Ali Miharbi 09.03.2010
Yeni Malzemeler Üzerine, Sol LeWitt, 1967
Yeni malzemeler günümüz sanatının en büyük sıkıntılarından birisi. Bazı sanatçılar yeni malzemeleri yeni fikirler ile karıştırıyorlar. Sanatı süs püs içinde yuvarlanırken görmekten beter bir şey yok. Bu malzemelerin cazibesine katılan sanatçıların çoğunluğu genellikle malzemeleri hakkıyla kullanabilecek bilinçten de yoksunlar. Yeni malzemeleri kullanıp sanat eserine çevirebilmek için gerçekten iyi bir sanatçı olmak gerekiyor. Buradaki tehlike, kanımca, malzemelerin fizikselliğinin eserin fikri haline gelecek denli öne çıkması.
Sol LeWitt, 1967, Kavramsal Sanat Üzerine Paragraflar
Yeni teknolojik ürün/araç/yöntemlerin sanatsal üretimde kullanılmasının birçok zaman sorunlu olduğunu düşündüğümüzde bugün de güncelliğini koruduğunu düşündüğüm fikirler.
Related posts:
- Sol LeWitt (1928-2007)
- MSÜ No.9: Türkiye'de Yeni Küratörlük Yaklaşımları ve Araştırmaları
- Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne?
- Internet bağ trendleri üzerine görsel bir araştırma
- Bidoun Dergisi Yeni Sayısında Orta Doğudan Teknolojiye Bakıyor
09/03/2010 at 10:56
birisi “interaktif sanat” diyorsa oradan direk uzaklaş.
10/03/2010 at 03:03
interaktivite vurgusu da şart değil aslında uzaklaşmak için, bugün kendilerini sol lewitt’in günümüzdeki takipçileri olarak gören birçok sanatçı onun “fikir sanat yapan makinadır” söylemindeki “fikir” yerine “kod” yerleştirerek tam da lewitt’in tepki gösterdiği bu tuzağa düşüyorlar ve bu düşüncenin tarihsel devamı olmak bir yana kavramsallığın tam tersi yönüne gidiyorlar bence. bu genellikle bilgisayar kodunu temel alarak formalist, göze hoş gelen, karmaşık ve soyut işler yapanlar için geçerli. lev manovich gibi kuramcılar bu işleri zamanın karmaşasını yansıttıkları için övüyor ama kendi zamanlarını yansıtmaktan çok birer yetenek ve teknoloji gösterisi haline geliyorlar.
10/03/2010 at 13:22
Ben, ne kadar beslendiysem ve hala atıfta bulunmayı ciddiye alınmak için bir nebze mecburiyet olarak hissetsem de, yakında Manovich gördüysen kaç diyeceğim, gerçekten ramak kaldı.
Adamdaki -bir akademisyen arkadaşımın isabetli tespitiyle- enstürmantalist tavır gerçekten yorucu. Bir iddiası varsa, sanat tarihinden, düşünce tarihinden işine yarayabileceğine inandığı her türlü örnek ve kuramı eğe, büke yazıyor. Bir nevi zizek falan gibi popüler/public intellectual havası edinmek mi istiyor bilmiyorum ama, dilindeki psuedo-kolaylaştırılmış teknik ifadeler de daha çok Martin Mystere okuyor havası yaratmaya başladı bende.
11/03/2010 at 02:35
manovich’in yazdigi 10 sayfanin sadece 1 sayfasinda da olsa cok saglam tespitler olabilmesi iyi mi yoksa kotu mu bir sey onu cozemedim ben de henuz, filtreleyerek okumak gerekiyor sanirim..