18.01.2009

Nükleer Saadet Zinciri

Nükleer Ekspres” atom çağının politik tarihini yazan yeni bir kitap. Nükleer teknolojilerin nasıl ülkeler arası ağlar içinde geliştiğini ve casusluklarla yayıldığını anlatıyor. Kitabın yazarları Thomas Reed ve Danny Stillman ortaya bir nükleer saadet zinciri çıkartırken, New York Times görselleştirme editörleri kitapta anlatılan ilişkileri bir zaman üstünde ağ diyagramı olarak göstermişler (yukardaki diyagramı büyük görmek için üzerine tık).

nuclear-express-politik-tarih-bomba

"Nükleer Ekspres": Bombanın Politik Tarihi ve Yayılması

1945 yılında Amerika’dan yayılmaya başlayan nükleer teknoloji önce Rusya, Kanada, Britanya, ve Fransa’ya, sonra 1960-1970 arası Çin’e ve İsrail’e yayılıyor (Manhattan Projesi‘nden ayrılanlar). Bundan sonra kaynak artık Amerika değil gibi gözüküyor diyagramdan. Ana dağıtıcı Fransa oluyor, 1970 sonrası Hindistan’a, 1980 sonrası Pakistan, Güney Afrika, ve Irak’a Fransa’dan nükleer teknoloji geliyor. 1980 sonrası nükleerlenen bu ülkelerin kaynakları arasında Çin, Kanada, ve Britanya da bulunuyor. 1990 sonrası ana dağıtıcı Pakistan oluyor, Libya, K.Kore, İran Pakistan’ın müşterileri. K.Kore’yi Çin de besliyor, İran aynı zamanda Rusya ve Kazakistan’dan reaktör teknolojileri ve nükleer yakıt alıyor. Diyagramda son yıllara geldiğimizde örtülü nükleer silah çalışmaları görüyoruz (kutuyla gösterilen ülkeler), İran başta, Suriye, Suudi Arabistan, ve Cezayir örtülü olarak nükleer teknoloji geliştiriyorlar. Altıgenler iptal edilmiş nükleer programları gösteriyor: Güney Afrika, Kazakistan, Libya, ve Irak.

Bu ağ diyagramından çıkarabileceğimiz en basit gerçek nükleer teknoloji ve silah üretiminin kontrolden çıkmış olduğu. Ne ABD ne AB ne Çin kontrol edebiliyor nükleer üretimi. Birden fazla noktada erişilebilir bilgi ve teknoloji olduğundan artık çok merkezli bir nükleer saadet ağı sözkonusu. Nitekim son zamanlarda en çok korkulan şey Al-Qaeda‘nın öncelikle Pakistan’dan veya bu ağın diğer üyelerinden parayla, casuslukla, veya el koyarak nükleer silahlara sahip olabilme olasılığı.

Türkiye’de nükleer silah var mı?

ABD’nin Avrupa’daki en büyük nükleer silah üssü şu anda Türkiye’de İncirlik Hava Üssü. 2005 yılında Avrupa’daki nükleer silahların yerlerini ve miktarını gösteren bir rapor yayınlanmıştı. Avrupa’daki Amerikan Nükleer Silahları Raporu PDF olarak indirebilirsiniz. En son ABD Avrupa ülkelerindeki silahları azaltmak durumunda kaldı ve sonıucunda Türkiye Avrupa’da en çok nükleer silah bulunan ülke haline geldi. İncirlik’de 90 nükleer bomba bulunduğu biliniyor, bunlardan 40 tanesini Türkiye kullanabiliyor…

İncirlik Hava Üssü'ndeki nükleer bombaların yerleri. Hans M. Kristensen, "Avrupa'daki Amerikan Nükleer Silahları" raporundan.

12.01.2009

Çarşıdan Aldım Bir Tane, Eve Geldim Bin Tane

En son televizyonlarda ve basında İsrail’in Gazze’de kullandığı haberleri ile tekrar gündeme gelen, daha önce Vietnam, Afganistan, Irak, Çeçenistan ve Gürcistan’da kullanılan, bomba içinde bomba diye tabir edilen misket bombaları (veya diğer adıyla salkım bombaları), % 10 kadarı düştükten sonra patlamadığı için, bir savaşta kullanıldıktan yıllar sonra bile sivillerin ölüm ve yaralanmalarına yol açabiliyorlar. Sivilleri ve özellikle renkleri nedeniyle dikkat çekerek kurban aldığı çocukları korumak için geliştirilen teknikler de iddia edilenin aksine durumu değiştirmiş değil.

Geçtiğimiz Aralık ayında Oslo’da bu bombaların üretimi ve kullanımının yasaklanması konusu imzaya açılmış, sonucunda 94 ülke tarafından imzalanmıştı. ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan, Brezilya, İsrail, Türkiye gibi ülkeler imzalamayı reddetmişti.

Misket bombalarının yasaklanmasını kabul eden ülkeler (Wikipedia’dan)

Bu ülkelerin genelde üretici olmalarının yanısıra, 15 ülke (Eritre, Etiyopya, Fransa, Gürcistan, İsrail, Fas, Hollanda, Nijerya, Rusya, Suudi Arabistan, Sudan, Tacikistan, İngiltere, ABD ve Yugoslavya) ve Hizbullah gibi devlet dışı bazı silahlı örgütler bunları bir şekilde kullanmış. Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, “Ankara’nın bu mühimmatla ilgili kaygıları anladığını ve anlaşma sürecine prensipte destek verdiğini” ve “kara mayınları meselesinin öncelikli olduğunu” söylemiş. 1965′ten beri dünyada % 98′i sivil omak üzere 100.000 kişinin ölümüne sebep olan bu bombaların “çok etkili silahlar oldukları, stoklarında bolca bulundurduklarını, daha uygun bir alternatif bulunmadıkça yasaklamanın doğru olamayacağı” şeklinde bir söylem ile de savunulmuş “bir Türk yetkili” tarafından. Türkiye bu bombaları sadece üretip test ettiğini söylüyor; bunun yanında TSK’nın bunları PKK’ya karşı harekatlarda kullanmış olduğu ve kullanmaya devam ettiği iddiaları da Internet’te dolaşıyor.

Bağlantılar:

08.01.2009

Bak Bomba Düşüyor

İsrail roketinden kaçan Filistinliler. 25 Mayıs 2007 AFP PHOTO/MAHMUD HAMS

Fotoşop hilesi değil:

Kaynak: http://www.flickr.com/photos/ali1979/2692653950/

30.11.2008

Günün Fotoğrafı: Mumbai Louis Vuitton

Taj Mahal Oteli, 26 Kasım 2008. LORENZO TUGNOLI, AFP/Getty Images.

Hindistan’ın en büyük ticaret kentlerinden Mumbai’de silahlı saldırganlar büyük zincir otelleri işgal ettiler. İlk defa olayı yaşayanların Twitter mesajlarını canlı canlı izledik, sonra YouTube’a koyulan videoları, bloglarda fotoğrafları, sonra da genel haber kanallarından yorumları, saldırının zaman çizelgeleri, analizler. 3 gün boyunca bitmeyen bombalamlar, rehin almalar, ve catışmalar sonucunda 195 kişi hayatını kaybetti.

Fotoğraf Hindistan’ın 9/11′i olarak görülen bu olaydan son derece dramatik bir sahne: dev moda markası Louis Vuitton dükkanı ve otelden canlarını kurtarmak isteyenler. Küresel ekonomi ve terörizm ilişkisinin bir yüzü.

Kaynak: Boston Globe Big Picture

Az önce Zoban Raftik‘in TROFOLO blogundaki “The Revolution will be Fabulous” (Devrim Enfes Olacak) yazısını görünce bu yazıya eklemeden edemedim. Peter Gronquist‘in silahlarla yaptığı heykeller serisi, derin karıştırma, ayartırken uyaran. Buyrun küresel ekonomi ve terörizm ilişkisinin başka bir yüzü: “Versace tüfek”, “Louis Vuitton idam sehpası”.


“Versace tüfek”, Peter Gronquist


“Louis Vuitton idam sehpası”, Peter Gronquist