09.03.2010

Yeni Malzemeler Üzerine, Sol LeWitt, 1967

Yeni malzemeler günümüz sanatının en büyük sıkıntılarından birisi. Bazı sanatçılar yeni malzemeleri yeni fikirler ile karıştırıyorlar. Sanatı süs püs içinde yuvarlanırken görmekten beter bir şey yok. Bu malzemelerin cazibesine katılan sanatçıların çoğunluğu genellikle malzemeleri hakkıyla kullanabilecek bilinçten de yoksunlar. Yeni malzemeleri kullanıp sanat eserine çevirebilmek için gerçekten iyi bir sanatçı olmak gerekiyor. Buradaki tehlike, kanımca, malzemelerin fizikselliğinin eserin fikri haline gelecek denli öne çıkması.

Sol LeWitt, 1967, Kavramsal Sanat Üzerine Paragraflar

Yeni teknolojik ürün/araç/yöntemlerin sanatsal üretimde kullanılmasının birçok zaman sorunlu olduğunu düşündüğümüzde bugün de güncelliğini koruduğunu düşündüğüm fikirler.

13.05.2008

Güncel Sanat Tartışmaları: Bağımsız Bünyeler



Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
, sınıflarını bu dönem son kez güncel sanat tartışmalarına açıyor. Azra Tüzünoğlu‘nun düzenlediği dizinin 10. Konuşmasının konukları, Ha za vu zu, :mentalKLİNİK ve Oda Projesi üyelerinden Seçil Yersel. 14 Mayıs Çarşamba günü saat 18:30′da, MSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi(Beşiktaş) 208 no’lu dersliğinde gerçekleşecek konuşma, herkesin katılımına açık!

“Bağımsız Bünyeler”
Konuşmacılar: mentalKLİNİK + ha za vu zu+ Seçil Yersel
Tarih: 14 Mayıs 2008 Çarşamba
Saat: 18:30
Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu dersliği

Farklı üretim pratiklerinden gelen konuşmacılar, aynı topraklarda, yanyana ama ayrı birer yapı oluşturmanın ve bir oluşum içinden üretmenin hem kendi içinde hem de karşılaşmalarından doğacak sorulara/cevaplara olanak sağlayacak. 2000’lerin başlarında kurulmuş iki farklı üretim biçimini örnekleyen :mentalKLİNİK ve Oda Projesi ve 2000’lerin ortalarından beri farklı medyumlarla üretimlerini sürdüren ha za vu zu’nun bağımsız olma, farklı biçim ve ekonomilerde üretme durumları tartışılacak.

Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından kurulan :mentalKLİNİK, çalışmalarının başlangıcından itibaren sınırların erimeye başladığı yerde oluşan ince çizgiye konumlandı. Mevcut ilişkileri yerinden oynatarak yeni tip ilişkiler ve olasılıklar tasarladıkları üretimlerinde, görünmez olanı görünür kılarken, görünürü görünmez kılmaya çalıştı. :mentalKLİNİK, 10. konuşmada gerçekleştirecekleri ‘monodialog’la bu savı örneklerken, kendi deneyimlerinin görece daha yeni bir oluşumla karşılaşmasına olanak sağlayacak. 2005 yılından beri, farklı çalışma modellerini deneyen, zorlayan, esnek bir kurulum içinde kendi tanımlarıyla “cazibeyle” çalışan ha za vu zu, basit ve pratik yöntemlerle durumlar tasarlamaya çalışır. Grubun, müzik ve performans çalışmaları, yerleştirme, video, görsel düzenleme ve ses ekseninde disiplinlerarası bir nitelik taşır. Oda Projesi deneyiminden gelen Seçil Yersel’in, bu iki oluşum arasında, sorulardan çok ucu açık yorumlarla olası bir kurgunun oluşmasına destek olması beklenmekte. :mentalKLİNİK ve ha za vu zu’ya yakınlaşarak, günümüzde oldukça yaygın bir duruş olan sanatçı birlikteliklerine ve farklı işleyiş biçimlerine karşılaştırmalı olarak bakmaya çalışacak.

İlgili Düğümküme Yazıları

24.11.2007

IKEA Kataloğundan Sanat

salavon-katalog0.jpg

salavon-katalog1.jpg

IKEA kataloğu 2006 yılında yaklaşık 175 milyon adet dağıtılmış. Bu rakamla IKEA kataloğunun dünyanın en çok dağıtılmış kitabı olan İncil’i geçtiği söyleniyor. Sanatçı Jason Salavon 2007 IKEA kataloğunun bir kopyasını yapmış. Sayfalarında sadece renkleri ve sayfa düzenini bırakarak bütün ürün resimlerini kaldırdığı bir kopya. Ayrıca tüm sayfa düzenlerinden tipik modüler ızgara kullanımını gösteren bir indeks yaratmış.

Türkiye’de de birden fazla yere açılan IKEA evlere “ucuz modern hayat” getiriyor. IKEA 2007 kataloğu nedense NTVde haber bile olmuş.

23.10.2007

Bedava Para

sal.jpg

Şu an Vancouver’da gerçekleşmekte olan performans sanatları bienalinde sanatçı Sal Randolph “Bedava Para(Free Money)” adlı işi için insanlar ile buluşarak onlara bir miktar karşılıklı ve karşılıksız para verdi.

Sal Randolph para dağıtacağı kişiler ile önce randevulaştı. Daha sonra bir kafe ortamında buluşuldu ve bir miktar para el değiştirdi. Sanatçının ilk Free Money performansında toplam $1020 dağıtılmıştı.

financialrelationship.jpg

Sanatçı ne kadar paranın el değiştireceğini başından bilemiyor. Bu daha çok o anki durumlara bağlı olarak değişiyor. Genellikle iki seçenek sunuluyor; $100 al ve başka birine geçir veya $20 alıp cebine koy. Sal Randolph bu işi ile katılımcıyı bir bakıma ikili finansal bir ilişki içersine sokuyor.

Not. Sal Randolph’dan para almak istiyorsanız, kendisine email atmanız gerekiyor. Sanatçının websitesinde şu an için tüm kontenjanın dolmuş olduğu yazılı. Ama yine de email göndererek sıraya girebileceğiniz de eklenmiş.

12.04.2007

Sol LeWitt (1928-2007)

Geçtiğimiz pazar günü ölen Sol LeWitt’in anısına, kavramsal sanat lafının bir üslup ismi haline gelmesine ön ayak olan 1969 tarihli Kavramsal Sanat Üzerine Cümleler yazısına burada yer vermenin zamanıdır sanırım. Bu metinle birlikte, 1967′de yayımlanan Kavramsal Sanat Üzerine Paragraflar‘da, LeWitt minimalizmin indirgeyiciliği ve estetik içeriği ile diyaloğa girerken, bilginin kavramsal şekilleri ile önsel amaçların görüntü veya nesneye dönüştürülmesi sırasında oluşan permütasyonlar, çelişkili değişimler ve düzensizlikleri incelemişti. Matematiksel permütasyonlara dayalı geometrik küp serilerinde ve asistanları tarafından yazılı talimatlar doğrultusunda uygulanan duvar desenlerinde LeWitt; algı, tarif ve temsil arasındaki boşluklara dil yoluyla dikkat çekmişti. Bugün birçok yazılım sanatçısı, 1990′ların sonunda Vuc Cosic’in internet sanatçılarını Duchamp’ın ideal çocukları olarak tanımlamasına benzer bir şekilde kendilerini, “fikrin sanat yapan bir makina haline gelmesi” söyleminden de yola çıkarak LeWitt’in ideal çocukları olarak görüyor. Ancak aşağıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, LeWitt’i salt mantığın ve işlemselliğin yüceltilmesi olarak görmek dar bir bakış olur.

Kavramsal Sanat Üzerine Cümleler
Sol Lewitt
İlk basım 0-9 (New York), 1969 ve Art-Language (İngiltere), Mayıs 1969

1. Kavramsal sanatçılar akılcı olmaktan çok mistiktirler. Mantıkla ulaşılamayacak sonuçlara sıçrarlar.
2. Mantıklı yargılar, mantıklı yargıları yineler.
3. Usdışı yargılar yeni deneyimlere yol açar.
4. Biçimsel sanat temelde mantıklıdır.
5. Usdışı düşüncelerin peşinden kesin ve mantıklı bir şekilde gidilmelidir.
6. Eğer sanatçı eserin uygulanma sürecinin ortasında fikrini değiştirirse alacağı sonuçları tehlikeye düşürmüş olur ve geçmişteki sonuçları tekrar eder.
7. Sanatçının başlattığı, fikirden işin tamamlanmasına giden süreçte irade ikinci plandadır. Kasıt, sadece egodan ibaret olabilir.
8. Resim ve heykel gibi sözcüklerin kullanılması bütünüyle bir geleneği ve bu geleneğin kabulünü ima ederek limitlerin ötesine geçen eserler vermek isteyen sanatçıya kısıtlama getirir.
9. Kavram ve fikir farklıdır. İlki genel bir yönergeyi ima ederken, ikincisi bir unsurdur. Fikirler kavramları uygular.
10. Fikirler sanat eseri olabilir; bir biçim bulmak suretiyle sonlanacakları zincirleme bir gelişme içerisindedirler. Bütün fikirlerin fiziksel hale getirilmesine gerek yoktur.
11. Fikirler mantıksal bir sıralama ile ilerlemek zorunda değildir. Beklenmedik yönlere doğru yol alabilirler, ancak yeni bir fikir oluşturulmadan önce eskisi zihinde tamamlanmalıdır.
12. Fiziksel hale gelen her sanat eseri için fiziksel olmayan birçok varyasyon vardır.
13. Sanat eseri, sanatçının aklından izleyicinin aklına doğru bir iletici olarak görülebilir. Ancak, izleyiciye hiç ulaşmaya da bilir, veya sanatçının aklını hiç terk de etmeyebilir.
14. Bir sanatçının diğerine ilettiği sözler, eğer aynı temel kavramı paylaşıyorlarsa, bir fikir silsilesini harekete geçirebilir.
15. Hiçbir biçim diğerine içsel olarak üstün olmadığından, sanatçı sözlü veya yazılı ifadelerden fiziksel gerçekliğe kadar her biçimi eşit olarak kullanabilir.
16. Kullanılan şey sözcükler ise ve eğer bu sözcükler sanat üzerine fikirlerden yola çıkmışsa bunlar sanattır, edebiyat değil; sayılar matematik değildir.
17. Tüm fikirler, eğer sanat ile ilgileniyor ise ve sanatla ilgili uzlaşmaların kapsamına giriyorsa, sanattır.
18. Çoğunlukla geçmişin sanatı günümüzdeki mutabakatlar uygulanılarak anlaşılamaya çalışılmakta, bu da geçmişin sanatının yanlış anlaşılmasına yol açmaktadır.
19. Sanat konusundaki mutabakatlar sanat eseri tarafından değiştirilir.
20. Başarılı sanat bu mutabakatları, anlayışımızı ve algılamamızı değiştirmek suretiyle başkalaştırır.
21. Fikirlerin algılanması yeni fikirler doğurur.
22. Sanatçı, sanatını tahayyül edemez ve bitirine kadar da algılayamaz.
23. Sanatçı bir sanat eserini yanlış anlayabilir ama yine de bu yanlış yorumlama sayesinde kendi fikir silsilesi içinde hareket etmeye devam edecektir.
24. Algı özneldir.
25. Sanatçı kendi sanatını anlamak zorunda değildir. Onun algılaması diğerlerinden ne daha iyi ne de daha kötüdür.
26. Bir sanatçı, başkalarının sanatını kendi sanatından daha iyi kavrayabilir.
27. Bir sanat eserinin temel kavramı, eserin cisimsel özelliğini veya yapıldığı süreci içerebilir.
28. Eserin fikri sanatçının zihninde kurulduktan ve son biçimi konusunda karar verildikten sonra, süreç gözü kapalı uygulanır. Sanatçının hayal edemeyeceği birçok yan etki ortaya çıkar. Bunlar yeni işlerde fikir olarak kullanılmalıdır.
29. Süreç mekaniktir. Kurcalanmamalı, rotasından sapmamalıdır.
30. Bir sanat eserinde birçok öğe vardır. En önemlileri en belirgin olanlarıdır.
31. Eğer bir sanatçı aynı biçimi bir grup işinde kullanıyorsa ama malzemeyi değiştiriyorsa, sanatçının temel kavramının malzeme ile ilgili olduğu varsayılabilir.
32. Banal fikirler güzel uygulamalar ile kurtarılamaz.
33. İyi bir fikri berbat etmek zordur.
34. Sanatçı zanaatini fazla iyi öğrenirse yapmacık sanat yapar.
35. Bu cümleler sanat üzerine yorum yapmaktadır ama sanat değildir.

(Orijinal metin: Sentences on Conceptual Art – by Sol Lewitt)