23.03.2009

Her Köye Bir Mini Nükleer Enerji İstasyonu

hyperion-power-module-water-blue

Atom bombasının icat edildiği Los Alamos Laboratuvarı’nda mini nükleer enerji istasyonu kurma teknolojisi geliştirildi. İstasyon başı 20,000 eve enerji sağlayabilecek teknolojinin kullanılması için ihale açıldı, Hypreion enerji şirketi ihaleyi kazandı ve üretime başladı.

hyperion-power-module-hpg

Hyperion Power Module (HPG)

Tipik olarak devletin veya dev küresel şirketlerin kontrolünde olan nükleer enerji artık kendin pişir kendin ye boyutlarına geliyor. Türkiye’de potansiyel nükleer enerji üreticlerinden karşısında duran aktivistlerine kadar bir olgunlaşma süreci yaşanadursun, Hypreion’un ve benzeri şirketlerin neredeyse tüketim ürünü sınıfındaki enerji modülleri satılmaya başladığında hem nükleer enerji karşıtlarının hem devletin aklı gidecektir. Milli elektrik ağından kopuk kendi kendine enerji üretip tüketebilen edebilen bölgeler olabilir. Bir yanda serbest pazar ekonomisinin vahşiliğine yetişemeyen siyasiler milli birlik beraberlik elden gidiyor diye tutuşurken, diğer yanda neo-neo-liberal partiler oy satın almak için köylere nükleer enerji modülleri dağıtıyor olabilirler 2015 seçimlerinde.

Sonra nükleer sanattan konuşuyor olabiliriz uranyum günlük hayata yerleştiğinde kültürel reflekslerimiz nükleeri yediğinde.

İlgili yazılar:

27.08.2008

Kendi Nükleer Enerjini Kendin Üret

Nükleer yakıt aynı kömür veya petrol gibi ısı üretmeye yarar. Isı üretildikten sonra suyu kaynatır, çıkan buhar ile elektrik üretilir. Nükleer yakıt diğer tüm yakıtlara göre kat kat fazla enerji (ısı) açığa çıkardığı için tercih edilir. Nükleer enerjinin yakıldığı tesise nükleer reaktör denir. Amerika’da 1950lerde ilk defa kullanılmaya başlanılan teknikler ile nükleer fizyon (“nuclear fission“) sonucu açığa çıkan enerji kontrol edilebilmiş ve ısı üretilebilmiştir. Türkiye’de bugün Çekmeke Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi‘nde bulunan deneysel reaktör dışında çalışan bir nükleer reaktör bilmiyorum.

Artık kendi nükleer enerjimizi kendimiz üretebiliyoruz. Eğer YouTubelar gitmemişse bu yukardaki video kendi evinde nasıl nükleer enerji kullanabilirsin gösteriyor. Bu sistemi üretince ne olacak? Su kaynatacaksın. Su kaynatıp ne yapacaksın? Kendi elektriğini kendin üreteceksin.

Nükleer enerjinin en büyük derdi kullandıktan sonra etrafı temizlemek. Ortaya çıkan nükleer atık, yani kullanılmış radyoaktif malzeme aslında zamanla zararsız hale geliyor, ama öyle bir iki yıl değil, ancak yıllar sonra zararsız hale gelebiliyor. O kadar süre boyunca nükleer artığı emniyetli bir şekilde saklamak en büyük problem.

Dünyada nükleer enerji kullanımı ile ilgili veri tabanları:

16.08.2008

Uzay Enflasyonu

13.7 milyar yıllık evrenin zaman çizgisinde gösterimi. Sol uçta tahmin edilebilen zamanın başlangıcı, Big Bang. Sağ uçta bunca yıl sonra insanlık ve mikro dalgaları gözlemleyen uydusu WMAP (Wilkinson Microwave Anisotropy Probe). Kaynak: Evrenin Zaman Çizgisi, NASA

Evrenin Başlangıçları

Big Bang teorisine göre evren ilk patlamadan beri genişliyor, ve son zamanlarda artan “dark energy“lerin itmesiyle genişleme daha da hızlanmış. Stephen Hawking bu kozmik enflasyon meselesine, yani evrenin sürekli şişmesine, yeni bir açıklama getirdi. Yeni Hawking teorisine göre evrenin sadece bir başangıcı yok. Bu çoklu evrende insanlık tarihi tüm başlangıçların uzantısını birarada yaşıyor.

Dağıtık Zamanlar

Superstring theory

Hawking’in yeni teorisi atomdan küçük ve atomun iç yapısı olduğu düşünülen String Teorisi ile uyumlu ve ilerletilmiş versiyonunu, M teorisini destekliyor. Aynı zamanda “all things networked” herşeyin ağlı bağlı olduğunu anladığımız ya da sandığımız bir dönemde dağıtık kaynaklar, dağıtık kontrol, ağlı üretim bağlı tüketim döneminden çıkıyor. Bir zamanlar DNA’nın hayatın ana kodlayıcı kaynağı olduğu düşüncesi hakimdi (DNA RNA’yı, RNA proteinleri, proteinler bizi yapar mantığı). Ancak bu hiyerarşik, merkeziyetçi düşünce, Francis Crick tarafından 50 yıl kadar önce formüle edilmiş merkezden-kitleye düşünce, bugün “systems biology” denilen bir yaklaşım tarafından yıkılıyor. Buna göre DNA bir biyolojik ağ sistemi içinde tüm diğer öğelerle aynı seviyede ilişki içerisindedir ve hayat bütün öğelerin birbirleriyle etkileşimi ile ortaya çıkar, herhangi bir üst yerden, bir merkezden, bir başlangıçtan kodlanamaz veya denetlenemez.

Yeraltından uzaya.

01.05.2008

Bugün Facebook için ne yaptın?

Bugün, 1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle yeni projemizi yayına verdik. Projenin adı User Labor, yani Kullanıcı Emeği. Başlık ne alaka peki?

Yeni nesil web 2.0 internet servisleri (mesela Facebook, Flickr vs) kullanıcının oluşturduğu içerik (user-generated content) vasıtası ile reklam geliri elde ediyor. Bunun karşılığında kullanıcıya servis veriyor. Yalnız şöyle bir durum var. Bazı kullanıcılar diğerlerine göre daha fazla trafik üretiyor, dolayısıyla Facebook’a Flickr’a daha fazla kazandırıyor (reklamı ne kadar çok görürsen tıklanma şansı o kadar yüksek). Bu şekilde daha fazla değer yaratan kullanıcı daha iyi servis alıyor mu? Ya da bu emeğinin karşılığını alıyor mu? Çoğu zaman cevap hayır.

ULML-logo

Yeni projemiz User Labor, bu probleme odaklanıyor. Kullanıcı emeği karşılığında ne alıyor sorusunu cevaplamak için öncelikle kullanıcının emeğini nasıl ölçebiliriz diye düşünmek lazım. Bu noktada User Labor Markup Language (ULML) devreye giriyor. ULML, bir XML alt spesifikasyonu, yani RSS gibi bir şey. Kullanıcının bir servise ne kadar emek verdiğini ve ne kadar trafik yarattığını kalem kalem hem bilgisayarların hem de insanların okuyabileceği bir şekilde özetliyor. Mesela, Facebook için, kaç arkadaşın var, bağlantıda olduğun gruplar sıkı gruplar mı, kaç foto yükledin, kaç kişi profilini ziyaret etti vs gibi değerler bir ULML dökümanı içinde yer alıyor.

Özetle, ULML dökümanlarının hedefi, ‘ben bu kadar iş yaptım, burada yazıyor, karşılığını isterim‘ dedirtebilmek. Yani, ben bugün Facebook için ne yaptım? Facebook benim için ne yaptı?

Daha fazla bilgiyi User Labor sitesinde bulabilirsiniz.

Ayrıca şu bağlarda da değişik perspektifleri okuyabilirsiniz:

18.03.2008

Gözel Geceler: CTRL-ALT-KEBAB

gozel-geceler-ctrl-alt-kebab.jpg

Sanatçılar

  • Nodul feat. various artist / djset
  • Dj Biennial Vj 2010 feat. kvsi / live
  • Sezyum feat. tayyip / djset-live
  • Grup Ses feat. davulmoon / djset-live
  • Mytube Youspace feat. mevlana / djset

…dubstep, yerli öz mashup,…

22 Mart CCumartesi 23.00
Dogzstar. Kartal sok. No 3 Kat 3 Galatasaray Beyoğlu
http://www.myspace.com/gozelrecords

22.09.2007

Bugün Küresel Isınma İçin Ne Yaptın

newcreatives-kureselisinma.jpg

Bunlatıcı bir yaz geçirdik. Feci bir kışa yaklaşıyoruz. Pek çok defa anlatıldı, küresel ısınma bunun sebebi. Engellemek için herkes tek tek bir şey yapmalı, dikkat etmeli tükettiği ettiği şeylere.

Ancak küresel ısınma felaketine bizi itenler bireyler değil şirketler ve devletler. Mesela uçak üreten şirketler, uçuş şirketleri, petrol şirketleri, araba üreten şirketler ve en önde ABD olmak üzere bu tür şirketleri sınırlamayan devletler. ABDnin devletlere doğaya karşı sorumluk yükleyen Kyoto Protokolü‘nü imzalamaması ise ancak fırını körüklüyor.

realcosts.gif
Yaz başında sanatçı Michael Mandiberg Gerçek Tutarlar (“RealCosts”) Firefox tarayıcı eklentisini çıkardı. Bu eklenti siz alışveriş sitelerinde gezerken baktığınız ürünlerin karbon yayım miktarını gösteriyor. Aynı marketten aldığınız ürünlerin arkasında yazan vitamin miktarları gibi, bu eklenti internetten alacağınız ürünlerin ve servislerin dünyaya ne kadar karbon yayacağını gösteriyor. Bu eklentiyi kurarak küresel ısınma konusunda daha bilinçli olabilirsiniz.

Ayrıca küresel ısınmayı azaltmak için yapabileceğiniz 10 basit şey listesindekileri uygulayın.

realcosts-continental450.gif

En üstteki “CO2 Öldürür” görseli NewCreatives tarafından yapılmıştır.