28.02.2009

Internet'in Üç Platformu

Internet üzerinde 3 çeşit platform vardır” diye yazmıştı ilk web tarayıcısının mimarlarından Marc Andreessen bir buçuk yıl kadar önce. Aktif bir girişimci yatırımcı programcı olan Andreessen beyaz yaka sosyal ağ platformu Ning.com’u büyütmekle meşguldü. Bununla uğraşırken ortaya koyduğu Internet platformları gözlemi günümüzün üretim biçimlerini anlamak için önemli çatı oluşturuyor.

Günümüzde bir web servisi sadece servis değil, aynı zamanda üzerinde dışarıdan uygulamaların çalışabildiği bir platform. Programlanabilir bir sistem. Servisin belirli özellikleri API (“Application Programming Interface”) yoluyla açık tutuluyor. Ayrıntılarına burada girmiycem, basitçe API bir web servisine programatik, yani başka programlardan erişim sağlıyor. Web servisinin sahipleri dışında birileri servisi kullanan başka uygulamalar geliştirebiliyor. Mesela Facebook’da bir zombie oyunu, bir gelişmiş poke uygulaması, veya profilinize bakanları görme kutusu bunlara örnek. Bu uygulamları Facebook değil mesela Kaliforniya’da bir lise öğrencisi, Filipinler’de bir memur, veya Türkiye’de bir web ajansı geliştiriyor.

Internet’de bulunan platformların 3 çeşit olduğunu söylüyor Andreessen, özetle şöyle:

1. Erişim API

Uygulama platformdan veri okur platforma veri yazar, ve sadece kendi web adresinde yaşar. Tüm işletme geliştiriciye ait. Örnek: Flickr, Delicious, Twitter ve bunları dışardan kullanan uygulamalar.

2. Eklenti API

Uygulama veri okuma yazma yanında, platformdan erişilebilir. Uygulama kendi web adresinde değil platform içinde gömülü kullanılablir. Yine tüm işletme geliştiriciye ait. Gösterim kontrolü platforma ait. Örnek Facebook ve üzerinde çalışan uygulamalar.

3. Canlı ortam

Uygulama tamamiyle platformda çalışıyor. Geliştirici uygulamayı geliştirdikten sonra kodu platforma yüklüyor ve hemen hiç bir işletme kaynağı harcamıyor.  Örnek: Ning, Salesforce, SecondLife, Amazon EC2 S3, Google App Engine, Akamai Edge.

İlkinden sonuncusuna doğru platfom sahibinin hem sorumlulukları artıyor hem geliştiricinin emeklerini sömürme kapasitesi artıyor.

Bu yazıyı bir buçuk yıl kadar önce yazmaya başlamış bırakmıştım, şimdi rafdan alıp toparladım. Bugün artık bu üç platform tipinden ayrılmış yeni yaklaşımlar var. Serbest pazar ve rekabet bu son saydığımız canlı platform türünün DNA’sını değiştirerek paralı servis olmaya zorladı. Artık parayla alınıp satılan “cloud computing” servisleri kullanır olduk.

14.01.2009

Anket Sonuçları: "Cloud Computing" Terimi Türkçe'de Nasıl Kullanılmalı?

Kümesel işlem 72 oy
İşlem bulutu 54 oy
Küme işlem 23 oy
İşlemci bulutu 20 oy
Başka öneri 18 oy
Hiçbiri 17 oy
İşlem küme 14 oy
Bulutta işlem 14 oy

Ankete katılım: 232 kişi
Başlangıç: 30 Ekim 2008
Bitiş: 14 Ocak 2009

“Cloud Computing” terimini Türkçe’de nasıl kullanalım diye yaptığımız ankete toplamda 232 kişi katıldı. Kümesel İşlem ve İşlem Bulutu en çok oy alarak diğer önerilerin önüne geçtiler. Anketi açtığımızda “cloud computing” terimini şöyle açıklamıştık:

“Cloud Computing” çok bilgisayarın işlemci ve hafıza güçlerinin bir arada uyum içinde kullanılması anlamına geliyor. Çok yüksek trafikli web servislerin ihtiyacı olan yüksek performans farklı makinelerin birbiriyle uyum içinde ağlı bağlı çalışmasıyla sağlanabiliyor. Bu “Cloud Computing” denilen kavram artık bir web trendi olarak belirginleşmeye başladı. Amazon (Elastic Compute), Google, Microsoft (en son Azure), IBM, ve daha bir çok şirket “Cloud Computing” servislerini birer birer yarışa sokuyorlar. Bu hızla beliren pazarda bazıları oyuncu bazıları seyirci kalıyor, Türkiye’de ise önce kavramı çözmek önemli.

Tartışmalarda çok ilginç öneriler geldi. “Computing” için bilgisayım önerisi getirdi Engin Erdoğan. “Gökişlem” en radikal tanımlardan biri oldu, Umut Uygar. “Bulut bilgi işleme” olarak bilgisayar / sektör dergilerinde kullanıldığını duyduk Onur Subaşı’ndan. Emre Erkan “Grid Computing” ile farkını açıkladı. Furkan Turan’ın “dış güçler” diyesi geldi. Kelimelerin tekil anlamları ile biraraya geldiklerinde ve çekildiklerinde ortaya çıkan anlamlar ayrıştı birleşti, işin içinden çıkamadık kolay kolay. Ayrıca bilgi/gürültü dengesini korumak için sonradan gelen tüm önerileri ankete ekleyemedik. Çok oylamalı bir anket ve önerilerin doğrudan ankete katılması çok daha sağlıklı sonuçlar verebilirdi. Bildiğiniz böyle bir wp-anket eklentisi varsa denemek isteriz.

Tartışmalarla birleştiğinda anket daha sağlıklı oluyor. Ben kendi adıma konuşursam bundan sonra “Cloud Computing” için Kümesel İşlem kullanıcam. Ayrıca bir dilde yeni kelimelerin kullanım bir anda olacak iş değil, zamanla kullana kullana eğerek bükerek oturtucaz. Bu anketin amacı bu konudaki bilinçsiz / umursmaz kullanımları eleştirmek ve muhtemel kullanımları tartışmaktı.

Bir sonraki anketi çevrenize haber verin, blogunuzda duyurun, daha çok katılım daha doğru anket sonuçları verecektir. Burada hepimizi ilgilendiren konularda kendi kolektif görüşümüzün biraz daha farkında olmamızı sağlayacak anketler planlıyoruz.

Geçmiş anketler:
http://www.dugumkume.org/category/anket/

* Yukarıdaki grafik Google Chart API ile yapılmıştır.

31.10.2008

Yeni Anket: "Cloud Computing" Terimi Türkçe'de Nasıl Kullanılmalı?

Cloud Computing” çok bilgisayarın işlemci ve hafıza güçlerinin bir arada uyum içinde kullanılması anlamına geliyor. Çok yüksek trafikli web servislerin ihtiyacı olan yüksek performans farklı makinelerin birbiriyle uyum içinde ağlı bağlı çalışmasıyla sağlanabiliyor. Bu “Cloud Computing” denilen kavram artık bir web trendi olarak belirginleşmeye başladı. Amazon (Elastic Compute), Google, Microsoft (en son Azure), IBM, ve daha bir çok şirket “Cloud Computing” servislerini birer birer yarışa sokuyorlar. Bu hızla beliren pazarda bazıları oyuncu bazıları seyirci kalıyor, Türkiye’de ise önce kavramı çözmek önemli.

Türkiye’de de “Cloud Computing” ihtiyacı var, bir yanda milyonlarca kullanıcıya hizmet veren uygulamalar giderek artarken, diğer yanda böyle servisler vermeye eğilimli barındırma / veri merkezi şirketleri gelişiyor. Ancak bu kavramı Türkçe’de nasıl kullanıcaz?

İşlem küme? Kümesel işlem? İşlemci bulutu? Bulutta işlem? Bizim aklımıza gelenler bunlar, bu konuda bir anket yapıp ilgilenenlerin fikrini alalım istedik. Başka öneriniz varsa yorumlara ekleyin.

* Yukarıdaki görsel Internet haritasından bir kesit (2005).