Cenk Dölek | June 28th, 2009

Paylaşmayın.siz

c-2Almanya Hamburg yerel mahkemesi kullanıcıların istedikleri gibi dosya yükleyerek paylaşmalarını sağlayan Rapidshare.com‘u (RS) 34 milyon dolar ceza ödemeye mahkum etti. Bir işletmenin tarihe karışması için yeterli bir meblağ.

Bu ve benzeri servislerin ne suçu var? Sistem kendisi içerik üretmiyor, sistemin kullanılış biçimi konusunda insanları yönlendirmiyor. John Doe seçiyor sakıncalı dosyayı oraya yerleştirip başkalarıyla paylaşmayı. Sistemin sağladığı şeyler disk alanı, yüklemek için araçlar vs değil mi?

Gün geçtikçe daha çok sayısallaşan, teknolojik araçlar sayesinde birbirine daha kolay ve hızlı bağlanan hayatlarımızda yeni sayılabilecek bir bahistir dijital meta paylaşımı. Kafalar eski, toplumun davranışı yeni.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

Ali Miharbi | November 20th, 2008

Open Sound Control ile Processing – Pure Data Haberleşmesi

Yeni Formlar: Reaktif Müzik yazısında konu Pure Data‘dan (PD) açılmışken, işlemsel ses ve müzik konusunda oldukça kuvvetli olan bu gerçek-zamanlı grafiksel programlama ortamını, şahsen grafik ve video işleme konusunda daha doğrudan kontrol sağladığını düşündüğüm Processing ile haberleştirmenin ve bu iki alemin güçlerini birleştirmenin yolunu gösteren bir yazı yazmaya karar verdim. Burada vereceğim örneği elbette sadece Processing veya sadece Pure Data (pd-extended paketinin içinde gelen veya PD’ye ayrıca ekleyebileceğiniz OSCx ve GEM kütüphanelerini kullanmak suretiyle) ile yapmak da mümkün ama daha karmaşık uygulamalar için (mesela ağ üzerinden, değişik platformlarda yazılmış programların entegrasyonu) bir örnek olma amacı taşıyor.

Hem PD hem de Processing (Python, Ruby, Java, Microsoft.Net, vvvvMaxMSPLiveAPI, OSCulator vb. sayısız ortam gibi) Open Sound Control – OSC protokolünü destekliyor. OSC, bilgisayarlar, synthesizer’lar ve bilimum çeşit multimedya cihazını birbirine bağlamayı kolaylaştırmak için geliştirilmiş, modern ağ teknolojileri ile hatasız, birlikte çalışan, esnek sistemler kurmak için birebir bir protokol. Bunun yanında ağlar üzerinde çalıştığı icin MIDI’nin sunamadığı yeni türden etkileşimlere de (İnternet üzerinden gerçek-zamanlı etkileşim, değişik veri tiplerini ve donanımları birbirine bağlamak gibi) imkan sağlıyor. 

İşin Processing ayağından başlayalım:

Önce oscP5 kütüphanesini indirmek gerekiyor. Normalde yapılanın aksine, sıkıştırılmış dosyaları açtıktan sonra libraries klasörüne değil, sketches klasörü içine atıyoruz. Bu kütüphane birçok örnekle gelse de, buradaki amacımız için aşağıdaki gibi sade bir kod yazabiliriz:

import oscP5.*;
import netP5.*;

OscP5 oscP5;
NetAddress myRemoteLocation;

void setup() {
  size(400,200);
  frameRate(25);
  stroke(255);
  oscP5 = new OscP5(this,12000);
  myRemoteLocation = new NetAddress("127.0.0.1",9999);
}

void draw() {
  background(0);
}

void mouseDragged() {
  line(mouseX, 0, mouseX, height);

  OscMessage msg1 = new OscMessage("/msg1");
  OscMessage msg2 = new OscMessage("/msg2");

  msg1.add(map(mouseX, 0, width, 69, 100));
  msg2.add(50);

  oscP5.send(msg2, myRemoteLocation);
  oscP5.send(msg1, myRemoteLocation);
}

 

 

 

 

void mouseReleased(){
  OscMessage msg2 = new OscMessage("/msg2");
  msg2.add(0);
  oscP5.send(msg2, myRemoteLocation);
}

Bu örnek tek bilgisayarda lokal olarak çalışıyor ama IP adresini değiştirerek ağ üzerinde çalışır hale getirmek de olası. Burada 9999 numaralı porta iki mesaj yolluyoruz. Birincisi mouse’un x koordinatını okuyarak 69 ile 100 arasında bir değer ile eşleştiriyor. Daha sonra PD, bu değerleri MIDI girişi olarak alıp frekansa çevirecek.

Bu program çalışırken PD’yi açıp oynamaya başlayabiliriz. Herşeyin düzgün çalışabilmesi için PD_extended–>Preferences–>Startup içinde “oscx”in olması gerekiyor. Pure Data ile haşır neşir olmamış ama bu vesileyle girişmeye niyetlenmiş olan varsa buradan ve buradan başlayabilirler. Temel nesneler dışında dumpOSC ve OSCroute nesnelerini kullanıyoruz ve 9999 no’lu portu dinleyip Processing’den gelen mouse değerine göre frekansı değişen bir kosinüs dalgası yaratıyoruz:

PD kodunu da aşağıya ekleyip ilk eğitsel-öğretsel yazımı burada noktalıyorum:

Diğer yönde, PD’den Processing’e mesaj göndererek, Processing ekranına daire veya kare çizdiren örnek kod:

Düğümküme’de yayımlanan ilgili yazılar:

Ali Miharbi | June 29th, 2008

Kutsal Ateş: Sayısal Zamanların Sanatı

shulginchernyshev_com_pr

Geçtiğimiz Nisan ayında Brüksel’de yapılan Kutsal Ateş (”Holy Fire”) sergisi işlemsel ve ağlı sanat çevrelerinde büyük tartışmalara yol açtı. Küratörlüğünü Yves Bernard ve Domenico Quaranta‘nın yaptığı sergi “yeni medya sanatı” denilen şeyin “zamanımızın sanatı”ndan başka bir şey olmadığı, ve yazılım/donanım kullanarak günümüz hakkında konuşan işlerin maddiyat-dışılık iddialarına rağmen sanat pazarına çoktan girmiş olduğunu öneriyordu.

coverweb1IMAL‘de yapılan Kutsal Ateş sergisi yazılım-donanım-ağ teknolojileri ile üretilmiş ve sadece daha önce alınıp-satılmış eserler içeriyordu. Sanatçılar arasında, çoğu bir zamanlar bu sanat endüstrisinin dışında çalışmış gözüken Alexei Shulgin, Vuc Cosic, JODI, 0100101110101101.org, Olia Lialina, Mark Napier gibi isimleri görebiliyoruz. Sergi hem sanat pazarında yeralan bu sanatçıların işlerini bir araya getirmesiyle hem de bunları “yeni medya sanatı” diye ifade etmesiyle büyük tartışmalara yol açtı. Daha sergi açılmadan Rhizome.org forumlarında “Sanatın Yeniden Maddeleştirilmesi” (”The Rematerialization of Art”) başlığı altında bir tartışma açıldı. Bir başka tartışma da Patrick Lichty’nin blog yazısı, “yeni medya” teriminin neden hala kullanılıyor olduğu üzerine yaptığı ayrıntılı eleştiri üzerine başladı. Internet sanatçısı ve eleştirmen Tom Moody hem kendi blogunda yazarak hem Rhizome yorumlarına katılarak ortamı hareketlendirdi. Bu tür sanat eserlerinin maddesizleşmesi / tekrardan maddileşmesi tartışmaların odak noktasıydı.

Kutsal Ateş sergisiyle küratörler şu üç savı iddia ettiler:

Zamanımızın sanatı
Kutsal Ateş sergisindeki işler “yeni medya sanatı” değil, basitçe bu yaşadığımız zamanın sanatıdır. Bu işler kurumsal veya ticari kimliklerden kendini ayıran, hayali kimlikler yaratan, yazılımları ve oyunları kendine uyduran, online ve offline toplulukların içine sızan, varolan araçları altüst eden veya kendininkini yaratan, işlemselliğin ve bilişimin estetitiğini araştıran; özetle bu yaşadığımız dünya hakkında konuşan sanat yapmak için bilgisayar yazılımları ve donanımları kullanan işlerdir.

Koleksiyonluk sanat işleri
Kutsal Ateş muhtemelen hali hazırda sanat pazarında bulunmuş sadece koleksiyonluk yeni medya sanatı gösteren ilk sergi. Kutsal Ateş çağdaş teknolojilerle yapılmış ve koleksiyonluk günümüz sanat işlerini sunar.

Yeni bir ekonomi
Sanat pazarı yeni medya sanatçıları için yeni gelir kaynakları öneriyor. Şu zamana kadar bu kaynaklar devletten ve kurumlardan verilen komisyonlarla sınırlı olmuştur. Bir sanat pazarı sanatçılar ve sanat tüketicileri arasındaki doğrudan ilişkilerle yeni bir ekonomi geliştirilmesini sağlar; sanatçının sosyal rolünü ve kitlesel tüketim için üretilmiş dijital ürünlerden başka şeylere bakan kişileri onaylar.


Reface [Portrait Sequencer], Golan Levin ve Zachary Lieberman, 2006

Rhizome forumundaki Kutsal Ateş tartışmasının sonunda internet sanatı gibi maddeleşemeyen işleri de almak isteyen koleksiyoncu Jeremy Levine Internet sanatı toplarken şu kurallara uymayı teklif etti:

Teklif 1: Internet sanatına “sahip olmak” barındırma sorumluluğu getirir. Internet’te bir internet sanat işine sahip olmak patronluk yapmak olur.

Teklif 2: Koleksiyon “ya yay ya öl” ilkesine dayanmalı. Koleksiyoncu işi immaterial yapma işlemine dahil olmalı.

Teklif 3: Internet sanatı sahibi olmak korumak, emülasyonunu yapmak, ve dökümante etmek anlamına gelir.

Bu son madde özellikle önemli, çünkü daha önce bu yorumlarda bahsi geçtiği gibi bugünün teknolojisyle üretilmiş bir iş yarının teknolojisiyle çalışmayabilir. Bunun en iyi örneği eski bilgisayar oyunları. Çoğu bugün çalışmıyor, ancak bazılarını –Atari, Amiga, vb.– özel geliştirilen emülatörler sayesine bugün de aynı kailtede çalıştırabiliyoruz.


Psych|OS, UBERMORGEN, 2006

Internet’de radikal sistemler geliştiren ve aktivist etkinlikler yapan sanat kolektifi UBERMORGEN sergiye Psych|OS serisiyle katıldı. Psych|OS Hans Bernhard’ın 2002 yılında 10 yıllık internet ve teknolojik aktivizm mücadelesinden sonra sayısal ağların beynindeki biyolojik ağlara verdiği etki sonucu yattığı akıl hatenesindeki günlerini belgeliyor. Serginin küratörü Domenico Quaranta Psych|OS hakkında yazmıştı 2006 yılında yayınlanan bir katalog için.


Dimension (With Elements of Web 2.0), Olia LIALINA ve Dragan ESPENSCHIED, 2006

Rhizome forumunda bu tür yeni medya sanatı galeride gösterilir mi, niye gösterilmeli soruları etrafında dönen tartışmada önemli bir çözülme sergiye katılan sanatçılardan Olia Lialina kendi beyanından bir parçayı yazdığında yaşandı:

“Geçmişte sanatçı olarak insanlarla sadece kendi kişisel bilgisyarları önünden iletişim kurmak anlamlıydı, bugün kolayca galeri ziyaretçileriyle iletişim kurmayı düşünebiliyorum çünkü çoğunlukla daha yeni bilgisayarlarının başından kalkıp galeriye gelmiş olacaklar. Fikirleri şakaları anlamak için medyum hakkında yeterli deneyim ve anlayışa sahipler, ve işlerden keyif alıp satın alabilirler.”

mattes_monument
Project for the fake Nike Monument in Karlsplatz, Eva ve Franco MATTES aka 0100101110101101.ORG, 2003-2004

Eva ve Franco MATTES ikilisinin işlerinde mottosu “minimum emekle en büyük görünürlük”. Yukarıda görülen Nikeground projesi bu niyetini açıkça ortaya koyuyor. Bu işte görülebilecek kapitalizm karşıtlığı sanatçıların duruşundan kaynaklanıyor. Aynı duruş “AdWords Happening” (2002) işiyle Christophe Bruno’da ve Ticari Protesto işiyle Alexei SHULGIN ve Aristarkh CHERNYSHEV’de de görülüyor.

Şu anda Internet’le bağlanmış, küresel politik stratejilerle örülmüş, bilişim sistemleriyle denetlenen bu sayısal zamanlarda geçerli yaratıcı ifade artık sadece resim, fotoğraf, video, heykel gibi statik medya türleriyle ve bu medyalar üzerinden geliştirilen stratejilerle değil, Kutsal Ateş sergisinde örneklerini gördüğümüz sanatçıların kullandıkları dinamik sistemler ve uyguladıkları yeni stratejilerle gerçekleştirliyor. Kutsal Ateş sergisi sayısal veya değil eğer bu sanatçıların stratejilerini ortaya koyuyursa, bu günümüz sanatını ve kültürünü anlamak adına bir gelişmedir.

* Tepedeki görsel Alexei SHULGIN ve Aristarkh CHERNYSHEV, “Ticari Protesto”, 2007

* Bu yazı Ali Miharbi ve Burak Arıkan tarafından beraber yazılmıştır.

Ali Miharbi | September 27th, 2007

Meta-Markets Üzerine

 

meta-markets-dugumkume

Meta-Markets arayüzünde Del.icio.us Düğümküme bağının hissesi. Bu bağı ilk İlteriş kaydetmiş ve sonra Meta-Markets'ta 200 hissesini (20%) halka arz etmiş. Bu kağıt şu anda yukarıda resimleri görülen 10 hissedar arasında paylaşılıyor.

 

Geçen gün Burak Arıkan ile, yeni deneysel çalışması Meta-Markets üzerine küçük bir söyleşi yaptık. Meta-Markets, Internet’te kolektif olarak oluşturulan değerlerin pazarlandığı ve incelendiği bir çeşit ekonomik simülasyon olarak görülebilir. del.icio.us, Facebook, flickr, FeedBurner gibi sosyal web sitelerinde, kullanıcılar, bu sitelerde harcadıkları manevi emek sayesinde onlara belirli bir değer katıyorlar; sürekli kullanıcı iseler bu bir değer akışına dönüşüyor. Meta-Markets’ta bu değer, belli kriterlerle ölçülüyor ve kullanıcılar arasında oluşturulan bir borsa sistemi ile, bu sitelerdeki manevi emeklerin hisse senedi olarak alınıp satıldığı, para birimi OPENSTUDIO kullanıcılarının yakından tanıdığı burak (β) olan spekülatif bir pazar oluşturuluyor.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

Cenk Dölek | September 25th, 2007

İnternet Yasağı Nasıl Aşılır?

Güncelleme: Yazalı epey zaman geçmiş, bu linke ulaşan okuyucularımız için hızlı ve denenmiş bir yöntemi kısaca yazının başına ekleyeyim dedim.

Güncelleme2: M. Serdar Kuzuloğlu tarafından yazılmış, “hosts” çözümünü de içeren güzel ve detaylı bir yazı, commentlere de mutlaka göz atın.

Çabuk yoldan bilgisayarımı sansürden kurtarmak istiyorum, ne yapmalıyım? Bilgisayarınızın TTnet DNS sunucularını değil, http://www.opendns.com/ sunucularını kullanmasını sağlayın. (Bağlı olduğunuz ağın ayarlarından ‘Otomatik DNS sunucusu adresi al’ seçeneğini elle değiştirin. Bu ayarı router veya kablosuz ağ cihazınızın içerisinden değiştirirseniz eşi dostu da serbest bırakmış olursunuz)

Birincil (Primary DNS)      : 208.67.222.222
İkincil    (Secondary DNS) : 208.67.220.220

 


Düğümküme’de konu ile ilgili yazılmış yazılar:

Biri Bu Adamı Durdursun, Etkin Çiftçi
http://www.dugumkume.org/biri-bu-adami-durdursun

Youtube’a Türkiye’den erişim, Türk Mahkemesi Tarafından Engellendi!, Dara Kılıçoğlu
http://www.dugumkume.org/youtube-turk-mahkemesi-tarafindan-engellendi

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu, Burak Arıkan
http://www.dugumkume.org/mahkeme-karariyla-internet-sitesi-kapattirma-formu

İfade Özgürlüğü Yazılımları, Ali Miharbi
http://www.dugumkume.org/ifade-ozgurlugu-yazilimlari

Sıkıysa gerekçelerinizi uluslararası platformlarda tartışın ve galip gelin, sahipleri değil biz kullanıcılar yakalım o sunucuları törenle. Her sene de kutlayalım, evet çok doğru bir karar vermişiz bilgi uzayından malum verileri atmış olmakla diyerek halay çekelim…

Ağa Türkiye topraklarından erişen arkadaşlar, aslında bu tür engellemeleri (Bu siteyi göremezsin kardeşim) ufak bir yazılım ayarı sayesinde aşabiliriz.

Şu adrese bir göz atın: http://publicproxyservers.com/

Sol tarafta gördüğünüz ‘proxy server 1′ bağına tıklayın. Karşınızda ücretsiz olarak kullanabileceğiniz, hergün güncellenen sunucular listesi var. Hem yurdumuza yakın hem de teknolojik olarak gelişkin olması muhtemel ülkelerden birini seçin.

Şimdi tek yapmanız gereken, uygun bir sunucu seçip tarayıcınızda (browser) gerekli ayarlamaları yapmak.

Firefox’da bu ayar şöyle yapılıyor:

Preferences / Advanced / Network / Settings / Http Proxy kısmına Ip adresini ve port numarasını yazacaksınız. Şimdi herhangi bir siteyi açıp kontrol edin, çalışıyorsa tamamdır.

Notlar:

  • Ücretsiz bir çözüm
  • Bu sitelerden bazıları listenin tazelenme periodu ile alakalı olarak çalışmayabilir. Başkasını deneyiverin
  • Ayarları her zaman ‘Direct Connection to the Internet’ ya da ‘Auto-Detect’ seçimleriyle geri almak mümkündür
  • Kullandığınız bir proxy bir süre sonra hizmet dışı kalabilir, kapanabilir, herşey olabilir. Başkasına geçersiniz. Bir gün Internet çalışmıyor diye paniklemeyin
  • Proxy Kullanırken anonim gezinti yaparsınız
  • Http proxy im ve benzeri uygulamaları etkilemez

Hepimize özgür gezintiler!