27.04.2010

Radikal Bolluk, 2009, Douglas Rushkoff


Radikal Bolluk, 2009, Douglas Rushkoff

Video’dan notlar (YouTube izleyemiyorsanız alıcınızın ayarıyla oynayın):

Bugün buraya para için kullandığımız işletim sisteminin geçersiz olduğunu söylemek için geldim. Bu para sistemi bu yaşadığımız dönem için değil geçmişte başka bir dönem için optimize edilmiştir.

Şu anda kullandığımız para, tarihte çok belli bir dönemden [orta çağ Avrupası'dan] gelen bir vasiyettir. O dönemi anlarsak, bu dönem için nasıl daha iyi bir para sistemi geliştirebileceğimizi de anlayabiliriz.

Bu kullandığımız merkezi para sistemi Rönesans’da icat edilmeden önce, toplumda pek çok para birimi bir arada kullanılıyordu.

Geçmişte kullanılan yerel para birimleri bolluk temelli para birimleriydi, zamanla değeri artmayan, değer kaybeden paralardı.

Para tahıl ambarındaki depoyu temsil eden fişden kağıt parçasından ibaretti. Fişin bir kısmını bölüp birine verdiğinizde karşılığında başka bir malzemenin mesela 10 varil şarabın fişini alırdınız. Böyle gerçek değerler üzerinden alışveriş yapılırdı. Tahıl ambarda zamanla bozulacağı için paranın değeri de zamanla azalırdı. Bu yüzden parayı derhal harcamak gerekirdi. Dolayısıyla paranının eğilimi biriktirme değil harcama yönündeydi.

Bireyler arası para trafiği arttıkça zenginlik de artıyordu.

1100′lü yıllar Avrupa’da bir kaç zenginin ortaya çıktığı bir dönem değil, genel olarak halkın zenginleştiği bir dönemdi

Halkın zenginleşmesi halihazırda zengin olan soylular için problem olmaya başladı. Bunun önüne geçmek için paranın işletim sistemini değiştirdiler. Krallık parasını piyasaya sürdüler, halkın kendi arasında kullandığı yerel para birimlerini yasakladılar. Artık para sadece kral tarafından basılabiliyor, böylece halk para sahibi olmak için kendi arasında mücadele vermek zorunda kalıyordu. Kral böylece para ödünç vererek para kazanmayı öğrenmeye başladı.

Şimdi öyle bir ekonomide yaşıyoruz ki, ekonominin sağlığı ancak büyümeye dayalı.

Anonim şirketler (“corporations”) bu merkezi para birimi sistemini optimize etmek için ortaya çıktı.

Bugüne geldiğimize, başlangıçta bilgisayarlar ve Internet ekonomide kıt olmayan şeylerinde olabileceğini göstererek çok önemli problemler ortaya çıkarmaya bşaladı. Bilgisayarlar ve Internet değer yaratımının merkezini değiştirdi. Artık bağımsızca kendine ve başkalarına faydalı şeyler yapabiliyorsun. Ayrıca teoride Internet üzerinden araya hiç bir şirket banka para birimi girmeden dağıtım yapabiliyorsun. Ancak bugün ne yapıyoruz, bu orta çağdan gelen anonim şirket sisteminin uzantılarına uydurmaya çalışıyoruz kendimizi, esasında insanlardan daha fazla değer çıkarıp şirketlerin kasasına koyacak sistemler tasarlıyoruz, alkışlıyoruz. İnsanları teknolojiye uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz, çünkü teknoloji bu değer çıkarma verimliliğini arttırıyor.

Herşeyin açık olduğu herşeyin kopyalanabileceği bir dünya? Tüm yazdıklarım açık olsun ki Google gelip indekslesin. Kopya koruması nedir? Beni bütün kopyalardan korumak mı?

Bugün ekonomiyi tekrar özgürleştirmek için iki alternatif var:

  1. Bireylerin emeğine gerçekten saygı duyulan bir dijital kültür geliştirmek. Benim yazdığım, benim yazımdır, Google reklamları için bir mecra değildir.
  2. Kıtlık temelli değil bolluk temelli yeni para birimleri icat etmek. Özgün alternatif elektronik para birimleri geliştirerek ve doğrudan bireyler arası (“peer-to-peer”) nakitsiz alışveriş imkanı sağlayacak sistemler geliştirmek.

Etiketler

, , , , , , ,

2 Yorum

  1. .-_-. (orton akinci)

    ingilizce olacak kusura bakmayin ama bir makalemden hazir bir bolum ve ingilizce, cevirmeye usendim, pardon…

    “peeney, the peer money”

    Sharing a “digital multiple” only through P2P networks can also be discussed as a way to measure its desired value, the use value of the artwork. The number of peers who keep sharing the “digital multiple” can be evaluated as a measure of its use value. As long as it has a value for peers, they will not delete it from their computers and keep sharing it. The Swedish artist Anders Weberg’s project “P2P Art” (http://www.p2p-art.com/), which was started in 2006, can be a good case study for this approach. The artist shares his videos only in P2P networks and deletes the “original” and all the source material once the video is downloaded by someone. We can take the number of peers hosting and sharing a “P2P Art” work of Weberg into account as a measure for its use value, if we want to measure it. This may be utilized as another “unit of account” besides the money. Instead of “fiat money” that takes its value from government order, this new “unit of account”, the “peer money”, or dare I say “peeney”, should take its value from peers. Measurement of the use value through P2P activities is so complicated that it would be the subject of another study. But this short speculative introduction as well as other social organization aspects of P2P recalls the notion of “gift” as a promise of a socio-economic change.

  2. Burak Arikan

    .another internet is possible!_
    http://mail.kein.org/pipermail/nettime-l/2010-May/002158.html

Yorum Yaz