23.03.2009

Her Köye Bir Mini Nükleer Enerji İstasyonu

hyperion-power-module-water-blue

Atom bombasının icat edildiği Los Alamos Laboratuvarı’nda mini nükleer enerji istasyonu kurma teknolojisi geliştirildi. İstasyon başı 20,000 eve enerji sağlayabilecek teknolojinin kullanılması için ihale açıldı, Hypreion enerji şirketi ihaleyi kazandı ve üretime başladı.

hyperion-power-module-hpg

Hyperion Power Module (HPG)

Tipik olarak devletin veya dev küresel şirketlerin kontrolünde olan nükleer enerji artık kendin pişir kendin ye boyutlarına geliyor. Türkiye’de potansiyel nükleer enerji üreticlerinden karşısında duran aktivistlerine kadar bir olgunlaşma süreci yaşanadursun, Hypreion’un ve benzeri şirketlerin neredeyse tüketim ürünü sınıfındaki enerji modülleri satılmaya başladığında hem nükleer enerji karşıtlarının hem devletin aklı gidecektir. Milli elektrik ağından kopuk kendi kendine enerji üretip tüketebilen edebilen bölgeler olabilir. Bir yanda serbest pazar ekonomisinin vahşiliğine yetişemeyen siyasiler milli birlik beraberlik elden gidiyor diye tutuşurken, diğer yanda neo-neo-liberal partiler oy satın almak için köylere nükleer enerji modülleri dağıtıyor olabilirler 2015 seçimlerinde.

Sonra nükleer sanattan konuşuyor olabiliriz uranyum günlük hayata yerleştiğinde kültürel reflekslerimiz nükleeri yediğinde.

İlgili yazılar:

18.01.2009

Nükleer Saadet Zinciri

Nükleer Ekspres” atom çağının politik tarihini yazan yeni bir kitap. Nükleer teknolojilerin nasıl ülkeler arası ağlar içinde geliştiğini ve casusluklarla yayıldığını anlatıyor. Kitabın yazarları Thomas Reed ve Danny Stillman ortaya bir nükleer saadet zinciri çıkartırken, New York Times görselleştirme editörleri kitapta anlatılan ilişkileri bir zaman üstünde ağ diyagramı olarak göstermişler (yukardaki diyagramı büyük görmek için üzerine tık).

nuclear-express-politik-tarih-bomba

"Nükleer Ekspres": Bombanın Politik Tarihi ve Yayılması

1945 yılında Amerika’dan yayılmaya başlayan nükleer teknoloji önce Rusya, Kanada, Britanya, ve Fransa’ya, sonra 1960-1970 arası Çin’e ve İsrail’e yayılıyor (Manhattan Projesi‘nden ayrılanlar). Bundan sonra kaynak artık Amerika değil gibi gözüküyor diyagramdan. Ana dağıtıcı Fransa oluyor, 1970 sonrası Hindistan’a, 1980 sonrası Pakistan, Güney Afrika, ve Irak’a Fransa’dan nükleer teknoloji geliyor. 1980 sonrası nükleerlenen bu ülkelerin kaynakları arasında Çin, Kanada, ve Britanya da bulunuyor. 1990 sonrası ana dağıtıcı Pakistan oluyor, Libya, K.Kore, İran Pakistan’ın müşterileri. K.Kore’yi Çin de besliyor, İran aynı zamanda Rusya ve Kazakistan’dan reaktör teknolojileri ve nükleer yakıt alıyor. Diyagramda son yıllara geldiğimizde örtülü nükleer silah çalışmaları görüyoruz (kutuyla gösterilen ülkeler), İran başta, Suriye, Suudi Arabistan, ve Cezayir örtülü olarak nükleer teknoloji geliştiriyorlar. Altıgenler iptal edilmiş nükleer programları gösteriyor: Güney Afrika, Kazakistan, Libya, ve Irak.

Bu ağ diyagramından çıkarabileceğimiz en basit gerçek nükleer teknoloji ve silah üretiminin kontrolden çıkmış olduğu. Ne ABD ne AB ne Çin kontrol edebiliyor nükleer üretimi. Birden fazla noktada erişilebilir bilgi ve teknoloji olduğundan artık çok merkezli bir nükleer saadet ağı sözkonusu. Nitekim son zamanlarda en çok korkulan şey Al-Qaeda‘nın öncelikle Pakistan’dan veya bu ağın diğer üyelerinden parayla, casuslukla, veya el koyarak nükleer silahlara sahip olabilme olasılığı.

Türkiye’de nükleer silah var mı?

ABD’nin Avrupa’daki en büyük nükleer silah üssü şu anda Türkiye’de İncirlik Hava Üssü. 2005 yılında Avrupa’daki nükleer silahların yerlerini ve miktarını gösteren bir rapor yayınlanmıştı. Avrupa’daki Amerikan Nükleer Silahları Raporu PDF olarak indirebilirsiniz. En son ABD Avrupa ülkelerindeki silahları azaltmak durumunda kaldı ve sonıucunda Türkiye Avrupa’da en çok nükleer silah bulunan ülke haline geldi. İncirlik’de 90 nükleer bomba bulunduğu biliniyor, bunlardan 40 tanesini Türkiye kullanabiliyor…

İncirlik Hava Üssü'ndeki nükleer bombaların yerleri. Hans M. Kristensen, "Avrupa'daki Amerikan Nükleer Silahları" raporundan.

27.08.2008

Kendi Nükleer Enerjini Kendin Üret

Nükleer yakıt aynı kömür veya petrol gibi ısı üretmeye yarar. Isı üretildikten sonra suyu kaynatır, çıkan buhar ile elektrik üretilir. Nükleer yakıt diğer tüm yakıtlara göre kat kat fazla enerji (ısı) açığa çıkardığı için tercih edilir. Nükleer enerjinin yakıldığı tesise nükleer reaktör denir. Amerika’da 1950lerde ilk defa kullanılmaya başlanılan teknikler ile nükleer fizyon (“nuclear fission“) sonucu açığa çıkan enerji kontrol edilebilmiş ve ısı üretilebilmiştir. Türkiye’de bugün Çekmeke Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi‘nde bulunan deneysel reaktör dışında çalışan bir nükleer reaktör bilmiyorum.

Artık kendi nükleer enerjimizi kendimiz üretebiliyoruz. Eğer YouTubelar gitmemişse bu yukardaki video kendi evinde nasıl nükleer enerji kullanabilirsin gösteriyor. Bu sistemi üretince ne olacak? Su kaynatacaksın. Su kaynatıp ne yapacaksın? Kendi elektriğini kendin üreteceksin.

Nükleer enerjinin en büyük derdi kullandıktan sonra etrafı temizlemek. Ortaya çıkan nükleer atık, yani kullanılmış radyoaktif malzeme aslında zamanla zararsız hale geliyor, ama öyle bir iki yıl değil, ancak yıllar sonra zararsız hale gelebiliyor. O kadar süre boyunca nükleer artığı emniyetli bir şekilde saklamak en büyük problem.

Dünyada nükleer enerji kullanımı ile ilgili veri tabanları:

19.07.2008

Günün Resmi: İran'ın Photoshop'lu Füzeleri

Geçen hafta İran’ın yaptığı askeri tatbikattan gösterilen füze fotoğrafların Photoshop ile çoğaltıldığı ortaya çıktı. Bu dört füzeli resim Amerika’da NY Times, LA Times, Chicago Tribune gibi büyük gazetelerde kapak olduktan kısa bir süre sonra resmin Photoshop’la değiştirilmiş olduğu aslında üç füze olduğu haberi webde ortaya çıktı. Ardından resmin yeni sürümleri ortamlarda dolaşmaya başladı…


http://www.flickr.com/photos/25087744@N08/2656503704/


http://www.flickr.com/photos/49403380@N00/2658316482/


http://www.boingboing.net/2008/07/10/iran-you-suck-at-pho.html#comment-230522