31.01.2009

Hafta Sonu Okumaları: Organize Olmak

Hafta sonu için okuma listemi paylaşıyorum. Bu okumalarda tema organize olmak. Düşüncelerimizi nasıl organize ederiz? Organizasyon şemaları bize neler anlatır? Toplumlar nasıl yeniden organize olur?

Okuma 1

OODA döngüsü (Gözlemle, Oturt, Karar ver, Harekete geç)

http://globalguerrillas.typepad.com/.a/6a00d83451576d69e2010536f0ed72970b-pi

Karar verirken akıl, mantık, hissiyat nasıl organize olur? Boyd döngüsü, 1997 yılında ölen askeri stratejist John Boyd tarafından ortaya koyulmuş. Bu döngüyü anlatan yazının bir kısmı Türkçe’ye de çevrilmiş.

Okuma 2

Açık yenileşim ile yeni ekonomik kalkınma ve işgücü modelleri üretmek


Yenileşim iş dünyasında yeni anahtar kelime, inovasyon da deniyor. Eski kafalar, yenileşim sonucu ortaya çıkan ürünlerin patentini almak için çırpınıyor, dolayısıyla patent almak için yenileşim arayışına giriyor. Yeni kafalar, yeni ekonomik yapılanmaların peşine düşüyor.

Okuma 3

Poyraz’a soru: Nedir bu sivil kontra?

Ergenekon tartışmaların hızlandığı zamanlarda sorgulanan yazar Ergün Poyraz sorgulanmış, Radikal gazetesi de 31 Mart 2008′te yazmıştı. Bu sorgulama sonucu Ergenekon’un nasıl organize olduğuna ilk kez şematik olarak tanık olmuştuk. Ergün Poyraz, fazla edebiyat ve gazetecilik geçmişi olmadan yazdığı çok satan kitaplarla, elde ettiği gizli belgelerle soru işaretleri uyandırmıştı. Ergenekon organizasyonuna bir de geçmişte bir noktadan bakalım.

Okuma 4

Açık Toplum İdeali

George Soros, küreselleşme dünyasının en bilinir isimlerinden biri. Küreselleşerek yeniden organize olan dünyada toplumların da açılarak yeniden organize olması gerektiğini savunuyor. Kişisel ideolojilerden bağımsız olarak okumaya değer. Türkiye’de konu ile ilgili bir de Açık Toplum Vakfı var.

Son olarak, Düğümküme’de Dünya Sorunlarına Ağ Liderleri Yetişiyor adlı yazıda bahsettiğimiz ağ liderleri de yeni organizasyonların işaretlerini veriyor.

Bu okumalarla ilgili fikirleriniz varsa yorumlarda tartışalım.

15.01.2009

Acil Toplumsal Talep

Şu anda içinde bulunduğumuz toplumsal şizofrenik durumu iyileştirmenin bir yolu açık olmak. Devletten cemmatlere her türlü kurumun yapısı ve yapılan işlemler herkese açık olmalı. En son Tuncay Güney videosu üzerine tartışırken Murat Kirgin “Susurluk döneminde müthiş br toplumsal baskı vardı” dedi. Devam etti: “Aydınlar, sendikalar, öğrenciler elele verip toplumsal muhalefet oluşturabildiler. Eğer bugün yeniden somut talepleri olan bir toplumsal muhalefet olursa gerçekler ortaya çıkar. Bunun için 4 önemli acil talep gerekiyor:”

  1. Ergenekon mahkemesi TRT kanallarından birinde canlı yayınlansın.
  2. TBMM de bulunan başbakan dahil tüm milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılsın, seçilmiş olmalarıyla beraber kurtuldukları davalardan yeniden yargılanabilsinler.
  3. Topluma karşı işlenen suçlarda zamanaşımı kaldırılsın.
  4. Askerleri sivil mahkemeler yargılasın.

Ben de bu 4 maddeyi talep ediyorum. Eğer siz de katılıyorsanız, bu listeyi alıp kendi sitenizde blogunuzda yayınlayın.

28.07.2008

Ergenekon İddianamesi Neden Düz Metin Değil de PDF Olarak Dağıtılıyor?

Savcılık bilgisayarla yazdığı Ergenekon iddianamesini önce basmış, sonra taramış, sonra da taranmış sayfalardan PDF yapılmış belgeler olarak dağıtıyor. Hangi yüzyılda yaşıyoruz? Bilişim çağında değil miyiz? Zırhlı araçta koli koli iddianame taşıyorlar, resim olarak yapılan PDF belgeler (eğik yazılardan ve mühürlerden anlaşılıyor) ağırlığından yargı bilgi işlem sistemini çökertiyor.

Savcılık bilerek veya bilmeyerek Ergenekon iddianemesini düz metin olarak değil PDF olarak dağıttı. Düz metin olarak dağıtsaydı 2455 sayfa iddianameyi bilgisayar programıyla çok kısa sürede analiz edebilirdik. En çok tekrar eden isimleri bulmaktan başlayıp, metinlerde tekrar eden –normalde bir insanın kısa sürede okuyarak çıkaramayacağı– örüntüleri çıkartabilirdik, insanlar ve olaylar arasındaki ilişkileri bir ağ diyagramı olarak görselleştirebilirdik. Böylece kim kimle ne ilişki içinde, ilişkilerin ağırlıkları nedir, düğüm noktaları nedir, kümeler nedir, çok kısa süre içinde bir harita olarak görebilirdik, herkes görebilirdi. Bu analiz hem yargıya, hem avukatlara, hem de kafası bulanmış vatandaşlara bu karmaşık ağ ilişkilerini yalın bir şekilde gösterirdi.

Ama savcılık iddianameyi PDF dosyasına kitledi. Normalde bilgisayarla yazılmış olan iddianame basılıp taranıp resim olarak PDF dosyasına konuldu, dolayısıyla iddianame üzerinde bilgisayarla işlemsel analiz yapmamızı engellemiş oldu.

Not: Bu habere göre iddianame avukatlara içinde arama yapılabilir DVD olarak dağıtlacakmış. İşlemsel metin analizi yapabilmek için DVD araması maalesef yeterli değil.

Güncelleme: Yorumlarda Nahnu iddianame içinde kelime araması yapabileceğimiz Miiliyet sitesine ve iddianameyi .doc formatında indirebileceğimiz Samanyolu sitesine bağlantılar verdi.

İlgili bağlantılar