekte olacakları hesaplayabilmek. Risk alma gücünü arttırmak. Bilişim teknolojileri sayesinde geçmişte hiç olmadığı kadar daha iyi gelecek hesaplıyoruz. Şu anda yaşadığımız küresel finansal kriz bunun tersini ispatlasa geleceği hesaplamak nerdeyse doğal bir insan güdüsü olduğundan teknolojik gelişim bu güdüyle desteklenecektir. Bugünkü sosyal web ortamında ortaya çıkan bilgi miktarı, finans hareketlerin yoğunluğu, ve bilginin dünyayı dolaşma hızı gelecek hesabını iyileştiren en önemli faktörler. Dolayısıyla San Francisco’dan Paris’e İstanbul’a Şangay’a dünyanın Silikon Vadileri geleceği tahmin etme endüstrisinin çekirdeğini oluşturacaklardır.

22.02.2009

Ergenekon.tc Sunumu

ergenekontc-deluks4

23 Şubat Pazartesi saat 19:00′da Ergenekon.tc projesi hakkında bir sunum yapıyorum. Galatasaray’da sergi mekanında yapılacak olan konuşma projeden skeçlerle ve kurulumdan fotoğraflarla desteklenecek. İlgilenenleri bekleriz.

19:00 – 20:00
Yeni çarşı caddesi 9 / 9 Lüks apt. Kat 5. Galatasaray, Istanbul

Ergenekon.tc
http://ergenekon.tc

Burak Arikan
http://burak-arikan.com

Deluks
http://deluks.org

05.01.2009

Konuşma: Ağlı Meseleler

Yarın Boğaziçi Üniversitesi Karmaşık Sistemler Araştırma Laboratuvarı‘nda bir konuşma yapıyorum. Kendi işlerim üzerinden ağlı sistemler üzerine bir sunum ve tartışma olacak. Konuşma dışarıdan katılıma açık. Özellikle daha önce yaptığımız atölyelere veya sunumlara katılanlar için tamamlayıcı nitelikte olabilir. Duyuru iki dilde şöyle:

Zaman: 6 Ocak Salı, 14:00
Yer: ETA 16 (Seminer odası), Boğaziçi Universitesi
Konuşmacı: Burak Arıkan, http://burak-arikan.com

Ağlı Meseleler

Her yerde ağ mı var? Nerede durduğuna bakar, içinde misin dışında mı? Sıradan günlük işlerden karmaşık politik söylevlere, iletişimden ulaşıma, sanat dünyasından serbest pazar ekonomisine sayısız alanda ağlı yapılarla karşılaşıyoruz. Bu yapıları gözlemleyip görselleştirmek karmaşaya yaklaşmamızı ve yeni anlamlar çıkarmamızı sağlıyor. Ancak, yeni deneyimler yaşamak ve varolan dinamikleri eleştirebilmek için yeni ağlı sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuşma geniş ağların yapısal ilkelerinden başlayacak ve sanat bağlamında deneysel ağlı projelere açılacak.

Networked Affairs

Networks are everywhere? Depends where you stand, whether you are in it or not. From ordinary life activities to complex political discourse, from communication to transportation, from the art world to the free market economy we confront network structures. By observing and visualizing such structures we can approach to their complexity and infer new meanings. However, to be able to live new experiences and critique the existing dynamics we have to create new networked systems. This lecture will start with the structural principles of large scale networks, and diverge to experimental networked projects in the context of the arts.

22.10.2008

Küresel Mali Krizde Son Kurtarılacaklar

Dünyanın en büyük risk yatırım şirketi Sequoia Capital küresel mali krizde yapılacakları anlatan bir sunum yaptı geçtiğimiz hafta. Yukarıda gördüğünüz sunum (büyük görmek için sağ alttaki düğmeye tıklayın) dünyanın dört bir yanında blog blog dolaşmaya başladı verdiği derin analizler ve faydalı tavsiyeler üzerine. Sequoia Capital Apple’dan Google’a Atari’den Oracle’a YouTube’a kadar günümüzün devleşmiş ve kültleşmiş şirketlerine yatırım yapmış, kurmuş, ve büyütmüş asırlık bir yatırım şirketi. Haliyle hayatımıza yön verenlerin yatırımcısı bu kriz için ne söylerse önemli bir yere oturuyor.

Bir şirket olarak krizde yapılacaklar geliri ve gideri daha sıkı kontrol altına almak, borçları ve riskleri azaltmak, ve kaliteyi arttırmak olarak sıralıyor sunum. Yeni gerçeklikler olarak B ve C seri yatırımların mikarının düşeceğini (A ve tohum yatırımlar yorumsuz), gider kesintilerinin zorunlu olduğunu, en kısa zamanda pozitif nakit akışına geçilmesinin şart olduğunu söylüyor. Genel olarak fiyatların düşmek zorunda olduğunu, hakla arzların azalacağını ve uzayacağını belirtiyor. Sunumun sonunda gerçekçi ol ya da eve git (“Get real or go home”) diyor.

Benim anladığım ilk kuratılacak şey nakit para son kurtarılacak şey işçi. Nitekim dünyada ve Türkiye’de işten çıkarmalar başladı (en son Tayfa isimli reklam şirketinden büyük çıkarmalar yapıldığını duydum). Öte yandan dünyada Karl Marx’ın Kapital’i en çok satan kitap haline gelmiş, Hürriyet gazetesinin kapağında bile “Kapitalizmi Yeniden Kurmak” diye başlıklar dolaşıyor, dolar bu hızla neredeyse 2 Lirayı vuracak, Türkiye’den belki saatte 1 milyon dolar para çıkışı yaşanıyor, cari açık rekor seviyelerde. Hal böyleyken hala Türkiye’de çalışabilecek durumda olan kişilerin %50si Türkiye’nin iş gücüne katılmıyor (ev kadınları çoğunlukta olmalı).

İlgili yazılar:

13.05.2008

Güncel Sanat Tartışmaları: Bağımsız Bünyeler



Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
, sınıflarını bu dönem son kez güncel sanat tartışmalarına açıyor. Azra Tüzünoğlu‘nun düzenlediği dizinin 10. Konuşmasının konukları, Ha za vu zu, :mentalKLİNİK ve Oda Projesi üyelerinden Seçil Yersel. 14 Mayıs Çarşamba günü saat 18:30′da, MSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi(Beşiktaş) 208 no’lu dersliğinde gerçekleşecek konuşma, herkesin katılımına açık!

“Bağımsız Bünyeler”
Konuşmacılar: mentalKLİNİK + ha za vu zu+ Seçil Yersel
Tarih: 14 Mayıs 2008 Çarşamba
Saat: 18:30
Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu dersliği

Farklı üretim pratiklerinden gelen konuşmacılar, aynı topraklarda, yanyana ama ayrı birer yapı oluşturmanın ve bir oluşum içinden üretmenin hem kendi içinde hem de karşılaşmalarından doğacak sorulara/cevaplara olanak sağlayacak. 2000’lerin başlarında kurulmuş iki farklı üretim biçimini örnekleyen :mentalKLİNİK ve Oda Projesi ve 2000’lerin ortalarından beri farklı medyumlarla üretimlerini sürdüren ha za vu zu’nun bağımsız olma, farklı biçim ve ekonomilerde üretme durumları tartışılacak.

Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından kurulan :mentalKLİNİK, çalışmalarının başlangıcından itibaren sınırların erimeye başladığı yerde oluşan ince çizgiye konumlandı. Mevcut ilişkileri yerinden oynatarak yeni tip ilişkiler ve olasılıklar tasarladıkları üretimlerinde, görünmez olanı görünür kılarken, görünürü görünmez kılmaya çalıştı. :mentalKLİNİK, 10. konuşmada gerçekleştirecekleri ‘monodialog’la bu savı örneklerken, kendi deneyimlerinin görece daha yeni bir oluşumla karşılaşmasına olanak sağlayacak. 2005 yılından beri, farklı çalışma modellerini deneyen, zorlayan, esnek bir kurulum içinde kendi tanımlarıyla “cazibeyle” çalışan ha za vu zu, basit ve pratik yöntemlerle durumlar tasarlamaya çalışır. Grubun, müzik ve performans çalışmaları, yerleştirme, video, görsel düzenleme ve ses ekseninde disiplinlerarası bir nitelik taşır. Oda Projesi deneyiminden gelen Seçil Yersel’in, bu iki oluşum arasında, sorulardan çok ucu açık yorumlarla olası bir kurgunun oluşmasına destek olması beklenmekte. :mentalKLİNİK ve ha za vu zu’ya yakınlaşarak, günümüzde oldukça yaygın bir duruş olan sanatçı birlikteliklerine ve farklı işleyiş biçimlerine karşılaştırmalı olarak bakmaya çalışacak.

İlgili Düğümküme Yazıları

10.04.2008

Mimar Sinan'da Güncel Sanat Tartışmaları

Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü sınıflarını güncel sanat tartışmalarına açtı. Bir dönem boyunca sürecek Güncel Sanat Tartışmaları MSÜ Fen Edebiyat Fakültesi 208 no’lu sınıfta gerçekleşiyor. Kordinatörlüğünü Azra Tüzünoğlu‘nun yaptığı tartışmalar dizisi bittiğinde kitap olarak da yayınlanacak. Azra yeni medya ve işlemsel sanatlar hakkında konuşmak için Düğümküme’den Ali Miharbi ile beni, Xurban‘dan Atıf Akın‘ı, ve Orton Akıncı‘yı davet etti. Yeni medya ve işlemsel sanatlar sunumu hakkında ayrıntılı bir yazıyı bu hafta içinde yayınlıycaz.

Güncel Sanat Tartışmaları bugüne kadar 7 defa gerçekleşti, başdan sona konular, konuşmacılar, ve posterleri (görmek için başlıkların üstüne tıkla) şöyle:

1. Rüya Tabirleri “Rüyada Arazi Görmek”, 21 Şubat 2008
Konuşmacı: Şener Özmen
Rüyada yeşilliği bol ve akarsuları olan arazi görmek, güncel sanata inancı tam olması çeklinde yorumlanır. Böyle bir arazide video çalışması yaptığını gören sanatçı güzel günler görür, tatli ve mutlu günler geçirir. Kendisini geniş bir kavramsal sahrada gören sanatçı uluslararası yolculuklara çıkar. Tarlasını sürdüğünü, bahçesini kazdığını gören kimse küratörü ile iyi geçinir. Tarlasının bol ürün verdiğini gören sanatçının çocukları da, torunları da güncel sanatçı olur.

2. Öncesi ve Sonrasıyla 19 OCAK: Sertleşen Siyasal İklimde Güncel Sanat, 27 Şubat 2008
Konuşmacı: Erden Kosova
Güncel sanat olarak adlandırılan ifade alanının Türkiye’de gelişimi daha en baştan siyasal bir bağıtlanmayı içinde barındırmaktaydı. Eleştirisini devletin baskı pratikleri, çeşitli ideolojik yapılanmalar, ve kültürel çeşitlilik ve farklılaşımları bastırmaya çalışan tektipçilik üzerinde yoğunlaştıran bu pratikler son on yıllık bir dönem içinde söylemsel bir tutarlılık oluşturdular. Son bir kaç sene içinde güncel sanatın giderek izlence kültürü içine çekilmesi ve normalize edilmesiyle birlikte sözkonusu siyasal eleştiri inandırıcılık gibi bir sorun ile karşı karşıya kaldı. Sol zeminin büyük bir kısmının milliyetçiliği eldemlenmesi sonrasında güncel sanat alanının tümünü kültürel emparyalizmin bir ürünü oalrak tanımlayana bir tektipçilik ortaya çıkmış durumda. Eleştirelliği soğuran ıslah politikalarının ve saldırganlaşan milliyetçililiğin çifte kıskacında bağımsız durmaya çalışan sanat pratikleri farklı sorunlar ve farklı açılımlarla karşı karşıya.

3. Bugün: Galericilik + Koleksiyonerlik, 5 Mart 2008
Konuşmacılar: Haldun Dostoğlu, Saruhan Doğan, Evrim Altuğ
Güncel sanat, şehri nasıl dönüştürüyor? Sermaye ve sanat ilişkisi İstanbul şehri üzerinden nasıl işliyor? Sanat / sanatçı, kurumlar ve iş dünyası arasındaki korelasyon, 90′lardan bugüne nasıl bir değişim gösterdi? Sanatın el değişimi, muhafazası, dolaşımındaki bugüne dair kurallar neler?

4. İnsayitifler, 12 Mart 2008
Konuşmacılar: Banu Cennetoğlu (BAS), Elmas Deniz (K2), Osman Bozkurt + Didem Özbek (PİST)

5. İKSV ve İstanbul bienallerinin Türkiye Güncel Sanatındaki Yeri + İşlevi, 19 Mart 2008
Konuşmacılar: Çelenk Bafra, Burcu Pelvanoğlu

6. New York’ta Yapabilirsen Her Yerde Yaparsın, 26 Mart 2008
Konuşmacı: Burak Delier

7. Kurumlar ve Kültür Politikaları, 9 Nisan 2008
Konuşmacılar: Marcus Graf, Serhan Ada, Levent Çalıkoğlu, Ezgi Bakçay

İlgili Düğümküme Yazıları:

13.01.2008

Eigenvekil Yayında

eigenvekil-poster.jpg

eigenvekil12.jpg

Ali Miharbi Eigenvekil projesinin dökümantasyonunu yayına verdi. Dökümantasyon İstanbul Karşı Sanat Galerisi’ndeki sergiden fotoğraflar, videolar ve kavram metni içeriyor. Aynı zamanda Eigenvekil dünyanın en önemli ağlı sanatlar sitesi Turbulence Networked Performance blogunda haber yapıldı.

Daha önce Düğümküme’de yayınlanan Eigenvekil yazısı:
550 Milletvekili Seni Temsil Ediyor mu?

28.09.2007

Dörtyüzsaniye Geri Döndü

dortyuzsaniye4_web.jpg

Difüzyon farklı tasarım alanlarını bir araya getirmeye devam ediyor. 4 Ekim 2007 Perşembe Akşamı Studio Live’da gerçekleştirilecek olan tasarım etkinliği DÖRTYÜZSANİYE’ de mimarlık, moda, grafik, ilüstrasyon, pasta, müzik ve gibi farklı yaratım alanlarından tasarımcılar bir araya gelecek.

27.09.2007, İstanbul – Hızlı sunum formatıyla İstanbul tasarım çevresine yeni bir soluk getiren ve ilk üçü yoğun ilgi gören DÖRTYÜZSANİYE, 4 Ekim Perşembe Akşamı Studio Live’da gerçekleşecek.

Farklı alanlardan yaratıcı çalışmaların ortak bir platformda sergileneceği DÖRTYÜZSANİYE ‘ de, her bir tasarımcı kendi seçtiği bir çalışmasını, 400 saniye boyunca, projeksiyon eşliğinde izleyicilere sunacak. Etkinlikte sunum yapacak olan tasarımcılar, amatör ve profesyonel ayrımı gözetilmeden proje bazında değerlendirilerek seçildi. Studio Live’daki etkinlikte Erdem Helvacıoğlu, Frederik de Smedt*, Koray Kantarcıoğlu, SHRWR*, Sadi Güran-Deniz Cuylan-Senem Akçay, Mahir M.Yavuz&Ebru Kurbak, Coccolat, 389g, 8artı ve Erkin Gören sunum yapacak. İzleyicilerle birlikte interaktif bir ortamda gerçekleşecek olan sunumlar, aynı zamanda farklı tasarım disiplinlerinin de birbirleriyle etkileşime geçmesi açısından da ayrı bir anlam taşıyor.

Difüzyon profesyonel ve amatör tasarımcıların bir araya geldiği bir tasarım grubudur. Tüm grup üyeleri kentsel sanat formları, dijital dünya ve İstanbul kent yaşantısıyla yakından ilgilidir. Mimarlık, grafik, moda, endüstriyel tasarım, fotoğraf ve video gibi yaratıcı düşün alanlarını tek bir platformda toplayarak birbirleriyle daha yakından etkileşime geçmesini amaçlar.

*Sunum İngilizce olacaktır

01.05.2007

DÖRTYÜZSANİYE III

400sn3_kucuk.jpg

İlk ikisi Aralık ve Şubat aylarında yapılan DÖRTYÜZSANİYE, 3 Mayıs 2007 Perşembe akşamı saat 19:30′da bu defa Indigo’da gerçekleştirilecek. Farklı tasarım alanlarından 10 katılımcının, projelerini izleyicilerle paylaşacağı etkinlik, yıkılıp yıkılmaması tartışma konusu olan AKM’ye ithaf edilmesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.

Sunumcular:
Burak Pak _ tasarım bilişim teknolojileri
Oğuz Meriç _ fotoğraf
Nazar Şigaher _ endüstri ürünleri tasarımı
Ali Dur _ mimarlık
Eray Makal _ görsel iletişim

Ozan Özdilek _ kısa film
Ali Taptık _ fotoğraf
Nilüfer Kozikoğlu _ mimarlık
Osman Productions _ müzik
Omlet İstanbul _ kent atölyeleri

Gece Artist performansıyla son bulacak.

Daha fazla bilgi için Difüzyon