18.12.2008

Atölye Çağrısı: Ağlı Bilgi Görselleştirmesi

Atölye: Ağlı Bilgi Görselleştirmesi
İstanbul Bilgi Universitesi, Dolapdere Kampüsü
25-26-27 Aralık 2008, 9:00-5:00
Burak Arıkan

Bu çalışma karmaşık ağ modelleme, görselleştirme, ve anlamaya odaklanmaktadır. Gündelik hayattan politikaya, iletişimden ulaşıma, sanattan ekonomiye kadar sayısız alanda ağlı yapılarla karşılaşıyoruz. Bu karmaşayı gözlemleyip görselleştirmek daha önce farkında olamadığımız yeni bilgiler keşfetmemizi sağlıyor.

Üç gün boyunca 6 bölüm olarak yapılacak çalışmada ağlı sistem görselleştirme, ağ modelleme, ilişkisel analiz, ve çıkarım yapma çalışılacak. Katılımcılar el çizimi basit diyagramlardan başlayarak adım adım karmaşık ağlı sistemler kuracaklar. Ağ topolojisi, merkeziyet, kümeleşme, ve bilgi tasarımı konularına vurgu yapılacak. Öğrenme en çok ağ diyagramları çizerek ve karşılaştırma yaparak sağlanacak.

Yazılımlı alıştırmalar için şablon program ve veriler için kaynaklar sağlanacak. Odağı dağıtmamak için programatik veri toplamaya girilmiycek. Bazı veriler elle girilecek, bazıları hazır verilecek.

Katılım 25 kişi ile sınırlıdır. Katılımcılardan temel bilgisayar bilgisi ve en az giriş seviyesinde programlama becerisi beklenmektedir. Atölye’de tasarım/sanat/sosyal bilimler ile bilgisayar bilimleri alanlarından takımlar oluşturulacaktır. Ayrıca atölye ekibi ilgiye ve katılımcıların amacına göre seçim yapacaktır. Tüm atölye programı katılımcılara verilecektir, aşağıdaki bağlantılardan geçmiş çalışmalara bakabilirsiniz.

Son başvuru tarihi: 23 Aralık 2008 17:00‘e kadar. Katılım ücretsizdir.
Başvuru bilgilieri: İsim soyad, email, okul/bölüm, programlama bilgisi, katılma amacı.
Başvurular: Onur Güngör, email onurgu **at** cs.bilgi.edu.tr

Çalışma sonunda herkese açık sunum yapılacak. 27 Aralık Cumartesi 19:00 – 21:00.

İlgili atölyeler ve dersler:

22.10.2008

80+1 Günde Devri Alem

Ars Electronica Linz, voestalpine AG ve Linz09 (“2009 Avrupa Kültür Başkenti”) tarafından 18 Haziran – 6 Eylül 2009 tarihleri arasında düzenlenecek ve 20 projeye yer verilecek olan 80+1: Dünya Etrafında Bir Gezinti, dünya üzerinde seçtikleri 20 duraktan biri olan İstanbul’dan sanatçıların da proje önerilerini bekliyor.

Sanatçılara Açık Davet – “CANLI BİT’LER: Gerçek Zamanlı Bağlanmışlığı İnceleyen Sanat”

“80+1″ sanatçıların değişik fiziksel mekanlarda (özellikle Linz ve dünya üzerinde seçilmiş noktalar arasında) gerçek zamanda insandan-insana ve insandan-çevreye bağlantı ile ilgili yeni ve yenilikçi yollar ile ilgili önerilerini bekliyor. Amaç, uzak mesafelerle ayrılmış insanlar arasındaki anlamlı alışverişleri incelemek ve genişletmek.

Son başvuru tarihi 31 Ekim 2008.

Daha fazla bilgi: http://www.80plus1.org/proposal_text.php

14.07.2008

ULTERIOR ve Douglas Hart (19 Temmuz 2008, Cumartesi) @ Dogzstar Istanbul

Ne yalan söyleyeyim son zamanlarda çok fazla müzik dinliyorum. O kadar çok müzik dinliyorum ki yeni müzik hiç dinleyemiyorum gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bunun sebebi yeni müzik kötüdür değil, artık çok fazla güzel müziğe erişimimin olması. İnternet kullanıcıları arasındaki birebir dosya alışverişinden çok müzik ile ilgili blogları ilginç buluyorum. Aslında şikayetim de yok değil; ortalıkta o kadar kötü ve banal müzikler var ki tek yapabildiğim onları aktaran kanalları tümden kapatmak. Peki iyi ve yeni müzik nereden takip edilir? Bu konuda tavsiyelere açığım ve bu yazıya yorum olarak kendi favorilerimi ekleyeceğim. (Burda sanırım apaçık sosyal-web ortamlarında gruplara duyulan mutlak ihtiyacın bir başka örneğini görüyoruz.)

Eskiden müzik dergilerini okurdum. Radyo dinlerdim. Listeleri takip ederdim. Müzik yazarlarının ne dediklerine kulak kabartırdım. Şimdi spesifik bir müzik grubu veya sanatçı hakkında ne yazıldığını da okuyamaz hale geldim. Müzik videolari ne kadar sıkıcı oluyorlar? Müzik videosu ne kadar saptayıcı oluyor… Sanırım şu an okuyabildiğim müzik dergileri WIRE ve Straight No Chaser kaldı. NME, Melody Maker gitti, John Peel göçtü. Çok kötü değil, WIRE’in roportajları bazen çok keyifli olabiliyor. Geçenlerde burda URA’daki Nam June Paik videosu gösteriminden bahsetmiştik. Ustanın eski bir işini URA!‘nin yerinde izlemeye gittim. Orada Mihda ile karsılaştım ve bana bu şimdi size yazmak istediğim programdan bahsetti. Benim müzik kültürüm özellikle ve özellikle ada muziği söz konusu olduğunda oldukça yetersiz kalır. Sabres of Paradise ve Andrew Weatherall hayranıyım. Ne tesadüf Mihda da bana Jagz Kooner’den bahsediyordu (Sabres of Paradise‘in kurucu üyelerinden, zaten konuşma bir noktada name-dropping’e dönüşmüştü.) Müzik konuşurken name-dropping yapmak doğal birşey, Bacağındaki tüyleri kesmeyen, vagan aktivist lezbiyenlerden, Soğuk savaş dönemindeki Gorbaçov’dan ve buna karşılık Amerika’nın uyguladığı asimetri politikasından, kapitalist sistemin transactional ekonomiye dönüşümü veya daha da fanatikleşerek Türklerden hoşlanmayan Bono’yu ırkçılık ile suçlamak vs.. gibi konuları da konuşabileceğiniz gibi zaman eğer darsa name-dropping ile anlaşırsınız ya.

Şimdi burada The Face dergisinin yaptığı gibi kimin eli kimin cebinde tarzında bir harita çıkartamam. Ve üzülerek söylüyorum ki bu yazıyı başka biri yazsaydı yüzde yüz daha iyi olurdu. Bu Cumartesi Mihda dedi ki Ulterior Dogzstar’da sahne alacak. Mihda’nin bana verdiği PDF’i yazının aşağısına ekliyorum. Grubun fotograflarını da yazının aşağısına ekliyorum. Cumartesi günü ben Ulterior’da olucam (PDF’i okuduktan sonra gitmeye karar verdim.)


ULTERIOR TÜRKÇE PDF!
u-l-t-e-r-i-o-r-tukce-basin-duyurusu

11.07.2008

Video Vortex 3, Ankara

Vortex

Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü, 10-11 Ekim 2008 tarihlerinde, uluslararası alanda önemli ağırlığa sahip Video Vortex Konferansı’nın üçüncüsüne evsahipliği yapacak. Geleceğin iletişim dünyasını belirleyecek “online video” konusunun ele alındığı Video Vortex konferanslarından ilki Brüksel’de, ikincisi ise Amsterdam’da gerçekleştirilmişti.

İki gün sürecek Video Vortex Ankara etkinliğinde uluslararası konferansın yanı sıra, çeşitli atölye çalışması, sergi ve performanslar da yer alacak. Uluslararası konferansta ele alınacak konuların başında, Türkiye’de YouTube yasağı ile gündeme gelen internette sansür, veri ve içerik paylaşımı, yeni işbirliği modelleri ve yeni iletişim araçlarıyla sanat konusu yer alıyor. Konferansta ayrıca kullanıcılara kişisel olarak geniş bir kitleye yayın olanağını sunan internet günlükleri blog ve vlog’lar (video günlükleri) da tartışılacak.

Video Vortex Ankara etkinliği Bilkent Üniversitesi ile merkezi Amsterdam’da bulunan Ağ Kültürleri Enstitüsü (Institute of Network Cultures ) işbirliği ile düzenleniyor.

Konferans çağrı metninden:
Günümüzde televizyon ve internetin umulmadık bir hızda yakınsamasına tanıklık etmekteyiz. Daha önceki Vortex konferanslarında olduğu gibi, Video Vortex 3 Ankara da, bu alanda son yıllarda meydana gelen gelişmeleri farklı bakış açıları çerçevesinde değerlendirilecektir.  Her ne kadar en son ve en büyük yenilik olarak sunulmaya çalışılsa da, videoya ilişkin olarak görsel sanatlar, sinema ve belgesel alanında atılacak pek çok adım bulunmaktadır. Veritabanının kültürel ürünleri depolamak ve onlara ulaşmak için başat biçim olarak yükselişi, hala araştırılmayı bekleyen zengin bir geçmişe sahiptir.  Hareketli görüntülerin giderek genişleyen uzamında nasıl yol alacağız? Teknolojik paradigmada bir dönüşüm olacak mı, eğer olacaksa bu dönüşüm nasıl tarif edilecek? Online videonun dinamik ve karmaşık dünyasına sanatçılar, eylemciler, sinemacılar ve medya yapımcıları nasıl yaklaşıyor? Video içeriklerinin serbestçe dağıtım olanakları karşısında kurumlar, gruplar ve bireylerin tepkisi nedir?

Katılımcılar:
Video Vortex Ankara, farklı birçok alandan araştırmacı, sanatçı ve küratörün yanı sıra hukuçuları, yapımcıları ve mühendisleri bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Etkinliğe katılması beklenen isimler arasında film kuramı alanında tanınmış Donato Totaro, sanat teknoloji ilişkisi ve enformasyon sanatı üzerine çalışmaları ile bilinen Stephen Wilson gibi önemli akademisyenlerin yanı sıra, profosyoneller ve online video yayıncıları da katılacaktır.

Video Vortex Ankara web adresleri:

http://www.networkcultures.org/videovortex

http://std.comd.bilkent.edu.tr/videovortex

Bu metin Andreas Treske’nin mesajından alınmıştır.

15.09.2007

Burning Man 2007 – Kuşbakışı

Burning Man 2007

Yaz boyunca Venedik Bienali, documenta, Art Basel, Münster Heykel Projeleri gibi saygın etkinlikler sürüp gitmişken, İstanbul Bienali fırından yeni çıkmışken, her sene olduğu gibi ardında bir iz bırakmadan sessizce gelip geçti Burning Man… Kimine göre sosyal bir heykel, kimine göre rutinleşmesine rağmen geçici otonom bir bölge (TAZ), kimine göre geçici olmasına rağmen kalıcı otonom bölgeler (PAZ) için tartışılması gereken bir model, kimine göre Disneyland’in zıttı, kimine göre Internet’in fiziksel versiyonu, kimine göre ise sadece çölün ortasında bir festival, eğlence, parti… Pict’Earth´de hava fotoğraflarından oluşturulmuş bu görüntüye bakılacak olursa, belki de günümüze ait antik bir kalıntı…

22.05.2007

Yoko Ono Burada!

yoko1.jpg

John Lennon’ın tanımı ile “Dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı” Yoko Ono 3 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında “Açık Şehir” isimli sergisi ile Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

Karaköy’deki Minevra Han’ın bankacılık dönemlerinden kalan bodrum katındaki kasa dairesine indiğinizde toplam 9 parçadan oluşan ve tamamı izleyicilerin etkileşimine açık sergi ile karşılaşıyorsunuz. Kavramsal sanatın öncülerinden Ono’nun sergilenen eserlerinin çoğu ziyaretçilerin etkileşimine açık bırakılmış.

Ono’nun size sundugu küçük el fenerleri ile evrene sonsuz sevgi mesajı gönderebilirsiniz.

“sen su/ben su/ hepimiz farklı kaplarda suyuz/ o yüzden buluşmamız çok kolay/ bir gün hep birlikte buharlaşacağız/ ama su bitip gittiğinde bile/ belki kapları işaret edeceğiz/ ve oradaki, işte o benim diyeceğiz/ bizler kaplara kafayı takmışız”

yoko4.jpg

1966’da Mend Piece ismi ile ilk olarak sergiledigi işi,11 Eylül’den sonra Mend Peace adını alarak masa dolusu kırık tabak, çanak, fincan, kaseyi onarmaya davet ederken, Ono “fincanı onarırken düşündügünüz şey onu onarmak değildir” diyerek metafor yaratabilme kapasitemize sesleniyor.

yoko2.jpg

Savaşlarda stratejilerin belirlenmesinde kullanılan haritalarla seni seviyorum,barışı düşle yazılı kabartma mühürleri kullanarak “IMAGINE PEACE” adlı eserde sizinde bir katkınız oluyor. Yine ziyaretçilerin boya ve fırçalarla kendi hünerlerini göstereceği “ADD COLOR” isimli eserinde, yeniden doğuşu simgeleyen tabutu boyayabilirsiniz.

Kültürümüzde yaygın olan dilek agaci burada “WiSH TREE” adı altında dileklerinizi yazabilceginiz, ve daha sonra dileklerinizin İzlanda Reykjavik’te yapım aşamasında olan İmagine Peace Tower’a gönderilcegi eser olarak tasarlanmış.

En son odada yer alan Marcel Duchamp, Frida Kahlo, Atatürk, Joseph Beuys gibi önemli isimlerin yazılı oldugu 123 kart, her biri aynı seviyede su ile doldurulmuş ince belli çay bardaklarının önünde “WE’RE ALL WATER” adı altında Yoko Ono’nun 1967’de Lisson Galeri’deki sergisi için yazdığı bir kavramdan ilham aldıgı eseri oluşturuyor.

yoko3.jpg

30 Haziran’a kadar sürecek kavramsal sanatın öncülerinden olan Yoko Ono’nun sergisinin sizde bir parçası olmalısınız.

22.05.2007

Yaza Merhaba, Dolunay Partisi

S.O.A.P Biraderler DOLUNAY PARTİSİ 2 Haziran’da Bozcaada Uçurtma Festivali‘nde! Bu sezonun ilk kaçamağında gündüz uçurtma gece lezzetli müzik ve dans var. Partiye katılan Paris’li ve İstanbul’lu müzik karıştırıcıları arasında Düğümküme’den Dara Kılıçoğlu da The Neighbors projesiyle yeralıyor.

soap_bozcaada2.jpg