13.06.2006

İşlemsel Eleştiri Yöntemleri

Dara’nin net.art 1995-2000 yazisina bu yorumu uzerine muhabbeti biraz daha derinlestirebiliriz:

Bu buyuk bir genelleme olmaz mi? Ornek verebilir misin? Kimlerden bahsediyorsun? Mesela Osman Khan, Manuel De Landa, Peter Lunenfeld gibi isimler geliyor aklima. Software art denilince Ars Electronica, Transmediale Festivali, Runme.org, Rhizome.org gibi hizli cagrisimlar yapıyor bende. Bu isimler bayagi ciddi elestirel takiliyorlar.

Genelleme konusunda haklisin Dara, bu festivallerde ve sanat isleri veritabanlarinda elestirel yazilimlar gorebiliyoruz. Burada “nadir” diyerek bunlarin yaygin olmadiginin veya tekniklerinin anlasilmamis oldugunun altini ciziyorum. Bugun bir cok kisi yaptigi ilginc gorsel calismalari web sitelerinde yayinlayarak yontemlerini ve kaynak kodlarini paylasiyor, bu hareket Processing gibi girisimlerle ve bunlari destekleyen bir cok kisinin destegiyle su anda basarili bir sekilde devam ediyor. Bu ogrenilen teknikler zanaati gelistiriyor ve herkesin kendini bilgisyar medyumunda benzersiz bicimlerde ifade etmesini sagliyor. Ote yandan bilgisayar programlayarak ve dijital aglari kurcalayarak elestirel isler yapan arastirmacilarin ve sanatcilarin yontemleri nadiren acik bir sekilde derleniyor ve dagitiliyor. Tekniklerini acik secik anlasilir tarifelere donusturenlere ornek Natalie Jeremijenko‘nun Tersine Teknoloji Burosu, Yaratici Biyoteknoloji El Kitabi, RSG’nin Carnivore projesi, ve Etoy‘un yontemlerini arsivledigi web sitesi gosterilebilir. Bu yontemler tabii ki her baglama gore cok cesitli bicimler aliyor, ancak isin icinde teknoloji oldugunda yontemler soyutlanabilir / genellestirilebilir ve acik secik tarifelere donusturulerek kolayca dagitilabilir, sonucunde tekrar tekrar temel malzeme olarak yeni islerde kullanilabilir.

Etiketler

2 Yorum

  1. ali

    WWW’in ilk zamanlarında, kimisinin Internet sanatının “net.art” olarak adlandırdığı dönemde de şu andaki kadar gelişmiş olmasa da “bilgi gorsellestrimesi adina on takla atan grafikler, cilgin animasyonlar, algoritmik kesifler, fiziksel simulasyonlar, genetik ‘mucizeler’, davranissal grafikler” vardı; sadece şimdiki gibi ‘havalı’ değillerdi. Net.art’ın özelliği, Internet’in ve sanat dünyasının ticari kısmının dışında kalmasıydı. Örneğin JODI’nin low-tech sayfaları zamanın teknolojisi düşük olduğu için değil, metafor olarak ve aynı zamanda mecranın olanaklarının incelenmesi olarak tasarlanmıştı. Bugün de ilk zamanlarda olduğu gibi salt tasarım/zanaat yapanların yanında sanatsal işler çıkaranlar da var verilen örneklerde de görüldüğü üzere.. Böyle bir dönüşüm olduğunu söylemek tasarım (buna işlevsel programlamayı da dahil ediyorum) ve sanat arasındaki kavram karmaşası ve özellikle Ars Electronica gibi festivallerin tasarıma ve ‘ticari sanatlara’ ağırlık vermesiyle ilgili sanırım.. (Yanılmıyorsam Lev Manovich’in de bu konuda bir eleştirisi vardı) Bunun yanında elbette net.art’tan artık tarih olarak bahsedip daha genel olarak internet sanatından bahsetmemizin de nedenleri var. Ben bunu biraz video art’ın ilk dönemlerinden günümüze geçirdiği değişime benzetiyorum. Nam June Paik’ın teknolojiyle doğrudan bağlantılı, içerik ile mecranın iç içe geçtiği işlerinden Matthew Barney’in sinemadan farksız gözüken işlerine kadar geçen, videonun adeta ‘gelenekselleştiği’ yolu belki de internet sanatı çok daha kısa bir zamanda katetti, kimbilir..

  2. arikan

    Video Sanati ile TV arasindaki etkilesimin bir cok zaman Internet Sanati (veya net.art) ile Internet arasinda oldugu soylenir durur.

Yorum Yaz