09.03.2010

Yeni Malzemeler Üzerine, Sol LeWitt, 1967

Yeni malzemeler günümüz sanatının en büyük sıkıntılarından birisi. Bazı sanatçılar yeni malzemeleri yeni fikirler ile karıştırıyorlar. Sanatı süs püs içinde yuvarlanırken görmekten beter bir şey yok. Bu malzemelerin cazibesine katılan sanatçıların çoğunluğu genellikle malzemeleri hakkıyla kullanabilecek bilinçten de yoksunlar. Yeni malzemeleri kullanıp sanat eserine çevirebilmek için gerçekten iyi bir sanatçı olmak gerekiyor. Buradaki tehlike, kanımca, malzemelerin fizikselliğinin eserin fikri haline gelecek denli öne çıkması.

Sol LeWitt, 1967, Kavramsal Sanat Üzerine Paragraflar

Yeni teknolojik ürün/araç/yöntemlerin sanatsal üretimde kullanılmasının birçok zaman sorunlu olduğunu düşündüğümüzde bugün de güncelliğini koruduğunu düşündüğüm fikirler.

09.09.2008

Ağ Diyagramından Yapısal Metne Geçiş ve Geri Dönüş


Sanatta biçim ve metin arasındaki gerginlik veya ortam (“medium”) ile kavram (“concept”) arasındaki ilişki bugün bir şekilde bilgisayar kodu ile veri arasında mevcut. İşlemsel sanat dediğimiz alan bu ilişkiyle yakından ilgilieniyor. Ancak veri ağ özelliği gösterecek şekilde ilişkisel olduğunda buna sanatsal ve yaratıcı ifade açısından nasıl yaklaşabiliriz? Bu konuyu çalışmak için bu 2008 sonbahar döneminde New York Üniversitesi Interactive Telecommunications Program (ITP)’da tam Türkçe’ye çeviremediğim “Creative Networking” adında bir ders vermeye başladım.

Bir ağ diyagramı metin olarak yazılabilir. Belli bir yapıda yazarsak bilgisayarlar tarafından da okunabilir. Bir ağ düğüm ve bağlantı denilen elemanlardan oluşur. Düğüm nokta, bağlantı çizgi olarak gösterilir. Ağ yapısı genelde fizik, matematik, sosyoloji, ve bilgisayar bilimlerinde kullanılan bir modeldir. Son zamanlarda da pek çok görselleştirme projesinin bel kemiğini oluşturuyor. Mesela yukarıda bazı ağ örnekleri görüyorsunuz. Bir ağ basitçe şöyle yazılabilir:

ali -> elif
elif -> dara
dara -> ali

Bu yazım basitçe bir sosyal üçgen belirtiyor. Bu sözdizim Graphviz denilen bir ağ görselleştirme yazılımından alıntı. Graphviz DOT dili denilen bir yapı kullanıyor ağı ifade etmek için. Normalde çok basit, ama daha karmaşık ağ özelliklerine girildiğinde dil de karmaşıklaşıyor.

ITP’de verdiğim derste önce el çizimleriyle hayali ağlar yapıyoruz (bkz İstanbul’daki workshop’dan çizimler). Sonra bu hafta çizdiğimiz diyagramları metne çeviricez ki bilgisayar okuyabilsin ve tekrar ekranda çizebilsin bizim yarattığımız ağ yapısını. Bu metni yazmak için GraphML, bir XML formatı kullanıcaz. GraphML kullanıyoruz çünkü web uyumlu, bir standard olmuş, ve XML hem insan hem makine tarafından okunabilien en nihai veri düzeni.

GraphML ağ tanımlamak içim kullanması çok kolay bir XML yapısı. Oldukça esnek yapacağınız uygulamaya göre genişletebilirsiniz. Yönlü yöndüz hiyerarşik ağ yapılarını destekliyor ve ekstra veri yapıları da ekleyebiliyorsunuz, düğüm ve bağlantı içine ayrı ayrı. Yukarıda yazdığımız ağı basit bir GraphML ile şöyle yazabiliriz:

<graph id="G">
    <edge source="ali" target="elif">
    <edge source="elif" target="dara">
    <edge source="dara" target="ali">
</graph>

GraphML hakkında daha fazla bilgi isterseniz GraphML Primer ve GraphML Specification sayfalarına bakmanızı tavsiye ederim.

Creative Networking dersinde bu hafta Ağ Topolojileri çalışıyoruz. Topoloji Türkçe’de biçimleri ya da boyutları değişmeyen geometrik cisimlerin incelenmesi bilimi anlamına geliyor. Ağ bağlamında düğümlerin ve bağlantıların nasıl konumlandırıldığını çalışan bilim demek. Bu ders için çeşitli ağ topolojilerini GraphML formatında yazdım elle. Daha sonra bu ders için hazırladığım bir örnek Processing programı ile GraphML formatını okuyarak ağ şeklinde tekrar çizdim. Bu aşağıdaki görseller programdan alımıştır, hemen altlarında açıklamaları ve GraphML dosyalarına bağlantıalr var. Ayrıca programın kodunu biraz temizledikten sonra burada yayına vericem yarın. Bir de tüm bu topolojileri bir arada görebileceğimiz basılabilir bir PDF indirebilirsiniz, yine bu programla hazırlandı.

Merkezi, Merkezsiz

Merkezi ağ yapısında tüm düğümler tek bir düğüme bağlıdır. Hierarşikdir. Tek bir otorite vardır. dallar arasında bağlantı yoktur. Merkezsiz ağ ise merkezi ağın çoğaltılmış halidir. Pek çok merkez bir birine bağlıdır.

Dağıtık, Ağaç

Bir dağıtık ağın merkezi yoktur. Her düğüm bağımsızdır. Bir düğümden diğer düğüme pek çok yoldan gidileiblir. Bir ağaç yapısı ismi üstünde hiyerarşikdir.

Sık, seyrek

Çok sık bağlı veya seyrek bağlı.

Merkez-çevre, tüm bağlı

Merkez-çevre ağın merkezinde sık bağlantılı çevreye doğru seyrek bağlantılı ağlardır. Tüm bağlı ağların tüm elemanları diğer tüm elemanlara bağlıdır. Ali Miharbi bir keresinde bunu bir futbol takımının 11 oyuncusu arasındaki ilişki olarak tanımlamıştı.

“Küçük dünya”, “Scale-free”

Sosyolog Stanley Milgram’in bullduğu Küçük Dünya kavramı birbirine sadece bir kaç köprüyle bağlı kümeleri tarif eder. Scale-free ağlar Albert-László Barabási tarafından tanımlandığına göre “power law” kuralını izleyen ağlara denir. Bu tür ağlarda sadece bir kaç düğüm en çok bağlantıya sahiptir, bazı düğümler orta derecede bağlantıya sahip, çoğu düğüm bir kaç bağlantıya sahiptir. Buna aynı zamanda Uzun Kuyruk diyoruz.

* Bu yazı aynı zamanda kendi blogumda İngilizce olarak yayınlanmıştır.

28.07.2008

Ergenekon İddianamesi Neden Düz Metin Değil de PDF Olarak Dağıtılıyor?

Savcılık bilgisayarla yazdığı Ergenekon iddianamesini önce basmış, sonra taramış, sonra da taranmış sayfalardan PDF yapılmış belgeler olarak dağıtıyor. Hangi yüzyılda yaşıyoruz? Bilişim çağında değil miyiz? Zırhlı araçta koli koli iddianame taşıyorlar, resim olarak yapılan PDF belgeler (eğik yazılardan ve mühürlerden anlaşılıyor) ağırlığından yargı bilgi işlem sistemini çökertiyor.

Savcılık bilerek veya bilmeyerek Ergenekon iddianemesini düz metin olarak değil PDF olarak dağıttı. Düz metin olarak dağıtsaydı 2455 sayfa iddianameyi bilgisayar programıyla çok kısa sürede analiz edebilirdik. En çok tekrar eden isimleri bulmaktan başlayıp, metinlerde tekrar eden –normalde bir insanın kısa sürede okuyarak çıkaramayacağı– örüntüleri çıkartabilirdik, insanlar ve olaylar arasındaki ilişkileri bir ağ diyagramı olarak görselleştirebilirdik. Böylece kim kimle ne ilişki içinde, ilişkilerin ağırlıkları nedir, düğüm noktaları nedir, kümeler nedir, çok kısa süre içinde bir harita olarak görebilirdik, herkes görebilirdi. Bu analiz hem yargıya, hem avukatlara, hem de kafası bulanmış vatandaşlara bu karmaşık ağ ilişkilerini yalın bir şekilde gösterirdi.

Ama savcılık iddianameyi PDF dosyasına kitledi. Normalde bilgisayarla yazılmış olan iddianame basılıp taranıp resim olarak PDF dosyasına konuldu, dolayısıyla iddianame üzerinde bilgisayarla işlemsel analiz yapmamızı engellemiş oldu.

Not: Bu habere göre iddianame avukatlara içinde arama yapılabilir DVD olarak dağıtlacakmış. İşlemsel metin analizi yapabilmek için DVD araması maalesef yeterli değil.

Güncelleme: Yorumlarda Nahnu iddianame içinde kelime araması yapabileceğimiz Miiliyet sitesine ve iddianameyi .doc formatında indirebileceğimiz Samanyolu sitesine bağlantılar verdi.

İlgili bağlantılar

12.04.2007

Sol LeWitt (1928-2007)

Geçtiğimiz pazar günü ölen Sol LeWitt’in anısına, kavramsal sanat lafının bir üslup ismi haline gelmesine ön ayak olan 1969 tarihli Kavramsal Sanat Üzerine Cümleler yazısına burada yer vermenin zamanıdır sanırım. Bu metinle birlikte, 1967′de yayımlanan Kavramsal Sanat Üzerine Paragraflar‘da, LeWitt minimalizmin indirgeyiciliği ve estetik içeriği ile diyaloğa girerken, bilginin kavramsal şekilleri ile önsel amaçların görüntü veya nesneye dönüştürülmesi sırasında oluşan permütasyonlar, çelişkili değişimler ve düzensizlikleri incelemişti. Matematiksel permütasyonlara dayalı geometrik küp serilerinde ve asistanları tarafından yazılı talimatlar doğrultusunda uygulanan duvar desenlerinde LeWitt; algı, tarif ve temsil arasındaki boşluklara dil yoluyla dikkat çekmişti. Bugün birçok yazılım sanatçısı, 1990′ların sonunda Vuc Cosic’in internet sanatçılarını Duchamp’ın ideal çocukları olarak tanımlamasına benzer bir şekilde kendilerini, “fikrin sanat yapan bir makina haline gelmesi” söyleminden de yola çıkarak LeWitt’in ideal çocukları olarak görüyor. Ancak aşağıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, LeWitt’i salt mantığın ve işlemselliğin yüceltilmesi olarak görmek dar bir bakış olur.

Kavramsal Sanat Üzerine Cümleler
Sol Lewitt
İlk basım 0-9 (New York), 1969 ve Art-Language (İngiltere), Mayıs 1969

1. Kavramsal sanatçılar akılcı olmaktan çok mistiktirler. Mantıkla ulaşılamayacak sonuçlara sıçrarlar.
2. Mantıklı yargılar, mantıklı yargıları yineler.
3. Usdışı yargılar yeni deneyimlere yol açar.
4. Biçimsel sanat temelde mantıklıdır.
5. Usdışı düşüncelerin peşinden kesin ve mantıklı bir şekilde gidilmelidir.
6. Eğer sanatçı eserin uygulanma sürecinin ortasında fikrini değiştirirse alacağı sonuçları tehlikeye düşürmüş olur ve geçmişteki sonuçları tekrar eder.
7. Sanatçının başlattığı, fikirden işin tamamlanmasına giden süreçte irade ikinci plandadır. Kasıt, sadece egodan ibaret olabilir.
8. Resim ve heykel gibi sözcüklerin kullanılması bütünüyle bir geleneği ve bu geleneğin kabulünü ima ederek limitlerin ötesine geçen eserler vermek isteyen sanatçıya kısıtlama getirir.
9. Kavram ve fikir farklıdır. İlki genel bir yönergeyi ima ederken, ikincisi bir unsurdur. Fikirler kavramları uygular.
10. Fikirler sanat eseri olabilir; bir biçim bulmak suretiyle sonlanacakları zincirleme bir gelişme içerisindedirler. Bütün fikirlerin fiziksel hale getirilmesine gerek yoktur.
11. Fikirler mantıksal bir sıralama ile ilerlemek zorunda değildir. Beklenmedik yönlere doğru yol alabilirler, ancak yeni bir fikir oluşturulmadan önce eskisi zihinde tamamlanmalıdır.
12. Fiziksel hale gelen her sanat eseri için fiziksel olmayan birçok varyasyon vardır.
13. Sanat eseri, sanatçının aklından izleyicinin aklına doğru bir iletici olarak görülebilir. Ancak, izleyiciye hiç ulaşmaya da bilir, veya sanatçının aklını hiç terk de etmeyebilir.
14. Bir sanatçının diğerine ilettiği sözler, eğer aynı temel kavramı paylaşıyorlarsa, bir fikir silsilesini harekete geçirebilir.
15. Hiçbir biçim diğerine içsel olarak üstün olmadığından, sanatçı sözlü veya yazılı ifadelerden fiziksel gerçekliğe kadar her biçimi eşit olarak kullanabilir.
16. Kullanılan şey sözcükler ise ve eğer bu sözcükler sanat üzerine fikirlerden yola çıkmışsa bunlar sanattır, edebiyat değil; sayılar matematik değildir.
17. Tüm fikirler, eğer sanat ile ilgileniyor ise ve sanatla ilgili uzlaşmaların kapsamına giriyorsa, sanattır.
18. Çoğunlukla geçmişin sanatı günümüzdeki mutabakatlar uygulanılarak anlaşılamaya çalışılmakta, bu da geçmişin sanatının yanlış anlaşılmasına yol açmaktadır.
19. Sanat konusundaki mutabakatlar sanat eseri tarafından değiştirilir.
20. Başarılı sanat bu mutabakatları, anlayışımızı ve algılamamızı değiştirmek suretiyle başkalaştırır.
21. Fikirlerin algılanması yeni fikirler doğurur.
22. Sanatçı, sanatını tahayyül edemez ve bitirine kadar da algılayamaz.
23. Sanatçı bir sanat eserini yanlış anlayabilir ama yine de bu yanlış yorumlama sayesinde kendi fikir silsilesi içinde hareket etmeye devam edecektir.
24. Algı özneldir.
25. Sanatçı kendi sanatını anlamak zorunda değildir. Onun algılaması diğerlerinden ne daha iyi ne de daha kötüdür.
26. Bir sanatçı, başkalarının sanatını kendi sanatından daha iyi kavrayabilir.
27. Bir sanat eserinin temel kavramı, eserin cisimsel özelliğini veya yapıldığı süreci içerebilir.
28. Eserin fikri sanatçının zihninde kurulduktan ve son biçimi konusunda karar verildikten sonra, süreç gözü kapalı uygulanır. Sanatçının hayal edemeyeceği birçok yan etki ortaya çıkar. Bunlar yeni işlerde fikir olarak kullanılmalıdır.
29. Süreç mekaniktir. Kurcalanmamalı, rotasından sapmamalıdır.
30. Bir sanat eserinde birçok öğe vardır. En önemlileri en belirgin olanlarıdır.
31. Eğer bir sanatçı aynı biçimi bir grup işinde kullanıyorsa ama malzemeyi değiştiriyorsa, sanatçının temel kavramının malzeme ile ilgili olduğu varsayılabilir.
32. Banal fikirler güzel uygulamalar ile kurtarılamaz.
33. İyi bir fikri berbat etmek zordur.
34. Sanatçı zanaatini fazla iyi öğrenirse yapmacık sanat yapar.
35. Bu cümleler sanat üzerine yorum yapmaktadır ama sanat değildir.

(Orijinal metin: Sentences on Conceptual Art – by Sol Lewitt)