17.06.2009

İran Seçimleri Sonrası Ağlı-Bağlı Sosyal Medya Politikaları

noosphere

Görsel: The promise of noöpolitik

ABD hükümet yetkilileri, İran’daki tartışmalı seçimlerin ardından televizyon ve gazetelerde şaibeli seçim gibi kelimeler kullanmamaya özen gösteriyor. Ne de olsa başka devletin içişleri, mantıklı. Fakat sosyal medya ile izlenen strateji o kadar diplomatik değil, daha ağlı-bağlı, daha noöpolitik. Peki nedir bu noöpolitik?

Bu yazının geri kalanını okuyun »

05.11.2008

Amerikan Tarihinin En Önemli Seçimi Sonuçlandı

Barack Obama Amerikan’ın ilk siyah başkanı.

Zafer konuşmasından alıntılar:

“…değişim Amerika’ya geldi.”

“Her zaman size karşı dürüst olucam, özellikle ayrı fikirlerde olduğumuz zaman.”

“Bu akşam kendimize soralım — eğer çocuklarımız sonraki yüzyılı görebilirse, eğer kızlarım Ann Nixon Cooper [106 yaşında oy veren kadın] kadar uzun yaşayacak kadar şanslı ise, ne değişim görecekler? Ne ilerleme göstericez?”

Konuşmanın tüm metni.
Konuşmanın videosu.

28.09.2008

İmparatorluğun İki Başkan Adayı Kitlendi

Dün imparatorluğun iki başkan adayı milyonların gözü önünde canlı tartışma yaptı (“presidential debate“). Demokratik Parti adayı Barack Obama ve Cumhuriyetçi Parti adayı John McCain tüm dünyanın gözü önünde televizyonda canlı yayında tartıştı ve soruları cevapladı. Daha önce TV + Twitter = Katılımcı Demokrasi? yazısında bu tarihi tartışmaya video paylaşım servisi current_ tv yeni bir yaklaşım getirdiğinden bahsetmiştik. Current_ tv tartışma sırasında TV ekranında web’den canlı canlı aldığı Twitter yazılarını gösterdi. Yukarıdaki video’da insanların zaman zaman nasıl iki liderden de farklı görüşlerde olduğunu görebilirsiniz. Bu iş merkezden-kitleye medya ile kitleden-kitleye medyanın birleştirilmiş halidir.

Tartışmada önemli bir konu geçen hafta patlayan (bkz Büyük Sistem Krizi), yatırım devi Lehman Brothers’ın battığı, Merrill Lynch’i Bank of America’nın yuttuğu, dünyanın bir çok yerinde borsaların kapandığı küresel finansal krize (bkz Aşırı Budalalık) getirilmek istenen çözümdü. Son finansal krizden kurtulmak için Wall Street şirketlerinin borçlarını Amerikan devletinin karşılaması söz konusuydu. Devlet bu kadar büyük bir parayı ödeyecek mi ödemiyecek mi tartışması iki başkan adayını da tıkadı. Bu para ödenirse Amerikan Devlet’i halkın vergisinden toplanan paraları özel şirketlere vermiş olacak. McCain bu olaya onay verirse bir ay sonra seçimlerde oylarının düşeceğini bildiğinden onay vermedi, Obama ise aynı sebepten çekimser kaldı problemin daha derin olduğundan bahsetti durdu.

30.06.2008

Obama ve Siyaset 2.0: Tarihi Gerçek Zamanda Belgelemek

Bu çarşamba günü New York Üniversitesi’nde “Obama ve Siyaset 2.0: Tarihi Gerçek Zamanda Belgelemek” başlıklı bir konuşmayı izlemeye davet edildim. Konuşma Barack Obama’nın kampanyasında video çekimlerini sürdüren genç yönetmen Arun Chaudhary ve FastCompany editörü Ellen McGirt arasında olacak.

Arun Chaudhary NYU’da sinema üzerine hocalık yaparken yapılan teklif üzerine işini bırakıp Obama’nın video yönetmeni oluyor. Obama kampanyası boyunca BarackObama.com ve YouTube sitelerinde 800′den fazla video yayınlıyor. Obama’nın meydan konuşmalarından, küçük toplantılarından, seçim turundan, yoldaki röportajlardan çekilen ve montajlanan videoların her biri ortalama 10,000 defa izlenmiş. Bu online videolar kampanyanın en temel taşlarından biri olarak siyasi iletişime web 2.0 kavramlarını: mikro-kalabalıklar, sosyal birikme, online tartışmalar, virüssel yayılma, işbirliği formatları gibi kavramları getiriyor. Chaudhary amatör videoları, profesyonel çekimlerle, CNN videolarıyla, sinemayla, sahne arkası görüntülerle montajlayarak kampanyanın çoşkulu, samimi, seçkin, ve özgün sesini kitlelere aktarıyor.


Soldan sağa: Obama’ya alttan-yukarı yüceltici çekim, izleyicilerin hecyanı, izleyicilerin duygulanması, Obama vatandaşlar arasında.

Eğer herhangi bir Obama videosu izlediyseniz, genelde Obama’nın kendisini konuşmayı dinleyenlerin içinde bir kadrajda görürsünüz. Her zaman insanların arasındadır… Arkasında yanında hep sade vatandaşlar vardır. Bu insanların heycanları bakışları, sloganları hep dikkatli sinematografi teknikleriyle çekilen videolarda göz önünde olmuştur. Bu videolarda kayıtlı heyecan YouTube ve benzeri sosyal paylaşım kanallarına girer girmez aynı boyutta sosyal kanallar üzerinde yayılmaya başlamıştır, izleyenleri de heycanlandırmıştır. Chaudhary’nin bu özenle çekilmiş videoları amatör çekimlerle ve sahne arkası görüntülerle birleştirmesi kampanyanın samimiyetini arttırmıştır.


Soldan sağa: Hitler kurmaylarının duygulandığı anlar, Hitler’e alttan-yukarı yüceltici çekim, ufuklara bakan ideal Alman genci, vatandaşların Hitler selamı.

Obama videoları bana sinema ve propaganda tarihinden Alman film dahisi Leni Riefenstahl‘ı hatırlatıyor. Riefenstahl Naziler için çektiği propaganda filmlerinde (“Triumph des Willens“) Adolf Hitler’in konuşmalarını ve 1934 Nuremberg kongresini özel sinematografik tekniklerle gösterir (bkz: video 1, video 2). Obama videolarında olduğu gibi bu filmde seyircilerin bakışları ile konuşmacı arasında gidip gelen kamera görüntüleri, aşağıdan yukarı çekimlerle özneyi yüceltme vardır. Bu film Nazilerin yaptıklarından sonra etik olarak çok tartışılmış, hem yasaklanmış hem ödüller almış, sonuçta sinema dilinde önemli yerler edinmiştir. Bu teknikler artık siyasi ideolojilerinden bağımsız olarak dünyada standartlaşmış, günümüz siyasetinden (mesela AKP’de veya Fransa seçimlerinde) reklamlara pek çok yerde kullanılan görsel iletişim tetknikleri haline gelmiştir. Bugün de Obama videoları bu standart teknikleri kullanmanın yanında, kadrajlarıyla (halkla iç içe sahneler), montajıyla (amatör+profesyonel karıştırması), ve yayınlanmasıyla (sosyal ağlarda) bugünün sosyal ve teknolojik ortamında önemli yenilikler içeriyor.

Obama ve Siyaset 2.0 panelinin konuşmacılardan Ellen McGirt Obama’nın mesaj üretim tekniklerini marka oluşturmak olarak yorumluyor. McGirt en son FastCompany dergisinde “Obama Denilen Marka” başlığında tartışmalı bir makale yayınladı. Amerika’da yaşayanlar bilir, bu yeni dünya topraklarında siyaset ile pazarlama arasında çok az fark vardır… zaten ismi üzerinde siyaset 2.0.

Çarşamba günkü konuşmadan sonra ayrıca gözlemlerimi yazmaya çalışıcam.

04.06.2008

Barack Obama Geliyor

2004 yazıydı, MIT Media Lab’de beraber çalıştığım “profesörüm” John Maeda yanıma gelip “Barack Obama’yı duydun mu, adı seninkine benziyor” deyip güldü, yeni nesil bir politikacı geldiğinden bahsetti. O zamanlar pek dikkat etmemiştim, meğer daha bir kaç gün önce Boston’da Barack Obama Demokrat Parti Kongresindeki tarihi konuşmasını yapmış. O gün bugündür, yani tam 4 yıldır Barack Obama bir seçim kampanyası sürdürüyor.

Bugün, 3 Haziran 2008, uzun bir mücadelenin ardından Barack Obama’nın Amerikan Demokrat Partisi’nin başkan adayı olacağı kesinleşti. Obama Amerikan tarihindeki ilk zenci Demokrat Parti adayı. Kendisinin de söylediği gibi böyle bir şey bugün ancak Amerika’da gerçekleşebilir. Obama kampanyası boyunca farklı kimliklerin bir arada yaşaması üzerinde durdu. Kampanyası lobilerden, sağlık lobisinden, silah lobisinden, sigorta lobisinden büyük bağışlar alarak değil milyonlarca kişinin ufak bağışlarıyla oluşturuldu. Bu para toplama işi büyük çoğunlukla barackobama.com sitesindeki bağış formundan gerçekleşti. Bu bütçe tarihin en büyük seçim bütçesi oldu. Obama konuşmalarında hep tekrarladı: “Beyaz Saray’a çıktığımda lobilere hesap vermiycem size hesap vericem”.

Ben bunları yazarken Obama zafer konuşmasını yapıyor (videosu YouTube kanalında).

Konuşmadan önemli anlar:

“Din veya para odakları bu partinin seçim vaatlerinde hiç bir zaman bulunmayacak.”

“Clinton evrensel sağlık programının merkezinde olacak.”

“Gelecekten bu ana baktığımızda bugün dünyanın iyileşmeye başladığı gün olarak hatırlanacak.”

“Bu zaman bizim zamanımız.”

Barack Obama Demokrat Parti Kongresindeki tarihi konuşması – 1
http://www.youtube.com/watch?v=awQkJNVsgKM

Barack Obama Demokrat Parti Kongresindeki tarihi konuşması – 2
http://www.youtube.com/watch?v=1UDKXKGZ3PY

Obama’nin konuşmalarından sanatçıların yaptığı müzik videosu
http://www.youtube.com/watch?v=jjXyqcx-mYY

Obama’nın Google kampusündeki konuşması
http://www.youtube.com/watch?v=m4yVlPqeZwo

11.09.2007

Bugün 11 Eylül

9-11-superman.jpg

Günün resmi. Manhattan’da Dünya Ticaret Merkezi anıtının önünde ziyaretçilerin bıraktığı çiçekler ve “kahramanımız” Superman.

29.07.2007

Amerika'da Tasarlanmış Bağdat

irak-amerikan-bagdat.jpg

Amerikan askerlerini Irak savaşına hazırlamak için Amerika’nın Louisiana şehrinde Bağdat temalı bir askeri kamp kuruldu. Aynı Disney Land’in çocuklara büyülü bir dünya simulasyonu sunması gibi bu Amerikan çölünde tasarlanmış Bağdat askerleri “Irak savaşının büyülü dünyası”na hazırlıyor.

Yaklaşık bir yıldır faaliyette olan bu savaş tiyatrosu oyunların, yani simülasyon gerçek ilişkisinin, Amerikan ordusu tarafından nasıl kullanıldığını gösteriyor. Amerikan Bağdatı’nı tasarlayanlar arasında kostüm tasarımcıları, mimarlar, medya tasarımcıları, grafik tasarımcıları, etkileşim tasarımcıları, film yapımcıları, ve askeri stratejicileri var. Iraklı Amerikan vatandaşları oyuncu olarak köylüleri canlandırıyor. Baştan aşağı yaşanan drama Amerikan ordusunun koyulan bir hedef uğruna insanlığı her şekilde alt üst edip ezip geçtiğini gözler önüne seriyor.

Bir yanda daha önce Düğümküme’de yazdığımız Iraklı sanatçı Wafaa Bilal kendini internet’ten vurdururken diğer yanda Tasarlanmış Bağdat kampının yöneticisi General Robert Cone “Bir askere burada güvenebilirsek, Irak’da da güvenebiliriz.” diyor…

08.06.2007

Hedef "Iraklı Vurmak"

Iraklı sanatçı Wafaa Bilal Chicago’da bir galeride Internet üzerinden kendini vurdurttu. Mayıs ayı boyunca Bilal’in web sitesinden tüm internetin kullanımına açık web kameralı bir silahla Bilal’e ateş edebiliyordunuz. Bilal bir ay boyunca silahın menzilinde bir odada yaşadı ve hemen her dakika üzerine boya ateş edildi.

wafaabilal-0.jpg
Web kameralı silahın hedef görüntüsü.

wafaabilal-1.jpg
Bilal’in video günlüğünden görüntüler.

Aynı zamanda web sayfasındaki ateş etme alanında bulunan chat arayüzünden Bilal ile konuşulabiliyordu. Duyan geldi, önce bir iki el ateş etti, sonra ya not bıraktı ya çekip gitti. Bilal içerden dünyaya yayınladığı video blogunda diyalog aradığını söylüyordu arkadan Internet-tetiklemeli silahın sesi gelirken. Bilal bu menzilde yaptığı yaşama performansında

  1. gerçek ile sanal ilişkisini sorguladı,
  2. sanat izleyicisini aktif olarak performansa katmış oldu,
  3. ve çoğunluğa normalmiş gibi gelen Irak’da yaşanan gerçekliğe işaret etti.

Bilal’in bir ay boyunca bu savaş odasında tuttuğu video günlükleri YouTube’da izleyebilirsiniz.

Gerçekliğin İçinde Gerçek

apache-helikopter-iraq-1.jpg
Apache Helikopteri’nin gözünden takip edilip vurulanlar.

Chicago Flatfile Galerisi‘nde yapılan bu performans arka bilincimde Internet’te dolaşırken karşıma gerçeklik içinde gerçekler çıktı. Amerikan Ordusu’nun Apache helikopterlerinden Iraklıları vurma görüntülerini buldum. Bu videolarda yerde bulunan insanların sıcaklık ölçer kameralarla helikopterden tespit edilişini görüyorsunuz. Apache helikopterlerinden ağır silahlarla ateş edilerek insanlar parça parça ediliyor (Bu videoları küçüklere göstermeyin).

Bilal’in kendini Internet üzerinden vurdurma performansında olanlar ile Apache helikopterlerinin Iraklıları vurma görüntüleri birbirine karıştı, ortaya çıkan gerçekler midemi bulandırdı. Bu görüntüleri izlediğinizde şunu hatırlayın: merkezden-kitleye medyanın (tv, gazete, dergi) Irak istilası hakkında anlattığı hikayeler ve ülke başkanlarının genellemeci açıklamaları gerçek değil, sadece icat edilmiş gerçeklik.

apache-helikopter-irak-0.jpg
Apache Helikopterinden hedeflenip vurulan insanlar.