09.07.2008

Günün Resmi: Tiananmen Meydanı

5 Haziran 1989 günü Jeff Widener‘ın Tiananmen Meydanı’nda çektiği “Bilinmeyen isyancı” fotoğrafının oyuncak modeli, Mike Stimpson.

1989′da Beijing Tiananmen Meydanı’nda yapılan gösteriler daha sonra Çin devletinin göstericileri katletmesiyle sonuçlandı. Bu olaylardan sonra Çin pazarı dünyaya açılmaya başladı. Bugün iPhone, Intel çip, Nike ayakkabı gibi ürünler Çin’de üretiliyor.

Orjinal fotoğraf
http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Tianasquare.jpg

04.06.2008

Barack Obama Geliyor

2004 yazıydı, MIT Media Lab’de beraber çalıştığım “profesörüm” John Maeda yanıma gelip “Barack Obama’yı duydun mu, adı seninkine benziyor” deyip güldü, yeni nesil bir politikacı geldiğinden bahsetti. O zamanlar pek dikkat etmemiştim, meğer daha bir kaç gün önce Boston’da Barack Obama Demokrat Parti Kongresindeki tarihi konuşmasını yapmış. O gün bugündür, yani tam 4 yıldır Barack Obama bir seçim kampanyası sürdürüyor.

Bugün, 3 Haziran 2008, uzun bir mücadelenin ardından Barack Obama’nın Amerikan Demokrat Partisi’nin başkan adayı olacağı kesinleşti. Obama Amerikan tarihindeki ilk zenci Demokrat Parti adayı. Kendisinin de söylediği gibi böyle bir şey bugün ancak Amerika’da gerçekleşebilir. Obama kampanyası boyunca farklı kimliklerin bir arada yaşaması üzerinde durdu. Kampanyası lobilerden, sağlık lobisinden, silah lobisinden, sigorta lobisinden büyük bağışlar alarak değil milyonlarca kişinin ufak bağışlarıyla oluşturuldu. Bu para toplama işi büyük çoğunlukla barackobama.com sitesindeki bağış formundan gerçekleşti. Bu bütçe tarihin en büyük seçim bütçesi oldu. Obama konuşmalarında hep tekrarladı: “Beyaz Saray’a çıktığımda lobilere hesap vermiycem size hesap vericem”.

Ben bunları yazarken Obama zafer konuşmasını yapıyor (videosu YouTube kanalında).

Konuşmadan önemli anlar:

“Din veya para odakları bu partinin seçim vaatlerinde hiç bir zaman bulunmayacak.”

“Clinton evrensel sağlık programının merkezinde olacak.”

“Gelecekten bu ana baktığımızda bugün dünyanın iyileşmeye başladığı gün olarak hatırlanacak.”

“Bu zaman bizim zamanımız.”

Barack Obama Demokrat Parti Kongresindeki tarihi konuşması – 1
http://www.youtube.com/watch?v=awQkJNVsgKM

Barack Obama Demokrat Parti Kongresindeki tarihi konuşması – 2
http://www.youtube.com/watch?v=1UDKXKGZ3PY

Obama’nin konuşmalarından sanatçıların yaptığı müzik videosu
http://www.youtube.com/watch?v=jjXyqcx-mYY

Obama’nın Google kampusündeki konuşması
http://www.youtube.com/watch?v=m4yVlPqeZwo

18.07.2007

Oyumu Neden Baskın Oran'a veriyorum?

bagimsiz-oy-pusulasi.png

Son bir aydır Bağımsız Sol Aday Baskın Oran‘ın kampanyasını takip ediyorum. YouTube’a koyulan TV programlarındaki tartışmalarından sokaklardaki çekimlere kadar videolarını seyrettim. Sonra röportajlarını ve kendi yazdığı son yazılarını okudum. Bunlardan önce hiç haberim yoktu kendisinden. Baskın Oran kendini ifade ederken şu üç şey dikkatimi cekti:

  1. Hem genel hem de detaylı biçimde konuşabilmesi
  2. Konuşurken konular arasında yalın bağlantılar kurabilmesi
  3. Samimiyeti

Bu özellikleriyle diğer bildiğim tüm politikacıların ne kadar bilgisiz, alakasız, bencil ve samimiyetsiz olduğunu hatırlattı bana Baskın Oran.

Oran’ın ezber bozmak sloganı çok açık. O kadar etkili bir söz ki rakip adaylar ve partiler bile farketmeden kullanır oldular. Ezber bozmak sadece eleştiri yapmak değil aktif bir şekilde eleştiriyi harekete geçirmek demek. Ezber bozmak Düğümküme’de bağımsız yazar çizerler olarak ağlı bağlı hayatın getirdiklerini götürdüklerini açık edereken, görünür, yani tartışılır kılarken amaçladığımız şey.

Baskın Oran kampanyasında YouTube videoları, Flickr fotoğrafları, cep telefonu uygulamaları, bloglar ve benzeri kitleden-kitleye iletişim sistemlerinin gayet yerinde kullanılması bu hareketin ne kadar yenilikçi olduğunu gösteriyor. Seçim sitesi hemen hergün yeni içerikle yenileniyor. Yaklaşık dört ay önce Türkiye’de 16 milyon internet kullanıcısı olduğunu bunun yarısı oy verebiliyorsa sadece Internet kullanıcılarının Türkiye’de çok önemli bir politik ağırlığı temsil ettiğini yazmıştık. Baskın Oran’ın hemen her bilgiyi yazıyı resmi görüntüyü internet’e taşımasıyla bir bilişim çağı düşünürü olarak Internet’in toplum üzerindeki etkisini hazmetmiş olduğunu anlıyoruz.

Baskın Oran alışılagelmiş kalılplara yüklenerek bir çok kişinin aklını karıştırıyor. Ayarlı lise tarih kitaplarından, yetiştirildiğimiz apolitik ortama, hesabı yapılamayan derin devlet oyunlarından merkezden-kitleye medya şirketlerinin ayarlı mesajlarına kadar her yerde yaşamımızı kökünden etkileyen meseleler eksik yanlış bilinçsizce sunuldu bizlere. Bugün eğer duyduklarınızdan aklınız karışıyorsa öğreniyorsunuz demektir. Baskın Oran önce anlayışlılığıyla sizi “ezberletildiğiniz kalıplar”da yakalıyor, sonra samimiyeti ile sizi o kalıplardan alıp bilmediğinizden çekindiğiniz gerçeklere götürüyor, ve sonra da engin biligisyle olan biteni tüm ilişkileriyle açık seçik anlatarak sizi yavaşça yere bırakıyor.

Baskın Oran meclise ana muhalafet olarak girmeyi hedeflediğini açık açık belirterek ayaklarının yere bastığını gösteriyor. Bağımsız bir adayın ne gibi avantajları olduğunu çok iyi biliyor ve bilgisini aynı yoğunlukta ve olgunlukta bize aktarıyor. Ayrıca tüm bağımsız adaylara koyulan bilinçli engellerle –TRTde konuşturulmama, yurtdışında yaşayanların bağımsızlara oy verememesi, oy pusulasına logo veya sayı koydurtmama – bizzat uğraşıyor.

Oyum Baskın Oran’a çünkü bu hareketin çağdaş dünyada bile yaşanmamış cesaretli bir demokrasi adımı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin renkli kültürünü bastırmak yerine bunu açıkça kucaklayan, farklı kimliklerin bir arada mutlu yaşamasını amaçlayan, farklı sesleri destekleyen ve bunların Türkiye’nin gerçeği olduğunu tüm samimiyetiyle bize hatırlatan Baskın Oran’ın mecliste bizi temsil edebileceğini düşünüyorum. Oyumu Baskın Oran’a veriyorum.

Baskın Oran’ın YouTube Videoları

http://baskinoran.net/public/bilgi.aspx?id=13

Baskın Oran’ın Kendi Yazıları

Son Yazıları
Karşı İddianame
Ezber Bozan Sözlük

Etkinliklerden Flickr Fotoğrafları

http://www.flickr.com/photos/robokow/collections/72157600602863146/

http://www.flickr.com/photos/9874720@N03/

http://www.flickr.com/photos/9976645@N04/sets/72157600767708951/

Ekşisözlük Baskın Oran Tartışması

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=baskin+oran

16.06.2007

1899 Avrupa'sında Politik Durum Haritası

hastaadam.jpg

hastaadam2.jpg

19.yüzyıldan 20.yüzyıla geçerken Avrupa’nın politik durumunu anlatan nefis bir harita. İsmini “Karışık Sularda Balık Avı” olarak çevirebileceğimiz bu harita Fred W. Rose tarafından yapılmış. Etrafta.com’dan Boran Güney sağolsun bulmuş bu haritayı ve “Hasta Adam” yorumunu yapmış yatalak gösterilen Osmanlı İmparatorluğu görseli üzerine. Haritaya yakından bakarsanız Rusya, İngiltere, ve Osmanlı İmparatorluğu gibi ülkelerin balık tuttuğunu görüyorsunuz. Peki ne tutuyorlar? Blogcu Catholicgauze “…aslında sömürecek servetler peşindeler” diyor.

Detaylarını görmek için yüksek çözünürlüklü JPG dosyasına bakın.

Bilgi görselleştirmesi için ilham verici bir iş. İnsan figürleri, ifadeler ve dönemin sembolleri ile yerlerin, ülke sınırlarının arasında gidip gelen zengin bir akış var haritaya baktığımızda. Bu akış sayesinde ilişkileri bir çırpıda anlayabiliyoruz ve hem makro hem mikro okuma yapabiliyoruz. Aynı yıllarda neler olup bitmiş bir kaç fotoğraf aradığımda T.C Başbakanlık Enformatik Kurumu’nun yaptığı arşivi buldum. Haydarpaşa Garı’nın inşaatından I.Jön Türk Kongresine kadar belgesel fotoğraflar o yıllarda olan bitenleri gösteriyor.

Bugünün siyasi haritası yapılsa nasıl olurdu?

Düğümküme’de sık sık bahsettiğimiz bugünün çağdaş mimar şehircisi Rem Koolhaas ve ekibi OMA/AMO da mimari araştırmalarında haritalar yapıyor, gündemden görselleri dadacı tekniklerle montajlayarak zaman çizelgelerine ve dünya haritasına yerleştiriyor. Aşağıda Koolhaas’ın 2004 yılında çıkardığı Content (“İçerik”) isimli kitabından Bir Otopsi isimli çalışmayı görüyorsunuz. Bir Otopsi 1989 2003 arası dünya politika sahnelerinde olup bitenleri mimari üretimle paralel olarak gösteren bir montajlı zaman çizelgesi. Fotoğrafları kitaptan ben cep telefonuyla çektiğim için çok kaliteli değil ama fikri veriyor sanırım.

content0.jpg

content4.jpg

conten2.jpg

content5.jpg

content6.jpg

content9.jpg

content8.jpg

Content kitabında yer alan Bir Otopsi (“An Autopsy”) yazısı ve görselleri Theo Deutinger, Maja Borchers, Matthew Murphy, Nanne de Ru, Max Schwitalla, Sebastian Thomas tarafından hazırlandı.

08.06.2007

Hedef "Iraklı Vurmak"

Iraklı sanatçı Wafaa Bilal Chicago’da bir galeride Internet üzerinden kendini vurdurttu. Mayıs ayı boyunca Bilal’in web sitesinden tüm internetin kullanımına açık web kameralı bir silahla Bilal’e ateş edebiliyordunuz. Bilal bir ay boyunca silahın menzilinde bir odada yaşadı ve hemen her dakika üzerine boya ateş edildi.

wafaabilal-0.jpg
Web kameralı silahın hedef görüntüsü.

wafaabilal-1.jpg
Bilal’in video günlüğünden görüntüler.

Aynı zamanda web sayfasındaki ateş etme alanında bulunan chat arayüzünden Bilal ile konuşulabiliyordu. Duyan geldi, önce bir iki el ateş etti, sonra ya not bıraktı ya çekip gitti. Bilal içerden dünyaya yayınladığı video blogunda diyalog aradığını söylüyordu arkadan Internet-tetiklemeli silahın sesi gelirken. Bilal bu menzilde yaptığı yaşama performansında

  1. gerçek ile sanal ilişkisini sorguladı,
  2. sanat izleyicisini aktif olarak performansa katmış oldu,
  3. ve çoğunluğa normalmiş gibi gelen Irak’da yaşanan gerçekliğe işaret etti.

Bilal’in bir ay boyunca bu savaş odasında tuttuğu video günlükleri YouTube’da izleyebilirsiniz.

Gerçekliğin İçinde Gerçek

apache-helikopter-iraq-1.jpg
Apache Helikopteri’nin gözünden takip edilip vurulanlar.

Chicago Flatfile Galerisi‘nde yapılan bu performans arka bilincimde Internet’te dolaşırken karşıma gerçeklik içinde gerçekler çıktı. Amerikan Ordusu’nun Apache helikopterlerinden Iraklıları vurma görüntülerini buldum. Bu videolarda yerde bulunan insanların sıcaklık ölçer kameralarla helikopterden tespit edilişini görüyorsunuz. Apache helikopterlerinden ağır silahlarla ateş edilerek insanlar parça parça ediliyor (Bu videoları küçüklere göstermeyin).

Bilal’in kendini Internet üzerinden vurdurma performansında olanlar ile Apache helikopterlerinin Iraklıları vurma görüntüleri birbirine karıştı, ortaya çıkan gerçekler midemi bulandırdı. Bu görüntüleri izlediğinizde şunu hatırlayın: merkezden-kitleye medyanın (tv, gazete, dergi) Irak istilası hakkında anlattığı hikayeler ve ülke başkanlarının genellemeci açıklamaları gerçek değil, sadece icat edilmiş gerçeklik.

apache-helikopter-irak-0.jpg
Apache Helikopterinden hedeflenip vurulan insanlar.

04.05.2007

16 Bit Üzerinden İfade Özgürlüğü Krizi

AACS kodu

Olay, bir hacker’ın yeni nesil HD-DVD’lerin kopyalanmasını kesinlikle engellediği varsayılan AACS (Advanced Access Content System) korumasını kırıp, tüm HD-DVD okuyan makinelerin sahip olduğu 16 bitlik hexadecimal anahtar sayıyı bir forumda paylaşıma açmasıyla patlak verdi.

Çok kısa bir süre içerisinde 70.000 siteye yayılan rakamı yayından kaldırabilmek adına MPAA (Motion Picture Association of America) ve AACS içlerinde Digg.com‘un da bulunduğu yüzlerce siteye DMCA (Digital Millenium Copyright Act) altında “cease & desist”, kapat, kaldır ya da sizi mahvederiz yazıları göndermeye başladı. (Bildiğiniz gibi bu yasanın hükümlerine göre fikri haklarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık söz konusu olduğunda, hangi tarafın haklı olduğuna bakılmaksızın ilk önce söz konusu materyel yayından kaldırılıyor.)

Bu strateji daha ilk baştan başarısız olacağının sinyallerini verdi, AACS’in yazısı üzerine 10 -15 üyesinin sayfasını yayından kaldıran digg.com yönetimi, tepkilerin artması ve anahtarın silindikçe daha çok sayfada belirmesinin ardından, söz konusu sayfaları silmekten vazgeçti ve bir açıklama yayınlayarak MPAA’in avukat ordusuna karşı finansal olarak duramayacaklarını ama eğer kullanıcıların tutumu bu yöndeyse savaşarak batacaklarını duyurdu.

Bu arada kodu yayınlayan web sitesi sayısı 800.000′e ulaştı. Bugün BBC’ye demeç veren AACS başkanı Michael Ayers, gerekirse tüm bu siteleri karşı yasal işlem başlatacaklarını ve hukuk departmanlarının bunun üzerinde çalıştığını söyledi. Eğer gerçekleşirse, bu yasal harekat dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük davası olmaya aday.