10.08.2007

Internetler Gitti Yerel Ağda Çalışıyorum

arpa-1969dec.gif

Mum ışığından elektiriğe geçmek yerel ağdan Internet’e geçmeye benziyor. 2000lerde internet’le tanışmış kişilere anlamsız gelebilir bu benzerlik ancak çok bsaitçe Internet servisini sağlayan hat kesilmişse (TTnet, Superonline, Ekolay v.s) dünyayla veri alışverişi yapamazsınız. Internet iletişimimizin kesilmesi bizi bir anda karanlığa iter. Tarayıcıyı kapat, email programını kapat, IMleri kapat yapacak bir şey yok. Bu bilgisayar bir işe yaramıyor, dışarı çıkıp top oynayalım.

arpanet1969-1987.gif

Elektrik bağlantısı enerji, Internet bağlantısı bilgi taşıyor. Mum ışığında kitap okumaya devam etmek gibi yerel ağda başka bilgisayarlardaki bilgilere tarayıcınızdan ulaşıp okumaya devam edebilirsiniz. Ancak yerel ağdan başka makinalara ulaşıp bir şey okumak pek de eğlenceli bir şey değil, bir şey yok ki diğer makianlarda, her şey Internet’te. Quake, War Craft gibi oyun partileri çevirmek dışında yerel ağlar bir işe yaramıyor. Bir de büyük şirketler Intranet diye bir şey kullanıyor, sadece yerel ağdan bağlanabildiğiniz dosya alış verişinde bulunduğunuz, şirket içi raporlama yaptığınız arada derede şizofrenik bir sistem. Ne Internet ne yerel ağ. Küresel gibi ama yerel. Hem özel hem genel. Gizli saklı korkuluklarla ve duvarlarla çevrili (firewall var mı? hah o zaman güvendeyiz) bir karanlık ortam.

Aynı endüstrileşme ile mum ışığıyla aydınlanmış bir gündelik hayat için tasarım yapmayı bırakmış olmamız gibi Internet’le beraber yerel ağ için hayat tasarlamayı bıraktık. Internet bağlantısı verili, ucuz, her zaman her yerde bulunan bir şey oldukça aynı mum ışığı gibi yerel ağ geride kalmış romantik bir ortam olmaya başladı. E napalım şimdi? Bu metforlardan çıkarılacak tek şey var: ağlı bağlı hayat verilmiş değil zamanla inşa edilmiştir.

internet-2005.jpg

Resimler yukardan aşağı:
1. 1965 Aralık: Amerika’da üniversiteler arası başlayan ARPA bilgisayar ağı.
2. 1965 ARPA’sından 1987deki nerdeyse bilgisayar çipini andıran ağ şemaları.
3. 2005 Internet.

Etiketler

, , ,

4 Yorum

  1. ali

    bunların benzerini cilalı taş devrinden beri hayatımıza girmiş her teknoloji için söyleyemez miyiz?

    ilginç ve farklı başka noktalar var tabii eski teknolojiler konusunda, örneğin 10-12 bin yıl önce tarım/hayvancılığın bulunmasını ve avcılık/toplayıcılığın günümüzde neredeyse yokolmasını düşünelim. şu anda büyük bir kuraklık olsa ve tarım yapılamasa kimse “hadi avlanmaya gidelim” demez, diyemez, çünkü dünyadaki bu kadar milyar insana yetecek kadar av yok. sayımızın bu kadar artması ve hatta soyumuzun tükenmemesi için cilalı taş devrimini yapmak zorundaydık denebilir bu açıdan.

    benzer bir söylemi sanayi devrimi için de kullanmak olası. bugün sanayi sonrası bir dönemde yaşayıp yaşamadığımız tartışılır ama bütün bu gelişmelere ilk bakışta gözüktüğü gibi insan aklının yüceliği olarak değil, bir tür çırpınma, çok karmaşık bir sistemde hayatta kalma mücadelesi olarak bakmak olası.

    elektrik nasıl endüstri devriminden sonra geldiyse, zamanla internet’e daha bağımlı hale gelmemiz de post-endüstriyelliğin bir göstergesi olsa gerek..

  2. arikan

    Internetsiz bir bilgisayar bilgisayarsiz bir hayat düşünemiyorum :)

  3. arikan

    Elektrike ve Internet’ten sonra hayatımızda hava su gibi alışkanlık haline gelmekte olan diğer şeyler:

    sosyal internet

    zaman parçacıklaşması

    dikkat sömürüsü

  4. cenk

    Bilgisayar cebinde dolaşan, onsuz yapamayan insanlardanım. Sağ olsun internet baba, bir nevi bilgi müptelasıyım denilebilir. İnternet işçisiyim, ekmeği bu ve benzeri işlerden kazanmaya çalışıyorum. Bilmediğim birşeyi bilirim, bulurum, yaparım. Yeni zaman benim gibi bir tip yarattı işte.

    İnternet bağlantı imkanının modem (3kb, hani şu bildiğimiz telefon hatlarından bağlananı) ile sınırlı olduğu bir ülkede iki yıldır yaşıyorum. İnternete bağlandığınızda google’ın açılmasının bile bir süre aldığını düşünün. Ya da tam mektup yazıyorken bağlantı koparsa bir sakatlık olmasın diye önce notepad’e yazdığınızı, sonra herşey tamamsa mesajı paste edip gönderdiğinizi…

    Amerika’da yaşayan iki sadık dostum ile geçenlerde biraraya geldik ve harika zaman geçirdik birlikte. Bu yarı tatil yarı ciddi toplanışımızda, kendimi bakıp birşey farkettim. Her ne kadar şartlardan dolayı bilgiye yavaş ulaşabilmekte olsam da bu bir şekilde daha çok konsantre olabilmemi ve temiz düşünebilmemi sağlıyormuş aslında. Altımda ferrari varken kendimi kaybettiğim zamanlar olmuştu. Şimdi ise kağnı ile gidiyorum, manzaraya da bakabiliyormuş insan sadece yola bakmaktansa…

    Dolayısıyla, sizlere de iyi gelebileceğini düşünüp, herkese arada bir internet orucu öneriyorum! Hatta bunu belli bir takvime oturtalım ve herkes aynı zamanda tutsun. Sahur misali erken kalkıp son emaillerinize bakabilirsiniz. Ondan sonra klavyeye dokunmak, monitörlere 2 metreden fazla yaklaşmak yasak :)

Yorum Yaz