15.04.2008

1. Uluslararası Gezici Tahran Bienali

Amirali Ghasemi ve Serhat Köksal küratörlüğünde gerçekleşecek olan Kentsel Kıskançlık – 1′inci Uluslararası Gezici Tahran Bienali sanatçılar için başvuru çağrısı yaptı. Kısaca özetlemek gerekirse, bağımsız ve gezici bir Tahran Bienali fikri, karmaşık kentsel durumu ve dağınık sanatçı birlikleri ile uluslararası bir bienalin yapılmasının şu anda mümkün gözükmediği Tahran’da “süreci kısa devre yaptırıp harekete geçirmek” amacıyla ortaya çıkmış. Konusu Urban Jalousie ise, hem Kentsel Kıskançlık, hem de İranlı sanatçıların dünyaya kendi jaluzileri ardından, davet edilmedikleri bir yere bakmalarına gönderme yapıyor. Bu mini bienalin ilk durağı 30 Mayıs-6 Temmuz 2008′de Hafriyat Karaköy’de gerçekleşecek.

BAŞVURU VE HER TÜRLÜ İLETİŞİM

biennialtehran [at] gmail.com

http://www.biennialtehran.com

BAŞVURU ÇAĞRISI

Kentsel Kıskançlık – 1inci Uluslararası Gezici Tahran Bienali

İlk durak: Hafriyat karakoy, Istanbul, 30 Mayıs – 6 Temmuz 2008

Kuratörler Amirali Ghasemi ve Serhat Köksal

Son başvuru tarihi: 21 Nisan 2008 Pazartesi

14.02.2008

Hafriyat'ta Noktaları Birleştir Sergisi

noktalari-birlestir-harfiyat-2008.jpg

Noktaları birleştir, 16 Şubat cumartesi saat 18.30’da Hafriyat Karaköy‘de açılıyor (harita).

16 sanatçının katılımıyla Koray Kantarcıoğlu tarafından düzenlenen sergi, çizgiyi bağımsız görsel bir birim olarak anlama ve özgün bir ifade biçimi olarak kullanma fikrinden hareket eden işleri bir araya getiriyor. Bu işlerin üretimi ve sunuşunda da çeşitlilik ve rahatlık göze çarpıyor: Kumaş, kağıt, ekran, duvar ve duvar kağıdı kullanımından boya, mürekkep, piksel ve tükenmez kaleme.

Serginin kavramsal çerçevesi de aynı yaklaşımı devam ettiriyor: Ucu açık, tamamlanmışlık kaygısı gözetmeyen bu işler tek bir yere gitmiyor.

Sergi açılışında Nazım Dikbaş Ama Bu Bana Benzemiyor adlı bir performans gerçekleştirecek. Hevesli çizerler tarafından yapılan resimlerini görüp memnun kalmayan kişilerin telaffuz ettiği bu cümleyi başlık seçen Dikbaş, çizim eyleminin ve üretiminin farklı boyutlarına dikkat çekmeyi deneyecek.

Katılımcılar:

Aksel Zeydan Göz
Alina Viola Grumiller
Bora Başkan, http://borabaskan.blogspot.com
Burak Arıkan, http://burak-arikan.com
Cem Dinlenmiş, http://cemdinlenmis.deviantart.com
Erlea Maneros
Ekin Saçlıoğlu
Erkin Gören, http://erkingoren.com
Erdem Ergaz
Gözen Atila
Güneş Terkol
İnci Furni, Bio
Klaustro, http://myspace.com/klasor
Koray Kantarcıoğlu, http://www.koraykantarcioglu.com
Mihda Koray, http://myspace.com/mihdakoray
Nazım Dikbaş, http://www.extramucadele.com

* Poster tasarımı Özer Yalçınkaya (aka Klaustro).

13.01.2008

Eigenvekil Yayında

eigenvekil-poster.jpg

eigenvekil12.jpg

Ali Miharbi Eigenvekil projesinin dökümantasyonunu yayına verdi. Dökümantasyon İstanbul Karşı Sanat Galerisi’ndeki sergiden fotoğraflar, videolar ve kavram metni içeriyor. Aynı zamanda Eigenvekil dünyanın en önemli ağlı sanatlar sitesi Turbulence Networked Performance blogunda haber yapıldı.

Daha önce Düğümküme’de yayınlanan Eigenvekil yazısı:
550 Milletvekili Seni Temsil Ediyor mu?

06.01.2008

İki Yansıtma, Biri Ters

coryarcangel-upsidedown

coryarcangel-upsidedown2

Two Keystoned Projectors (one upside down), Cory Arcangel

Bu yazının geri kalanını okuyun »

19.10.2007

550 Milletvekili Seni Temsil Ediyor mu?

mean_vekil.jpg

Bunu öğrenmek için bugün saat 18:00 20:00 arası İstiklal Caddesi’nde Karşı Sanat galerisine gidin ve Ali Miharbi‘nin “Eigenvekil” projesine bakın. Halil Altındere’nin küratörlüğünü yaptığı “Gerçekçi ol, imkansızı talep et” sergisi bugün Karşı Sanat‘da açılıyor, 17 Kasım’a kadar sürecek.

Ali yukarıdaki resmi 550 milletvekilinin vesikalık fotoğraflarının ortalamasıyla yapmış. Sergiye gittiğinizde Ali’nin kurduğu kameranın karşısına geçin ve ayna misali ekranda kendi yüzünüzün milletvekilllerinin yüz özellikleri kullanılarak hesaplanmış halini görün.

“Eigenvekil” (2007), bir LCD ekran, PC, kamera ve duvarlarda asılı posterlerden oluşan bir yerleştirme. İzleyici ekrana bakarken, bilgisayarın canlı kamera görüntüleri ve işlediği istatistiksel veriler sayesinde, TBMM milletvekillerinin fotoğraflarından hesaplanan özelliklerin, kendi görüntüsü üzerinde bir ‘yansımasını’ görüyor. Aynaya bakar gibi ekrana bakıyor ama aslında çok kısıtlı bir şekilde temsil edildiğini farkediyor. Politik temsil, sanatsal temsil, matematiksel temsil gibi birçok temsil türünde, genelleştirme adına yapılan soyutlaştırmalar, kenarların yontulması, temsil edilenler çoğaldıkça, tek tek bireylerin (veya öğelerin) bakış açısından, temsil edeni bulanıklaştırıyor. Eigenvekil de, çeşitli temsil türleri üzerinden, günümüzün temsili demokrasilerindeki bu soruna dikkat çekiyor.

Eigenvekil projesinde, görüntülerin tekrar oluşturulması için “eigenface” (özyüz) yöntemi kullanıldı. Bu ve benzeri yöntemler, genellikle, aranan kişilerin bilgisayar ve kameralarla otomatik olarak tanınmasını sağlayan sistemlerde kullanılıyor. Bunun yanısıra, AB, ABD ve Kanada pasaportları (veya vizeleri) için, özel birçok sıkı kurala ve ölçüte göre çekilen biyometrik fotoğraflar da buna benzer sistemlerde kullanılmak üzere, yüz kimliğimizin en verimli şekilde devletin veritabanına aktarılmasını sağlıyor. Böylelikle, gözetleme kamerası karşısına geçen kişi, bu veritabanındaki kişiler ile karşılaştırılabiliyor. Eigenvekil projesinde ise, gözetlenen izleyicinin yüzü, TBMM milletvekili fotoğraflarından oluşturulan veritabanındakilere yeterince benzememesine rağmen, sanki onlardan biriymişcesine bilgisayar tarafından tekrardan oluşturuluyor ve elde edilen sonuç olduğu gibi ekrana yansıtılıyor.

Eigenvekil’den diğer görüntüler… İlki kendi vesikalık resimlerinin, milletvekili resimlerinin özelllikleri kullanılarak tekrardan oluşturulmasına razı olan arkadaşlar. İkincisi en önde giden eigenvekiller.

eigenvekil-unknown.jpg

top_eigenvekils.jpg

23.09.2007

İstanbul Bienali'nden Fotoğraflar

istanbul-bienali.jpg

10. İstanbul Bienali
‘nden fotoğraflar arıyoruz. Sizin çektiğiniz, bloglarda bulduğunuz, veya internette Flickr ve benzeri fotoğraf servislerinde gördüğünüz fotoğrafların bağlarını bu yazıya yorum olarak gönderin yazıya ekleyelim beraber bir indeks oluşturalım.

Benim bulduklarım şunlar:
http://flickr.com/photos/tags/10thistanbulbiennial/
http://flickr.com/photos/tags/istanbulbiennial/
http://flickr.com/photos/emergencyrooms/sets/72157602067139623/
http://artforum.com/diary/id=15803
http://flickr.com/photos/tags/istanbulbiennal/

Yuakrıdaki görsel Paul Chan’ın Antrepo 3‘deki işinden, Flickr’da louisemakesstuff‘dan tarafından çekilmiş.

06.09.2007

Bienal Paralel Tershane Sergisi

bienal-paralel-tershane.jpg

İMKANSIZ DEĞİL
ÜSTELİK GEREKLİ
KÜRESEL SAVAŞ ÇAĞINDA
İYİMSERLİK

10. Uluslararası İstanbul Bienali başlıyor. Yarın ve cuma (7 Eylül) günü İstanbul’un çeşitli yerlerinde Bienal açılışları, karşılaşmalar, ve kucaklaşmalar olacak.

Bienale paralel olarak çağdaş sanat ve fikir üretim platformu TERSHANE 15 sanatçının katıldığı bir sergi düzenliyor. Küratorlüğünü Devrim Kadirbeyoğlu‘nun yaptığı sergi kolektif bir şekilde geliştirildi. Açılış 7 Eylül Cuma günü saat 19:00da Tophane’de Boğazkesen Caddesi Bostaniçi Sokak’da. Harita burada.

Bu sergide ben de Bored-er (2005) isimli bir seri bulanık fotoğraf ile yer alıyorum. Bored-er İngilizce de “sıkılmak” ve “sınır” kelimelerinin birleşiminden icat ettiğim bir isim. Uluslar arası sınırları geçerken yaşadığım zorluklar ve çekim yaptığım dijital kameranın sınırları üzerine yaptığım bir iş.

22.05.2007

Yoko Ono Burada!

yoko1.jpg

John Lennon’ın tanımı ile “Dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı” Yoko Ono 3 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında “Açık Şehir” isimli sergisi ile Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

Karaköy’deki Minevra Han’ın bankacılık dönemlerinden kalan bodrum katındaki kasa dairesine indiğinizde toplam 9 parçadan oluşan ve tamamı izleyicilerin etkileşimine açık sergi ile karşılaşıyorsunuz. Kavramsal sanatın öncülerinden Ono’nun sergilenen eserlerinin çoğu ziyaretçilerin etkileşimine açık bırakılmış.

Ono’nun size sundugu küçük el fenerleri ile evrene sonsuz sevgi mesajı gönderebilirsiniz.

“sen su/ben su/ hepimiz farklı kaplarda suyuz/ o yüzden buluşmamız çok kolay/ bir gün hep birlikte buharlaşacağız/ ama su bitip gittiğinde bile/ belki kapları işaret edeceğiz/ ve oradaki, işte o benim diyeceğiz/ bizler kaplara kafayı takmışız”

yoko4.jpg

1966’da Mend Piece ismi ile ilk olarak sergiledigi işi,11 Eylül’den sonra Mend Peace adını alarak masa dolusu kırık tabak, çanak, fincan, kaseyi onarmaya davet ederken, Ono “fincanı onarırken düşündügünüz şey onu onarmak değildir” diyerek metafor yaratabilme kapasitemize sesleniyor.

yoko2.jpg

Savaşlarda stratejilerin belirlenmesinde kullanılan haritalarla seni seviyorum,barışı düşle yazılı kabartma mühürleri kullanarak “IMAGINE PEACE” adlı eserde sizinde bir katkınız oluyor. Yine ziyaretçilerin boya ve fırçalarla kendi hünerlerini göstereceği “ADD COLOR” isimli eserinde, yeniden doğuşu simgeleyen tabutu boyayabilirsiniz.

Kültürümüzde yaygın olan dilek agaci burada “WiSH TREE” adı altında dileklerinizi yazabilceginiz, ve daha sonra dileklerinizin İzlanda Reykjavik’te yapım aşamasında olan İmagine Peace Tower’a gönderilcegi eser olarak tasarlanmış.

En son odada yer alan Marcel Duchamp, Frida Kahlo, Atatürk, Joseph Beuys gibi önemli isimlerin yazılı oldugu 123 kart, her biri aynı seviyede su ile doldurulmuş ince belli çay bardaklarının önünde “WE’RE ALL WATER” adı altında Yoko Ono’nun 1967’de Lisson Galeri’deki sergisi için yazdığı bir kavramdan ilham aldıgı eseri oluşturuyor.

yoko3.jpg

30 Haziran’a kadar sürecek kavramsal sanatın öncülerinden olan Yoko Ono’nun sergisinin sizde bir parçası olmalısınız.

15.10.2006

"Further Processing" Sergisi

Avusturya’nın Graz şehrinde yapılan Further Processing Sergisi‘nde yeralan işler karmaşa kavramını konu alan işlemsel estetik araştırmalardan oluşuyor. Zaman ve mekana dair parameterlerle kontrol edilen bu yazılımlar elektronik görsel kültür ve klasik çizim/boyama arasında bağlantılar oluşturuyor.

Sandro Droschl and Marius Watz’ın kuratörlüğünü yaptığı sergiye katılan sanatçılar Processing programlama diline dayanarak bu işleri üretmişler. Medya sanatları tarihinde programlama çoğu zaman işin önemli bir parçası olmuştur, ancak şimdilerde bilgisayar kodu giderek üzerinde durulan ana malzeme oluyor. Mikro işlemci programlama ve Internet de işe karışınca medya sanatlarında yeni bir akımdan bahsetmeye başlıyoruz.

Further Processing

Kaynak: Generatorx.no / Further Processing

29.10.2005

Jean Tinguely'in kendini yok eden makinası

Jean Tinguely - Homage To New York

Jean Tinguely’in kendini yok eden makinalarindan en onemlisi “Homage to New York” 17 Mart 1960′da New York Modern Sanat muzesinin heykel bahcesinde kendini yok etti. Dunyada henuz kisisel bilgisayarlarin olmadigi bir donemde Tinguely yasadigi zamani bu sekilde temsil etmisti. O zamanlarda makinalar demir yolu, fabrika, telefon santrali gibi sistemleri dusuk seviyede kontrol ediyordu; bugun dijital aglarin ve bilgisayarlarin kontrolu cebimizde, yanimizda, arkamizda, karsimizda, ve aklimizdayken gunumuzun temsiliyet bicimleri bu durumu yansitmali.