14.03.2008

Türkiye'de Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi

youtube-engellenmistir.jpg

Bugün Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Atatürk’e hakaret içeren videoların yer alması nedeniyle alınan karar doğrultusunda, youtube.com sitesine hem IP, hem de alan adı yönünden erişimi durdurdu.

Bu hareketle Türkiye’de yaşayan ve YouTube’da video yayınlayan yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü hiç bir suçları olmadığı halde Türkiye Sulh Ceza Mahkemesi tarafından bir anda engellenmiştir. Sadece YouTube.com değil daha önce WordPress.com gibi yine Türkiye’den yüzbinlerce kişinin yazıp çizdiği blog servisi de kapatılmıştır. Dahası bu servislerde yorumlarla derdini düşüncelerini anlatanların da ifade hakları elinden alınmıştır.

Eskiden ifade özgürlüğü engellemesi dahilinde bir kitap yasaklanırdı toplatılırdı yazarı yargılanırdı, şimdi bu yeni nesil engellemeler milyonlarca kitap ayarında fikri ve bu fikirleri ifade eden yüzbinlerce kişiyi engelliyor, üstelik bir anda, üstelik tek tek herkesi yargılamadan, üstelik haberiniz bile yok, sabah kalkıyorsunuz artık “konuşmıyorsunuz”. Bu düpedüz kitlesel ifade özgürlüğü engellemesi. Son derece bilinçsizce verilmiş bu kararlar vatandaşa saygısızlıktan başka bir şey olamaz.

Türkiye’de yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü nasıl bir anda engellenebiliyor?

5651 sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun bu kararların ana sebebi. 23 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren bu kanun hakkında yazan avukat İlker Atamer şunları diyor:

5651 sayılı kanun, ‘toplu kullanım sağlayıcı’ kavramını, “kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayan gerçek ve tüzel kişiler” olarak tanımlamıştır. Kanundaki bu tanım eksik ve yanlış anlaşılmaya müsaittir. Zira tanımda yer alan “kişilere” sözcüğü ‘toplu’ ifadesini tam olarak karşılamadığı gibi, bu tanım herhangi bir toplu kullanım ölçütü veya toplu kullandırma amacı aramamakta ve bu nedenle başkalarına internet kullanımı sağlayan herkesi kapsamaktaymış izlenimi vermektedir.

“Toplu kullanım” ifadesinin problemli olduğunu belirterek devam ediyor:

‘Toplu kullanım’ ifadesi, topluca diğer bir deyişle birden fazla kişi tarafından bir arada veya aynı anda kullanımı ifade eder. Kanunda asıl ifade edilmek istenen budur ancak mevcut tanım eksik ve yanlış anlaşılmaya oldukça müsaittir.

Şöyle bir çözüm getiriyor:

…kanundaki bu tanıma ek olarak bir tanım yapmak gerekirse, toplu internet kullanım sağlayıcı kavramı için ‘kişilerin topluca yararlanmasını sağlamak amacıyla, birden fazla kişiye aynı anda ve genel amaçlarla internet ortamını kullanma imkânı sunan gerçek veya tüzel kişiler’ denilebilir.

Avukat İlker Atamer’in “Toplu İnternet Kullanım Sağlayıcıların Hukuki Yükümlülükleri ve Sorumlulukları” başlıklı bir yazı dizisi var. Kitlesel ifade özgürlüğü engellemesinden siz de rahatsız oluyorsanız mümkünse kendi blogunda bunu yazın, bu çalışmalara bağlantı verin, alıntılar yapın, sizin için önemli yerleri yazın, tekrar tekrar başkalarına anlatın, bu cahillikle beraber mücadele edelim.

Güncelleme 1:

Güncelleme 2:

Toplu İnternet Kullanım Sağlayıcıların Hukuki Yükümlülükleri ve Sorumlulukları – 1
Yazar: Av. İlker Atamer
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19998

2.Nesil İnternet Sitelerinin, 5651 Çerçevesinde Hukuki Statüsü – 1
Yazar: Av. İlker Atamer
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19982

5651 No’lu Online Yayıncılık Yasası Yazıları
Yazar: Fusun S.Nebil
http://turk.internet.com/dosya/0708/yazilar/

Av.Purut; 5651′e Göre Web 2.0 Siteler İçerik mi, Yer Sağlayıcı mı Belirsiz
Yazar: Fusun S.Nebil
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19795

İlgili Düğümküme Yazıları

19.02.2008

Prix Ars Electronica Başvuruları

header_index.jpg

Dünyanın en prestijli işlemsel sanatlar festivali Ars Electronica her yıl PRIX Ars Electronica isminde uluslararası bir yarışma düzenliyor. Etkileşimli sanatlardan elektronik müzik çalışmalarına kadar yedi ayrı kategoride düzenlenen yarışmada kazananlar Golden Nica ile ödüllendiriliyor. Ben de son iki yıldır yarışmanın Dijital Topluluklar Kategorisi danışmanlık grubunda çalışıyorum ve uygun gördüğüm projeleri aday gösteriyorum. Bu yıl için aday göstermek üzere bir liste çıkardım ancak Düğümküme okuyucları da özellikle Türkiye’den proje önerebilirler diye düşündüm. Bildiğiniz duyduğunuz online topluluk projeleri varsa bu yazının yorumlarına gönderin.

Dijital topluluklar nedir?

Dijital topluluklar, sosyal veya sanatsal, grupların hareketini ve etkileşimini sağlayarak sosyal ve kültürel gelişime yol açar. Bu gelişmenin önkoşulu katılımcıların erişilebileceği sosyal oluşum sağlayan bir teknolojik altyapının geliştirilmiş olmasıdır. Dijital topluluklar politik liderlerle vatandaşların arasındaki veya finansal güç odakları ile sivil toplum örgütlerinin arasındaki ilişkileri geliştirir, demokratik ve kültürel işlerin çoğalmasını sağlayacak platformlar oluşturur.

Ne tür projeler olabilir?

Kazanacak projeler gelecek nesillere ilham kaynağı olmalı ve başkaları tarafından kopyalanabilecek örnek modeller niteliğinde olmalıdır. Dijital Topluluklar kategorisine girecek projeler şu alanlardan herhangi birinde olabilir:

  • sosyal servisler
  • web 2.0 uygulamları
  • sosyal ağ servisleri
  • internet sanatı projeleri
  • topluluk odaklı mobil medya uygulamaları
  • çevre sorunlarına odaklı topluluk hareketleri
  • dijital katılımlı hikaye anlatımı
  • açık devlet / elektronik devlet projeleri
  • internet hakları / kimlik projeleri

Türkiye’de yaşadığımız YouTube, WordPress yasaklamalarını konu alan karşı uyandırıcı / bilinç geliştirici topluluk hareketleri mesela bu kategoride oldukça başarılı olabilir. Bildiğiniz, duyduğunuz, ve en önemlisi kendi yaptığınız peojeleri bu yazıya yorum olarak gönderebilirsiniz.

25.08.2007

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu

ipnic_seal1.gifBir siteyi kapattırmak istiyorsanız karmaşık savcılık işleriyle uğraşmadan kendiniz mahkemeye kapattırma başvurusunda bulunabilirsiniz. Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu‘nu doldurun herhangi bir ekstra işleme gerek kalmadan mahkemeye başvurmuş oluyorsunuz. Bu formu doldurup gönderdikten sonra IPNIC sunucusunda bir mahkeme kararı yaratılıyor. Sonra basılabilir PDF formatındaki bu karar,

  • sitenin kayıtlı olduğu DNS servisine,
  • site sahibine,
  • ve yasal ve kamusal işlemler için avukatlara ve gazetecilere

gönderiliyor. Tek yapmanız gereken bu forma site bilgilerini ve kapattırma gerekçenizi yazıp göndermek. Site kapatılırsa IPNIC size mesaj gönderiyor. Daha önce bu formla kapatılmış örnekler için şu ve şu mahkeme kararlarına bakın.

IPNIC Servisi (“Internet Partnership for No Internet Content”) ve Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu Viyanalı aktivist sanatçı grubu Ubermorgen tarafından 2003 yılında başlatıldı. Amaç sadece devletin ve paralı kişilerin (Adnan Hoca gibi) değil herkesin Internet üzerinde kontrol sahibi olabilmesi.

02.08.2007

Amber Beden-İşlemsel Sanatlar Festivali'ne Çağrı

a-m-b-e_r’07 Beden-İşlemsel Sanatlar Festivali 9-17 Kasım’da İstanbul’da gerçekleşiyor. Festival programında Türkiye’nin yanı sıra çeşitli uluslardan sanatçıların katılımıyla gösteriler, atölye çalışmaları, etkileşimli yerleştirmeler, seminer ve sanatçı konuşmaları yer alacak. Festivalin üç amacı var:

  1. Teknolojinin olanaklarını hayata yayan yaratıcı araştırma ve ürünleri teşvik etmek.
  2. Teknolojinin kültürel eleştiri olarak kullanılmasını teşvik etmek.
  3. Türkiye işlemsel sanat ve yaratım ortamını Batıdan Doğuya uzanan ağda paylaşım ve işbirliği ile zenginleştirmek.

a-m-b-e_r’07 festival teması: “Ses ve Tutunma”

Hepimiz ağdayız. Hepimiz bağlantıdayız. Aramızda teknoloji, aklımızda işlemler, elimizde listeler dağınık bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Ne adım atsak sayısal bilgi üretiyor ne yana baksak sayısal bilgi tüketiyoruz. Bireyler, topluluklar, kurumlar, ve hatta devletler kendilerini duyurabilmek, bir sese sahip olabilmek için teknoloji kullanımına, teknolojik bir varlık oluşturabilmeye bağlı hale geliyorlar. Bu şartlar altında hayatlarımız ve geleceğimiz için önemli olaylar ve alanlarda fark yaratıcı bir ses oluşturmayı verili kabul ediyoruz. Oysa halimizi, duruşumuzu, tutunuşumuzu somutlaştıracak bir ses oluşturabilmek verili bir olgu olmaktan çok bir bilinmez olarak karşımızda duruyor.

a-m-b-e_r’07′nin teması teknolojinin hayatımızı karmaşıklaştırdığı bu ortamda ses ve tutunma olarak belirlendi. Teknolojinin gittikçe artan biçimde insan ve sistem ilişkilerine aracılık ettiği dünyamızda sese ve onun sanatsal, toplumsal, kişisel veya bedensel kisvelerine ne oluyor? Sanat, teknoloji ve kültür ayrı kavramlar olmaktan çıkıp aralarındaki sınırlar dönüşüp içiçe geçerken bireyler ve topluluklar olarak nasıl bir sese sahip oluyoruz? Bu ağlı bağlı hayatın yarattığı karmaşada sizleri yeni ses duyurma tekniklerinizi, yeni söz iletme stratejilerinizi, nasıl tutunduğunuzu, tutunurkan kendinizi nasıl ifade ettiğinizi göstermeye çağırıyoruz.

Başvuru Formu
Son başvuru 15 Agustos 2007

a-m-b-e_r beden-işlemsel sanatlar derneği hakkında

a-m-b-e_r beden-işlemsel sanatlar derneği, 2007 yılında, dans, performans, tasarım müzik, sosyal bilimler, mühendislik gibi çeşitli disiplinlerden gelen sanatçı ve araştırmacılar tarafından dernek olarak kurulan, beden ve işlem odaklı sanatsal ifade biçimlerini araştırmayı amaçlayan İstanbul merkezli bir oluşum.

Yeni teknolojilerin dönüştürdüğü küresel dünyada, teknoloji ve sanat bağlamında yerel bir tartışma ve üretim alanı oluşturmayı hedefleyen a-m-b-e_r ilgi alanını “beden-işlemsel sanatlar” olarak tanımlıyor ve bu alan teknolojik süreçlerle bedenin etkileşimini içeren sanatsal biçimlerle işaret ediyor.

a-m-b-e_r hedefleri arasında belirttiği gibi Türkiye’de bu alanda üretimi arttırmak ve görünürlüğü sağlamaya katkıda bulunmak üzere Türkiye’li sanatçıların seçilen işlerini a-m-b-e_r’07 süresince sergilemek için başvuruları bekliyor. a-m-b-e_r, İstanbul’un çeşitli açık mekanlarını değerlendiren yerleştirmelerle özel olarak ilgileniyor.

Festival
http://www.a-m-b-e-r.net/

Dernek
http://www.a-m-b-e-r.org/

24.03.2005

Bazı Hakları Saklıdır!

Creative Commons Licence’i şu anda Emre Bayamlıoğlu tarafından Türkçe’ye çeviriliyor. Hatta bitmiş bile olabilir (kendisi ile bir ay kadar once konuştuğumuzda bana CC ile yazıştığını ve Türkçeye çevirilmek üzere olduğundan bahsetmişti.) Bu çok güzel bir haber. Özellike bağımsız fikir, sanat ve bilumum iş üreten kimseler ve organizasyonların bundan büyük fayda sağlayacağı kesin. Yaklasik iki sene kadar once Istanbul merkezli bagimsiz plak sirketi Domestic Lo-Fi Inc. yayimlamak istedigi islerin haklarini korumak icin mevcut herhangi hukuksal bir yapiyi kendine uygun bulamamis ve bir iki album dogrudan yayin haklari korumasiz/ciplak bir sekilde dagitilmisti. DLFI in bundan herhangi bir ticari kazanc elde elmek istemedigi zaten asikardi ama yaraticisinin haklarinin korunmasini dogal olarak istiyordu. CCL iste tam da bu tur problemlerin cozum onerisi. Farkli surumleri farkli amaclara hizmet etmek uzere tasarlanmis. Ornegin, CCL ile islerini kismen koruma altina alan Textone in sitesinden indirdiginiz yuksek kalite MP3 ler icin herhangi bir meblag odemiyorsunuz. Ayrıca DJ’ler kendi setlerinde bu parçaları kullanmakta yine serbestler. Textone sitesinde gezinirken üyelerden birinin sağlam bir sorusuna rastladım; DJ eğer performansı karşılığında herhangi bir ücret talep ediyorsa bunun Textone’ı ne derecede ilgilendireceği ile ilgiliydi. Plak şirketi yetkilileri bunun bir problem olmadığını cevap şeklinde bildirmiş. Aslında mevzu oldukça basit; eserlerin orjinalliğini, künyesini, içeriğini, adını-sanını değiştirmemek ve satmamak kaydı ile aklınıza gelen herşeyi yapmakta özgürsünüz! İşlerinizi CC ile lisanslamak isterseniz bu servis ücretsiz. İnternetten erişilebilen ‘işler veritabanı’ sayesinde ilgili kimselerin eserinize kolayca ulaşabilmesi de oldukça hoş.