Engin Erdogan 04.05.2011
İnternet Sansürü ve Toplum Baskısı #22Agustos
Yeni İnternet sansür yasa taslağına göre internet servis sağlayıcılar, farklı erişim yetkilerine sahip dört kullanıcı profiline göre hizmet sunmakla yükümlendiriliyor:
- Aile profili: Aile salonu
- Çocuk profili: Kreş
- Yurtiçi internet profili: Milli maç tribünü
- Standart profil: Çıplaklar plajı
Ahmet: “Ne var ki bunda? İsteyene seçenek sunuluyor. İstemezsen kullanmazsın, standart profilden bağlanırsın.”
Mehmet: “Bu seçenekler hali hazırda mevcut, niye devlet dayatıyor? İstemezsen yazmazsın adresi, girmezsin.”
Yeni Adab-ı Muaşeret
Böyle bir taslağın malum sonucu, tepeden aşağı şu yasak olacak demek değil belki. Fakat toplumda muhafazakarlık eğilimi var, böyle bir sistemi ortaya koyunca o eğilim daha da uyanmaz mı? Bizim insanımız şuna bakmaz genellemeleri olmaz mı bu işin sonu? Muhafazakarlık iyice yayılıp kendi gibi olmayan kafaları kendine benzetmeye çalışmaz mı?
Toplumu kontrol etmenin en etkili yolu toplumu topluma kontrol ettirmek. Yeni adab-ı muaşerete uymazsan barınamazsın, itilirsin, kakılırsın, dışlanırsın. Örnek: Sanat Galerisine İçki Baskını
Bir de şöyle bir madde var, kara-beyaz listelerin hangi süreçle oluşturulduğu belirsiz olacak, açıklanması yasak diyor, vahim:
İşletmeciler, Kurum tarafından gönderilen verileri üçüncü şahıslarla paylaşmamakla ve bu verileri kullanmaya yönelik mekanizmaların gizliliğini sağlamakla yükümlüdürler.
Belgenin aslını şurada okuyabilirsiniz: İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı
Serdar Kuzuloğlu güzel yazmış, ona da bakın: Sansür ayıbına dair #22agustos
Almanya Hamburg yerel mahkemesi kullanıcıların istedikleri gibi dosya yükleyerek paylaşmalarını sağlayan 

Biliyorsunuz Türkiye’de ifade özgürlüğü sadece kitap dergi gazete TV gibi klasik medyalarda engellenmiyor. Artık internet’de de web sitelerine getirilen yasaklar ile ifade özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Medya değişik olduğu için yasak tipi de değişik… İnternet yasakları konusundaki problemleri bir hatırlayalım:
Bir dakika. YouTube kime ait? Google’a değil mi? Google Türkiye ofisi İstanbul’da değil mi? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bunu bilmiyor mu? Bu başsavcılığın bilinçsizliği mi yoksa bilinçli bir oyalanması mı? Geçenlerde okuduğum Soner Yalçın kitabının başlığı aklıma geliyor: “Siz Kimi Kandırıyorsunuz?”


Strateji araştırma şirketi 


