Burak Arikan 04.05.2009
Türkiye Devleti YouTube'u 1 Yıldır Yasaklıyor

Artık bir yasağın yıldönümünü hatırlar hale geldik. YouTube’un kapatılması kararını veren mahkemelerden sadece utanmıyoruz aynı zamanda tiksiniyoruz.

Artık bir yasağın yıldönümünü hatırlar hale geldik. YouTube’un kapatılması kararını veren mahkemelerden sadece utanmıyoruz aynı zamanda tiksiniyoruz.
Savcılık bilgisayarla yazdığı Ergenekon iddianamesini önce basmış, sonra taramış, sonra da taranmış sayfalardan PDF yapılmış belgeler olarak dağıtıyor. Hangi yüzyılda yaşıyoruz? Bilişim çağında değil miyiz? Zırhlı araçta koli koli iddianame taşıyorlar, resim olarak yapılan PDF belgeler (eğik yazılardan ve mühürlerden anlaşılıyor) ağırlığından yargı bilgi işlem sistemini çökertiyor.
Savcılık bilerek veya bilmeyerek Ergenekon iddianemesini düz metin olarak değil PDF olarak dağıttı. Düz metin olarak dağıtsaydı 2455 sayfa iddianameyi bilgisayar programıyla çok kısa sürede analiz edebilirdik. En çok tekrar eden isimleri bulmaktan başlayıp, metinlerde tekrar eden –normalde bir insanın kısa sürede okuyarak çıkaramayacağı– örüntüleri çıkartabilirdik, insanlar ve olaylar arasındaki ilişkileri bir ağ diyagramı olarak görselleştirebilirdik. Böylece kim kimle ne ilişki içinde, ilişkilerin ağırlıkları nedir, düğüm noktaları nedir, kümeler nedir, çok kısa süre içinde bir harita olarak görebilirdik, herkes görebilirdi. Bu analiz hem yargıya, hem avukatlara, hem de kafası bulanmış vatandaşlara bu karmaşık ağ ilişkilerini yalın bir şekilde gösterirdi.
Ama savcılık iddianameyi PDF dosyasına kitledi. Normalde bilgisayarla yazılmış olan iddianame basılıp taranıp resim olarak PDF dosyasına konuldu, dolayısıyla iddianame üzerinde bilgisayarla işlemsel analiz yapmamızı engellemiş oldu.
Not: Bu habere göre iddianame avukatlara içinde arama yapılabilir DVD olarak dağıtlacakmış. İşlemsel metin analizi yapabilmek için DVD araması maalesef yeterli değil.
Güncelleme: Yorumlarda Nahnu iddianame içinde kelime araması yapabileceğimiz Miiliyet sitesine ve iddianameyi .doc formatında indirebileceğimiz Samanyolu sitesine bağlantılar verdi.
İlgili bağlantılar

Bugün ve yarın (18-19 Haziran) Abant’ta, turk.internet.com ve Ankara Barosu işbirliği ile gerçekleştirilecek olan çalıştayda “site kapatma” sorunu enine boyuna incelenip çözüm bulunmaya çalışılacak. Soru şu: 5651 sayılı kanun kapsamında ya da dışındaki kapatmalarda hangi sorunlar var ve bu sorunların çözümleri nelerdir?
Biliyorsunuz Türkiye’de ifade özgürlüğü sadece kitap dergi gazete TV gibi klasik medyalarda engellenmiyor. Artık internet’de de web sitelerine getirilen yasaklar ile ifade özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Medya değişik olduğu için yasak tipi de değişik… İnternet yasakları konusundaki problemleri bir hatırlayalım:
Güncelleme: çalıştay’dan notlar
“Internet Gözlemevi kurulsun”
Savcı: Görüntü, dünya üzerinden kaldırılmadıkça açmayız
Kendi problemlerini görmek bir yana Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı mesela YouTube için söz konusu videolara sadece Türkiye’den değil, dünya genelinde erişim yasağı istiyormuş. YouTube’un Türkiye’de temsilcilik açmasını istemiş ve Türkiye’de resmi temsilcilik kurmaması halinde kapatma kararı sürecekmiş.
NTVMSBC haberine göre YouTube yetkilileri, Türkiye’de temsilcilik açmayı düşünmüyormuş:
Türkiye’de kurulmuş bir şirket olmadığını, Türk kanunlarına tabi olması gerekmediğini savunan YouTube yetkilileri, sistemden her gün mahkeme kararı veya Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kararı ile onlarca videoyu çıkarmanın çözüm olamayacağını, bugün Türkiye’nin istediğini yarın Pakistan ya da Tayland’ın isteyebileceğini, sonunun gelmeyeceğini savunuyorlar.
Bundan daha doğal bir cevap olamazdı. Türkiye dışında dünyada pek çok ülkede ifade özgürlüğüne saygı gösterildiğini ancak böyle duvara çarptığında görebiliyor olsa gerek Türkiye’de site kapatanlar. Tabii ki YouTube için konu sadece ifade özgürlüğü değil, Türkiye’deki kanuni yapıyla uğraşmak ve arkasından gelebilecek diğer çarpıklıklarla başetmenin maliyetini göz önüne alıyorlar. Bu çarpık yapıyla uğraşma maliyetinin ne kadar olabileceğini bir düşünün (hani şu bizim her gün uğraştığımız), Türkiye’den gelen milyonlarca ziyaretçiye rağmen böyle negatif bir cevap verebiliyor YouTube.
Bir dakika. YouTube kime ait? Google’a değil mi? Google Türkiye ofisi İstanbul’da değil mi? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bunu bilmiyor mu? Bu başsavcılığın bilinçsizliği mi yoksa bilinçli bir oyalanması mı? Geçenlerde okuduğum Soner Yalçın kitabının başlığı aklıma geliyor: “Siz Kimi Kandırıyorsunuz?”
Yine NTVMSNBC haberine göre Abant toplantısında, YouTube’la doruğa çıkan internet sitelerini karartmaya karşı özetle şu konular masaya yatırılacak:
- ISS ve yer sağlayıcılarının site bloklama yerine adres bloklama (yani site yerine sayfa bloklama) yapması lazım.
- Site erişime kapatma kararları, ihtisas mahkemeleri ya da Adalet Bakanlığı’nın görevlendireceği mahkemeler tarafindan verilmesi gerekir. Çünkü mahkeme mahkeme dolaşıp, birinden alamadığı kararı, diğerinden alabilenler oluyor.
- MÜYAP’ın kapatma girişimleriyle başlayan ve yerleşen durumda, 5651 sayılı kanun dışında kapatılan sitelerin, cevap hakkı bulunmuyor. Bunun hukuki ifadesi “sitelerin kendilerini teşkil etmelerine imkan verilmiyor.” Yani siteye ulaşılıp, “sakıncalı” içeriğin çıkarılması ya da savunma istenmeksizin, doğrudan kapatma kararı veriliyor.
- Site kapatma “Ultimo Ratio” yani hukuk dilinde “son çare” olması gerekirken, alışkanlıkla hemen uygulanıyor.
Dünyadaki değişim Internet sayesinde artık her yerde aynı anda gerçekleşiyor. İfade özgürlüğünün korunması gibi temel kanunlara sahip ülkeler bu değişimde düzenli ilerliyebiliyorken Türkiye gibi ülkelerde aynı değişim çarpık ilerlemelere yol açıyor. Kitlelelerin, yani yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü aynı anda elinden alınabiliyor. WordPress.com’da Türkçe yazan yüzbinlerce blog yazarı veya YouTube.com’da Türkçe videolar yayınlayan yüzbinlerce kişi bir anda susturuluyor. 12 Eylül’de bile böylesine büyük bir kitlesel susturma yapılmamıştır. Niye bugünün devlet adamları bunu anlamıyor? Internet yasaklarının topluma verdiği zararı görebilmek için illa caddelerde tank mı dolaşması lazım?
* Yukarıdaki yansımalı görsel YouTube ilk defa kapatıldığında aldığımız ekran görüntüsünün bugünkü “web2.0 trendleri”ne göre yeniden üretilmiş halidir.
İlgili Düğümküme Yazıları
Türkiye’de bilinçsiz internet yasaklamaları ile ilgili önemli yazılar: