10.03.2009

Silikon Vadisi'nin Gizli Tarihi

Bush’u Teksas’lı petrolcüler, Obama’yı Silikon Vadisi seçti derler. Nitekim Silikon Vadisi’nin çıkardığı en önemli şirketlerden Google’un CEO’su Eric Schmidt Obama’nın en önemli destekçilerinden, bir devletin ilk defa CTOsu (“Chief Technology Officer”) olacak, ve adaylardan en önemlisi yine Silikon Vadisi motorlarından Cisco’nun şu anki CTOsu Padmasree Warrior.

Teknolojik hakimiyet politik hakimiyete dönüşüyor gözümüzün önünde. Tarih tekerrür ediyor muhtemelen, ama şimdi ne haldeyiz anlayabilmek için öncelikle Silikon Vadisi’nin tarihine bakabiliriz.

Silikon Vadisi nasıl dünyanın en önemli teknolojik icatlarının yapıldığı bir merkeze dönüştü?

Google, Yahoo, Hewlett Packard, Cisco, Intel gibi şirketlerin doğmasına sebep olacak ortam nasıl ortaya çıktı? Bugün Silikon Vadisi iş modellerini örnek alan Türkiyeli, Avrupalı (bkz Ersan Özer: Alman Internet’ine olup bitenler), Asyalı yeni nesil internet şirketleri, vaizler (“evangelist”), yatırımcılar, iş okulları (MBA) hep benzer bir teknoloji üretim ortamı yaratmayı amaçlıyor kendi memleketlerinde. Belki Silikon Vadisi’nin nasıl kurulduğunu ve genelde pek bilinmeyen yönlerini su üstüne çıkardığımızda kendi ortamımıza daha özgün şekiller verebiliriz.


http://www.youtube.com/watch?v=hFSPHfZQpIQ

“İkinci Dünya Savaşı ilk elektronik savaştır.”

Stanford profesörü Steve Blank Silikon Vadisi’nin başlangıcını II. Dünya Savaşı’na kadar götürüyor. Herşey Stanford Üniversitesi’nin askeri araştırmalar için devletle yoğun işbirliği yapmasıyla başlıyor. Bu MIT’den gelen geleneksel bir yaklaşım, pek çok öncü Stanford hocaları MIT’den gelmiştir İkinci Dünya savaşı sırasında veya sonrasında. Kore Savaşı boyunca Stanford ve Amerikan ordusu arasında ilişkiler gelişiyor, ve Soğuk Savaş döneminde yeni icatlar yapılması için askeri-akademi işbirlikleri artıyor. Stanford askeri teknolojiler, yeni silahlar, ve radar sistemleri geliştiriyor. Bu askeri destek ve endüstri ilişkileri sonucunda Fairchild Semiconductor gibi elektroniğin babası şirketler ortaya çıkıyor. Sonrasını biliyorsunuz, Intel, Cisco, Apple, Google…

Dört ana icat dalgası

Silikon Vadisi tarihinde dört ana icat dalgası var diyor Steve Blank:

  1. Savunma (Radarlar, sibernetik kontrol)
  2. Tümleşik devre (“integrated circuit”)
  3. Kişisel bilgisayar (“PC”)
  4. Internet

II. Dünya Savaşında Almanya’nın radar duvarını geçmek için geliştirilen stratejik bombalama teknikleri Stanford’dan çıkmış. Tümleşik devre ve çip teknolojisi savaş sonrası hesap kitap için gerekiyor. Sonra PClerle yepyeni bir dijital tüketim toplumu yaratılıyor. Internet ile hem tüketim hem üretim yoğunluğu arttırılıyor, e.g., “one-click-shopping”, “opensource”, “freemium”, “prosumer”.

Steve Blank sunumunda enine boyuna anlatıyor Silikon Vadisi’nin gelişimini. Bilgilendirici kafa açıcı bir sunum. Video’yu izledikten sonra beni düşündürenler bugünkü durum oldu.

Bilmediğimizi Bilmediklerimiz

Bugün Silikon Vadisi’ni ve dünyadaki diğer Silikon Vadilerini destekleyen ortam nedir? “Küresel terör”le mücadele? Toplumsal kontrol? Kriz kontrolü? Bilmediğimizi bilmediklerimiz?

Geleceği tahmin etmek çağdaş bir silah. Ekonomiden askeriyeye yaşamın içinde her alanda gelecekte olacakları hesaplayabilmek. Risk alma gücünü arttırmak. Bilişim teknolojileri sayesinde geçmişte hiç olmadığı kadar daha iyi gelecek hesaplıyoruz. Şu anda yaşadığımız küresel finansal kriz bunun tersini ispatlasa geleceği hesaplamak nerdeyse doğal bir insan güdüsü olduğundan teknolojik gelişim bu güdüyle desteklenecektir. Bugünkü sosyal web ortamında ortaya çıkan bilgi miktarı, finans hareketlerin yoğunluğu, ve bilginin dünyayı dolaşma hızı gelecek hesabını iyileştiren en önemli faktörler. Dolayısıyla San Francisco’dan Paris’e İstanbul’a Şangay’a dünyanın Silikon Vadileri geleceği tahmin etme endüstrisinin çekirdeğini oluşturacaklardır.

Etiketler

, , , , , , ,

1 Yorum

  1. Engin Erdoğan

    Silikon Vadisi’nin özellikle bilgisayar ve iletişim teknolojileri alanlarındaki gelişiminde en çok atlanan etmenlerden biri, 1968 yıllarının hipi hareketi. Hipi hareketinin temelinde kayıtsız şartsız paylaşım ve açıklık var. Bu paylaşım temeli, dönemde çil yavrusu gibi üreyen karmaşık teknolojilerin kolektif olarak öğrenilmesinde, kullanım modelleri geliştirilmesinde ve üzerine daha da yenilikler getirilmesinde etkili olmuş. Bunun en güzel örneği, kişisel bilgisayarların ortaya çıkış hikayesi. Bu hikaye The Triumph of the Nerds adlı belgeselde çok güzel anlatılıyor.

Yorum Yaz