25.01.2008

Cepler Sonuna Kadar Açık

mypocket-graph.png

Burak Arıkan’ın Turbulence tarafından desteklenen, finans ağları, kendi günlük yaşamı ve bilgisayar ağlarını buluşturduğu yeni projesi MYPOCKET yayımlandı. MYPOCKET, finansal kayıtların bir yandan bizim için mahrem bilgiler olmasını, diğer yandan da çeşitli kuruluşlarca pazarlama verisi toplamak amacıyla veya finansal anlamda güvenilirliğimizin analiz edilmesi için kullanılmasını birer çıkış noktası olarak almış. Burak, son iki yıldır elektronik olarak kayıtlara geçen ne kadar finansal bilgi varsa bunları toplayan, arşivleyen ve gelecekteki harcamaları analiz eden, başka bir deyişle ağda yaşayan ve geleceği öngören bir yazılım geliştirmiş. Bu analizler bir yandan gelecekteki harcamalar hakkında tahminler yürütürken, diğer yandan da bu analizlerin değerlendirilmesi yoluyla sanatçının yaşamına etki ederek gelecekteki harcama alışkanlıklarında da değişiklikler yaratabiliyor, böylelikle iki yönlü bir etkileşim sunuyor.

interfaces.jpg

MYPOCKET, günümüzün tekno-kültürel ortamından esinlenerek, kendisini 3 değişik arayüz üzerinden gösteriyor:

  1. Banka İşlemleri RSS beslemesi: Internet’te en yaygın kullanılan RSS haber yayımlama formatı binlerce kaynaktan sürekli akan bir bilgi seline bağlanmamızı sağlar. MYPOCKET Burak’ın günlük alışverişlerine RSS okuyucunuzdan tıpkı haberleri takip ettiğiniz gibi takip edebilmenize imkan veriyor. Böylece erişilebilirliği arttırarak açıklığın altını çiziyor.
  2. Banka İşlemleri Ağı: Bir sonraki alışverişleri tahmin etmek için iki yıllık alışverişlerin birbirleriyle olan ilişkisine bakılıyor. Ortak alışveriş kategorileri, ortak haftanın günü ve aynı haftası gibi noktalardan kurulan ilişkiler zaman içinde gelişiyor. Banka İşlemleri Ağı ile bu dinamik ilişkilerin tümüne bir anda, yani henüz işlenmemiş bir mantık örgüsüne bakıyoruz.
  3. Tahmin Edilmiş Nesneler: Kasıtlı bir analiz sonucunda gelecekte olacağı tahmin edilen bir olayın gerçekleştikten sonraki fiziksel kanıtları. Yaşamın yan ürünleri. MYPOCKET projesinde Burak banka kartıyla yaptığı alışverişlerin fişlerini saklıyor, ve tahmin edilenleri “tahmin edilmiştir” diye işaretliyor. Bu fişler hem yapılan alışverişin bilgilerini içerdiği için hem de varlıkları önceden bilinmiş oldukları için birer eşsiz nesne oluyor.

Burada ilginç bulduğum noktalardan biri, daha önce pek çok sanatçının kullanmış olduğu gözetlenme olgusunun özel bir alanına, finansal verilere bakması. Özellikle 11 Eylül’den sonra Batı’da artan güvenlik önlemlerinin özgürlükleri kısıtlamasına dikkat çeken birçok sanatçı bunu vurgulamak için çeşitli yöntemler kullanmışlardı. Bunlardan en can alıcısı Hasan Elahi‘nin FBI’a vermesi gereken raporu canlı bir GPS verisi izleme projesi haline getirmesi idi. Bu projede ise takip edilme ne üstten gelen bir otoritenin güvenliği artırma amacıyla ne de bunu yayarak eğlence haline getirmekle ilgili. Burada söz konusu olan, bankalar tarafından zaten sürekli olarak takip edilen harcamalarımız. İlk bakışta sadece birer veri akışından ibaret, amacı ne yeryüzündeki koordinatlarımızı vermek ne de nasıl bir insan olduğumuzu belirlemek. Ancak bu veriler yeterince toplandığı ve istisnasız olarak her harcama bir veri akışıyla Internet’ten yayımlandığı zaman bunun aslında mahrem bir bilgi olduğunu ve bankalarda toplanma amacının çok ötesinde kullanılabileceğini daha iyi görebiliyoruz.

mypocket-graph-2.jpg

Banka işlemlerinin birbirleriyle kurdukları ilişkilerin görsellemesi. İki işlem arasında bağlantı oluşması için ya aynı kategoride olmaları, ya haftanın aynı gününde gerçekleşmiş olmaları, ya da ayın aynı haftasında gerçekleşmiş olmaları gerekiyor. Çizgi kalınlıkları bağlantının iki ucundaki harcamaların toplamını gösteriyor.

Diğer bir can alıcı nokta da, bu verilerle yapılan tahminler ve sanatçı-yazılım arasındaki iki yönlü adaptasyon. Popüler kültürde de BBG gibi TV programlarında gözetlenmenin insanlar üzerindeki yapaylaştırıcı etkisini, hayatı izlenen televizyondan izlenen kişinin gerçek hayatı ile rol oynama eyleminin iç içe girdiğini görmüştük. Burada, içinde rol oynanan kontrollü bir ortamdan söz edemesek de ve yayımlanan veri yaşamın sadece kısıtlı bir alanına dahil olsa da, bu aslında yaşamın kolaylıkla sayısallaştırabilir bir kesiti üzerinde yoğunlaşmamızı ve etkilerini daha ayrıntılı bir şekilde görmemizi sağlıyor. TV sinyalleri yerine Internet üzerinden banka ve kredi kartı işlemlerini RSS akışları bize bilgileri anında ulaştırırken, Internet’in etkileşimli yapısına da uygun olarak bu akışın tek yönlü olmadığının bilinci ile geleceğe dair tahminler de veriyor, bugün Amazon benzeri birçok alışveriş sitesinde bize yapılan “Daha önce şu ürünü almışsınız, o halde bu ürünü de beğenebilirsiniz” tarzında tavsiyeler veya kredi kartı şirketlerinin yaptıkları puanlandırmalar gibi… Bu tahminlerin, insan davranışının karmaşası nedeniyle ne kadarının sonucu etkilemeden nesnel olarak dışarıdan yapıldığı; ne kadarının, parçacık fiziğinde ölçüm eyleminin ölçülen ile aynı ölçekte gerçekleşmesi nedeniyle ölçüm sonucunu etkilemesine benzer şekilde, sanatçının finansal kaderini önceden çizdiği meçhul. Burak, belki de işin bu yönüne vurgu yapmak, halkayı tamamlamak için doğru tahmin edilen harcamaların fişlerini işaretleyerek tüm bu fiziksel-ağlı-işlemsel performansın yanında, henüz oluşmamış olan nesnelerin adeta anılarını önceden oluşturup, sonradan gerçekleştikleri takdirde onları da birer hazıryapım nesne (veya tahmin edilmiş nesne) olarak işin içine katıyor. Böylece gelecek sadece tahmin edilmiş değil, aynı zamanda da maddeleştirilmiş oluyor; bu da insanların alışveriş alışkanlıklarının izlenmesi yoluyla yapılan tahminlerin doğrudan ekonomik değeri olduğu bu zamanları gayet iyi yansıtıyor.

Proje adresi: http://transition.turbulence.org/Works/mypocket

23.06.2007

Adaletli Sıralama Açık Hesaplama Gerektirir

Açık Toplum Partisi gibi bir siyasi parti olsaydı seçimlerde, oy vermeyi düşünürdüm. Açık toplum açık teknoloji gerektirir. Teknoloji dedğimizde artık sadece LAZER anlamıyoruz tabi. Özellikle iletişim ve Internet teknolojisindeki gelişmeler –telekom altyapısından bloglara, arama motorlarından sosyal web 2.0 servislerine– şu anda içinde olduğumuz toplumu tarihte hiç olmadığı hızda dönüştürüyor. Bu dönüşümde yazılan her kod parçası, her işlem, her hesap, sisteme gömülen her kural toplumun kodu olarak belirir. Açık kod açık toplum demektir.

Türkiye’de toplum dönüştürücü teknolojilerden ikisi, yeni Blograzzi girişimi ve oldukça yaygın kullanılan Pilli Network, ortak bir özelliğe sahip: verdikleri servislerde açıklık göstermiyorlar.blograzzi-logo.gif

Blograzzi’nin “bir formülü”

Yeni açılan blog sıralama sitesi Blograzzi Türkiye’nin “en iyi” bloglarını sıralandırıyor. Blogların sıralaması bir kaç farklı puanın birlikte hesaplanmasıyla yapılıyor. Puanların nasıl harmanladığı sitede şöyle açıklanmış:

Blograzzi Puanı, Blograzzi’nin blogla ilgili Internetten derlediği tüm istatistikleri [Technorati ve Alexa Türkiye], kullanıcı oylamaları, favorileri ve yorumları ile birlikte kullanarak ağırlıklı olarak hesapladığı bir formüle dayanır.

Bir formül? Türkçe’de gizli kapalı bir şeyi kibarca ifade etmek için önüne “bir” koyarız. Bir köşe yazarı, bir kaynağa göre, bir söylentiye göre, bir televizyon kanalı gibi… Blograzzi’yi geliştirmeye devam eden sitenin kurucusu Arda Kutsal‘dan bu bahsedilen “bir formülü” herkese açık bir şekilde ifade etmesini istiyoruz.pilli-logo.gif

Pilli Network’ün “karmaşık algoritması”

Gelir dağılımı blog yazma ağı Pilli Network yazarlara kısa yazılarına olan ilgiye göre reklam gelirlerini dağıtıyor. Herkese örnek olması gereken bir sistem. Ancak açıklık konusunda bir problem var. Pilli gelir paylaşmayı nasıl hesaplıyor? Pilli.com’da şöyle açıklanmış:

Okunma oranlarını yorumlayan, olası yanlışlıkları gideren karmaşık bir algoritmamız var. Biz bir sitenin günlük gelirini giriyoruz, o bize kimin hesabına ne kadar para ekleyeceğimizi söylüyor.

Karmaşık bir algoritma? Biz soruyoruz o söylüyor? Kim? O kadar karmaşık ki size gösteremeyiz. Pilli ekibinden bu “karmaşık algoritmayı” herkese açmasını istiyoruz.

Pilli Network ve Blograzzi sistemlerindeki bu gizli hesaplarını açarlarsa sadece şu andaki kullanıcılarına adaletli davranmış olmayacaklar aynı zamanda Türkiye’de hızla gelmekte olan yeni nesil sistem tasarımcılarını da olumlu etkileyecekler.

23.10.2006

Kalabalık zekasıyla algoritma geliştirme trendi

Likebetter

LikeBetter servisi kullanıcıların fotoğraflara olan tepkisine göre kişilikleri hakkında tahminlerde bulunuyor. Size iki fotoğraf gösteriliyor, birini seçerek ilerlediğiniz bir test yapıyorsunuz ve bir sure sonra köşede bir beyin ikonu yanıp sönmeye başlıyor, ona tıkladığınızda hakkınızda yapılan tahminlere evet/hayır cevaplar verip sonuçları profilinize kaydediyorsunuz. Fotoğraflara olan tepkiniz biriktiriliyor ve bir resim işleme algoritması daha akıllı hale geliyor. Gösterilen fotoğraflar genelde iki karşıt durum belirtiyor. Film kültüründen bildiğimiz “binary opposition” (e.g., doğuXbatı, kadınXerkek, teknolojikXdoğal) sözde kişiliği belirlemede kullanılıyor. Bu karşıtlıklarla beslenmiş yılların hollywood izleyicilerini anlamak çok da zor olmasa gerek…

Yeni startup Pairwise tarafından geliştirilen bu ürüne, Paul Graham’in Y Combinator yatırım şirketi destek olmuş. Bu çok da dahi bir iş fikri değil: bir yanda gazetelerin haftasonu kelebek eklerinde verilen burç fal bulmaca benzeri bir şeyle ugraşıyorsunuz, diğer yanda yapay bir zekayı besliyorsunuz. Kalabalık aklını sömürmek giderek arama motorlarını aşıyor, şu anda cilalı oyunlar gorünümünde daha direk olarak mikro iş gücümüz somürülüyor.

Bu biçim resimler hakkında meta-veri toplayarak akıllı resim işleme sistemleri geliştirmeye örnekler daha önce Luis von Ahn‘in Peekaboom ve ESP oyunlarında ve iki gün önce burada bahsettiğimiz retrievr arama motorunda görülmüştü.

27.07.2005

Scott Snibbe

Scott Snibbe’in isleri ekrandan heykele pek cok alanda islemsel yaraticilik iceriyor. 1998′de Voronoi Diyagramlari‘ni kullanarak bir alani esit araliklara boldugu “Sinir fonksiyonlari” isi sosyal ortamda kisisel alan konusunu isliyor, ve yazilim ile fiziksel ortami beraber kullaniyor. Son zamanlarda yaptigi isler projeksiyonda golge ve gercek zamanli video isleme tekniklerini kullanarak kisisel anlatimlara ve insan figurlerine odaklaniyor.

Scott Snibbe - Voronoi