06.12.2007

Bloglara Otomatik Yorum Yazma Robotu

Hazır söz robotlardan açılmışken, WordPress bloglarına otomatik yorum yazabilen küçük bir “robot” yapalım. Böyle bir robotu binlerce bloga bir anda “yorum yazmak” için kullanabilirsiniz.

Bu robot bir Ruby programı. Önce Ruby için Scrubyt kütüphanesini yükleyin(adım adım yükleme klavuzu). Scrubyt kütüphanesini programlanabilir bir web tarayıcı gibi düşünebilirsiniz, yani otomatik olarak istediğiniz siteye gider, bağlantıdan bağlantıya altlayarak sizin için tüm web’i dolaşabilir. Bu tür programları genelde arama motorları ve spamciler kullanır. Scrubyt yükledikten sonra sadece şu kodu çalıştırın.


require 'rubygems'
require 'scrubyt'
post_comment = Scrubyt::Extractor.define do
fetch 'http://www.dugumkume.org/esra-robot-ile-sohbetler/'
fill_textfield 'author', 'arikan'
fill_textfield 'email', 'arikan@dugumkume.org'
fill_textarea 'comment', 'Otomatik yorum yaziyorum.'
submit
end

Kodda gördüğünüz Düğümküme adresi bir önceki Esra Robot ile Sohbetler yazısı. Robot o yazıya gidiyor, kutucuklara adımı, email adresimi, ve yorumu giriyor, sonra da düğmeye basıyor. Bu programla otomatik yazdığım yorumu önceki yazının altında görebilirsiniz. Bu bilgileri değiştirip istediğiniz sitelere otomatik yorum yazabilirsiniz.

Bir bloga bir kaç defa otomatik yorum yazarsanız muhtemelen IP adresinizden yakalanır ve bloklanırsınız. Mesela WordPress Aksimet spam filtresi Düğümküme’den hergün yüzlerce spam yorum temizliyor.

Bu tür önlemler yaratıcılığınızı engelleyemez tabi. Bunun gibi ağda dolaşabilen programlar çok çeşitli şekillerde kullanılabilir. Mesela bir yanda sizin için otomatik araştırma yapıp bilgi toplayan bir araç yapabilirken, diğer yandan canınızı sıkan sistemleri yoran bir program oluşturabilirsiniz.

21.06.2007

Kullan-At Eposta Adresleri

Kullan-at eposta servisi GuerrillaMail isteyen herkese 15 dakika sonra kendini yok eden bir eposta adresi veriyor. Rastgele yaratılan email adresini verilen süre içinde okuyabilir ve bu adresten istediğiniz kadar eposta atabilirsiniz. Anonim sevenler ve anonim kalmak isteyenlere…

guerrilla_mail_logo.gif

Ali Miharbi’nin Spam’i Sev ve Koru yazısından sonra kullan-at eposta adreslerini yazmayı düşündüm. Spam bir bela, bir kültürel olgu, bir davranış biçimi, gerçek, gizli, saklı, yan, teknoloji, çöp, hedef, istenmeyen, istenen, para, kara, karma, karışık, aktif, pasif, bir, fenomen. Bu şartlarda, her şeyin her zaman her yerde her şekilde kaydedildiği izlenen çözümlenen örüntülü örülen görülen aranan bulunan biriken biriktirmeli kategorili alt üst bir hayatta kimliksiz kalmak davranmak yaşamak isteyenler için geçici atıcı atılgan sistemler gerek. Kullan at eposta servis anonim kal. İster spam at ister gizli aşk mektubu kullan at bir nefes al.

Daha önce bildirgec.org’da da farklı farklı kullan-at eposta servisleri yazılmış.

10 Dakikalık Kullan-At Eposta Servisi
http://10minutemail.com/

24 Saatlik Kullan-At Eposta Servisi (Türkçe)
http://www.kolayeposta.com/

Kullan-at SMS servisi var mı? Başka ne tür kullan-at servis isterdiniz, bu yazıya yorum olarak yazın.

20.06.2007

Spam'i Sev ve Koru

Birçoğumuz emaillerimiz arasında, filtrelerden geçmeyi başarmış, tuhaf, fazlaca bir anlam ifade etmeyen mesajlar almışızdır. Bugün çoğu email servisi değişik spam filtreleme yöntemleri kullanıyor. Spam’ciler bu filtreleri altetmek için değişik stratejiler uyguluyorlar. Bunlar arasında sık sık karşılaştıklarımız, bilerek yazım hataları yapmak, karakterleri görsel olarak benzeyen başka karakterlerle değiştirmek (örn€91n bu $3kilde) veya metni resim haline getirmek, dahası filtrelerin karakter tanıma özelliği olma olasılığına karşı, web sitelerine bilgisayar programlarının otomatik olarak üye olmasını engellemekte kullanılan CAPTCHA‘ya benzer bir şekilde, deforme karakter resimleri kullanmak gibi yöntemler… Tüm bunların yanında belki de en ilginç olanı, 18.yy matematikçisi Bayes’in teoremini bir emailin spam olup olmama olasılığını zamanla istatistiksel olarak oluşturmakta kullanan, başka bir deyişle neyin spam olup neyin olmadığını kullanıcının spam’leri işaretlemesi yoluyla öğrenen sistemlere karşı geliştirilen stratejiler. Bunlar arasında, anlamsız, reklamı yapılan ürünle veya verilmek istenen mesajla tamamen bağlantısız bir kelime çorbası hazırlamaktan, Web’den kolay ulaşılabilir, popüler, edebi veya dini herhangi bir metnin içinden rastgele, DadaDodo programının çalışma şekline benzer biçimde kelimelerin yan yana bulunma olasılıklarına göre, veya dissociated press algoritması gibi bir söz dizisinin son kısmını metnin diğer kısımlarında arayarak, bulunan sonuç ile anlatıyı sürdürmeye kadar değişebilen varyasyonlar sayılabilir. Oluşturulan bu metinler, istatistiksel verilerle eğitilen filtrelerin kafasını karıştırırken, aralarında bazen kulağa oldukça şiirsel gelen yazılara da rastlanabiliyor.

The Brothers McLeod, Bayes filtrelerini atlatmak için üretilmiş spam metinlerini kullanarak, Spamland adında, başrollerinde, normalde gözümüz görmesin dediğimiz bu metinlerin aslında ilgi çekici olabildiklerine işaret eden tuhaf çizgi-yaratıkların oynadığı bir animasyon serisi yapmışlar.

spamland_blah.jpg spamland160x95.jpg
spamland-2-160x95.jpg spamland3-160x95.jpg

Bu kısa animasyonlar, hiçbir yere varmayan bir anlatı ve kopyala-yapıştır şeklinde oluşturulmuş hissi veren cümleleri ile sürrealistlerin ve dadaistlerin yazdıkları şiir ve hikayeleri anımsatıyor insana. 1920′lere gidecek olursak, Tristan Tzara‘nın önerdiği dadaist şiir yazma yöntemi, şimdi bilgisayarların filtrelerden geçmek için kullandıkları algoritmaların en basitini andırıyor:

DADAİST BİR ŞİİR HAZIRLAMAK (Tristan Tzara, 1920)
Bir gazete al.
Bir makas al.
Gazeteden, oluşturmak istediğin şiirin uzunluğunda bir makale seç.
Makaleyi kes.
Daha sonra makaledeki kelimeleri ayrı ayrı dikkatlice kes ve bir torbaya doldur.
Usulca çalkala.
Sonra her birini, birbiri ardından çek.
Kelimeleri özenle, torbadan çekilme sıralarına göre not al.
[...]

1959′da ressam ve yazar Brion Gysin gazeteleri parçalar halinde kesip tekrar düzenleyerek bu yöntemi, cut-up yazım tekniği ile tanınan, Çıplak Şölen‘in (Naked Lunch) yazarı William S. Burroughs ile beraber geliştirdi. Bu yöntem de şu şekilde özetlenebilir:

[...] Bir sayfa alın. Bu sayfa gibi. Ortadan dikey ve yatay olarak kesin. 1, 2, 3, 4 olarak dört bölüm oluşacak. Birinci bölüm ile dördüncünün, ikinci bölüm ile üçüncünün yerini değiştirin. Artık yeni bir sayfanız var. Bu sayfa bazen aynı şeyleri söyler, bazen oldukça değişik. Politik konuşmaları kesmek ilginç uygulamalardandır. Sonuçta ortaya çıkan metin kesinlikle bir şeyler söyleyecektir ve bunu belirli bir açıklıkta yapacaktır. [...]

Buna benzer yöntemler daha sonra popüler kültürde, örneğin David Bowie, Kurt Cobain, Thom Yorke tarafından şarkı sözü yazmak için kullanılmıştı.

Bugünkü durumda, eskiye göre önemli farklar göze çarpıyor:

Bunlardan bir tanesi, metnin artık sadece insanlar değil makinalar tarafından da oluşturulabiliyor olması. Bu potansiyele, daha önce ilk dönem İnternet sanatçıları The Plagiarist Manifesto (1998) benzeri projelerle dikkat çekmişlerdi. Hatta karmaşık algoritmalar yardımıyla bazen makinalar sürrealizmin spontaneliğine/kendiliğindenliğine benzer bir şekilde ‘kararlar’ bile verebiliyor.

Bir başka önemli fark da, şu ana kadar, metinlere uygulanan cut-up teknikleri hep sanat, edebiyat, tasarım, müzik gibi konularda deneysel yöntemler olarak kullanılmışken, bugün insanların bundan yasadışı da olsa para kazanmanın bir yolunu bulmuş olmaları. Bir açıdan sanatçıların buluntu nesne, imge veya kavramları parçalayıp tekrardan biraraya getirme işlevini kısmen spam’ciler üstlenmişler gibi. Sanatçılar da tekrardan organize olmuş bu yapıları hazıryapım olarak kullanıyor veya daha başka yapılarla veya yöntemlerle tekrardan biçimlendiriyorlar.

Bugün, İnternet’in en sevilmeyen öğelerinden olan spam’lere estetik stratejilerle yaklaşan diğer işlere şu örnekleri gösterebiliriz: