18.04.2009

Göreli Konumlar ve Kanaatler Sergisi Konuşmaları

suriye-pasaji-sergi-davet

Göreli Konumlar ve Kanaatler sergisi dahilinde gerçekleşen konuşmalarının ilk bölümü yarın başlıyor. Program aşağıdadır.

18 Nisan 2009 Cumartesi

15.00
“-1” Güncel Sanat için Geçici Ofis kapsamında Borga Kantürk : “-1 Güncel Sanat arsivi ve kayda geçmeyeni tekrar düşünmek: Yeni kayıt ve tartışma olanaklarını zorlamak”

16.00
Merve Şendil: “Yeraltı kültürünün iletişim aracı: Fanzin” Underscene, -1 Güncel Sanat / Geçici Ofis I ` de İzmir`den çıkmış fanzinleri içerikleri ne olursa olsun kaotik bir kolajla oluşturdukları ve fotokopi ile çoğalttıkları sadece dış görünüşleri ile bile algıyı bozmaya, kalıpları yıkmaya yönelik olan bu kültürü paylaşmayı amaçlıyor.

17.00
Caner Aslan: “15 Dakika” Caner Aslan son bir kaç aydır kafasını kurcalayan farklı düşünce, olay ve bilgi kırıntılarını birbirine bağlayarak hızlı bir şekilde anlatmaya çalışacak.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

20.11.2008

Open Sound Control ile Processing – Pure Data Haberleşmesi

Yeni Formlar: Reaktif Müzik yazısında konu Pure Data‘dan (PD) açılmışken, işlemsel ses ve müzik konusunda oldukça kuvvetli olan bu gerçek-zamanlı grafiksel programlama ortamını, şahsen grafik ve video işleme konusunda daha doğrudan kontrol sağladığını düşündüğüm Processing ile haberleştirmenin ve bu iki alemin güçlerini birleştirmenin yolunu gösteren bir yazı yazmaya karar verdim. Burada vereceğim örneği elbette sadece Processing veya sadece Pure Data (pd-extended paketinin içinde gelen veya PD’ye ayrıca ekleyebileceğiniz OSCx ve GEM kütüphanelerini kullanmak suretiyle) ile yapmak da mümkün ama daha karmaşık uygulamalar için (mesela ağ üzerinden, değişik platformlarda yazılmış programların entegrasyonu) bir örnek olma amacı taşıyor.

Hem PD hem de Processing (Python, Ruby, Java, Microsoft.Net, vvvvMaxMSPLiveAPI, OSCulator vb. sayısız ortam gibi) Open Sound Control – OSC protokolünü destekliyor. OSC, bilgisayarlar, synthesizer’lar ve bilimum çeşit multimedya cihazını birbirine bağlamayı kolaylaştırmak için geliştirilmiş, modern ağ teknolojileri ile hatasız, birlikte çalışan, esnek sistemler kurmak için birebir bir protokol. Bunun yanında ağlar üzerinde çalıştığı icin MIDI’nin sunamadığı yeni türden etkileşimlere de (İnternet üzerinden gerçek-zamanlı etkileşim, değişik veri tiplerini ve donanımları birbirine bağlamak gibi) imkan sağlıyor.

İşin Processing ayağından başlayalım:

Önce oscP5 kütüphanesini indirmek gerekiyor. Normalde yapılanın aksine, sıkıştırılmış dosyaları açtıktan sonra libraries klasörüne değil, sketches klasörü içine atıyoruz. Bu kütüphane birçok örnekle gelse de, buradaki amacımız için aşağıdaki gibi sade bir kod yazabiliriz:

import oscP5.*;
import netP5.*;

OscP5 oscP5;
NetAddress myRemoteLocation;

void setup() {
size(400,200);
frameRate(25);
stroke(255);
oscP5 = new OscP5(this,12000);
myRemoteLocation = new NetAddress("127.0.0.1",9999);
}

void draw() {
background(0);
}

void mouseDragged() {
line(mouseX, 0, mouseX, height);

OscMessage msg1 = new OscMessage("/msg1");
OscMessage msg2 = new OscMessage("/msg2");

msg1.add(map(mouseX, 0, width, 69, 100));
msg2.add(50);

oscP5.send(msg2, myRemoteLocation);
oscP5.send(msg1, myRemoteLocation);
}

void mouseReleased(){
OscMessage msg2 = new OscMessage("/msg2");
msg2.add(0);
oscP5.send(msg2, myRemoteLocation);
}

Bu örnek tek bilgisayarda lokal olarak çalışıyor ama IP adresini değiştirerek ağ üzerinde çalışır hale getirmek de olası. Burada 9999 numaralı porta iki mesaj yolluyoruz. Birincisi mouse’un x koordinatını okuyarak 69 ile 100 arasında bir değer ile eşleştiriyor. Daha sonra PD, bu değerleri MIDI girişi olarak alıp frekansa çevirecek.

Bu program çalışırken PD’yi açıp oynamaya başlayabiliriz. Herşeyin düzgün çalışabilmesi için PD_extended–>Preferences–>Startup içinde “oscx”in olması gerekiyor. Pure Data ile haşır neşir olmamış ama bu vesileyle girişmeye niyetlenmiş olan varsa buradan ve buradan başlayabilirler. Temel nesneler dışında dumpOSC ve OSCroute nesnelerini kullanıyoruz ve 9999 no’lu portu dinleyip Processing’den gelen mouse değerine göre frekansı değişen bir kosinüs dalgası yaratıyoruz:

PD kodunu da aşağıya ekleyip ilk eğitsel-öğretsel yazımı burada noktalıyorum:

Diğer yönde, PD’den Processing’e mesaj göndererek, Processing ekranına daire veya kare çizdiren örnek kod:

Düğümküme’de yayımlanan ilgili yazılar:

03.11.2008

Dijital Kebap

Matt Pyke, Dijital Kebap (2005)

Herkes için sonsuza kadar” sergisinin tanıtımı için Londra’lı tasarımcı Matt Pyke bu kısa animasyonu yapmıştı. Maxalot Galerisi tarafından 2005 yılında Barcelona’da düzenlenen sergide Pyke’ın son dört yıldır sürdürdüğü Universal Everything stüdyosundan işler gösterilmişti. Eski Designers Republic üyesi Pyke programlama ve animasyon tekniklerini birleştirerek dijital ve kinetik kolaj çalışıyor. Bu yukarıda gördüğünüz Dijital Kebap animasyonu benim en tuttuğum işlerinden. Video’nun sesi Freefarm 3 boyutlu modelleme Design-OS tarafından yapılmış.

19.07.2008

Günün Resmi: İran'ın Photoshop'lu Füzeleri

Geçen hafta İran’ın yaptığı askeri tatbikattan gösterilen füze fotoğrafların Photoshop ile çoğaltıldığı ortaya çıktı. Bu dört füzeli resim Amerika’da NY Times, LA Times, Chicago Tribune gibi büyük gazetelerde kapak olduktan kısa bir süre sonra resmin Photoshop’la değiştirilmiş olduğu aslında üç füze olduğu haberi webde ortaya çıktı. Ardından resmin yeni sürümleri ortamlarda dolaşmaya başladı…


http://www.flickr.com/photos/25087744@N08/2656503704/


http://www.flickr.com/photos/49403380@N00/2658316482/


http://www.boingboing.net/2008/07/10/iran-you-suck-at-pho.html#comment-230522

28.05.2008

Gerçek Zamanda Değişen Görsel Akımlar

Internet’te görsel kültür tarihte hiç olmadığı kadar hızlı gelişiyor. Ağırlıklı görsel tüketim merkezden-kitleye değil herkesin arasında birebir etkileşimle gerçekleştiği için görsel akımlar neredeyse gerçek zamanda değişiyor. Eskiden dergi, gazete, televizyon aracılığıyla belli merkezlerden iletilen / üretilen görseller şimdi herkes tarafından herkes arasında dolaşıyor. Bugün herkes görsel üretiyor veya iletiyorsa geçmişte (endüstrileşme vs.) kitlesel medyanın yarattığı görsel patlamadan kat kat fazla görsele maruz kalıyoruz.

Diğer yandan bu görsel yoğunluğun yarattığı karmaşayı süzen ve anlamlandıran yeni sistemler gelişiyor. Özellikle görsel toplayan ve dağıtan bloglar ve sosyal imleme siteleri bu hiper görsel yoğunluğu toparlıyor. Bunlardan çok var, benim zaman zaman takip ettiklerim şöyle:

Küratör Blogcular

Günümüz sanatından görseller, yeni tasarım nesneleri, tipografik icatlar, absürd fotoğraflar, soyut animasyonlar, portre fotoğraflar, posterler, şokcu haber fotoğrafları.

Toplu zeka

Tam sayfa dergi fotoğrafının etkisi artık RSS okuyucumdan eriştiğim görselin 320 kişi tarafından kaydedilmiş olması bilgisine mi eşdeğer? FFFFound görsel sosyal imleme (“social bookmarking”) servisi günümüz sanatçılarının ve tasarımcılarının günlük göz attığı bir kaynak oldu. Ben de her gün RSS okuyucumda 50+ kişinin günlük imlediği “ilginç” görselleri takip ediyorum. Bu ayarda bir başka girişim de MIT Media Lab’den arkadaşım Luis Blackaller’ın Pixs projesi, sansürsüz çalışan bağımsız bir görsel yayınlama servisi.

Türkiye

Türkiye’deki girişimleri bir kategoriye sokamıyorum. Genelde blogvari teknolojiler veya kendilerinin geliştirdikleri özel sistemler kullanıyorlar. Etrafta.com yazar çizerleri buldukları bildikleri sanatçılardan ve olaylardan akıl alıcı görseller ve fotoğraflar yayınlıyorlar. İç-mihrak Türkiye’nin bilinçaltını oyan ikon kırıcı posterler yapıyor / yayınlıyor. Dino Türkiye’deki günümüz sanatçılarının nabzını tutuyor. Bigumigu katılımcıları web ve görsel kültür üzerine bağlantı paylaşıyor ve yorumluyor. Pöf Magazin grafik görsel iletişim.

Bütün bu girişimler her gün ve gün içerisinde pek çok defa yeni içerik yayınlıyorlar. Bu yazının başlığındaki “akım” kelimesini kendini çağıran (“recursive”) bir şekilde kullandım, mallar hem RSS beslemeden akıyor hem de aktıkça görsel akımlara (“trend”) şekil veriyor. Siz de Türkiye’de veya dünyada takip ettiğiniz görsel akım sitelerini yorumlara yazın, görelim takip edelim.

Not: RSS nedir ve nasıl kullanılır?

28.04.2008

'sakladığımızşeyler' İçin Katılım Çağrısı!

“İstanbul’daki sergiye dahil olun + bir görsel iletişim tasarımı bitirme projesine katkıda bulunun. sakladığımızşeyler. Sadece sakladığınız şeylerin fotoğrafını yollayın.

Elimizde tutmak, aklımızda saklamak, kaybolmaması için muhafaza etmek…

Serginin konusu ”SAKLAMAK”. Sergi katılımcıların yolladığı fotoğraflardan oluşacaktır. Projeye katılmak isteyen herkesin sakladığı nesne/nesnelerin fotoğrafını çekmesi ve caglacamcioglu@gmail.com adresine yollaması yeterlidir.

Sergide fotoğrafların yanı sıra onlara eşlik edecek metinler de yer alacağından projenin ‘blog’ kısmındaki sorulara da cevap vermenizi rica ediyorum.

Katılımınız için şimdiden teşekkür ederim. Sergide buluşmak üzere, Çağla Camcıoğlu”

SON KATILIM TARİHİ: Mayıs 7, 2008

12.03.2008

İnternet Gazetelerinden Ne Haber?

Society for News Design, geçtiğimiz günlerde dünya gazetelerini tasarımlarına göre sıralamış. Sıralamanın en tepesinde Los Angeles Times, New York Times, National Post, The Boston Globe ve Zaman (sıralamadaki tek Türk gazete) yer alıyor.

Sıralama ile ilgili bir dolu tartışma var, ben o kısmına fazla girmeyeceğim. Haberi okuduktan sonra ilk sıralardaki gazetelerin web sitelerini yan yana koyup tasarımlarına bir baktım, şöyle bir resim ortaya çıktı:

(Görsellere tıklayıp büyük görebilirsiniz)

Odullu haber siteleri

Görüntüyü sadeleştirmek için resme basit filtreler uyguladım. Görsel tasarımcılar gazete gibi yoğun içerikli sayfalar tasarlarken taslaklarına biraz uzaktan gözlerini kısarak bakarlar ve baskın blokları ve sayfa dengesini görmeye çalışırlar. Amacım bu tekniği ekrana taşımaktı, ortaya çıkan görüntü şöyle:

Odullu haber siteleri

Bu resme bakınca aklıma şu soru geldi. Acaba Türkiye’deki merkezden-kitleye haber siteleri bu teknikle nasıl görünür? Aklıma ilk gelen yüksek tirajlı gazeteleri yan yana koydum.

Turk gazete siteleri

… ve Photoshop’ta gözleri kıstım:

Turk gazete siteleri

Sonuçta ortaya çıkan soyuta yakın görüntüleri karşılaştırırsak:

gazeteler.jpg

Çok detaya girmeye gerek görmüyorum, resimler durumu gayet güzel özetliyor. Okunabilirliği analiz etmek için şöyle tartışma alanları hemen akla geliyor:

  • Blok kullanımı
  • Beyaz alan kullanımı
  • Renk ve yazı tipi kullanımında tutarlılık

Daha büyük görmek için resimlere tıklayabilirsiniz.

(Düzeltme: Sıralama gazetelerin basılı halleri için yapılmıştır ve yeni kriterlere göre düzenlenmiştir. – 23.3.08)

24.02.2008

QuickSilverScreen: Bedava Online Film Seyredin (Video Değil)

qss_logo.jpg

YouTube video paylaşımı ise QuickSilverScreen “film paylaşımı” diyebiliriz. QuickSilverScreen’e kullanıcılar uzun metrajlı filmler yüklüyorlar, ve aynı YouTube’da olduğu gibi etiketler yapıştırıp, yorumlar yazıyorlar. Filmlerin arasında gezinirken istediğinizi tek tıklamada açıp tüm filmi tam ekran seyredebiliyorsunuz. Henüz dünyadaki tüm filmler yok ama en son çıkan filmler bulunabiliyor, özellikle belgeseller kategorisi oldukça zengin.

qss-lahaine-1995.jpg
QuickSilverScreen’de La Haine filminden bir görüntü.

Bu yazıyı yazarken baktığımda 12,126 tane film 312,595 tane yükleme olduğunu görüyorum, yani yüklenen her film online demek değil. Son yüklenen filmler RSS beslemesinden yeni gelen filmleri takip edebilirsiniz.

QuickSilverScreen’de filmler DVD kalitesinde olmasada oldukça iyi çözünürlükle tam ekran seyredilebiliyor. Tabi bu iş Vimeo.com’da olduğu gibi Internet’de yüksek çözünürlüklü video seyretmekten farklı. Vimeo’ya koyulan yüksek çözünürlüklü videolar kısa ve o videoyu yapan kişiye ait.

QuickSilverScreen’da tabii ki telif hakları diye bir şey yok. Ne filmleri yükleyenlerin gerçek isimleri ne de bu web servisini işletenler bilinebiliyor. Telif kanunlarını çiğneyen benzeri uzun metrajlı film paylaşımı siteleri var ancak Alexa istatistiklerine bakılırsa QuickSilverScreen çok hızlı büyüyor. Uzun zamandır Bittorrent ve benzeri P2P dosya paylaşım sistemlerinde uzun metrajlı filmler dolaşıyordu tabi, ancak bu tür web servislerinin en önemli farkı filmi indirmeden direk streaming seyretmeye başlıyor olmak.

14.02.2008

Hafriyat'ta Noktaları Birleştir Sergisi

noktalari-birlestir-harfiyat-2008.jpg

Noktaları birleştir, 16 Şubat cumartesi saat 18.30’da Hafriyat Karaköy‘de açılıyor (harita).

16 sanatçının katılımıyla Koray Kantarcıoğlu tarafından düzenlenen sergi, çizgiyi bağımsız görsel bir birim olarak anlama ve özgün bir ifade biçimi olarak kullanma fikrinden hareket eden işleri bir araya getiriyor. Bu işlerin üretimi ve sunuşunda da çeşitlilik ve rahatlık göze çarpıyor: Kumaş, kağıt, ekran, duvar ve duvar kağıdı kullanımından boya, mürekkep, piksel ve tükenmez kaleme.

Serginin kavramsal çerçevesi de aynı yaklaşımı devam ettiriyor: Ucu açık, tamamlanmışlık kaygısı gözetmeyen bu işler tek bir yere gitmiyor.

Sergi açılışında Nazım Dikbaş Ama Bu Bana Benzemiyor adlı bir performans gerçekleştirecek. Hevesli çizerler tarafından yapılan resimlerini görüp memnun kalmayan kişilerin telaffuz ettiği bu cümleyi başlık seçen Dikbaş, çizim eyleminin ve üretiminin farklı boyutlarına dikkat çekmeyi deneyecek.

Katılımcılar:

Aksel Zeydan Göz
Alina Viola Grumiller
Bora Başkan, http://borabaskan.blogspot.com
Burak Arıkan, http://burak-arikan.com
Cem Dinlenmiş, http://cemdinlenmis.deviantart.com
Erlea Maneros
Ekin Saçlıoğlu
Erkin Gören, http://erkingoren.com
Erdem Ergaz
Gözen Atila
Güneş Terkol
İnci Furni, Bio
Klaustro, http://myspace.com/klasor
Koray Kantarcıoğlu, http://www.koraykantarcioglu.com
Mihda Koray, http://myspace.com/mihdakoray
Nazım Dikbaş, http://www.extramucadele.com

* Poster tasarımı Özer Yalçınkaya (aka Klaustro).