03.01.2008

Hüseyin Alptekin 1957-2007

Hüseyin Alptekin

Hüseyin ile 1998′de tesadüfen eski (((Godet)))’de dans pistinde tanışmıştım. İsmimi duyar duymaz bana ‘u’ harfini uzatarak “Daryuuş” diye seslenmişti. İsmimin doğru telafuzunu ondan öğrendim. Hüseyin ağır entellektüel bir insandı. Çok sevdiğim bir insandı. Birkaç kere saçma sapan vesileler ile evine gitmişliğim vardı. Bana obje obsesif olmadığını söylemişti — ama yalan söylüyordu. Aynı zamanda benim de bir obje obsesif olduğumu yine ondan öğrenmiş oldum. Hüseyin Alptekin’i müzik konusunda defalarca dinledim ve öğrendim. Formal olarak olmasa da kendisini rahatlıkla hocalarım kategorisine dahil edebilirim.

Son zamanlarda tembellikten olsa gerek pek dügümküme’ye yazamıyorum. Ama bunu dugumkume.org’da yazmam gerektiğini düşündüm. Ne yazmak gerek ondan da çok emin değilim. Yeni yılın ilk günü akşam üzeri saatlerine doğru Leyla Gediz’den bir SMS mesajı aldım. “Hüseyin Alptekin’i kaybettik” diyordu. En son Özkonak muhallebicisinde görmüştüm onu. Ondan az önce de arkadaşım Tunç Ali Çam ile sokakta karşılaşmıştık ve beni karısı Camilla ile tanıştırmıştı. Hüseyin Alptekin geçtiğimiz senelerde evlenip baba olmuştu. Bizleri sevindirmişti.

Hüseyin Alptekin’in hayatı, yaptığı işler hakkında kapsamli bir bilgiye sahip değilim. Şu geçtiğimiz 15 sene içerisinde sağda solda, kitaplarda, dergilerde, bienallerde, sergilerde gördüğüm kavramsal sanat işlerini biliyorum. Bir de Avrupa’da katıldığı sergiler ve bazı projelerinden haberdarım. Hakkında Google’da aratınca yüzlerce şey çıkıyor. Yazılmış bir sürü yazı var ama burada kırparak sizler ile paylaşabileceğim orta uzunlukta biyografik bir yazıya da ulaşamadım. Kısaca Hüseyin Alptekin, 1995′den tarihinden itibaren Istanbul, Sao Paolo ve Montenegro Bienallerine katıldı. Ayrıca internet kaynakları Kassel’de, Viyana’da ve bazı başka Balkan ülkelerinde bir sürü sergiye katıldığından bahsediyor. Eminim işlerinin listesi uzayıp gidiyordur.

Hüseyin Alptekin’in cenaze töreni 4 Ocak Cuma İzmir Alsancak Camii’nde gerçekleşek.

Etiketler

, , ,

2 Yorum

  1. caglar kanzik

    Ben de kendisini “gizli bahce”de bir yaz aksami (galiba 2003 senesinde) Emre Erkal araciligiyla tanimistim. Bana tarif etmisti soyle adamdir boyle biridir diye ve mekanda bulmami istemisti. Hic fiziksel tarifi olmadan bulmustum ilk denememde olsa olsa bu adamdir diye. O aksam baya bi eglenmistik. Yillar sonra Ljubljana’da modern sanat muzesinde onun bir calismasini gormustum. Evinin onundeki atil bir arabada yasayan evsiz bir zenciyi konu alan calismasi… Ilk gordugumde konusmustuk; cok heyecanlanmisti ve daha sonra galiba hic gormedim kendisini; belki uzaktaan soyle bir… Bir de gecen seneki bienal paralelinde yaptigi sergiyi gezmistim kulaklarini cinlatarak. Kendisini pek yakindan tanima firsatim hic olmadi. Ama sadece bu kadar kisa bir iliskimiz olmasina ragmen hem duyduklarimdan (baskalarinin anilari) hem de kendi tanidigim kadariyla seker bi insandi diyebilirim. uzuldum.

  2. arikan

    Vasıf Kortun Hüseyin Alptekin anısına yazdığı yazısını “Milliyet’te çıkan anı yazısının doğrusunu burada. Milliyet’teki, redakte edilmiş, içine edilmiş halidir.” diye kendi blogunda yayınladı:

    http://resmigorus.blogspot.com/2008/01/h-fact-57-07.html

Yorum Yaz