11.06.2008

Reklam Federasyonu Nasıl Kurulur?

Bir blog, fanzin, dergi, veya bir web servisiniz var ve verdiğiniz emek karşılığında gelir elde etmek istiyorsunuz. Google AdSense, Yahoo gibi dev reklam ağlarından sitenize reklam koyuyorsunuz. Ama bakıyorsunuz bu geniş reklam ağlarından size iki kuruş gelir geliyor. Çünkü bu dev ağlar sizin gibi küçük ve orta ölçekli “işletme”lerden elde ettiği reklam gelirlerinden kendilerine yüksek paylar kesiyorlar. Arada Google olmasaydı mesela reklamlarınızdan muhtemelen iki katı daha fazla gelir elde edebilirdiniz.

Ama sitenize başka nasıl reklam alacaksınız? Diğer bir yol Türkiye’deki reklam broker firmalarla çalışmak. Bunlarda da aynı Google gibi reklamverenlerden topladıkları reklamları uygun olan çeşitli sitelerde yayına veriyorlar. Anlaşmanızdan sonra size verdikleri kod parçasını sitenizde reklam alanlarına yerleştiriyorsunuz ve sonra bu alanları brokerlar işletiyor. Google’dan farkı o kadar büyük olmadıkları için daha uygun şartlarda reklam gelirinizden komisyon alıyorlar. Ne kadar komisyon? Hafif Uyku bu yazıya yaptığı yorumda bir markanın reklamı hazır olduktan sonra yayınlanacağı siteye gelene kadar bütçesi nasıl dağılıyor özetliyor:

Marka kreatif ajansına gidiyor (%30 komisyon), kreatif ajans planlama ajansına gidiyor (%30), planlama ajansı medya ajansına gidiyor (%30), medya ajansı 60-70 sitenin reklam alanlarını pazarlıyor. onların da küçücük gelirler için bloglarla uğraşmak istemediklerini bir kaç yıllık tecrübemiz ile hissediyorum.

Eğer sitenizin trafiği yüksek değilse pazarlık payınız az. Reklam brokerları (mesela Logaritma, AdNet, ReklamZ, Euro Message, MedyaNet, Medyaguru) veya doğrudan reklamverenler ile reklam anlaşması yaparken yüksek trafiğiniz olması komisyonlarda daha iyi pazarlık yapmanızı sağlayacaktır. Yani eğer

  1. kendi trafiğiniz henüz yüksek değilse,
  2. reklam brokerları ile daha iyi pazarlık yapabilmek için

çevrenizdeki ilgili sitelerle birlik olup bir reklam federasyonu oluşturabilirsiniz.

Reklam Federasyonları

Komşu bloglar birlik olup bir sistemden tüm sitelerinize ortak reklam alabilirsiniz. Böyle bir ağ oluşturduğunuzda elinizde daha fazla trafik ve konu çeşidi olacak. Böylece brokerlar ile masaya oturduğunuzda daha düşük komisyonlar verebileceksiniz ve bazı reklamverenlerden doğrudan komisyonsuz reklam alabileceksiniz. Yani gösterdiğiniz reklamlardan daha çok gelir cebinize kalabilecek.

Reklam federasyonlarına dünyada iyi örneklerden bir tanesi The Deck. The Deck sadece yaratıcı alanlar, web, ve tasarım kültürü ile ilgili yaklaşık 30 bağımsız sitenin yeraldığı bir reklam federasyonu. Yayıncılar sadece özel davetle ağa dahil ediliyor ve sadece ağdakilerin kendi kullandıkları ürünlerin reklamlarını kabul ediyorlar. Buna bir diğer örnek de teknoloji blogcularından oluşan Federated Media.

Türkiye’de Reklam Federasyonları

Türkiye’de reklam federasyonuna iki iyi örnek var: Nokta AŞ ve Pilli Network. Tabii bunlar birer şirket ama işleyişleri reklam federasyonu gibi. Nokta AŞ işlettiği çeşitli sitelere tek bir sistemden, Virgül‘den reklam alıyor. Pilli Sosyomat ve 10 adet blogdan oluşan yayın ağına yeni başlattığı Pilli İlan servisinden ilan almaya başladı. Her iki sistemde de reklamveren tek bir arayüzden ilanını, göstermek istediği yerleri, süresini / sayısını, ve bütçeyi ayarlıyor, sonra ödemeyi yapıp, ilanların performansını izliyebiliyor. Ayrıca Nokta AŞ hali hazırda yayın ağına katılmak isteyenlere açık. Pilli İlan sisteminde de ilerde böyle bir gelişme görebiliriz.

Nokta AŞ’nin pek çok sitesinde ve Pilli’nin tüm sitelerinde içerikler kullanıcıların katkısıyla oluşturuluyor, yani şu web 2.0 denilen servisler. Nokta AŞ reklam gelirinin tümünü muhtemelen kendine alırken Pilli İlan gelirlerinin %70′i bloglarda yazıp çizenlere katkıları oranında dağıtılıyor. Her ay ne kadar gelir dağıtıldığını Torpilli blogunda açık olarak paylaşıyorlar. Pilli gelir dağıtımlı sistemiyle Türkiye’de ve muhtemelen dünyada ilk örneklerden biri. Pilli’nin kurucuları Hasan Yalçınkaya ve Cem Başpınar hem dünyadaki ender örneklerinden bu karmaşık sistemi ayakta tutuyorlar hem de geliştirmeye devam ediyorlar. Pilli’nin bu gelir dağılımlı sisteminin ileride pek çok girişimciye örnek olacağını düşünüyorum.

Peki hemen şimdi kendi reklam federasyonunuzu oluşturmak için ne yapabilirsiniz?

Reklam Federasyonu Kurmak için Araçlar

Öncelikle bir reklam yönetim yazılımı kurmanız gerekli. Bu yazılımda:

  • ayrı ayrı müşteri ve yayıncı hesapları olmalı,
  • detaylı bir ilan oluşturma arayüzü içermeli,
  • ilanları yayınlayacağınız siteleri, sürelerini, ve tiplerini (gösterim, tıklama vs.) seçebilmelisiniz,
  • yayıncı sitelere yerleştirilecek Javascript kod yaratılabilmeli,
  • ilanların istatistiklerini takip edebilmelisiniz,
  • ve tabii ki bir ödeme sistemi olmalı veya bir ödeme sistemine bağlanabilmeli.

Bunları içeren faydalı bir kaç reklam yönetim yazılımı şöyle:

OpenX. Aynı WordPress blog kurar gibi kendi sunucunuzda kurabiliyorsunuz. Yine WordPress gibi PHP ile yazılmış OpenX açık kaynaklı, bu sebeple hem bedava hem de geniş bir programcı kitlesi tarafından geliştirilmeye devam ediyor.

WordPress OIO Eklentisi. Bu eklenti bir reklam yönetim sistemi. Sadece WordPress blogundaki reklamları değil istediğiniz başka sitelerdeki reklamları da yönetebiliyorsunuz. Bu demosundan nasıl çalışıyor deneyebilirsiniz.

Üçüncü partiler için Google AdSense ile Google reklam yazılımını kendi reklamlarınızı kendiniz yöenetmek için de kullanabileceksiniz. Burdan kendi kendine reklam yönetmeyi Google’un bir pazar olarak gördüğünü çıkarabiliriz.

AdRoll barındırmalı bir reklam federasyonu çözümü gibi duruyor. Reklamları yine siz kendiniz bulup kendiniz yönetiyorsunuz, ancak barındırdığı için ve başka pek çok servis için komisyon alıyor. Tavsiye edebileceğim bir servis değil.

Ayrıca geçtiğimiz haftalarda blog servisi Six Apart kendi reklam servisini başlattı. WordPress’den de benzer bir reklam servisi girişimi bekleniyor.

Yaptığını bir web işinde reklamdan gelir elde ediyorsanız kendi reklam servisinize sahip olmanız çok büyük değer yaratıyor. Bu konuda New York’lu ünlü yatırımcı Fred Wilson şöyle bir yorum yapıyor:

Neden Facebook $15 milyar ediyor da WordPress $200 milyon ediyor [iki sistemin de milyonlarca kullanıcısı var]? Çünkü Facebook kendi reklam sistemini kendi kontrol ediyor WordPress etmiyor.

Web’de reklamdan çok ekmek yiyen var, bunun en önemlisi örneği Google. AdSense Google şirketinin yaşamını sürdürmesini sağlayan en önemli ürün. Siz de çevrenizde ilgili alakalı arkadaşlarınız veya anlaşabilceğiniz “web komşularınız”la reklam federasyonları oluşturarak harcadığınız emeğe daha fazla parasal karşılık alabilirsiniz.

İlgili iki bağlantı:
Web reklamları tipleri nedir?
Reklama hazır WordPress temaları

Etiketler

, , , , , , , , ,

Geri beslemeler (Trackback)

Trackback Adresi
  1. Pilli İlan bloglara ilan servis edecek mi? | Blog Kazanı
  2. reklam federasyonu nasýl kurulur ? | AntiFit
  3. Pilli İlan bloglara ilan servis edecek mi? | TurkAtesi.oRg ~ Internetin En Cix Mekanı
  4. düğümküme » iPhone Pazar Yeri
  5. Düğümküme » Gazete ve Dergi Sitelerinin Yapması Gereken 10 Şey
  6. Düğümküme » iPhone Pazar Yeri Açıldı

17 Yorum

  1. Yalçın Pembecioğlu

    Çok güzel bir inceleme olmuş. Türkiye’deki Bloglama’yı da bir reklam federasyonu olarak ekleyebiliriz belki listeye.

  2. Etkin Çiftçi

    Önemli bir konuyu, güzel derlemişsin burak. Yalnız federelik konusunu biraz daha detaylandırmak gerekebilir. Keza Türkiyedeki örneklere federasyon demek doğru olur mu bilemiyorum.

    Federasyon denince alışıldık reklam veren-reklam mecrası ilişkisinin dışında birleşmiş (united) bir yapı akla gelmiyor mı? Piili veya nokta kendi sitelerinde reklam yayınlıyorlar. Bugün doğan medya grubuyla reklam anlaşması yaptığınızda da reklamınız doğan grubuna ait onlarca mecrada yayınlanır. Doğan grubu da mı bir federasyon?

    Federated Media örneğinde olduğu gibi reklam federasyonları özleri itibariyle farklı kişilere/kurumlara ait yayın organlarının tek ve kolay yönetilebilir bir merkezden reklam satışı yapmasını sağlayan yerler. Federe oluşları birbirinden farklı, küçüklü-büyüklü şirketlerin biraraya gelmelerinden kaynaklanıyor. Tek bir şirketin, aldığı bir reklamı kendine ait yayın organlarına (sitelere) dağıtıp yayınlaması alışıldık bir reklam satış yöntemi ve medya tekelleşmesinin de en doğal sonucu aslında.

    Pilli’nin reklam gelirlerinin bir bölümünü yazarlarına dağıtması türkiyede örneği olmayan güzel bir uygulama. Ancak bunu user generated content’e ödenen değişken bir telif ücreti olarak değerlendirebiliriz. Geleneksel yayın organları zaten kadrolarındaki profesyonel(prosumer değil, sadece pro) yazarlara sabit veya değişken telif ücretleri öderler. Yani yazara para ödemek meselesi, reklam satışından ayrı olarak ele alınmalıdır düşünüyorum.

    http://www.mynet.com/reklam/ ve http://www.adnet.com.tr/ türkiye’de online reklamcılıktan en çok para kazanan ve büyük reklamverenlerle çalışan iki şirket. Aldıkları reklamları kendi portfolyalarına dağıtıyorlar ve adsense çakması sistemler kullanıyorlar.

    Türkiye’de gerçek anlamda (farklı kişilere ait-farklı yayın organlarını barındıran) bir veya bir kaç reklam federasyonuna ihtiyaç olduğu çok açık. Belki bu ukdeye, bağımsız reklam birlikleri diyebiliriz. Umarım pilli vb kullanıcılarıyla barışık şirketler ileride böyle bir yapıyı hayata geçirmek için ön ayak olurlar.

  3. arikan

    Yalçın Bloglama’dan haber verdiğin için teşekkürler.
    http://bloglama.com

    Bloglama sitesinde şebekeye katılanlarla nasıl bir ilişki kurdukları hakkında bilgi bulamadım. Mesela birim fiyatlar nasıl belirleniyor, komisyon alan var mı, reklam sistemi nasıl çalışıyor? Bu konuda bilgin var mı?

  4. Hafif Uyku

    Eline sağlık, Burak. Blogküreye cesaret verici bir yazı olmuş.

    Reklamveren açısından düşününce bloglar için başka çıkar yol olmadığı ortaya çıkıyor aslında. Çok garip oluşmuş bir internet reklam sektörü ile karşı karşıyayız.
    Marka kreatif ajansına gidiyor (%30 komisyon), kreatif ajans planlama ajansına gidiyor (%30), planlama ajansı medya ajansına gidiyor (%30), medya ajansı 60-70 sitenin reklam alanlarını pazarlıyor. onların da küçücük gelirler için bloglarla uğraşmak istemediklerini bir kaç yıllık tecrübemiz ile hissediyorum. her kampanya için haber göndermek, reklam yayına girdi mi diye kontrol etmek, gösterimleri raporlamak, sorun varsa sitenin kim olduğu pek de belli olmayan sahibine ulaşıp sorunu gidermek, bu insanlara fatura vermek gibi işler yapmak zorundalar. Bunu da tanımadıkları blog yazarları için yapmak istemiyorlar.

    Hal böyleyken tek yol blogların birleşmesi ve buyrun biz bu kadar trafik ürettik diyerek ortaya çıkmaları. Bu tabii markalardan reklam alabilmenin yolu. Biz ilanı daha küçük bütçeli insan ve kuruluşlar için yaptık. Ama belli mi olur. Adsense’te Garanti reklamı görmemiz bu iki domain’in birbirine girişmekte olduğunu da gösteriyor belki de.

    pilli ilan’ı dışarı açmak istiyoruz, yani niyet var. Bu işte biraz tecrübe sahibi olmayı bekliyoruz.

  5. Hafif Uyku

    ay fatura toplamak olacaktı :)

  6. arikan

    @Etkin Pilli ve Nokta AŞnin federasyon olmadığına katılıyorum, Türkiye’de pek bir örnek olmadığından bu özel şirketlerin federasyona benzediğine dikkat çekmek istedim. Haklısın Doğan gibi çok şirketli holdingler de bu yapıya benziyor ve bunlara federasyon diyemeyiz.

    Bağımsız federasyon daha iyi bir tanım gibi geldi bana da.

    Pilli’nin kullanıcılarına ödeme yapması bir şirketin çalışanlarına ödeme yapmasından çok farklı. Bunun farklarına ayrıca gireriz, ancak yazıda buna değinmemin sebebi Pilli katılımcılarının da reklamdan gelir alıyor olması. Pilli sisteminde reklam verildiğinde bu gelirin bir ölçüde sisteme katkıda bulunanlara dağıtılıyor olması. Bu örnek tutumun yeri gelmişken altını çizmek istedim.

  7. arikan

    @Hafif Uyku sağolasın çok iyi özetlemişsin blogların tek başlarına reklamdan gelir elde edememe durumlarını.

    Pilli İlan sisteminin özellikle küçük bütçeli kişilere ve kuruluşlara yönelik olması web reklamcılığına önemli bir trendin göstergesi.

    Reklam giderek ihtiyacım olan bilgiye eşdeğer olmak istiyor. Reklamın amacı ürünle ihtiyacı eşleştirmek olduğuna göre bunu en iyi yapan en iyi reklamdır diyebiliriz. Cannes Altın Ayı filan gibi ortamlarda “en yaratıcı reklam ödülü” gibi bir şeyden bahsetmiyorum burda tabi, o ayrı bir medya tartışması. Özellikle web’de “reklam = information” olduğunda iyi reklam oluyor. Türkçe’de tam bir karşılığı olmayan “information” için ihtiyacım olan, ilgilendiğim bilgi parçacığı diyebiliriz herhalde.

    Reklam federasyonlarının en çok ihtiyacı olan şeylerden bir tanesi federasyona dahil olan yayıncı sitelerin içeriği ile gerçekten alakalı reklam gösterebilmeleri. Yani mikro seviyede sayfada gösterilen içeriğe göre reklam gösterebilmek. Pilli İlan’da böyle bir özellik var mıdır?

  8. Hafif Uyku

    @arikan, şu anda böyle bir hedefleme düzeneği yok. sitelerin alanlarını gün gün sabit sattığımız için boyle bir hedefleme düzeneği düşünmedik. hedefleme sitenin kendi konusu üzerinden olabiliyor (mesela 10marifet’in baskın kadın kitlesi), bunun seçimini de reklamverene bırakıyoruz. “benim ulaşmak istediğim insanlar burada” diye düşünmesi gerekiyor.

    reklam = enformasyon konusunda da, inşallah pilli okurlarının ihtiyacı olan bilgi parçacıklarını bulup onlara sunan ilanverenler çıkar diyeyim. :)

  9. Hafif Uyku

    Bu arada pilli’nin diğer banner alanları OpenX’ten sunuluyor. Gerçekten hiç tavsiye etmiyorum. Bir kere alanların trafiklerini yanlış hesaplamaya görsün çok fena sapıtıyor. 10 dakikada bir istatistikleri hesaplarken hıçkırdığı, reklam gösteremediği (sitelerin yüklenmesini yavaşlattığı) oluyor.

    Aynı işi hosted ve bedava şekilde yapan Google Admanager’ı da denedik. Sağlam görünmesine rağmen bir iki kampanyayı yayına alması 24 saatten uzun sürdü. En sonunda biraz daha pişsin yeniden deneriz dedik.

  10. Sefa KOÇ

    Tebrikler.
    Ufuk açıcı bir yazı olmuş.

  11. arikan

    @Hafif Uyku izninle bu yorumunu bir chart’a dönüştürüp yazıya alıntı olarak ekliyorum

    Marka kreatif ajansına gidiyor (%30 komisyon), kreatif ajans planlama ajansına gidiyor (%30), planlama ajansı medya ajansına gidiyor (%30), medya ajansı 60-70 sitenin reklam alanlarını pazarlıyor.

  12. MaFiAMaX

    Reklam yazılımlarını gerçekten merak ediyordum. Yazınız bu anlamda çok yardımcı oldu. Bu konu hakkında bilgiye ne kadar da aç olduğumu farkettim sayenizde.

    Ellerinize sağlık.

  13. onur gündüz

    teşekkürler çok güzel yazı. go pilli !

  14. Metin Kahraman

    Yazı ve yorumlar gerçekten güzel olmuş, tebrikler. Türkiye’de internet alanında birçok düzenleme henüz yapılmadı. Özellikle en önemli eksikliklerden biri de mali alandaki düzenlemeler. Blog sahiplerinin birçoğu belki de %99′u diyelim, şirket değil de şahıs olduğu için mevcut kanunlar önünde kazançlarını vergilendirmek zorundadırlar. Normal fatura kesemediğiniz için de gider pusulası düzenlemek zorundasınız ve bu blog sahibinin vergisini federasyon olarak ödemek zorundasınız. Bu durumda bu federasyon bağımsız olmalı ve mali kazanç gütmemelidir. Fakat bu federasyon veya federasyonların aynı zamanda satışçılar, pazarlamacılar, bilgi servisi, muhasebe, yazılım vb. gibi alanlarda gerek eleman gerekse ekipman anlamında birçok ciddi masrafı olacaktır. Bu durumda da geliri giderini karşılamayacaktır. En azından şu an Türkiye’de karşılamıyor :)

    Şu an medya ajanslarını aradan çıkarmak Türkiye için gerçekten çok zor. Ortada bir para dönecekse, bu paranın geçmesi gereken belli başlı yerler var, sistem buna göre kurulmuş. Tabiri caizse “öyle kimseye yedirmezler”. Her sene açıklanan reklam harcamalarını bizler de yorumluyor ve duyuruyoruz. Diyoruz ki “geçen seneye göre internet için ayırılan reklam bütçelerinde %2 artış olmuş”, şimdi buna sevinelim mi üzülelim mi? Bu paylar internet üzerinde doğru kullanılmıyor ki! Yıl sonu geliyor, internet için ayrılan paranın harcanması lazım, geri dönüşünün bir önemi yok. Verelim bir medya ajansına o harcasın bizim için, ajansımız iki banner yapsın kampanyalarımızı tanıtalım, medya ajansı yayınlasın biz de yıl sonu raporumuza ekleyelim. Ne yani bu mudur?

    Bence önce internet alanında makul yasalaşmanın yapılması, sonrasında mevcut alışkanlıkların değiştirilmesine çabalamak lazım. Anlatmak lazım, öğretmek lazım, üniversitelerin hemen her fakültesinde internet reklamcılığı, internet ile ilgili geniş bilgiler verilmesi lazım diye düşünüyorum.

    Bu arada dipnot, pilli ilan arayıp ta bulamadığım nadir reklam alanlarından biri. Yakın zamanda reklamlarımızı sadece pilli ilanda yayınlayacağız, sonuna kadar destekliyoruz. Bu açılım için kendilerini kutluyorum.

  15. Dahlin

    Pazari penetre eden iki ajanstan kimseyi, buralarda mevcut pastayi konusmak uzere bulamassiniz. Cunku pazardaki varliklari pastayi kimseye yedirmemek uzere kuruludur. Site icin herhangi bir hukuki sorun yaratmamasi ve cevap hakki gibi bir sacmaliga mahal vermemesi icin bu iki ajansin adini vermeyecegim. Ama Türkiye’de internet deryasinda yol almaya calisan site sahipleri, eger yagdanlik ve yalakalik türünden yollardan gecmekte direniyorlarsa bunun ne denli zorlu ve müsküliyet yarattigini sadece yine kendileri biliyorlardir. Yukarlarda bir yerlerde gecen “yil sonu harcanmasi gereken ve medya planinda adi gecmesi gereken internet harcamasi” bir media planlama sirketine verilir ve o da harcar detayi, bundan birkac yil once “harcanip gidecek” ebatlarda idi ama bugun birilerinin kalin ensesine katmerli katmanlar saglamakta bayagi hunerli “kalin” butceler haline geldiler.

    Simdi ipuclarini veriyorum, bu ipuclarini ben midem kaldirsa kullanir, pastadan aldigim dilimle susup kenarda otururdum.

    - Uc asagi bes yukari ilgi cekecek, icerigi entellektuel formda olmasina gerek olmayan, trendleri takip eden bir site, bir community kurun.

    - 5-6 ay trafigi bekleyin. Trendleri dogru takip edip, ortalama turk internet kullanicisini “kavrayan” her oynak proje zamanla trafik cekmeye baslayacaktir. Yapilmayani yapmak gibi derdiniz olmasin: Sozlugu kopya edebilir (Sayabildigim 12 kopyasi var), alisveris sitelerini kopya edebilir, yabanci birkac temali social networkleri kopya edebilir tutunacak bir site elde edebilirsiniz.
    Ekip mi? Pastan payiniza ayrilan dilim doyurucu ise, ekip de kurarsiniz. Tek basina site kurma devri, 90′larda kaldi.

    - Deli gibi trafigim var. Google Adsense’e saldirayim?
    Dur saldirma. Google AdSense de bir sure once merkezden yorumlaniyordu ama artik sana TR ofisi bakiyor. Bu ofislerdeki Google AdSense Certified denilen sacma “engineer”ler kimle dirsek temasinda? Bu iki ajans ve onlarin muthis bir iskoluymus gibi sundugu “Google AdSense Certified” muhendisleri masasinda. En az senin gibi 5-6 yildir Google’da search eden bir baskasi. Tek farkin, senin kendini satamiyor olusun: Go to page 1: Otur ve aptalligina agla.
    (Soru: Aptallik nedir?)

    - O zaman reklam ajanslarinin kapisini calayim?
    Cal tabi. Ama ajansdan tanidigin var mi? Yok. Peki ajanstakileri taniyan bir tanidigin var mi? O da yok. Peki ajanstakilerin seni kaale almasini saglayacak olan sadece sitenin “ne kadar entellektuel, ozgun ve yenilenebilir” bir icerik duzenine sahip oldugu mu? Ustelik gunde 30.000 kisi de sitene giriyor. Oha bu kadar ziyaretcin var? Sitende ne var allahaskina? A Grubu kullanici kitlesine mi sahipsin peki?
    Bosver, CRM zaten koca bir aldatmaca. Bu kadar tefferruatla ugrasan bu ajanslarin da kadrolarini dolu gostermek icin calistirdigi media-planlayicilarinin para kazanmasi gerekiyor: Dilim cok buyuk, dusuneceginizden otede.

    - Trend ne? Ne yapsam olmuyor?
    Phpbb’den evrilme bir forum ve cevresinde seken bir social network kurmayi denedin mi? Alacagin trafik, insanlari bulusturmanin sana verecegi manevi haz, bu iki reklam ajansi ile “kucak kucaga” icinden “zenci götü” gecen partiler? Zenci götünden istersen un da cekebilirsin? Iliskiler reklam dunyasinda en saglam tutulmasi gereken seylerdir? Neylerdir, seylerdir, ben de bilmiyorum? Bugune kadar dogal akisiyla reklami, reklam mecrasi ile bulusabilmis projelere pek denk gelmedim. Bir networkun icinde degilsen, buralarin kenarinda bile dolasma. Bir networke girmeye niyetliysen, araci ve kanal olacak arkadaslar edin? Peki ya websitem ne olacak?
    Ne mi olacak? Cok onemi yok. Nike su kadar bin dolar yollar, bu ajanslar da sana bir kac dolar atar. Sen sadece double hamburgere terfi edersin, onlar da arabadan jeep’e.

    - Websitesi kurmasam, emekci olmasam, hanutcu olsam, peki ya ben ajans olsam?
    Ol tabi, bunu ilk düsünen sen degilsin. Ama sunu gozden kacirma: Sen hangi networktensin? Kimsin? Nesin?

    Adil bir komunal düzen kurmaya calisan, kendi reklam networkleri icin cabalayanlara selamlar olsun ama Türkiye’de suan pazari kucakta yiyen bu iki ajansin foyasi ortaya cikmadikca, Türkiye’de bu isler palavradir. Satinalmacilar, reklam mudurleri, iletisimciler, crmciler, o’cular, bu’cular… Biraz spor yapip gobegi eritin, cok belli oluyor, götürdügünüz.

  16. ozgur alaz

    Markalar acisindan da surec cok ic acici degil.

    Bir banner kampanyasi yapildigini dusunelim.

    - Pazarlama yoneticisi muhtemelen kmpanya geridonuslerine bakmayi (analytics) bilmiyor
    - Performanisni sadece trafik ve tiklanma olarak olcuyor. Ve bu raporlarda aylar sonra gelebiliyor
    - Ellerine gelen tiklanma ve trafik raporlari da spekule edilmis oluyo genelde ve bunu sorgulamiyor. (Ornegin, dogan grubu sitelerinde sayfa gosterim raporlari acayip fazla, cunku dogan grubu sitelerinde sayfalar 30 saniye de bir yeniden yukleniyor)

    En cok olculebilen, en hizli optiimize edilebilen mecra malesef surec outdoor reklamdan farkli islemiyor.

    Boylesine (israf / firsat) olan bir alan.

    Burak’a cok katiliyorum. Bundan sonra oyunun kurallari farkli olacak. Kisisel olarak bu uc alanda firsat goruyorum.

    1. Yasamtarzina odakli reklam netwokleri (annelere ulasan network, genclere ulasan network, muzikcilere ulasan network…)
    2. affiliate networkler (performans bazli, banner disinda satis, lead, data almak… gibi amaclari saglayan networkler
    3. Branded content networkleri (Markali icerik veya markanin sponsor olabilecegi icerik saglayan, yoneten networkler)

  17. ozlemyeri

    paylasım ıcın tessekkurler

Yorum Yaz