14.04.2010

Karmaşık Ağ Sanatı Diyagramı, 2003, Abe Linkoln


Karmaşık Ağ Sanatı Diyagramı, 2003, Abe Linkoln

MTAA’nin Basit Ağ Sanatı Diyagramı‘na cevap olarak. Tüm görsel 10,000 pixel yüksekliğinde görebilmek için devam.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

14.04.2010

Basit Ağ Sanatı Diyagramı, 1997, MTAA


Basit Ağ Sanatı Diyagramı, 1997, MTAA

24.02.2010

GWEI, 2005, Hans Bernhard & Alessandro Ludovico

Google Kendi Kendini Yiyecek (“GWEI – Google will eat itself“), 2005, Hans Bernhard & Alessandro Ludovico. Saklı ağlar yoluyla sunulan Google reklamlarından kazanılan paranın otomatik olarak Google’ın hisselerini azar azar satın aldığı sistem.

02.02.2009

Kayıtdışı Atölye: Ağlı Bilgi Görselleştirmesi

YTÜ’de bugün başlayan Kayıtdışı tasarım etkinliklerinde 2 günlük ağlı bilgi görselleştirme atölyesi yapıyoruz. Atölye 5-6 Şubat Perşembe-Cuma tam gün (sabah ve öğleden sonra). 7 Şubat cumartesi atölye boyunca yapılan işlerin sunuşu, ayrıntılar burada:
http://www.kayitdisi.org/?page_id=344

Atölye Yürütücüsü:
Burak Arıkan

Atölye/Süreç/Ürün Açılımları:
(Atölyenin hedefleri yöntemleri gibi genel işleyişle ilgili bilgi, süreç sonunda çıkabilecek ürünlere dair öngörü vb.)
Bu çalışma karmaşık ağ modelleme, görselleştirme, ve anlamaya odaklanmaktadır. Gündelik hayattan politikaya, iletişimden ulaşıma, sanattan ekonomiye kadar sayısız alanda ağlı yapılarla karşılaşıyoruz. Bu karmaşayı gözlemleyip görselleştirmek daha önce farkında olamadığımız yeni bilgiler keşfetmemizi sağlıyor. 2 gün boyunca 4 bölüm olarak yapılacak çalışmada ağlı sistem görselleştirme, ağ modelleme, ilişkisel analiz, ve çıkarım yapma çalışılacak. Katılımcılar el çizimi basit diyagramlardan başlayarak adım adım karmaşık ağlı sistemler kuracaklar. Ağ topolojisi, merkeziyet, kümeleşme, ve bilgi tasarımı konularına vurgu yapılacak. Öğrenme en çok ağ diyagramları çizerek ve karşılaştırma yaparak sağlanacak. Yazılımlı alıştırmalar için şablon program ve veriler için kaynaklar sağlanacak. Odağı dağıtmamak için programatik veri toplamaya girilmiycek. Bazı veriler elle girilecek, bazıları hazır verilecek.

Kullanılacak Araç-Gereçler
* A3 Kağıt
* Renkli kalem
* Bilgisayar
* Internet
* Java / Processing Programlama dili ve ortamı

Katılımcılardan beklenen:
* Laptop’larını geitrmeleri.

Katılımcılarda aranan önceden edinilmiş beceriler:
Katılımcılardan temel bilgisayar bilgisi ve en az giriş seviyesinde programlama becerisi beklenmektedir.

Program:
5 Şubat Perşembe (tam gün)
6 Şubat Cuma (tam gün)
7 Şubat Cumartesi (sunum)

İlgili atölyeler ve dersler:

* Yukarıdaki görsel ARB (2006) serisinin ikinci versiyonundan bir görüntü (büyük görmek için üzerine tıkla).

18.01.2009

Nükleer Saadet Zinciri

Nükleer Ekspres” atom çağının politik tarihini yazan yeni bir kitap. Nükleer teknolojilerin nasıl ülkeler arası ağlar içinde geliştiğini ve casusluklarla yayıldığını anlatıyor. Kitabın yazarları Thomas Reed ve Danny Stillman ortaya bir nükleer saadet zinciri çıkartırken, New York Times görselleştirme editörleri kitapta anlatılan ilişkileri bir zaman üstünde ağ diyagramı olarak göstermişler (yukardaki diyagramı büyük görmek için üzerine tık).

nuclear-express-politik-tarih-bomba

"Nükleer Ekspres": Bombanın Politik Tarihi ve Yayılması

1945 yılında Amerika’dan yayılmaya başlayan nükleer teknoloji önce Rusya, Kanada, Britanya, ve Fransa’ya, sonra 1960-1970 arası Çin’e ve İsrail’e yayılıyor (Manhattan Projesi‘nden ayrılanlar). Bundan sonra kaynak artık Amerika değil gibi gözüküyor diyagramdan. Ana dağıtıcı Fransa oluyor, 1970 sonrası Hindistan’a, 1980 sonrası Pakistan, Güney Afrika, ve Irak’a Fransa’dan nükleer teknoloji geliyor. 1980 sonrası nükleerlenen bu ülkelerin kaynakları arasında Çin, Kanada, ve Britanya da bulunuyor. 1990 sonrası ana dağıtıcı Pakistan oluyor, Libya, K.Kore, İran Pakistan’ın müşterileri. K.Kore’yi Çin de besliyor, İran aynı zamanda Rusya ve Kazakistan’dan reaktör teknolojileri ve nükleer yakıt alıyor. Diyagramda son yıllara geldiğimizde örtülü nükleer silah çalışmaları görüyoruz (kutuyla gösterilen ülkeler), İran başta, Suriye, Suudi Arabistan, ve Cezayir örtülü olarak nükleer teknoloji geliştiriyorlar. Altıgenler iptal edilmiş nükleer programları gösteriyor: Güney Afrika, Kazakistan, Libya, ve Irak.

Bu ağ diyagramından çıkarabileceğimiz en basit gerçek nükleer teknoloji ve silah üretiminin kontrolden çıkmış olduğu. Ne ABD ne AB ne Çin kontrol edebiliyor nükleer üretimi. Birden fazla noktada erişilebilir bilgi ve teknoloji olduğundan artık çok merkezli bir nükleer saadet ağı sözkonusu. Nitekim son zamanlarda en çok korkulan şey Al-Qaeda‘nın öncelikle Pakistan’dan veya bu ağın diğer üyelerinden parayla, casuslukla, veya el koyarak nükleer silahlara sahip olabilme olasılığı.

Türkiye’de nükleer silah var mı?

ABD’nin Avrupa’daki en büyük nükleer silah üssü şu anda Türkiye’de İncirlik Hava Üssü. 2005 yılında Avrupa’daki nükleer silahların yerlerini ve miktarını gösteren bir rapor yayınlanmıştı. Avrupa’daki Amerikan Nükleer Silahları Raporu PDF olarak indirebilirsiniz. En son ABD Avrupa ülkelerindeki silahları azaltmak durumunda kaldı ve sonıucunda Türkiye Avrupa’da en çok nükleer silah bulunan ülke haline geldi. İncirlik’de 90 nükleer bomba bulunduğu biliniyor, bunlardan 40 tanesini Türkiye kullanabiliyor…

İncirlik Hava Üssü'ndeki nükleer bombaların yerleri. Hans M. Kristensen, "Avrupa'daki Amerikan Nükleer Silahları" raporundan.

26.12.2008

Ağlı Bilgi Görselleştirmesi Atölye Sergisi

Atölye Sergisi
27 Aralık Cumartesi
18:00-20:00
Bilgi Üniversitesi
Dolapdere Kampüsü

Facebook Etkinlik Sayfası
http://www.facebook.com/event.php?eid=40876069325

3 günlük atölye çalışması boyunca yapılan işler yarın mini bir sergi ile gösterilecek. Sergi el çizimi diyagramlardan, işlemsel bilgi görselleştirmelerine, karmaşık ağ modellemelerinden deneysel araçlara farklı işler içerecek. Boğaziçi, Marmara, Mimar Sinan, Bilgi, Sabancı Üniversiteleri’nde bilgisayar bilimleri, sanat, ve tasarım alanlarından gelen katılımcılar 50 yıllık Türkiye genel seçimleri veritabanı üzerinde grupça yaptığımız deneysel çalışmaları sunacaklar.

Ağlı Bilgi Görselleştirmesi Atölyesi İstanbul Bilgi Üniversitesi desteğiyle gerçekleştirilmiştir.

Yukarıdaki fotoğrafı bugün telefonumdan çektim, sergi / atölye yapılan yer Marksizm 2008 Konferansının girişine rastlamış, ne hikmettir bilinmez.

Mini sergi sonrasında Gözel Geceler Ekonomik Keriz Partisi‘ne gidiyoruz.

10.11.2008

Günün Diyagramı: Altı Üstü Hiyerarşi

Kaynak: Twitter’dan @mahiryavuz

10.10.2007

Semiyotik Kare ve Sanat

Sanatsal Üretim İçin Gerekli 3 Şey üzerinden bazı tartışmalara girmişken, James Clifford‘ın 1988′de tasarladığı Sanat-Kültür Sistemi diyagramına da yer vermek istedim:

clifford_tr.jpg

Bu diyagram üzerinde konuşmadan önce biraz, burada kullanılan semiyotik kare (veya Greimas dikdörtgeni) nedir, nerelerde kullanılır, bir işe yarar mı, bunlardan bahsetmekte yarar var.

Semiyotik kare, doğal dillerde ikili karşıtlık olarak bulunan ve birbirlerinin anlamları ile sürekli etkileşim içinde olan, kimisi bu etkileşimin etkisiyle anlam değiştirebilen, bir anlamda ayrılmaz ikili oluşturan terimlerin (ölüm/yaşam, eril/dişil, Doğu/Batı, merkez/çevre, insan/makina, doğa/kültür, doğa/teknoloji, kahraman/düşman, fiziksel/sanal, gerçek/hayali, Sağ/Sol, ziyaret/ikamet, dinamik/statik, vs. gibi) analizini yapmak ve analitik sınıf sayısını dörde (örneğin ölüm, yaşam, yaşam ve ölüm (“yaşayan ölüler”), ne yaşam ne ölüm (“melekler”) gibi), sonrasında sekize veya ona çıkarıp genişletmek için kullanılan bir araç.

S1 ve S2 teriminden başlayarak ortaya çıkan ilişkiler:

  • S1 ve S2: karşıtlık
  • S1 ve ~S1, S2 ve ~S2: çelişiklik
  • S1 ve ~S2, S2 ve ~S1: tamamlayıcılık

Semiyotik karede, ilişkilerin yanında S1 ve S2 kullanılarak oluşturulan “meta-kavramlar”:

  • S1 ve S2
  • ne S1, ne de S2

life_death_tr.jpg

Bunları eril-dişil örneğine oturtacak olursak:

  • S1: eril
  • S2: dişil
  • ~S1: eril değil
  • ~S2: dişil değil
  • S1 ve S2: eril ve dişil; hermafrodit
  • ne S1 ne de S2: ne eril ne de dişil; aseksüel

Tekrar sanata dönecek olursak, sanat ve sanat olmayan arasındaki ilişkinin dinamiğine birçok zaman sanatçılarca müdahale edildiğini görmek mümkün. Örneğin dekoratif öğeler, kitle iletişim imgeleri, popüler kodlamalar, kitlesel üretim, tüketim malları, kitsch, kopyalanabilirlik hep “sanat olmayana” dair özelliklerken, bunlardan birçoğu sanatçılarca ironik olarak kullanıldı. Bunun yanında, kelime anlamlarının semantik ağ üzerinde sürekli hareket edebilmeleri sayesinde sanat dünyası denilen, “sanat” ile “sanat olmayan” arasındaki ayrıma ihtiyaç duyan ve bunu belirleyen sistem varlığını sürdürmeye devam etti. Bütün bu dinamiklerin bu kadar basit bir diyagramla özetlenebileceğinden emin olmasam da Clifford’ın diyagramını, çok daha karmaşık bir ağın kesiti olarak görmek olası.

30.09.2007

Sanatsal Üretim İçin Gerekli 3 Şey

carlandre-artcapitalism.jpg

Sanatsal üretim olma ihtimali üç vektörden geçiyor Carl Andre‘ye göre:

  1. Sanatçının öznel karakteri
  2. Malzemelerin nesnel karakteri
  3. Ekonomik kaynakların varlığı

Carl Andre bunu 1970′de çizmiş. Bugün hala aynı şartlar geçerli mi?