29.06.2007

Onur Sönmez ile Tanışın

onur.jpg

Mezuniyetimden önce Bilgi Üniversitesi’nde zaman geçirmekten en fazla keyif aldığım yerlerden biri Görsel İletişim Tasarımı karasularına ait, hayli yaratıcı insanları içersinde bulunduran özerkliğini ilan etmiş B11 adlı oda idi. Bu mekanın esas sahiplerinden biri de zaman geçirmekten sonsuz keyif aldığım Onur Sönmez’di. Onur okulda tasarım, teknoloji, kültür (özellikle müzik) gibi çeşitli ve sayısız konuda aynı vizyonu paylaştığımızı düşündüğüm şahsiyettir. Onur şimdi mezun oldu. Bir suredir sonucunu büyük merak ile beklediğim harika bir proje ile. Projenin henüz bir ismi yok. Belki de bu daha iyi çünkü önce ismi bulunup daha sonra içi doldurulan projelerden biri olmadığını anlayın.

Disiplinlerarası çalışmalar veren insanların durduğu yerleri heyecanlı, eğlenceli ve dahiyane bulurum. Onur’un bu projesi de müzik, elektronik, yazılım mühendisliği, endüstriyel tasarım ve arayüz tasarımı gibi konuların kesişiminde bir yerlerde duruyor. Pardon projenin tanıtımı ve pazarlaması da Onur’a ait olduğuna göre buna bir de ‘marketing’ alanını eklemek lazım. Ortaya çıkan iş, söz konusu sistem kısaca mevcut bilgisayar-insan arayüzlerine yeni bir alternatif olarak sunuluyor.

Bedensel ve performansa dair ifadenin sayısal sistemlere transfer edilmesi için özel olarak tasarlanmış, sanatçı ve makina ilişkisi üzerine odaklanan bir arayüz bu.

dodecahedron.jpg

board.jpg

Onur kendi tasarımı olan ve alüminyum malzeme kullanılarak CNC‘de dikkatlice kesilip bükülen, her kenarı 7′şer cm’lik bir dodekahedron (onikigen) tasarladı. Elinizde tuttuğunuz bu inanılmaz basitlik ile fonksiyonel tasarımın tam arasında duran obje ile fiziksel dünyadan hareket bilgisini direkt işlemek üzere kablosuz olarak bilgisayara aktarabiliyorsunuz. Cihazın anatomisine ve belki azıcık da teknik detaya girmek gerekirse objenin içersinde 3 adet gyroskop ve 3 adet ivme ölçer bulunduğunu ekleyebiliriz. Onur müzik ile ugraşan veya MIDI arayüzü ile kendini rahat hissedenler için sistem dahilinde paketlenen bir de yazılım geliştirdi. Bu sistem ile yapılabilecek performanslar veya geliştireceğiniz projeler sizin hayalgücünüz ile sınırlı. Proje websitesinden daha fazla bilgi almak mümkün. Sistem performansını test henüz etme fırsatım olmadı ve performans videolarını görmedim ama yolda olduklarını öğrendim.

17.06.2007

Venedik Bienali'nde Hayalet Dünya: Bir Afroavrasya Karıştırması

afroavrasya-djspooky.gif

10 Haziran’da açılan Venedik Sanat Bienali’ne Dj Spooky işitsel bir hikaye yerleştirmesiyle katılıyor. Dj Spooky “Hayalet Dünya” dediği yerleştirmesi için yaptığı 1 saat 20 dakikalık devasa müzik karıştırmasının (mega mix) tümümü sitesinden bedava veriyor.

İndir: Hayalet Dünya (73MB)

Özellikle 50inci dakikadan sonrasını oldukça beğendim, kuzey afrika Mısır bölgelerinden gelip Türkçe arabeskten tanıdığınız ritimleri kendine göre yorumluyor. İstanbul müzik karıştırıcılarının arşivlerine özel bir karıştırma…

30.08.2005

Dimvision | MusicMap

MusicMap

MusicMap en basit anlami ile Amazon.com un elektronik ticaret veritabanini sorgulayarak aratilan kelimenin bagintili oldugu sonuclari incelemenizi saglayan bir ag gorsellesticisi olarak dusunulebilir. Bilgi Universitesi, Gorsel Iletisim Tasarimi bolumu mezunlarindan Fahri Ozkaramanli ile programci Ozhan Binici nin ortak calismasi olan bu alet ayni zamanda Ozkaramanli’nin mezuniyet projesi. Text bazli sorgulama ve goruntuleme ekranlarina gorsel bir alternatif olarak dusunulmesi gereken yazilim su an sadece muzik ile alakali aramalar yapmaniza olanak sagliyor.

24.03.2005

Bazı Hakları Saklıdır!

Creative Commons Licence’i şu anda Emre Bayamlıoğlu tarafından Türkçe’ye çeviriliyor. Hatta bitmiş bile olabilir (kendisi ile bir ay kadar once konuştuğumuzda bana CC ile yazıştığını ve Türkçeye çevirilmek üzere olduğundan bahsetmişti.) Bu çok güzel bir haber. Özellike bağımsız fikir, sanat ve bilumum iş üreten kimseler ve organizasyonların bundan büyük fayda sağlayacağı kesin. Yaklasik iki sene kadar once Istanbul merkezli bagimsiz plak sirketi Domestic Lo-Fi Inc. yayimlamak istedigi islerin haklarini korumak icin mevcut herhangi hukuksal bir yapiyi kendine uygun bulamamis ve bir iki album dogrudan yayin haklari korumasiz/ciplak bir sekilde dagitilmisti. DLFI in bundan herhangi bir ticari kazanc elde elmek istemedigi zaten asikardi ama yaraticisinin haklarinin korunmasini dogal olarak istiyordu. CCL iste tam da bu tur problemlerin cozum onerisi. Farkli surumleri farkli amaclara hizmet etmek uzere tasarlanmis. Ornegin, CCL ile islerini kismen koruma altina alan Textone in sitesinden indirdiginiz yuksek kalite MP3 ler icin herhangi bir meblag odemiyorsunuz. Ayrıca DJ’ler kendi setlerinde bu parçaları kullanmakta yine serbestler. Textone sitesinde gezinirken üyelerden birinin sağlam bir sorusuna rastladım; DJ eğer performansı karşılığında herhangi bir ücret talep ediyorsa bunun Textone’ı ne derecede ilgilendireceği ile ilgiliydi. Plak şirketi yetkilileri bunun bir problem olmadığını cevap şeklinde bildirmiş. Aslında mevzu oldukça basit; eserlerin orjinalliğini, künyesini, içeriğini, adını-sanını değiştirmemek ve satmamak kaydı ile aklınıza gelen herşeyi yapmakta özgürsünüz! İşlerinizi CC ile lisanslamak isterseniz bu servis ücretsiz. İnternetten erişilebilen ‘işler veritabanı’ sayesinde ilgili kimselerin eserinize kolayca ulaşabilmesi de oldukça hoş.