29.11.2007

Ulusal Kadife

David Crawford‘un 2000 yılında Turbulence komisyonuyla yaptığı “National Velvet” projesi Britanya bayrakları ile Amerikan bayrakları arasındaki geçişi ve sembolik ilişkiyi bir zaman çizelgesi üzerinde gösteriyor.

crawford-nationalvelvet0.png
crawford-nationalvelvet1.png
crawford-nationalvelvet2.png
crawford-nationalvelvet3.png
crawford-nationalvelvet4.png

01.11.2007

Karaköy Hafriyat'da Allah Korkusu

allah_korkusu.gif

Hafriyat Websitesi

10.10.2007

Semiyotik Kare ve Sanat

Sanatsal Üretim İçin Gerekli 3 Şey üzerinden bazı tartışmalara girmişken, James Clifford‘ın 1988′de tasarladığı Sanat-Kültür Sistemi diyagramına da yer vermek istedim:

clifford_tr.jpg

Bu diyagram üzerinde konuşmadan önce biraz, burada kullanılan semiyotik kare (veya Greimas dikdörtgeni) nedir, nerelerde kullanılır, bir işe yarar mı, bunlardan bahsetmekte yarar var.

Semiyotik kare, doğal dillerde ikili karşıtlık olarak bulunan ve birbirlerinin anlamları ile sürekli etkileşim içinde olan, kimisi bu etkileşimin etkisiyle anlam değiştirebilen, bir anlamda ayrılmaz ikili oluşturan terimlerin (ölüm/yaşam, eril/dişil, Doğu/Batı, merkez/çevre, insan/makina, doğa/kültür, doğa/teknoloji, kahraman/düşman, fiziksel/sanal, gerçek/hayali, Sağ/Sol, ziyaret/ikamet, dinamik/statik, vs. gibi) analizini yapmak ve analitik sınıf sayısını dörde (örneğin ölüm, yaşam, yaşam ve ölüm (“yaşayan ölüler”), ne yaşam ne ölüm (“melekler”) gibi), sonrasında sekize veya ona çıkarıp genişletmek için kullanılan bir araç.

S1 ve S2 teriminden başlayarak ortaya çıkan ilişkiler:

  • S1 ve S2: karşıtlık
  • S1 ve ~S1, S2 ve ~S2: çelişiklik
  • S1 ve ~S2, S2 ve ~S1: tamamlayıcılık

Semiyotik karede, ilişkilerin yanında S1 ve S2 kullanılarak oluşturulan “meta-kavramlar”:

  • S1 ve S2
  • ne S1, ne de S2

life_death_tr.jpg

Bunları eril-dişil örneğine oturtacak olursak:

  • S1: eril
  • S2: dişil
  • ~S1: eril değil
  • ~S2: dişil değil
  • S1 ve S2: eril ve dişil; hermafrodit
  • ne S1 ne de S2: ne eril ne de dişil; aseksüel

Tekrar sanata dönecek olursak, sanat ve sanat olmayan arasındaki ilişkinin dinamiğine birçok zaman sanatçılarca müdahale edildiğini görmek mümkün. Örneğin dekoratif öğeler, kitle iletişim imgeleri, popüler kodlamalar, kitlesel üretim, tüketim malları, kitsch, kopyalanabilirlik hep “sanat olmayana” dair özelliklerken, bunlardan birçoğu sanatçılarca ironik olarak kullanıldı. Bunun yanında, kelime anlamlarının semantik ağ üzerinde sürekli hareket edebilmeleri sayesinde sanat dünyası denilen, “sanat” ile “sanat olmayan” arasındaki ayrıma ihtiyaç duyan ve bunu belirleyen sistem varlığını sürdürmeye devam etti. Bütün bu dinamiklerin bu kadar basit bir diyagramla özetlenebileceğinden emin olmasam da Clifford’ın diyagramını, çok daha karmaşık bir ağın kesiti olarak görmek olası.