01.04.2010

Vectorial Elevation, 1999, Rafael Lozano-Hemmer


Vectorial Elevation, 1999, Rafael Lozano-Hemmer. İlişkisel Mimari 4.

02.02.2009

Çocuklarınıza İyi Öğretin

Playmobil oyuncak firmasının “Güvenlik Kontrol Noktası” seti.

Milli Güvenlik ve Vatandaşlık derslerini hatırlayın. Okullarda genelde emekli askerlerin verdiği sıkıcı ezberleme dersler. Türkiye’de bu tepeden inme yöntemle belli bir ideoloji çocukların kafasına kazınır veya kazınmaya çalışılır. Bu yukarıda gördüğünüz oyuncak seti ise çocukların kafasına çocukların dilinden konuşarak, yani çağın gerektirdiği şekilde doğrudan bilinç altına şekerli ideoloji kazıma yöntemi. Soran olursa eğitim, neyin eğitimi?

Amazon’daki müşteri yorumlarında nefis parçalar var, mesela:

“Bu ürünü aldığımda biraz hayal kırıklığına uğradım, fonksiyonları yetersiz. 5 yaşındaki oğlum yolcuların ayakkabılarının çıkarılamadığını gösterdi. Sonra yolcunun atkısına bir tırnak törpüsü yerleştirdik, ne kapı dedektörü ne de güvenlik anteni bunu tespit edebildi. Oğlum “bu gördüğüm en kötü güvenlik!” dedi.”

Bu oyuncak seti bana sosyal web servislerinin şekerli daimi beta logolarını grafik dilini hatırlatıyor. Böyle stilde şeker gibi logo gördün mü bil ki herşeyini paylaşacaksın.

16.04.2008

Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne?

Türkiye’de toplum şok üstüne şok üstüne şok yaşarken neden yeni medya mı işlemsel sanat mı diye uzaydan gelmiş gibi duran bir konuya eğiliyoruz? Neden yeni medya deyince web2.0 dalgasından, Photoshop tekniklerinden, video sanatından bahsetmiyor da ağlı bağlı hayattan, merkezden-kitleye iletişimden, sosyal ağ hortumlamasından, kitlesel ifade özgürlüğü engellemesinden, DNS ayarlarından, temsilsiz demokrasiden, dağıtık iktidardan, medya arkeolojisinden bahsediyoruz. Neden işlemsel kelimesini İTÜ Bilgisayar Fakültesi’ndeki Mikro İşlemciler dersinde kullanıldığı gibi veya Bir Kelime Bir İşlem yarışmasındaki gibi değil de sanat kelimesinin önünde işlemsel sanat diye kullanıp diziyoruz elektronik sivil itaatsizlik, protokollü toplumsal denetim, kitleden-kitleye mesajlaşma, bilgi görselleştirmesi, manevi emek sömürüsü, diyagramlar, tarifeler, tersine stratejiler, ağların savaşı?

Ali Miharbi, Ahmet Atıf Akın, Orton Akıncı ile bu perşembe günü (17 Nisan) Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘nde konuşacaklarımızı bir iki hafta öncesinden emaillerde tartışmaya başladık. Malum Türkiye’de icat edilmemiş kavramları kullanıyoruz sık sık. Tartıştığımız konuları Türkçe ifade etmek istedğimizden terimlere ve Türkçe’lerine bir süre takıldık, ama sonra bir şekilde içinden çıkabildik.

Uğraştığımız sanat hem yeni nesil teknolojiler hem baki toplumsal olgular üzerinden. Hem Türkiye’de yaşanan şokları konu alıyoruz hem Kaliforniya’da icat edilen yeni teknolojilerin toplumsal etkilerini. Kullandığımız teknikler hem bilgisayar programlaması, hem yemek tarifesi, hem diyagram çizme, hem arkeolojik araştırma olabiliyor. Bu konuşmada herkes kendi işlerinden bir kaç parça sunacak ve sonrasında bu bahsettiğimiz konular çerçevesinde tartışıcaz.

İstanbul’daysanız konuşmaya bekleriz. Tartışmalar dizisi bittiğinde kitap olarak da yayınlanacak. Böyle konuların klasik bir kitaba girecek olması kadar önemli olan diğer şey de internet’ten katılım. Bu yazıya yorum yazın, sorularınızı veya tartışılmasını istediğiniz alakalı konuları önerin tartışmaya alalım. Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi’ni Azra Tüzünoğlu hazırlıyor, burdan el sallıyoruz, teşekkürler Azra!

Güncelleme: Mimar Sinan etkinliği bitti, tam da olması gerektiği kafamız daha da karıştı, tartışmaya yorumlarda devam ediyoruz. işlemsel sanat ve yeni nesil medya üzerine çalışıyorsanız veya bu alanla bir şekilde ilgileniyorsanız tartışmaya yorum yazarak katkıda bulunun biz de öğrenelim.

Olayın anonsu şöyle:

Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi-8
“Yeni Nesil Medya ve İşlemsel Sanat”

Konuşmacılar
Burak Arıkan + Ali Miharbi + Ahmet Atıf Akın(a.k.a pagan@xurban) + Orton Akıncı

Tarih 17 Nisan 2008 Perşembe
Saat 18:30
Yer Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu derslik

Her bir konuşmacının kendi deneyimleri üzerinden işlemsel sanat ve İnternet teknolojileriyle birlikte çeşitlenip, sürekli yenilenen yeni medya sanatı konularını açımlamayı hedefledikleri konuşmanın ana ekseninde; dağıtık iktidar, kimliksizleşme ve anonimleşme, taktiksel medya, teknoloji ve kontrol, elektronik sivil itaatsizlik, İnternet üzerinden eleştiri&tersine çevirme stratejileri, Türkiye’deki devlet kontrolü ve İnternet protokolleri ilişkisi gibi meseleler tartışılacak. Yeni medya ve galeri mekanı ilişkisi, medya festivalleri, yeni medya kurum ve gösterim alanları da tartışma içeriğinde yer alacak konular arasında.

* Posterdeki görsel Per Wizén tarafından yapılmıştır.

İlgili Düğümküme Yazıları:

08.04.2008

Türkiye'de Toplumsal Denetimin Bir Sembolü: ELVIS Güvenlik Kamerası

Çağlar Kanzık ve Dara Kılıçoğlu buldukları ELVIS marka caydırıcı güvenlik kamerasını yeniden konumlandırarak Türkiye’nin politik geçiş sürecindeki toplumsal denetim sistemine bir eleştiri getiriyorlar. İzleyici kayıt etme özelliği bulunmayan bu güvenlik kamerası ile karşı karşıya getiriliyor; ulusal-devletten demokratik devlete geçiş sürecindeki ülkenin gerçek kukla-aktorü ile tanışıyor.

Süper güç Amerika’nın pop yıldızı Elvis Presley’den ismini alan ELVIS marka kamera, içi aynalar ile kaplanmış ahşap bir kutu içerisine yerleştirilmiş. İzleyici aynalar ile sağlanan karmaşık perspektif sayesinde guüvenlik amaçlı tasarlanmış bu sahte kamerayı farklı açılardan görebiliyor.

ELVIS Tershane’nin yeni galerisinde gösterilecek. Açılış 9 Nisan Çarşamba saat 19:00. Turnacıbaşı Sok. No 19 Beyoğlu İstanbul (Galatasaray Hamamı’nın olduğu yerde).

Avrupa Birliğine girmek için yapılacak işler listesini tamamlamaya çalışan Türkiye Avrupa standartlarını tutturabilmek adına daha fazla toplumsal denetime ihtiyaç duymaya başladı. Bir anda yeni uygulamaların ve denetimlerin ülkesi oluverdi. Güvenliği arttırılmış yeni pasaportlar, açıktan et satışını yasaklayan düzenlemeler, otoyollarda kukla polis arabaları, TC kimlik numarası ve benzer uygulamalar geldi. Anlaşılmaz bir şekilde bu uygulamlar ne disiplin toplumunun (ulus-devlet) katı denetim kurallarına uyuyor ne de kontrol toplumunun (demokratik devlet) görünmez düzenleme makenizmalarına uyuyor. Baskın Oran bu geçiş dönemini “Türkiye’de aydın ve demokrasi” yazısında şöyle yazmıştı:

Türkiye’de aydın, ülkeyi 1920 ve 30′ların Batısına uydurmak yönünde çok ciddi bir başarı kazanmıştı. Yarı-feodal bir imparatorluktan modern bir ulus-devlete geçişi sağlamıştı. Ümmetten millete geçişi başarmıştı. Tebaadan vatandaşa geçişi temin etmişti.

Fakat bugün, soyadı asimilasyon olan ulus-devletten demokratik devlete geçmeyi vatanı bölmekle eş tutuyor. Alt kimlikleri tanımayı reddeden milletten çoğulcu ulusa geçmeyi ihanet olarak yorumluyor. Alt kimliği inkar edildiği için bu ülkede kerhen yaşayan vatandaştan, alt kimliği tanındığı için bu ülkede severek yaşayacak vatandaşa geçmeyi engellemek için kendini paralıyor.

ELVIS Tershane’nin yeni galerisinde gösterilecek. Açılış 9 Nisan Çarşamba saat 19:00. Turnacıbaşı Sok. No 19 Beyoğlu İstanbul (Galatasaray Hamamı’nın olduğu yerde).