29.06.2007

Google Cıbır Geliştirmek İsteyenlere Para Veriyor

cibirlar.jpg

Google bugün cıbır geliştiricilere para kaynağı sağlayacak Google Gadget Ventures programını açıkladı. Google Gadget Ventures mevcut bir cıbırı geliştirmek isteyenlere $5,000 (6,500 YTL), yeni cıbır işi kurmak isteyenlere $100,000 (130,000 YTL) öneriyor. Ancak cıbırınız haftada en az 250,000 sayfa gösterimi alıyorsa başvurabiliyorsunuz. Eğer kolları sıvayıp mevcut cıbırları geliştirerek işe başlamak istiyorsanız Google Cıbır Listesine bakın.

Google böylece kitlesel boyutta risk sermayesi (“venture capital”) işine girmiş oluyor. Bu girişimiyle yeni başlattığı iGoogle oluşumunu geliştirmeyi hedefliyor. Yani binlerce geliştiriciye para verecek olmasıyla risk alıyor ve yatırım yapacağı ekiplerin iyi cıbırlar geliştirmelerini umuyor.

Cıbır nedir?

İngilizce “gadget” ya da “widget” olarak kullanılan şeye biz cıbır diyoruz. Cıbırlar genelde blogların sağ barında gördüğünüz üçüncü parti web servislerine ait olan kutu kutu araçlardır. Sadece Google değil hemen her web 2.0 servisi çeşitli cıbırlar geliştirir ve dağıtır. Böylece servisleri pek çok dağıtımlı noktadan ulaşılabilir hale gelir ve servislerine ziyaretçi trafikleri artar. Cıbırların şöyle özellikleri vardır:

  • Uzaktan veri okuyup gösterirler.
  • Tek fonksiyonları vardır.
  • Basit işler yaptığı için geliştirmesi kolaydır.
  • HTML içine kolayca kopyala yapıştır şeklinde gömülürler.
  • Genelde Flash veya HTML+CSS+Javascript ile yazılır.

Cıbırlara örnek olarak çok sık kullanılan Technorati bağ sayısı cıbırları, Yahoo cıbırları, veya iPhone cıbırlarını düşünebilirsiniz. Cıbır kullanımı çok yaygınlaştığı için blog yazılmı WordPress yeni verisyonunda kolay cıbır eklentisini çıkardı. Ayrıca hemen her gün yeni cıbır sıralama sitesi çıkıyor piyasaya.

Etiketler

, , , , , ,

Geri beslemeler (Trackback)

Trackback Adresi
  1. düğümküme » türketici: bir nuri çolakoğlu önermesi
  2. Düğümküme » 2007 Düğümküme Başlıkları

36 Yorum

  1. Etkin Çiftçi

    Cıbır kelimesinin kaynağı nedir, neresidir? Nasıl oldu da 100 yıllık gadget cıbır oldu?

    Gadget’ın türkçe karşılığı zımbırtı, alet vs.. Cıbırın ise argoda eşcinseller için “kadın”, sıfırı tüketmiş, yeni yetme hatun ve yerel kullanımda ise piliç öncesi civcivlik gibi anlamları var. Cıbır ve gadget arasında göremediğim bir bağlantı mı var?

  2. Dara Kilicoglu

    Etkin etimoloji gerçekten çok önemli bir konu. Bilgilendirdiğin için çok teşekkürler. Aslında düşünecek olursak, argo’nun Türk Dil Kurumu tarafından düzenlenmediğini hemen hatırlıyoruz. Jargon’da (bu tekno-argo olarak düşünülebilir) cıbır kelimesi için eminim bir yer açılabilir. Bunun için genişleme problemimiz olduğunu sanmıyorum. Sormuş olduğun sorunun cevabını bende çok merak ediyorum. Gözler bu noktada Arıkan’a çeviriliyor.

  3. Dara Kilicoglu

    Çok da alakasız değil aslında. Küçük yazılım, cıbır => Küçük piliç, civciv. Aslında ne kadar kolaymış : )

  4. engin

    Cıbır kelimesini ben önerdim. Karadeniz’in yerel ağızlarından birinde küçük çocuklara cıbır derler, kullanıldığında afacan kelimesine benzer bir sevimlilik çağrıştırır. Cıbır, daha çok çocuklar boylarından büyük bir iş becerdiklerinde kullanılır. “Gadget”ların ya da “widget”ların da az alanda çok iş beceren küçük sevimli nesneler olduğunu düşünürsek Cıbır kelimesinin bahsettiğim kullanımı ile bu anlamı güzel karşıladığını düşünüyorum.

  5. Umut

    Biz, widget yerine çok daha anlamlı bir isim öneriyoruz, “KIRINTI”, aşağıdaki yazıda mantığınız bulabilirsiniz, kodu kendimiz de geliştirdiğimiz için gerçekten de pratik kullanımda kırıntı kelimesinin çok daha anlamlı oldugunu farkettik.

    1) Bir kere kırıntının eklendiği siteyi içeriğinizle beslemis oluyorsunuz, bu anlamda Rss Feed yani RSS Besleme keimesinden de bir mantığı var.

    2) Kırıntı’yı eklediğiniz siteden size bir yol göstermiş oluyorsunuz, böylece karşı sitedekiler sizin kırıntılarınızı izleyerek sizin sitenize de geliyorlar.

    Bu tam anlamıyla widget’ların yaptığı işe karşılık geliyor ve bence İngilizce’deki kelimeden kat kat daha anlamlı.

    Widget, Yerine Kırıntı Terimini Öneriyoruz

    Not: Bu yazıda da aslında cıbır yerine, kırıntı kullanılsa önemli bir terimi Türkçemize çok mantıklı ve ssmpatik bir kelimeyle geçirmiş oluruz. Konuştuğum birçok önemli web geliştirisi ve site sahibi bu terimden hoşlandı.

  6. Umut

    Hemen aşağıda sizin yazdığınız yazıdaki cıbır’arı kırıntı’yla değiştirdim, bence cok daha sempatik ve anlamlı oldu. Bunu izninizle, kendi yazımda da kullanacağım, heyecanlandım. :)

    —————-

    Ä°ngilizce “gadgetâ€? ya da “widgetâ€? olarak kullanılan şeye biz kırıntı diyoruz. Kırıntılar genelde blogların sağ barında gördüğünüz üçüncü parti web servislerine ait olan kutu kutu araçlardır. Sadece Google değil hemen her web 2.0 servisi çeşitli kırıntılar geliştirir ve dağıtır. Böylece servisleri pek çok dağıtımlı noktadan ulaşılabilir hale gelir ve servislerine ziyaretçi trafikleri artar. Ä°nsanlar kırıntıları takip ederek kırıntı dağıtan siteye de ulaşırlar.

    —————

  7. Fikirsel

    Google’da konu demiş.
    “Ana sayfanıza konu ekleyin”
    http://www.google.com/ig/directory

  8. arikan

    Sağol Engin açıklama için. Cıbır‘ın sözlük anlamı yok. Engin’in bahsettiği gibi halk arasında kullanılan bir kelime. “Cıbıl” ile karıştırmamaya dikkat edin.

    Geçtiğimiz günlerde müzik paylaşım sitesi Last.fm Türkçe açıldı bildiğiniz gibi. Last.fm.tr “widgets” için “Ciciler” kullanmış! Tabii doğal olarak kullanıcılardan hemen tepki gelmiş bu nedir böyle şey olur mu diye. Last.fm.tr cıbır tartışması forumunda biz de “widgets” için cıbırlar kullanılmasını önerdik.

  9. Etkin Çiftçi

    gadget veya widget’larla ilgli tespitine katılıyorum Engin. Gadget candır:) Burak’ın haberi de bence çok yerinde; Google’ın bu hamlesi kesinlikle dikkate değer.

    Cıbır’a geri dönersek…Yerel kullanımdaki cıbırla, gadget’ın çeşitli örtüşmeler yaşaması güzel. Hatta sevimli bile. Ama Türkçe’ye yeni kelimeler kazandırırken daha bilimsel bir yaklaşımla hareket etmemiz gerekmez mi? Gadget-Widget’ın diğer dillerdeki karşılığı nedir, bunların dil kökleri nerelerdedir, muadili olan kelimelerle paralellikleri nelerdir, sakıncalar nedir, esnekliği ne seviyededir.

    Öte yandan cıbırın en yakın örtüşmesi bir “öncül dönemi” işaret ediyor. Gadget’lar ise tam tersine adanmış işlevleri olan, öncesi ve sonrası ile mütevazı yazılımlar. Diyelim ki openstudio için bir dashboard gadget’ımız var. Bu gadgetta en güncel grafik çalışmalar görüntülenebiliyor ve anında alışveriş yapılabiliyor. Bu gadgeta cıbır dendiğinde, sanki büyüyünce open studio olucakmış gibi bir durum beliriyor kafamda. Oysa gadgetlar büyümez. Orta dünyanın cüceleridir onlar:)

  10. arikan

    @Umut kırıntı önerisi için teşekkürler. Ancak kırıntı kelimesi bir web sitesinde sayfalar arasında dolaştıkça yolunuzu kaybetmemek için kullandığımız hiyerarşik gösterim için kullanılıyor:

    anasayfa > profiller > ayşe 
    anasayfa > projeler > kişiler > ahmet
    anasayfa > kategoriler > teknoloji > web2.0 
  11. arikan

    Cıbır sosyal imleme servisi bagcik.com’da etiket olarak da kullanılıyor.

    bagcik.com/etiketler/cıbır

    Cıbırlar konusundaki gelişmeleri takip etmek için bu etiketle kurulan bağları kullanabilirsiniz.

  12. Dara Kilicoglu

    Bu arada cıbır kırıntı ile karşılaştırıldığında pek bilinmemesi ve yaygınca kullanılmaması açısından daha iyi gibi. Kırıntı bende bir bütünden arta kalan parçacıkları çağırıştırıyor. Ayrıca Karadeniz bölgesindeki kullanım şekli, bence cıbır için ilerde sağlam etimolojik bir taban oluşturacaktır. Ben cıbırı tek seferde değil heceler arasında çok hafif bir duraklama ile okuyorum. Cı-bır gibi harika oluyor valla.

  13. Etkin Çiftçi

    bagcık.com’da burak ve arıkan kullanıcıları tarafından sıkça kullanıldığı aşikar. Ancak cıbırın yaygın olarak kullanıldığı söylemek yanlış olur. Yani henüz kabul görmüş bir kelime değil. Henüz vakit varken bir kez daha düşünelim mi?

    Yeni kelimelerin şıpadanak üretilmemesinin temel sebebi, bunun bilimsel bir süreç gerektirmesidir. Bu bilimsel sürecin amacı herşeyden önce en uygun kelimenin bulunması için gerekli araştırmaların yapılması ve sonuçta türk dilinin hatalı yönlere esnemesini engellemektir.

    Konu sınırlı bir ilgi alanı dahilinde özgün bir terim arayışı olmadığı sürece, bu işi dil uzmanlarına bırakmayı öneriyorum. Yaygın kullanılan teknoloji isimlerinin yerelleştirilmesi, teknologların değil ama dil bilimcilerin işidir.

  14. Maykil Ceksin

    Yazı güzel olmuş ama bence “cıbır”‘a takılmaktan çok dolar kurunun dikkatinizi çekmiş olması gerekmeliydi. Ne zamandan beri $5.000 = 3,800 YTL ya da $100,000 = 76.000 YTL?

  15. Dara Kilicoglu

    Etkin dil uzmanlarının gelip danışacağı insanlar aslında bizleriz diye düşünüyorum. Yani bu konulara kafa koymuş bir beklentisi olmadan fikirlerini paylaşan insanlarız. Teknolojiye uzak bir savcı Youtube’u CD’ye çekin diyebiliyor. TDK nın websitesindeki sözlüklerin yarısından çoğu ise çalışmıyor. Sanırım bizim onlara yardım etmemiz gerek diye düşünüyorum. Düğümküme yavaşca kendi dilini oluşturmaya başladı. Tıpkı Microsoft’un Türkiye’de yaptığı gibi veye İTÜ’nün yaptığı gibi. Gadget ve Widget ilişkisinden yola çıkarak bir noktaya varmak bence alakasız olacak ve yanlış olacaktır. Farklı diller arasında çevirim yapmak komik sonuçlar doğuruyor. İTU Türkcesinde bu kabus ornekler ile dolup taşar. Mesela İlhan Mimaroğlu Ring Modulator’den 50′lerde yazdığı kitaplarında bahsederken “Halkalı Dönüştüreç” i kullanmıştı. Kimsede haliyle birşey anlamamıştı. Hakkaten hassas konular bunlar.

  16. Elif Ozgen

    Türkçe’ye -ya da herhangi bir dile- yeni bir kelime kazandırılması üzerine not:*

    Diller yaşayan şeyler olduğu için dil konusunda idealist degil gerçekçi bir tavır takınmak ve arılık, saflık, vs adına ne “özâ€? Türkçe kelime arayıp türetmek, ne de önerilen kelimeleri eleştirmek günümüzde dilbilimciler ve etimologlar arasında tutulan bir yaklaşım değil.

    “Gadgetâ€? sözü “ufak yazılım parçasıâ€? anlamında bu kelimeyi kullanan kişiler tarafından Türkçe okur, yazar ve konuşurken anlaşılıyorsa buna Türkçe bir karşılık bulmamız gerekmez. internet’in ya da disko kelimesinin karşılığı olmadığı gibi. (Diğer yandan hem fare hem mouse diyoruz, ki mouse daha bir sevimli.)

    Dilbilimsel olarak bir dilin bir yabancı kelimeyi özümseyip, sindirmiş olmasının en büyük kanıtı, kelimenin o dilin kurallarına göre yazılmasıdır. Buna örnek olarak da kürdan’ı (Fr. cure-dent) gösterebiliriz; çoğu Türkçe konuşan kişi bu kelimenin Fransızca olabileceğini aklının ucundan bile geçirmez. “Gecıtâ€? yazsak ideal bir durum olurdu, ancak 80 darbesi sonrasi dile katılan yabancı kelimelerin orijinal imlalarının korunması gibi bir eğilim ortaya çıktığından, gadget’ı gadget olarak yazıp kullanabiliriz.

    Eger gadget kelimesini yukarıda bahsedilen anlamıyla kullanan kişiler arasında “cıbırâ€? ya da “kırıntıâ€? ya da “ciciâ€? üzerinde bir mütakabat sağlanabilirse; ve bu kelimelerden birini kullanım ve dolaşıma sokarak kabul görmesi (bu da ilgili üçüncü kişilerin cıbırdan ya da diğer önerilenlerden ne kastedildiğini anlaması demek) sağlanırsa dilimiz yeni bir kelime kazanır ve zenginleşir.

    Bence en çok hangi karşılığı sevdiğiniz üzerinde bir mutakabata varın ve o kelimenin kabul görmesi için çalışın. “Bizim önerimiz”, “sizin öneriniz” tartışmalarının kimseyi bir yere götürmeyeceği kesin.

    * ya da etimolog asistanının bilir kişi raporu! (müstehzi bir tebessümle)

  17. Umut

    Hımmm, o zaman benim sevdigim “kırıntı”dır, diğerlerinden birisi kabul görecek olursa tabi ki onları da kullanırım.

    Kırıntı’ya benden bir oy… :)

    Bu arada aşağıdakiler için ben de birkaç kitapta dediginiz gibi bir şeye rastladım, fakat biz kendi kod ve ürümlerimizi geliştirirken aşağıdaki öğelere “yer gösterimi” diyoruz, daha mantıklı çünkü, nerde oldugunuzu gösteriyor. :)

    anasayfa > profiller > ayşe

    anasayfa > projeler > kişiler > ahmet

    anasayfa > kategoriler > teknoloji > web2.0

  18. mali

    bence bu kelime için üretici konumunda olanlar karar vermeli. işin en ince detayını bilen bir kişi en uygun kelimeyi bulacaktır diye düşünüyorum.

    örneğin yoğurt, kebap vs. “founder” konumunda olsa idik daha rahat isim bulurduk.

    önce kelimenin ne anlama geldiğini öğrenip sonra Türkçe’de bu kelimeye karşılık aramak bence işgüzarlıktır.

    şahsen ben o kelimeyi aslı ile özümsedim. bu saatten sonraki değişimler bana garip gelir açıkçası.

  19. Dara Kilicoglu

    Detayli bilgi, ornekler ve goruslerin icin cok tesekkurler Elif. Oylama mantigi ise cok yerinde (demokratik.)

    @mali hangi kelimeden bahsediyorsun? cibir? kirinti? gadget? widget?

    @umut yer gosterimi kesinlikle kirintidan daha iyi.

    arkadaslar kirintiyi moda sahilde guzel spanish hamburgerler yapan bir restoran olarak hatirlasak olmaz mi?

  20. arikan

    @Maykil Ceksin döviz kuru uyarısı için teşekkürler, tarihi bir hesap makinesi kullanıyormuşuz meğer ;) Yazıda düzelttim kuru…

  21. arikan

    @Etkin bilimsel hareket etmek isteğini anlıyorum. Ancak teknoloji almış başını giderken hangi dilbilim uzmanı veya kurumu hergün yeni çıkan kelimeleri Türkçe’ye uygun çevirecek veya çeviriyor?

    Cıbır’ı zaten burada tartışıyoruz ortada böyle bir kurum veya bilim adamı yok diye. Bu temelden bir hareket, kimse kimseye bunu böyle kullan demiyor. Benimseyen kullanır.

    Düğümküme’de senin yazıların da dahil olmak üzere hepimiz bu konuda hassasiyet gösteriyoruz ve yazılarımızda dikkat ediyoruz. Bence diğer siteler, bloglar ve eposta listeleri de buna dikkat etmeli.

  22. mali

    @Dara Kilicoglu, bahsettiğim kelime “gadget”.

    ben gadget’ın Türkçe’deki karşılığının “araç” kelimesi olduğunu düşünüyorum, tabi ki bu bir öneri değildir. sadece bana göre karşılığı budur. daha önce de dediğim gibi en uygun ismi üretici konumunda olanların vereceğini düşünüyorum.

    bence herkes isim bulmaya kalkışmasın. zaten kendi haddimize olmayan işlerle yeteri kadar uğraşıyoruz.

  23. Dara Kilicoglu

    @mali uretici yabanci bir ulkeden uretiyorsa, derdini haliyle kendi dilinde bir soz ile anlatmak istiyor. ilkogretimin ilk senelerinde ogretildigi gibi isimler ikiye ayrilir: ozel isimler ve cins isimler. biz ozel isimler ile ilgilenmiyoruz. ikincil olan cins isimler ile ilgileniyoruz. soz konusu olan ‘google ufak yazilim parcalari’ ise, ne boyle uzun uzun kullanmak istiyoruz ne de buna ne gagdet demek istiyoruz. sizin oyunuzu mali -> ‘araç’ (1) olarak aldık.

  24. arikan

    Dilde geçmişe gittikçe, yani etimolojik araştırmaya daldıkça, Türkçe sandığım veya kullandığım kelimelerin İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsca, Persçe (İran), hatta Çince olduğunu öğreniyorum. Bazen bir kelimenin doğrusunu kullanalım diye İngilizcesinden vazgeçip daha eski diye Arapçasına sonra da bu Arapçaymış deyip Farsçasına geçildiğini görüyoruz. Tabiiki bu karmaşıklık binlerce yıldır bütün bu dilleri konuşan kültürlerle etkileşim içinde olmaktan geliyor. Karmaşıklık zenginlik demek.

    Sanırım dilbilimde dilin yapısı ile dile giren çıkan isimler farklı şeyler. Klasik örnek “television”dan aynen okunduğu gibi alınan “televizyon”a bakalım. Televizyonu, televizyona, benim televizyonum, televizyonda oynuyor gibi sonuna ekler takıp çıkardıkça isim dilin içinde yerini buluyor. Haliyle bu matematik düzen her yeni girecek isim için çalışıyor. Ben sadece Türkçe kullanan biri olarak gözlemlerimi belirtiyorum. Bir yanlışım varsa hayrola, dilbilimcileri düzeltmeye davet ediyorum :)

    Ancak dile giren kelimeler teknolojik olduğunda durum biraz farklı sanırım. Çünkü teknolojik bir kelime kendi içinde mantık barındırıyor ve zamanla kullanan insanların aklını fikrini düzenliyor, dolayısıyla toplumu dönüştürüyor.

    “Bilgisayar”a hala “kompüter” deseydik belki de Türkiye’de bugün 16 milyon Internet kullanıcısı olmayacaktı.

  25. engin

    Dile yeni kelime kazandırmanın ideal olarak bilimsel bir süreç olması fikrini anlıyorum, ne de olsa geleneksel olarak “en mantıklısı” bu. Bir şeyi en iyi bilenin yapması gerekir.

    Ne var ki, ben bu bilir kişi kavramını bir kaç gözlemle masa altına yatırmak, bilir kişi kavramının nasıl evrim geçirdiğini göstermek istiyorum.

    1. Teknolojik kavramların oluşum-değişim hızı
    2. Disiplinler arası etkileşimin öneminin artması
    3. Merkezden-kitleye iletişimin etkisini yitirmesi

    1 HIZ
    Kavramların çok hızlı değiştiği bir dönemde yaşıyoruz. “Şey”ler çok hızlı türüyor, evrim geçiriyor. Bazısı kalıyor, bazısı geçip gidiyor. Bu dünyanın aktif üyesi olmayan bir dil bilimcinin teknoloji konusunda dil ve anlam teorilerinden yola çıkarak kelime önermesi doğal olarak bu kavramın derinliğini sorgulatabiliyor, kavramı her gün kullanan kişileri gülümsetebiliyor. Önerilen karşılığın kullanım performansı ne yazık ki sadece etimolojik, morfolojik, semantik ve fonetik mükemmellik ile ölçülmüyor. Bazen kelimenin kendisi anlam olarak yüzde yüz doğru olmasa da işin içinde olan birinin gözünden bize küçük bir hikaye anlatıyor, bizi kendisine yakınlaştırıyor (Mesela: Bilgisayar).

    2 DİSİPLİNLER ARASI
    İletişim araçlarındaki inanılmaz gelişmeler farklı alanlarda iş-araştırma yapan insanları birbirine son derece yaklaştırıyor, beraber çalışmalarını kolaylaştırıyor. Bu ortaklaşmalardan melez disiplinler doğmaya başlıyor. Melezleşme süreçlerinde her katılımcının katkısı büyük önem taşıyor. Buna güzel bir örnek, tıbbi veri görselleştirmesi; katılımcılar bir tıp insanı, bir bilgisayar bilimcisi, bir grafik tasarımcı. Bu melezleşme sonucu ortaya çıkan perspektifi bu üç katılımcıdan bağımsız yakalamak zor. Benzer şekilde,
    dile yeni katkılar yaparken belki de bilir kişi değil, bilir kişiler düşünmeliyiz.

    3 MERKEZ
    Merkezden kitleye iletişim internet ile ciddi bir şekilde yerinden oynadı. Artık kitleler her an her yerde kitle iletişimi kurabilir. Bu tartışmayı TRT1 yerine Düğümküme’de yapabiliyor olmamız, bunu internet erişimi olan herkesin okuyabiliyor olması en somut kanıt. Asırlar öncesi olduğu gibi, verilen bir kararın baskın radyo-televizyon kanalı ile tüm topluma duyurulması ve herkesin buna uymasını beklemek de söz konusu değil. Elimizdeki sistemler mesajı ulaştırmayı ve değerlendirmeyi küçük merkezciklere dağıtmış durumda.

    Paylaşmaya değer gördüğümüz bir yeniliği Türkçe okuyan bir kitleye ulaştırıyoruz, gelişmenin özü yazıldığı gibi okunmayan bir kelime etrafında dönüyor. Kelimenin aslını kullanmak ya da Türkçe karşılık önermek gibi anlık bir karar vermek söz konusu. Böyle bir ihtiyaçtan dolayı ortaya bir öneri getirmek işgüzarlık değil, yapıcı olmaya çaba sarfetmektir.

    Bu konu için geleneksel anlamda bilirkişi olan dil bilimcinin proaktif olarak karşılık bulmasını beklemek yerine o kişinin uzmanlığını var olan önerileri değerlendirmek için kullanmak, yeni dünya düzeninde çok daha mantıklı. Bunun dayanağı yukarıda bahsettiğim üç gözlemdir.

    Cıbır kelimesinin küçük güzel bir hikayesi olduğunu, bunun adı geçen gadget-widget denen şeyler ile örtüştüğünü düşünüyorum. Sadece bir öneri :)

  26. mali

    @Dare Kilicoglu, lütfen benim kafamdaki karşılığı oy olarak saymayınız :)

    @Arikan, kesinlikle “Çünkü teknolojik bir kelime kendi içinde mantık barındırıyor ve zamanla kullanan insanların aklını fikrini düzenliyor, dolayısıyla toplumu dönüştürüyor.” cümlenize katılıyorum.

    @engin, yazınızı çok beğendim. %95 katılıyorum. çok mantıklı ve modern bir bakış açınız var. saydığınız maddeler gerçekten de mantıklı.

    Türkiye’de, bahsettiğiniz kavramlar ve sentezlerden sonuçlar çıkarıp mantık yürütebilecek kitlenin yok denilebilecek kadar az olması, herhangi bir Türk dilbilimcinin de bu detaylı ve teknolojik konuda doğru bir mantık yürütemeyeceğini düşünmek çok fazla mantık dışı değil. Ancak;

    “Bu dünyanın aktif üyesi olmayan bir dil bilimcinin teknoloji konusunda dil ve anlam teorilerinden yola çıkarak kelime önermesi doğal olarak bu kavramın derinliğini sorgulatabiliyor, kavramı her gün kullanan kişileri gülümsetebiliyor.” demişsiniz, bir örnek verirseniz sevinirim. tahminimce otobüs kelimesinin karşılğı olarak “çok oturgaçlı götürgeç” ya da yumurta kelimesinin karşılığı olarak “tavuksal fırtkangaç” söz öbeklerinin gösterilmesi gibi efsanelerin gerçekten TDK tarafından üretildiğini zannediyorsunuz.

    açıkçası ben TDK’ya güveniyorum. TDK’nın çok duyarlı ve özenli çalıştığını da biliyorum. ayrıca sizin de verdiğiniz “Bilgisayar” kelimesi örneği TDK’nın ürünüdür.

    yeni kelimeler geniş zaman aralıklarında toplum tarafından benimsenir yada benimsenmez. TDK da bu benimsemeleri göz ardı etmez. kısacası bir kelimenin benimsenip benimsenmeyeceği zaman ile belli olur.

    sizin, kelimenin belirlenmesi konusundaki önermeleriniz kesinlikle mantıklı, ancak bu size bir yetki vermez kanaatindeyim. bu konunun gerçekten düşündüğümüzden daha zor olduğu, üzerinde uzun süre düşünülmesi gerektiği ve uzmanlık gerektirdiğini düşünüyorum.

    elbette ben de tartışmanın gidişatına göre yorum yaptım. Google’ın risk sermayesi hakkında bir yorumum yok. ancak haberde ve yorumlarınızda “cıbır” kelimesini kabul ettirmeye çalışır bir hava sezildiğinden tüm bu serzeniş.

  27. arikan

    “Bilgisayar” kelimesini TDK değil Aydın Köksal bulmuştur. “Yazılım”, “donanım” ve “bilişim” de bilgisayar bilimcisi Aydın Köksal tarafından bulunmuştur. Aydın Köksal hepimize örnek olacak çok önemli bir düşünür. Bugün Türkiye’de iyi bildiğimiz bir çok bilişim kurumunun kurucusu. Hacattepeden ayrılı Bilişim Ltd şirketini kurdu.

  28. arikan

    Vikipedi’de Elektronik Beyin diye eski bir reklam resmi buldum. “Elektronik beyin” 1950-1970′li yıllarda Türkiye’de bilgisayar yerine kullanılan sözcükmüş.

  29. mali

    zaten Aydın Köksal da TDK’dan :)

  30. arikan

    @mali ancak arada önemli bir fark var. Bir insan bir kurumdan daha değerlidir. Yani sen “bunu TDK bulmuştur” dediğinde “Google lazer yaptı” demekle eş değer. Halbuki hangi insan veya ekip tarafından icat edildi bu yenilik? Değerli olan bunu icat eden insanlar.

    Engin’in yorumu da buna bağlanıyor. Yüz yıl önce dünyada sanayii devrimi hakimken kurumların bir anlamı vardı. Türkiye’de de dünyadaki bir çok ülkede olduğu gibi binlerce kurum kuruldu. Ancak bu eski merkeziyetçi kurumlar bugün giderek daha da etkisiz hale geliyor. Internet ve iletişim teknolojilerini yarattığı ağlı bağlı toplumun merkezden-kitleye değil içinde insanların değerli olduğu kitleden-kitleye yapılara ihtiyacı var.

  31. mali

    @arikan, “kitleden-kitleye” felsefesine katılıyorum.

    ben engin’in yorumundan TDK’nın çağın gerisinde kalmış olduğu anlamını çıkarttım. aksini düşündüğümü belirttim. çünkü çok fazla efsane var TDK ile ilgili. bunlara dayanarak TDK hakkında yorum yapmasını istemedim. kısacası anlatmak istediğim TDK üyeleri değerlidir, çağın gerisinde kalmamışlardır. Aydın Köksal da bunlara dahildir.

    ayrıca engin’in sıraladığı 3 maddeyi çok beğendim, sizin bakış açınızı da beğendim, ben de o açıdan bakıyorum. ve o açıdan baktığımda kelimenin benimsenmesini zamana bırakmayı uygun görüyorum. en gerçekçisi de bu bana göre.

  32. Etkin Çiftçi

    mali’ye katılmamak elde değil. Şanslıyız ki bu ülkede duyarlı ve özenli çalışan bir takım üst kurumlar var.

    Görünen o ki 70′lerin başında “kompüter”, “elektronik beyin” demeyi bırakmışız, “bilgisayar” kelimesini benimsemişiz. Yani bir kelimeden diğerine atlamışız. Bu değişim genellikle “doğru anda müdahele” olarak anılır. Yani “bilgisayar” kelimesinin türkçe karşılığı, bilgisayar daha evimize girmeden yıllar önce bilgisayar olarak belirlenmişti, kabul görmüştü. Daha güncel bir örnek olarak otomobilden bahsedebiliriz. Son yıllarda üreticiler “araba” yerine otomobil sözcüğünü kullanmakta ısrar ediyorlar. Bizlerse çok da bilinçli olmamakla beraber araba demekte direniyoruz.

    @burak < belki konputer demeye devam etseydik ülke olarak internet kullanımında ilk 20 yerine, ilk 10′da olurduk. kim bilir? Hangi kelimenin nasıl kabul göreceğini kestirmek pek kolay değil.

    @engin < yeni bilirkişi kavramı hakkında çok güzel bir yazı yazmışsın. Klavyene sağlık:) Kabul edersen eklemek istediğim bazı noktalar var.

    Disiplinler Arası: Bu türden melez yaklaşımları akademide, ticari kurumlarda sıkça görmeye başladık. Aslına bakarsanız çağımızın üretim yöntemleri genel olarak bir değişim içinde. Bununla beraber hala üretime katılan tüm profesyonellerin akredite olması beklenir. Yani mesele bir kişinin hem elektronikçi, hem dil bilimci, hem de filozof olması değil, kendi alanlarında uzman kişilerin biraraya gelerek araştırma ve geliştirme yapmasıdır.

    Merkez: Son 5-6 yıl içinde özellikle internet ortamında kişilere kendilerini ifade etme olanağı verildi. Artık azınlık haberleri, savaşlar, ideolojik tartışmalar en çıplak halleriyle gözlerimizin önünde. Ama bu süre içinde asıl güçlenen şey merkezden kitleye iletişimdir. Gazete satışları tüm dünyada hızla artıyor, hergün genellikle tekel medya gruplarına ait onlarca yeni televizyon kanalı açılıyor, televizyon daha çok izleniyor. Bu tartşma on-demand bir ortam yerinde, TRT’de yapılsaydı bugün sokaktaki insan cıbır’dan, hatta Burak Arıkan’dan, Etkin Çiftçi’den bahsederdi.

    Son Söz
    “ben cıbıra cıbır demem cıbır benim olmadıkça”

  33. ali

    bu tür dil tartışmaları genelde bir yere varması güç; çünkü “dil nasıl olmalıdır?”, “dilin düzenleyicisi kim olmalıdır, kimin kontrolünde olmalıdır?” tarzı sorular ideolojik görüşlere yönlendiriyor insanı, sonuçta iş ideolojik temelli bir tartışmaya dönüşüyor farkına varmasak, bilimsel kılıflar uydurmaya kalksak da… tdk’nın toplumun dilini “düzeltme” ve “iyileştirme” görevi, artık teknolojik gelişmelerle bu “düzeltme” işlevinin kitleden-kitleye yapılıp yapılamayacağı veya tüm bunların çocukken bize öğretilen “yabancı kelimelerin ulusal egemenliğimizi tehdit ettiği” şeklinde bir paranoyadan kaynaklandığı ve zaten böyle modernist bir düzeltmeye gereksinimiz olmadığı gibi görüşlerin hiçbirinin “bilimsel” bir yanı yok, tamamen ideolojik bence ve bu yüzden bu tartışmalar çıkmaza girmeye devam edecek gibi..

  34. Etkin Çiftçi

    Bu tartışma sayesinde yol aldığımızı düşünüyorum. Sorular yanıtlandı, yeni şeyler öğrenildi, eleştiriler yapıldı. En kötü ihtimalle bile tüm bunlar Düğümküme’de kayda geçti. Söz uçtu, yazı kaldı.

    Elbette yazarların görüşleri, farklı bilim dallarına referans verebilir veya farkli dünya görüşleri-ideolojierle paralellikler taşıyabilir. Kafalarda misyoner düşünceler olmadıkça, bu durum niçin bizi çıkmaza soksun ki?

  35. ali

    böyle zaman zaman bilgilendirici içeriğe de sahip uzun bir tartışmanın ortaya çıkması güzel bence de, sadece elif özgen’in, ” ‘Bizim önerimiz’, ‘sizin öneriniz’ tartışmalarının kimseyi bir yere götürmeyeceği kesin.” söylemine ne şekilde katıldığımı ifade ettim.. bu işi gerçek anlamda çözecek olan şey zaman bence, tartışmalar ise bize ancak yan ürün olarak yararlar sağlayabilecek arada.. bir anlamda genetik havuza genler atmak gibi yapılan iş, hangi genlerin üstünlük sağlayacağını öngörmek zor..

  36. mali

    sonuç olarak ben de zamana bırakmak gerekir diye düşünüyorum.

Yorum Yaz