30.06.2008

Obama ve Siyaset 2.0: Tarihi Gerçek Zamanda Belgelemek

Bu çarşamba günü New York Üniversitesi’nde “Obama ve Siyaset 2.0: Tarihi Gerçek Zamanda Belgelemek” başlıklı bir konuşmayı izlemeye davet edildim. Konuşma Barack Obama’nın kampanyasında video çekimlerini sürdüren genç yönetmen Arun Chaudhary ve FastCompany editörü Ellen McGirt arasında olacak.

Arun Chaudhary NYU’da sinema üzerine hocalık yaparken yapılan teklif üzerine işini bırakıp Obama’nın video yönetmeni oluyor. Obama kampanyası boyunca BarackObama.com ve YouTube sitelerinde 800′den fazla video yayınlıyor. Obama’nın meydan konuşmalarından, küçük toplantılarından, seçim turundan, yoldaki röportajlardan çekilen ve montajlanan videoların her biri ortalama 10,000 defa izlenmiş. Bu online videolar kampanyanın en temel taşlarından biri olarak siyasi iletişime web 2.0 kavramlarını: mikro-kalabalıklar, sosyal birikme, online tartışmalar, virüssel yayılma, işbirliği formatları gibi kavramları getiriyor. Chaudhary amatör videoları, profesyonel çekimlerle, CNN videolarıyla, sinemayla, sahne arkası görüntülerle montajlayarak kampanyanın çoşkulu, samimi, seçkin, ve özgün sesini kitlelere aktarıyor.


Soldan sağa: Obama’ya alttan-yukarı yüceltici çekim, izleyicilerin hecyanı, izleyicilerin duygulanması, Obama vatandaşlar arasında.

Eğer herhangi bir Obama videosu izlediyseniz, genelde Obama’nın kendisini konuşmayı dinleyenlerin içinde bir kadrajda görürsünüz. Her zaman insanların arasındadır… Arkasında yanında hep sade vatandaşlar vardır. Bu insanların heycanları bakışları, sloganları hep dikkatli sinematografi teknikleriyle çekilen videolarda göz önünde olmuştur. Bu videolarda kayıtlı heyecan YouTube ve benzeri sosyal paylaşım kanallarına girer girmez aynı boyutta sosyal kanallar üzerinde yayılmaya başlamıştır, izleyenleri de heycanlandırmıştır. Chaudhary’nin bu özenle çekilmiş videoları amatör çekimlerle ve sahne arkası görüntülerle birleştirmesi kampanyanın samimiyetini arttırmıştır.


Soldan sağa: Hitler kurmaylarının duygulandığı anlar, Hitler’e alttan-yukarı yüceltici çekim, ufuklara bakan ideal Alman genci, vatandaşların Hitler selamı.

Obama videoları bana sinema ve propaganda tarihinden Alman film dahisi Leni Riefenstahl‘ı hatırlatıyor. Riefenstahl Naziler için çektiği propaganda filmlerinde (“Triumph des Willens“) Adolf Hitler’in konuşmalarını ve 1934 Nuremberg kongresini özel sinematografik tekniklerle gösterir (bkz: video 1, video 2). Obama videolarında olduğu gibi bu filmde seyircilerin bakışları ile konuşmacı arasında gidip gelen kamera görüntüleri, aşağıdan yukarı çekimlerle özneyi yüceltme vardır. Bu film Nazilerin yaptıklarından sonra etik olarak çok tartışılmış, hem yasaklanmış hem ödüller almış, sonuçta sinema dilinde önemli yerler edinmiştir. Bu teknikler artık siyasi ideolojilerinden bağımsız olarak dünyada standartlaşmış, günümüz siyasetinden (mesela AKP’de veya Fransa seçimlerinde) reklamlara pek çok yerde kullanılan görsel iletişim tetknikleri haline gelmiştir. Bugün de Obama videoları bu standart teknikleri kullanmanın yanında, kadrajlarıyla (halkla iç içe sahneler), montajıyla (amatör+profesyonel karıştırması), ve yayınlanmasıyla (sosyal ağlarda) bugünün sosyal ve teknolojik ortamında önemli yenilikler içeriyor.

Obama ve Siyaset 2.0 panelinin konuşmacılardan Ellen McGirt Obama’nın mesaj üretim tekniklerini marka oluşturmak olarak yorumluyor. McGirt en son FastCompany dergisinde “Obama Denilen Marka” başlığında tartışmalı bir makale yayınladı. Amerika’da yaşayanlar bilir, bu yeni dünya topraklarında siyaset ile pazarlama arasında çok az fark vardır… zaten ismi üzerinde siyaset 2.0.

Çarşamba günkü konuşmadan sonra ayrıca gözlemlerimi yazmaya çalışıcam.

20.07.2007

Bard'ın Kameralı Adamları

New York’lu elektronik ortam sanatçısı Perry Bard herkesi Dziga Vertov’un 1929 yapımı Man with the Movie Camera isimli filmini, orijinal akışına sadık kalarak yeniden yapımına davet ediyor.

Man with the Movie Camera
Vertov’un Kameralı Adam adlı eseri Moskova, Riga ve Kiev’deki görüntülerin montajlanarak devam eden bir tam günü anlatması üzerine kuruludur. Burada anlatı kelimesi belki pek uygun düşmeyebilir, çünkü film genellikle belgesel olarak sınıflandırılır. Öte yandan Kameralı Adam’da bir film yapım hikayesi, yani film içinde film vardır. Bu noktada Vertov’a kulak verirsek “Kameralı adam görsel olayların sinemasal iletişimi üzerine bir deneydir. Ara başlıklar, senaryo ve sinema salonlarının yardımı olmaksızın üretilmiştir. Filmde planlar arası çözülmeler, bölünmüş ekranlar, ağır çekim ve donuk kare gibi bugün bir haber bülteninde bile karşımıza çıkabilecek, hatta en basit video kurgu programlarında dahi bulunan görsel efektler denenmiştir.

Peki Bard ne yapıyor?
Perry Bard, herkesi “kameralı adam”ı kollektif bir şekilde yeniden üretmeye davet ediyor. Orijinal plan sırasına sadık kalmak koşuluyla Agustos 2007′de açılacak olan yükleme alanına, ister video, ister sabit kare, hiç olmadı metin dökümanlarınızı bekliyor. Amacı ise 21 yüzyılın ağlı ve birbirine bağlı halini yansıtmak. Kameralı Adam’ın yeniden üretimi için daha iyi bir yöntem bulunamazdı heralde. Ortaya çıkan kollektif çalışma İngiltere’nin dört bir yanındaki dev ekranlarda sergilenecek.

Detaylı Bilgi için: http://dziga.perrybard.net/

Filmin orijinali için: http://video.google.com/videoplay?docid=6910724735856178670&hl=en

08.06.2007

Hedef "Iraklı Vurmak"

Iraklı sanatçı Wafaa Bilal Chicago’da bir galeride Internet üzerinden kendini vurdurttu. Mayıs ayı boyunca Bilal’in web sitesinden tüm internetin kullanımına açık web kameralı bir silahla Bilal’e ateş edebiliyordunuz. Bilal bir ay boyunca silahın menzilinde bir odada yaşadı ve hemen her dakika üzerine boya ateş edildi.

wafaabilal-0.jpg
Web kameralı silahın hedef görüntüsü.

wafaabilal-1.jpg
Bilal’in video günlüğünden görüntüler.

Aynı zamanda web sayfasındaki ateş etme alanında bulunan chat arayüzünden Bilal ile konuşulabiliyordu. Duyan geldi, önce bir iki el ateş etti, sonra ya not bıraktı ya çekip gitti. Bilal içerden dünyaya yayınladığı video blogunda diyalog aradığını söylüyordu arkadan Internet-tetiklemeli silahın sesi gelirken. Bilal bu menzilde yaptığı yaşama performansında

  1. gerçek ile sanal ilişkisini sorguladı,
  2. sanat izleyicisini aktif olarak performansa katmış oldu,
  3. ve çoğunluğa normalmiş gibi gelen Irak’da yaşanan gerçekliğe işaret etti.

Bilal’in bir ay boyunca bu savaş odasında tuttuğu video günlükleri YouTube’da izleyebilirsiniz.

Gerçekliğin İçinde Gerçek

apache-helikopter-iraq-1.jpg
Apache Helikopteri’nin gözünden takip edilip vurulanlar.

Chicago Flatfile Galerisi‘nde yapılan bu performans arka bilincimde Internet’te dolaşırken karşıma gerçeklik içinde gerçekler çıktı. Amerikan Ordusu’nun Apache helikopterlerinden Iraklıları vurma görüntülerini buldum. Bu videolarda yerde bulunan insanların sıcaklık ölçer kameralarla helikopterden tespit edilişini görüyorsunuz. Apache helikopterlerinden ağır silahlarla ateş edilerek insanlar parça parça ediliyor (Bu videoları küçüklere göstermeyin).

Bilal’in kendini Internet üzerinden vurdurma performansında olanlar ile Apache helikopterlerinin Iraklıları vurma görüntüleri birbirine karıştı, ortaya çıkan gerçekler midemi bulandırdı. Bu görüntüleri izlediğinizde şunu hatırlayın: merkezden-kitleye medyanın (tv, gazete, dergi) Irak istilası hakkında anlattığı hikayeler ve ülke başkanlarının genellemeci açıklamaları gerçek değil, sadece icat edilmiş gerçeklik.

apache-helikopter-irak-0.jpg
Apache Helikopterinden hedeflenip vurulan insanlar.