04.05.2009

Düşüncelerimizle Makinaları Yönlendirmek

Zamanla neredeyse tamamının yerlerini ezbere öğrendiğimiz klavye tuşlarını parmaklarımızla ittirmek, fareyi hareket ettirmek ve bu işlemleri ardışık ve türlü kombinasyonlarla tekrarlamak suretiyle bilgisayarlarımıza istediğimizi yaptırabiliyoruz. Peki sizce ileride sadece karşısında oturup düşünmemiz yeterli olacak mı?

beyin

Bu yazının geri kalanını okuyun »

28.02.2009

Internet'in Üç Platformu

Internet üzerinde 3 çeşit platform vardır” diye yazmıştı ilk web tarayıcısının mimarlarından Marc Andreessen bir buçuk yıl kadar önce. Aktif bir girişimci yatırımcı programcı olan Andreessen beyaz yaka sosyal ağ platformu Ning.com’u büyütmekle meşguldü. Bununla uğraşırken ortaya koyduğu Internet platformları gözlemi günümüzün üretim biçimlerini anlamak için önemli çatı oluşturuyor.

Günümüzde bir web servisi sadece servis değil, aynı zamanda üzerinde dışarıdan uygulamaların çalışabildiği bir platform. Programlanabilir bir sistem. Servisin belirli özellikleri API (“Application Programming Interface”) yoluyla açık tutuluyor. Ayrıntılarına burada girmiycem, basitçe API bir web servisine programatik, yani başka programlardan erişim sağlıyor. Web servisinin sahipleri dışında birileri servisi kullanan başka uygulamalar geliştirebiliyor. Mesela Facebook’da bir zombie oyunu, bir gelişmiş poke uygulaması, veya profilinize bakanları görme kutusu bunlara örnek. Bu uygulamları Facebook değil mesela Kaliforniya’da bir lise öğrencisi, Filipinler’de bir memur, veya Türkiye’de bir web ajansı geliştiriyor.

Internet’de bulunan platformların 3 çeşit olduğunu söylüyor Andreessen, özetle şöyle:

1. Erişim API

Uygulama platformdan veri okur platforma veri yazar, ve sadece kendi web adresinde yaşar. Tüm işletme geliştiriciye ait. Örnek: Flickr, Delicious, Twitter ve bunları dışardan kullanan uygulamalar.

2. Eklenti API

Uygulama veri okuma yazma yanında, platformdan erişilebilir. Uygulama kendi web adresinde değil platform içinde gömülü kullanılablir. Yine tüm işletme geliştiriciye ait. Gösterim kontrolü platforma ait. Örnek Facebook ve üzerinde çalışan uygulamalar.

3. Canlı ortam

Uygulama tamamiyle platformda çalışıyor. Geliştirici uygulamayı geliştirdikten sonra kodu platforma yüklüyor ve hemen hiç bir işletme kaynağı harcamıyor.  Örnek: Ning, Salesforce, SecondLife, Amazon EC2 S3, Google App Engine, Akamai Edge.

İlkinden sonuncusuna doğru platfom sahibinin hem sorumlulukları artıyor hem geliştiricinin emeklerini sömürme kapasitesi artıyor.

Bu yazıyı bir buçuk yıl kadar önce yazmaya başlamış bırakmıştım, şimdi rafdan alıp toparladım. Bugün artık bu üç platform tipinden ayrılmış yeni yaklaşımlar var. Serbest pazar ve rekabet bu son saydığımız canlı platform türünün DNA’sını değiştirerek paralı servis olmaya zorladı. Artık parayla alınıp satılan “cloud computing” servisleri kullanır olduk.

17.11.2008

Minority Report Filminin Arayüzleri Pazara Çıktı

Steven Spielberg’in Minority Report filmini hatırlıyor musunuz? Tom Cruise havada elleriyle sağa sola dijital dosyaları itiyor atıyor resimleri topluyor üstüste koyuyor yanyana bakıyordu bir orkestra şefi gibi. Bu çoşkun arayüz için zamanında filme danışmanlık yapan MIT Media Lab –Tangible Media– araştırmacılarından John Underkoffler şimdi kurduğu Oblong şirketi ile bu sistemi g-speak adıyla ticari bir ürün haline getirdi.

G-speak nasıl çalışıyor?

G-speak nasıl kullanılıyor aşağıdaki demo videosunda görebilirsiniz. Işıklı eldiven, ivme ölçer, ve kamera takip sistemiyle yapılan bu etkileşim biçimi aslında bir süredir kullanılan bir teknik. Ellerin 3 boyutta takibini yapabilen bu arayüz, önceleri çok hızlı çalışmadığı için ekrandaki grafikler insanların el hareketlerine / reflekslerine yetişemiyordu ve tatminkar bir şekilde kullanmak mümkün olmuyordu. Ama şimdiki bilgisayarların işlemci gücü ile ışıklı eldiven takibi ve 3 boyutlu ortamda grafik hesaplar birarada oldukça hızlı yapılabiliyor.

G-speak ne işe yarar?

G-speak karmaşık sistemlerle ve geniş veri tabanları ile uğraşanlar için kullanışlı olabilir. Mesela şehir trafik planlamada, finansal analizlerde, telekom operasyonlarında, otomativ sektöründe, medikal görselleştirmelerde, kargo lojistik planlamada, hatta filmde gösterildiği gibi polislerin olay incelemesinde kullanılabilir. Bilgi görselleştirmesinden farkı verileri –ellerinizle– deşerek kurcalayarak karşılaştırarak incelemeye imkan vermesi, ki bu teknik bir veri kümesinden anlam çıkarmanın en iyi yollarından biridir. Diğer bir faydası da birden fazla kişinin beraber çalışmasına imkan vermesi.

Türkiye’de bu arayüzü hemen şimdi kullanabilecek tek yer aklıma geliyor: Ergenekon davasına bakan mahkeme.

11.11.2008

Garanti Önce Apple'ı Örnek Alsın

Garanti kullanıcılarına cep telefonları ile bankacılık işlemlerini yapabilecekleri wap.garanti.com.tr adresinden hizmet veriyor. Az önce artık iPhone desteği de olan bu servisi test etmek için bağlandım ve grafik arayüzünde ekranın kenarlarına yapışık düğmeleri görünce irkildim. Apple bu gibi durumların önüne geçmek amacı ile 1987 yılında “Apple Human Interface Guidelines (Apple Arayüz Kılavuzu)” isimli bir belge yayınlamıştı.

20 Piksel Boşluk Bırakın

Yandaki resimden “Ana Sayfa”, “Kredi”, “Yatırım”, “CepBank”, “Kartlar” ve “ATMŞube” düğmelerine bakın: sayfanın (ekranın) kenarlarına dokunacak şekilde ve aralarında hiç boşluk kalmadan yerleştirildiklerini görüyoruz. 6 adet düğme adeta birbirine yapışıp kalmışlar. Bu sadece Apple dünyasında değil grafik tasarım dünyasında da hata anlamına geliyor. Apple kılavuzu kendi aygıtları için arayüz tasarımı yapanlara kullanım kolaylığı ve göz zevki için görsel elemanların arasında en az 20 piksellik boşluk bırakın diyerek tavsiyede bulunuyor.

Apple Kendini Sorumlu Hissediyor

Apple’ın kendi platformlarında uygulama geliştirmek isteyenler için sunduğu XCode isimli ortamında çeşitli araçlar ile tasarımcıların işi kolaylaştırılıyor. Apple uygulamalarının arayüzlerini tasarlarken kullanılan Interface Builder adlı program pencere içesinde herhangi bir arayüz elemanını hareket ettirirken otomatik olarak Apple arayüz kılavuzundaki standartları temel alarak kılavuz çizgiler çiziyor, diğer görsel öğeler ile birlikte hizalama yapmanızı ve nerede durmanız gerektiğini gösteriyor. Bu sayede hazırlamış olduğunuz arayüz isteseniz bile çok kötü görünemiyor.

Ortak Problem

Bir Apple ürünü olan iPhone ile görsel olarak hatalı Garanti wap sayfasını görüntüleyince düşünmeye başladım: Apple, iPhone ürünü ile ilk defa arayüzlerin tasarımı işini Apple geleneğinden gelmeyen tasarımcıların eline bırakmış oluyor. Bu Apple’ın web tarayıcısı Safari ile kötü tasarlanmış bir siteyi görüntülemekten biraz farklı bir durum. iPhone ekranlarının boyutları kısıtlı olduğundan ister istemez arayüzdeki tasarım hatalarının aletin kullanıbilirliğini azalttığını ve Apple’in kalitesini aşağı çekeceğini düşündüm. Ve bu aslında sadece Apple’ın değil aynı zamanda Garanti Bankası ve kullanıcılarının da yani herkesin ortak problemi oluyor.

Muhtemel Çözüm Önerisi

Garanti Bankası websitesindeki Vizyonumuz Misyonumuz sayfasında “Vazgeçilmez Değerlerimiz” başlığı altında son madde olarak şöyle diyor: “Garanti’nin ortaya koyduğu mükemmel örneğin ülke ekonomisi genelinde örnek alınacağına ve büyük katkısı olacağına inanırız.” Ben de Apple Inc’in 1987′de ve 2008′de hazırlamış olduğu arayüz kılavuzlarındaki kuralların Garanti bankasının ilgili birimleri tarafından okunarak şu an sunmuş oldukları ve ileride sunacak oldukları, görsellik içeren tüm etkileşimli ürünlerde örnek alındığı takdirde hayatı kullanıcıları için kolay hale getireceğine ve bunun da ayrıca örnek alınacağına inanıyorum.
 
Tüm uygulama geliştirenlerin ve arayüz tasarımı ile uğraşan tasarımcıların okuyabileceği Apple Arayüz Tasarım Kılavuzları
Apple Arayüz Kılavuzu (1987)
iPhone Arayüz Kılavuzu (2008)

03.08.2008

Kağıt, Makas ve Kalem ile Web Tasarımı

Yeni bir web projesine başladıktan sonra site haritasini çıkarıp doğrudan üretime geçmeyin. Ürünüzün nasıl çalıştığını, çalışacağını canlandırmak için kağıttan prototipler hazırlayarak kullanıcı arayüzlerini oluşturun. Daha sonra bu arayüzlerde kullanacağınız bileşenleri makas ile keserek ve fotokopi ile çoğaltarak, etkileşimli senaryonuzun aktörlerini yaratın. Tıpkı bir oyun gibi kullanıcıyı ve bilgisayarı canlandırmak için iş arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Kullanılabilirlik testlerini bu şekilde önceden tamamlayarak, ürününüzün geliştirme ve üretim aşamalarında önemli yol alabilirsiniz.

Kağıttan prototipler hazırlayarak hemen hemen her türlü insan-makina etkileşimini canlandırmak mümkün. Bu sayede tasarım sürecinde kullanıcılardan hızlıca görüşler toplayabiliriniz. Kağıttan prototipler hazırlarken aktörleri elle çizebileceğiniz gibi kağıda çıkış alıp daha sonra keserek de oluşturabilirsiniz. Bu tarz prototipler hazırlamak için tasarımcı veya yazılım mühendisi olmanız gerekmiyor. Kağıt üzerinde veya kağıt prototipler ile projeye başlamak web uygulamaları geliştirenler için çok faydalı, hızlı aynı zamanda maliyeti sıfıra yakın bir yöntemdir.

27.06.2008

Hangi Web Tarayıcıyı Kullanmalıyım?

Dugumkume.org 2008 yılı istatistikleri ziyaretçilerimizden çoğunun hala Internet Explorer kullandığını gösteriyor. Bu kadar yavaş çalışan, geri kalmış web özelliklerine sahip, yeni web teknolojilerine ayak uyduramayan, kötü arayüzlü, doğru düzgün geliştirilmeyen, kaynak kodu kapalı bir web tarayıcıyı neden hala kullanmaya devam ediyorsunuz.

Firefox 3 kullanın

Yeni Firefox 3 çıktı. Eğer şu anda bu yazıyı Internet Explorer’dan okuyorsanız hemen bu Firefox 3 indir bağlantısına tıklayın. Firefox 3 hızlı, güvenli, ve yeni nesil web teknolojilerine uyumlu çalışıyor.

Yeni adres barı daha önce ziayret ettiğiniz siteleri çok hızlı bulmanızı sağlıyor. Bir kaç kelime girerek anında geçmişte gittiğiniz veya imlediğiniz yerleri bulabiliyorsunuz.

30.03.2008

WordPress 2.5 Çıktı

Popüler blog yazılımı WordPress 2.5 sürümünde yep yeni arayüz ve kullanım özellikleriyle geldi. En büyük değişiklik blog yönetim (“admin”) arayüzünde yapılmış. Daha yalın grafikler ve hızlı çalışan sorgularla sanki bir web tarayıcısı içinde değil de masaüstünde bir yazılım kullanır gibi akıcı çalışabiliyorsunuz.

Diğer önemli özellikler arasında birden fazla dosya yükleme, tek tıklamada eklenti yenileme, yönetim arayüzü (“dashboard”) eklentileri, hazır galeriler, eş zamanlı yazı düzenleme (çok yazarlı bloglar için), tam ekran yazma, kısakod arayüzü (karmaşık HMTL içeriği düzenlemek için), gelişmiş arama, hazır etiket sistemi, ve Gravatar destekli yazar çizer profil resimleri sayılabilir. Şurdan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Düğümküme’de geçen hafta WordPress 2.5 test sürümünü kullanmaya başlamıştık. Bu özellikleri tek tek denedik, işlerimizi daha da kolaylaştırıyor. İki tane nokta var dikkatimizi çeken, WordPress ekibine de not olarak gönderdik, birincisi taslak yazıların el altından kalkması başka bir menü altına taşınmış olması, bu durum blogu not defteri gibi kullanmayı zamanla ortadan kaldırabilir. İkincisi popüler etiket eklentisinin devre dışı kalması, eski etiket sistemleri, dolayısıyla birikim ile uyumsuzluk.

Daha verimli bir blog için WordPress 2.5 kullanmanızı tavsiye ederim.

09.08.2007

Yüzey Bilgisayarları Derinleşir Mi?

surface1.jpg

Jeff Han, bir kaç yıl önce internet ortamında bir çırpıda yayılan çok-noktadan dokunmalı etkileşimli masasıyla ciddi sükse yapmıştı. Geçtiğimiz aylarda ise Microsoft bu çoklu dokunmatik masa fikrini pahalı bir oyuncak olarak piyasaya sürdü. İnsan çevresini kaplayan yüzeylerin bilgisayarlarla kaplanması fikri uzunca bir süredir insanoğlunun gündeminde aslında. Bilim kurgu romanlarıyla baslayan bu trend, bilim kurgu filmleriyle sanat alemine, ve en son olarak da onlarca bilimsel araştırma merkezinin minik katkılariyla akademik aleme sıçradı. Hatta son dönem bilim kurgu sinemasında ön plana çıkan Minority Report, ilginç bir akademi Hollywood ortak calışmasıydı. Microsoft Surface’ın çıtlatmasıyla bir sonraki aşamanın akademiden ticari dünyaya taşınması olacak gibi görülüyor. Hava durumunu ve haberleri aktaran akıllı aynalar, surface gibi melez etkileşimli masa örnekleri, sizi binlerce mil ötedeki sevdiklerinizle iletişime geçiren ya da o günkü modunuzu yansıtan akıllı duvarlar, ve saire.

Yüzey bilgisayarlarını düşünürken, estetik algısında ön plana çıkan tasarım, teknoloji ve sosyal boyutlarıyla ele almak istiyorum.

Tasarım

Yüzey bilgisayarı düşüncesi tasarım perspektifinden nasıl yorumlanabilir, nasıl yorumlanmalı? Bahis konusu olan yuzey olgusu tasarım disiplinlerinin aşinası olduğu, yüzlerce yıldır farklı boyutlarıyla ele aldıkları, tasarımın vazgeçilmez elemanlarından biri aslında. Aynalar, duvarlar, tavan ve taban kaplamaları, masaların bilgisayarla harmanlanması şu anki manzarada hedeflenen ilk tasarım özneleri. Bu tasarım hedeflerinin temel açmazlarından biri tarihsel olarak bu tasarım öznelerinin taşıdığı anlamlar. Aynayı ele alalım mesela. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip, formu fonksiyonu toplumsal algısı oturmuş bir eşya. Siz bu oturaklı eşyaya tabanı olmayan bir yaklaşımla internet eklerseniz tutar mı, tutmaz mı? İnsanlari ikna edebilir misiniz böyle bir açılımla? Meselenin tasarım boyutu bu ikna kabiliyetinde yatıyor.

336-main.jpg

Tasarımın yüzeylere yaklaşımı konusunda günümüz icin akla yatan iki yöneliş olduğu kanaatindeyim;

  1. eleştirel tasarım
  2. deneysel tasarım

Eleştirel ve deneysel tasarım calışmalarını akademi ve cağdaş sanat dünyası yüklenmiş durumda daha çok. Üçüncü seçenek, yani pratik tasarım için daha alınacak yol var.

Pratik tasarımı güdüleyen en önemli etken ekonomi, yani arz talep ilişkisi. Geleneksel anlamda ürün tasarımı bir ihtiyaca cevap verme motivasyonuyla çıkar yola, bugün geliştirilmeye çalışılan bu tarz teknolojiyle, ihtiyaçtan ziyade teknoloji güdümlü insanlara yeni oyuncaklar sunmak gibi bir cıkış noktasına mı sahip? Niyet nedir? Niyet olarak ilk akla gelen şey icat ve medeniyete yeni bir katkı sağlamak. Ama bu yeter sebep midir, bu niyete başka hangi motivasyonlar eklenirse niyet ikna edici olur, gibi sorular.

Sosyal boyut

İnsani cevreleyen yüzeylerin davranış sahibi olması biraz ürkütücü gibi gözükse de, iyimserliğe meyilli insanoğlu için yan etkiler her zamanki gibi sonra dert edilecek boyutlar. Şu an için ben dahil coğumuzun esas merak ettiğiyse;

  • kısa vadede bu yeni icadlar bütününün insanlar tarafından hüsnü kabul görüp görmeyecegi;
  • bir fenomen haline dönüşüp dönüşmeyeceği;
  • dönüşürse bu tutmanın orta vadede melez arayuz platformlarını doğurup doğurmayacagı, uzun vadede konuşan, tepki veren yüzeylerin toplumu ve insanlar arası ilişkileri nasıl değiştireceği;
  • tutmazsa da, bunun çok şeyler vadettiği düşünülen, ama bir noktada tıkanıp kalan sanal gerçeklik uygulamaları (balonu) gibi mi olacağı

soruları var. Bu konuda kişisel kanaatim, insanın güçlü ya da zayıf, insancil(fitri) boyutlarıyla kesişmeyi basşran her teknolojinin, zamanla toplumda kabul göreceği, bir sağduyunun parçası haline geleceği, zıddında, yani bir ortak payda tanımlamayı başaramadığı durumda ise insan coğrafyasının zenginliğinde ancak bir hoş seda olarak kalacağı. Bakalim zaman ne gösterecek.

Teknoloji

Microsoft Surface örneğinde şaşırtıcı bulduğum noktalardan biri fiziksel algılayıcılardansa görsel tanımaya dayalı teknolojinin oynadığı belirleyici rol. Surface sistemi, optik etiketlerin kullanıldığı mini kameralarla desteklenmis bir işlemsel görsellik algoritması ve projektor sistemi üzerine kurulu. Şu an için araştırmacıları en çok meşgul eden sorulardan biri projektor ve gösteri yüzeylerinin optimizasyonu. Halihazırdaki projektor teknolojisi biçim faktorü olarak yer kaplayan, gürültülü ve pahalı bir teknoloji. Önumuzdeki dönem yüzey bilgisayarları, özelleşmiş monitorlerin, işlemsel görsellik ve optik teknolojilerinin gelişimine parallel bir gelişme eğrisi göstereceğe benziyor.

22.12.2005

Bill Buxton'un yeni adresi ve bilgi işçilerinin arzuları

Bill Buxton bilgisayarlarin odalarda buzdolabi kadar yer kapladigi zamanlardan bugune insan bilgisayar etklilesimi alaninda (HCI) calismalar yapiyor. Buxton bugun genel gecer hale gelen klavye, fare, ekrana cift tiklama, giyilebilir bilgisyarlar, etkilesimli ortamlar gibi bir cok konuyu ortaya atip bu alanda calismalar yapti.

Bill Buxton bugunlerde Amerikan is dunyasinda olusan yeni bir trende katildi: alaninda isim olmus eski ustalari sirketin bunyesine katip deger yaratmak. Bu trende uygun olarak Buxton gectigimiz gunlerde Microsoft Research ile anlasma yapti, sitesinde ne kadar mutlu ve gururlu oldugunu okuyabiliyoruz. Bu trende diger ornekler internet mimarisini ve TCP/IP protokolunu yaratan Vint Cerf‘in Google ile anlasmasi, yapay zeka alaninda pioneer Peter Norvig‘in Google Research‘in basina gecmesi, Yahoo Research ile anlasan diger buyuk isimler v.s. Bu anlasmalar sirketlerin fikir kalitesini gelistirmesi yaninda, halkla iliskilerini guclendiriyor, ve bu sirketleri okullardan yeni cikmis genc bilgi işçilerinin en cok calismayi arzuladigi yerler haline gelmesini sagliyor.

21.08.2005

Menu kafası

Zamanindaki teknolojik limitlere gore onemli icatlar olan liste menuler, coktan secmeli dugmeler, yazilabilir metin alanlari, kaydırma çubuğu gibi ogeler HTML ile web sitelerinde yaygin olarak kullanilarak tum dunyada hakim bilgi erisim arayuzu oldu. Ancak erisilmek istenen bilgi miktari giderek artti ve karmasiklasti, ve bugun bir listedeki kirkdokuz ogeden birini secmek oldukca zorlasti. Bilgisayarli ortama hakim bu menu kafasi üslubu aliskanlik haline geldiginden degismekte zorlaniyor, ve bir tipoloji olarak her turlu tasarim eylemine yerlesiyor.

Dunyada giderek buyuyen ve karmasiklasan dijital bilgi birikimini hazmetmek icin yeni icatlara ihtiyac var. Bunun icin uygulanabilecek stratejilerden bir tanesi yeni tipolojiler icat etmek. Tasarim eyleminde tipoloji icat etmek icinde bulunulan bağlami hazmetmek ve bunun evrensel ızgarada nerde durduguna bakmakla basliyor. Ornegin bir listede cok tekrar eden ogelerin zamanla digerlerinin arasindan belirmesi ve bunun bir kelime bulutu olarak sunulmasi dinamik olarak degisen bilgi kaynaklarina uyum gosteriyor, ve yeni bir tipoloji olarak bu sitenin tepesinde, del.icio.us, flickr, amazon gibi bir cok yerde yaygin olarak kullaniliyor. Herturlu agli bagli ortamda zamanla belirme, tümevarma, tümdengelme, uyum gosterme, davranış gosterme gibi temel yontemler karmasik bilgiyi organize edebilen yeni tipolojiler icat etmeyi saglayabilir.

Anemone - Ben Fry
Karmasik bilgiye uyum gosteren bicim ornegi. Anemone, Ben Fry.