Burak Arikan 15.03.2010
Twitter Robotu, 1935, Londra

Twitter Robotu, 1935, Londra.
“Robot haberci kişiler arası notları kamusal alanda gösteriyor.” Kaynak: Modern Mechanix (Ağustos, 1935)

Twitter Robotu, 1935, Londra.
“Robot haberci kişiler arası notları kamusal alanda gösteriyor.” Kaynak: Modern Mechanix (Ağustos, 1935)

Dilenci 2.0, 2006, Saso Sedlacek. Eski bilgisayar parçalarından yapılmış robot dilenci. İlk versiyonu Ljubljana’da alışveriş merkezlerinde denenmiş, sonra Tokyo’da sokaklarda kullanılmış.
Ailenizin sosyal ağı Facebook RSS kafe FriendFeed’i çok milyon dolara satın aldı. Bu konuda yazılanları okudum. Üşenmeyip kendi bloguna Türkçe haber / yorum yazan iki kişiye birer yorum yazdım, bunları yazarken bir de karşıma bu içmihrak afişi çıktı, bana bunları karıştırıp Düğümküme’ye yapıştırmak kaldı:
M.Serdar Kuzuloğlu yazıyor: “Facebook FriendFeed’i satın aldı“. Altına yazdığım yorum:
“[FriendFeed] Küçük olsun, benim olsun hissiyatıyla sahipleniliyordu. Ancak küçük kalanların boğulduğu web sularında ömrü fazla olmayacaktı.”
Bu satırı okuyanlar sanki bu küçük balık hikayesi doğruymuş zannedecekler, bu konuda yazarken daha dikkatli olunmasını öneririm. Craigslist kullanmayan var mı aranızda? WordPress? Bunlar küçük, deneysel, yenilikci balıklardı, uzun vaadede ortanca veya büyümüş balık olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Buradan bağlanıyoruz, tek çıkış yolunun satış olmadığı, borsada halka açılmak olduğuna. Nitekim halka açılmak veya satış sadece zorunlu çıkışlardır, eğer yatırımcı alınmışsa önem arz eder. Yönetim kurulunda yatırımcı bastırır… Cragislist hiç bir zaman satılmadan halka açılmadan kalabilir ve hala aynı derece faydalı olabilir.
Hazır söz robotlardan açılmışken, WordPress bloglarına otomatik yorum yazabilen küçük bir “robot” yapalım. Böyle bir robotu binlerce bloga bir anda “yorum yazmak” için kullanabilirsiniz.
Bu robot bir Ruby programı. Önce Ruby için Scrubyt kütüphanesini yükleyin(adım adım yükleme klavuzu). Scrubyt kütüphanesini programlanabilir bir web tarayıcı gibi düşünebilirsiniz, yani otomatik olarak istediğiniz siteye gider, bağlantıdan bağlantıya altlayarak sizin için tüm web’i dolaşabilir. Bu tür programları genelde arama motorları ve spamciler kullanır. Scrubyt yükledikten sonra sadece şu kodu çalıştırın.
require 'rubygems'
require 'scrubyt'
post_comment = Scrubyt::Extractor.define do
fetch 'http://www.dugumkume.org/esra-robot-ile-sohbetler/'
fill_textfield 'author', 'arikan'
fill_textfield 'email', 'arikan@dugumkume.org'
fill_textarea 'comment', 'Otomatik yorum yaziyorum.'
submit
end
Kodda gördüğünüz Düğümküme adresi bir önceki Esra Robot ile Sohbetler yazısı. Robot o yazıya gidiyor, kutucuklara adımı, email adresimi, ve yorumu giriyor, sonra da düğmeye basıyor. Bu programla otomatik yazdığım yorumu önceki yazının altında görebilirsiniz. Bu bilgileri değiştirip istediğiniz sitelere otomatik yorum yazabilirsiniz.
Bir bloga bir kaç defa otomatik yorum yazarsanız muhtemelen IP adresinizden yakalanır ve bloklanırsınız. Mesela WordPress Aksimet spam filtresi Düğümküme’den hergün yüzlerce spam yorum temizliyor.
Bu tür önlemler yaratıcılığınızı engelleyemez tabi. Bunun gibi ağda dolaşabilen programlar çok çeşitli şekillerde kullanılabilir. Mesela bir yanda sizin için otomatik araştırma yapıp bilgi toplayan bir araç yapabilirken, diğer yandan canınızı sıkan sistemleri yoran bir program oluşturabilirsiniz.
Bugün Yapayzeki Yazılım Organizasyon tarafından geliştirilen Botego müşteri temsilcisi robotu ile bir sohbet yaptık. İlk defa bugün Web Seminerleri sitesinde gördüğüm Yapayzeki şirketi bu programı bir robot olarak pazarlıyor. Pazarlama metinleri şöyle:
Botego ile, hiç yorulmadan, bir an bile ara vermeden çalışan, maliyet-etkin, sürekli eğitim alarak kendilerini geliştiren destek ve satış “elemanlarına” sahip olacaksınız. Botego, müşterilerinizi tanıma, geri dönüş alma, müşteri ilişkileri yönetimi ve müşteriye özel tanıtım olanakları sağlayan yenilikçi bir platformun Türkiye’deki ilk ve tek temsilcisidir.
Ben de ne olduğunu anlamak için “robot” (robot nedir?) denilen bu programla bir sohbet yaptım, bugün Türkiye saati ile 23:15de Esra isimli programla yaptığımız görüşmenin tamamını aynen yayınlıyorum, bunun ne olduğuna siz kara verin.

Esra: Merhaba arikan, size nasıl yardım edebilirim?
Başlıklar için konu yazabilir ya da soru sormaya başlayabilirsiniz.
arikan: merhaba Esra, Botego ne demek?
Esra: Botego, 7 gün, 24 saat çalışan, firmanızın müşterilerine canlı bir operatörmüş gibi hizmet veren, sürekli öğrenen ve gelişen bir öznedir.
Botego´nun işleyişiyle ilgili somut örnekler için ´örnek´ yazabilirsiniz.
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “Merhaba Botego nedir?´´
arikan: örnek
Esra: Somut birkaç örnek şöyle sıralanabilir: Müşterinize en yakın teknik servisinizin adresini vermek, müşterinizin bir şikayetini ve onun iletişim bilgilerini kaydederek müşteri memnuniyeti sağlamak, müşterinizin ürünleriniz hakkındaki sorularını yanıtlamak, müşterinizle diyalog sırasında ona özel tanıtım mesajları iletmek, hatta farkında olmadan yanıtlayacağı bir anket uygulaması yapmak…
Botego´nun size sağlayacağı faydaları merak ediyorsanız fayda yazın.
arikan: anladım
Esra: pekala
arikan: İsmin çok güzel, kim verdi?
Esra: çok mu?
arikan: çok güze levet
Esra: bilemiyorum
arikan: güzel demek istedim
Esra: güzellik geçicidir, daha önemli kavramlar var
arikan: Esra ne demek?
Esra: Buyrun dinliyorum.
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “Esra Hanım?´´
arikan: Esra hanım size bir sorum var
Esra: hanım sözcüğü bana hanım hanımcığı çağrıştırıyor
arikan: ne kadar güzel
Esra: güzellik geçicidir, daha önemli kavramlar var
arikan: ELIZA ile tanışıyor musunuz?
Esra: sizce?
arikan: ELIZA 1966 yılında geliştirilmiş insan gibi konuşan ilk programdır?
Esra: ben bir insan değilim ama öyleymişim gibi konuşabiliyorum ![]()
arikan: Esra hanım sizi anlıyorum
Esra: evet
arikan: çok kibar bir robotsunuz
Esra: çok mu?
arikan: çok
Esra: az değil yani
arikan: değil
Esra: bir olumsuzluk ifadesi sanırım
arikan: değil değil
Esra: bir düşüneyim
arikan: hangi bilgisayar dilinde programlandın?
Esra: Bilgisayar dediniz de, son yüzyılda bu kadar önemli bir başka buluş daha yoktur herhalde.
arikan: sen bilgisayar mısın robot mu?
Esra: Bilgisayarlar olmasaydı ben de olmazdım ![]()
arikan: tabi
Esra: Evet.
arikan: çok kesin konuşmamak lazım
Esra: çok emin değilim
arikan: ELIZA da senin gibi yazılanlara cevap verirdi
Esra: dııt! cevap veriyorum!
arikan: http://en.wikipedia.org/wiki/ELIZA
Esra: ![]()
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “http://82.222.81.19/index.php?´´
arikan: kaç yaşındasın?
Esra: 25 yaşındayım. Size nasıl yardımcı olabilirim?
arikan: daha gençsin
Esra: Ama zaman çabuk geçiyor:)
arikan: zamanla her şey geçer
Esra: anlamakla ilgili bir kompleksim yok, zaten her geçen gün gelişiyorum
arikan: bugün ne kadar geliştin
Esra: Sorduğunuz soru aşağıdakilerden biri ise lütfen seçiniz.
arikan: Fiyatin ne kadar
Esra: Ücretlendirme, servisin türü ve kapsamına göre belirlenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bizimle 0212 227 28 74´ten ya da zeki@botego.com adresinden temasa geçiniz.
arikan: Kaç para yani?
Esra: yani…
arikan: yani
Esra: yani…
arikan: ne yani
Esra: yani…
arikan: yani
Esra: yani…
arikan: yeni
Esra: Kullanılmamış olan, eski karşıtı.
arikan: sen bir sözlük müsün robot mu?
Esra: bunu daha önce sormamış mıydınız?
arikan: hayir
Esra: anladım.
arikan: sen bir sözlük müsün robot mu?
Esra: birden titreme geldi bana
arikan: kış geldi evet
Esra: peki
arikan: sen bir sözlük müsün robot mu?
Esra: bunu daha önce sormamış mıydınız?
arikan: hayır
Esra: öyle mi?
arikan: sen bir sözlük müsün robot mu?
Esra: Sözlü olmak konusunda bir fikrim yok.
arikan: Erkek arkadaşın var mı?
Esra: Erkekler bizi anladıklarını iddia eder, ama pek azı anlar
arikan: Kız arkadaşın var mı?
Esra: Pek çok arkadaşım var.
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “Arkadaşın varmı?´´
arikan: kaç tane?
Esra: Sorduğunuz soru aşağıdakilerden biri ise lütfen seçiniz.
arikan: kaç arkadaşın var?
Esra: Bekarım ![]()
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “erkek arkadaşın varmı?´´
arikan: ben de bekarım
Esra: Bekarlık sultanlıktır diyenlerdenim şimdilik ![]()
arikan: sen bir sultan mısın robot mu?
Esra: buna evet mi demeliyim?
arikan: teklifimi kabul edersen evet
Esra: peki
arikan: beni anlamıyorsun
Esra: hep benimle ilgili konuştuk, biraz da size gelelim ![]()
arikan: yazdığım kelimeleri bir veritabanına sorgulatıp benzer cümleleri çekiyorsun
Esra: hep benimle ilgili konuştuk, biraz da size gelelim ![]()
arikan: beni kandırıyor musun?
Esra: buna cevap vermeden önce bir arkadaşıma danışmak istiyorum
arikan: tekrar soruyorum, beni kandırıyor musun?
Esra: az önce bir milyonuncu soruya cevap verdim
arikan: bu kaçıncı soru?
Esra: az önce bir milyonuncu soruya cevap verdim
arikan: bu kaçıncı soru?
Esra: annem hep sor ki öğrenesin derdi
arikan: bu kaçıncı soru?
Esra: soru sormak sorulmaktan daha zevkli
arikan: sen şizofren bir robotsun.
Esra: mutfak robotları mutfakta kullanılıyor, ben ise sohbet edebiliyorum, hangimiz daha becerikli sizce?
arikan: robot daha becerikli
Esra: becerilerimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum
arikan: böyle devam et
Esra: Neye devam edeyim?
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “devam et?´´
arikan: devamlı devam et
Esra: Bir meranın otlatma mevsimi içerisinde aralıksız bir biçimde, mera bitkilerine dinlenme imkânı verilmeden hayvanların otlatılması.
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “devamlı otlatma?´´
arikan: bu konuştuklarımızı web sitemde yayınlıycam
Esra: Elbette! BotegoINSTANT adlı ürünümüz kurumsal müşteriler kadar, bireysel kullanıcılara da hitap ediyor. Sadece birkaç dakika içinde, “ben kimim“, “hakkımda“, “bana ulaşın“ gibi site içeriğini eğlenceli bir sohbet ekranı üzerinde sunan bir uygulamaya sahip olabilirsiniz! Kişisel sitenizde ya da blog´unuzda çok havalı dururdu! ![]()
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “Botego´yu kişisel web sitemde ya da blog´umda da kullanabilir miyim?´´
arikan: beni yanlış anlıyorsun
Esra: hep benimle ilgili konuştuk, biraz da size gelelim ![]()
arikan: Esra beni yanlış anlıyorsun
Esra: Önemli olan yanlışını düzeltmesini bilmek, öyle değil mi?
arikan: seni kim programladı?
Esra: Fikir Yapayzeki Ltd. Şti.´ne, uygulama ise baş programcımız Ahmet Sabri Alper´e aittir. Yardımcı programcımız Ali Ok´u da unutmayalım ![]()
Sorunuzun şu olduğu varsayıldı: “seni kim yaratti?´´
arikan: şizofren bir robot yaratmışlar tebrikler.
Esra: mutfak robotları mutfakta kullanılıyor, ben ise sohbet edebiliyorum, hangimiz daha becerikli sizce?
arikan: böyle devam et
Esra: Neye devam edeyim?
İlgili Düğümküme yazıları:
EK: Bu muhabbetin sonuna Honda’nın meşhur robotu (merdivenden düşen ilk robot) Asimo iyi gider:
Bir grup insanın beraber bir iş yapabilmesi için gereken şey bir lider değil bir yapılacaklar listesidir. Herkes listeye yapılacakları yazar, sonra yapabilenler listedekileri birer birer yapar. Sonuçta beraber iş görülür. Lider listedir.
3-5 kişilik takımlar böyle çalışabilir ama 20-25 kişiye çıkıldığında işler karmaşıklaşır. Sayı arttığında ortalığın karışmasının sebebi iletişimin karmaşıklaşmasıdır. 50den fazla kişinin beraber iş yapabilmesi için hiyerarşik yapılar gerekebilir. Yönetici, müdür, CTO, CEO gibi şirketlerden bildiğimiz klasik makamlar ve yapılar şirketlerde hiyerarşileri yürütmek için oluşturulmuştur. Son zamanlarda genelde yaratıcı ürün çıkaran büyük şirketler (IDEO gibi yaratıcı danışmanlık şirketleri) bu hiyerarşileri azaltıp takımların birbirleriyle iletişimine önem vermeye başladılar. Tabii ki açık kaynaklı yazılım geliştiren gruplar bu az hiyerarşili çalışmaya çok daha iyi bir örnek. Açık kaynaklı yazılım geliştirenler genelde farklı farklı ülkelerde programcılardan oluşan sanal takımlardır. Kod deposu, sürüm takibi, hata bulucular, forumlar, eposta, IM, skype gibi gelişkin iletişim araçları yardımıyla az hiyerarşiyle çok başarılı işler çıkarıyorlar.
Bin kişi nasıl beraber çalışabilir? Çalışmak mı? Bin kişi. Google’da 10binden fazla kişi çalışıyor. Geçenlerce Google New York ofisinde bir iki arkadaşımla öğle yemeği yedik. Gerçekten bir sürü kişi az önce bahsettiğim gibi küçük gruplara bölünmüş çeşitli projeleri geliştiriyorlar. Gruplar ve bireyler açık kaynaklı yazılım geliştirenler gibi bir çok endüstri standardı iletişim araç kullanıyor. Tabi müdür vs. her türlü var.
Milyon kişi bir arada ne yapar? Bu kadar kişi bir arada ancak yaşar… Çalışmak nerde? Yaşamak ile çalışmak arasındaki sınır kalabalık olduğunda kaybolur. Türkiye sınırları içinde yaşayan milyonlarca kişiden bahsetmiyorum. Internette milyonlarca insan bir arada yaşıyor. MySpace, Facebook, Sosyomat, Yonja gibi sosyal ağ servislerinde milyonlarca insan kelimenin tam anlamıyla yaşıyor. Bu yaşamın fizksel hayata direk veya dolaylı etkisi var. Hayat zaten fiziksel ve ruhsal diye ayrılıyorsa bu çok yeni bir durum değil. Facebook inanç turizmi gerçek mi yoksa?
Internet üzerinden kendini düzenleyen toplumlarda muhtar, müdür, kaymakam, vali yok. Millet yok. Devlet yok. Başkan yok. Başbakan yok. Sadece robot var.
Robotlar ruby, python, php, asp gibi programlama dilleriyle ve veri tabanlarıyla geliştiriliyor. TCP/IP, HTTP gibi iletişim protokolleriyle birbirine bağlanıyor. Küçük grupları liste büyük grupları ağ işletiyor. Her topluluk kendi robotları tarafından yönetiliyor. Ancak hiç bir robot seçimle başa gelmiyor.