02.05.2007

Gecegezenler

gecegezenler, 10. Uluslararası İstanbul Bienali‘nin gece programında yer alan projelerden biri, belki de en uyurgezer olanı. Projenin kavramsal kurgusu, Hou Hanru’nun Çin Devrimi sırasında halkın ürettiği sokak afişlerine referans vererek kullandığı “dazibao” kavramından hareketle oluşturuldu.

Hou Hanru’nun davet ettiği genç küratörlerden oluşan ekip, “gecegezenler”i şöyle tanımlıyor: “İzleyici ve katılımcı olarak geniş bir profil hedefleyen proje, gücünü giderek anonimleşen, anonimleştikçe kamusallaşan ve bu kamusal alanda yükselen bireysel cümlelerden alıyor. Farklı bir anlatımla, duvar gazetesi niteliği taşıyan sosyal ve politik içerik, programın belirleyici özelliğini oluşturuyor. Videolarda aranan çeşitlilik, görsel malzeme üretimindeki itici gücü anlamanın yolunun başka alanları gözlemlemek olduğuna dair inancımızdan kaynaklanıyor”.

Videolar gece boyunca sokakta gösterilerek, İstanbul Bienali’nin gün boyu ulaştığı izleyiciden daha geniş bir kitleye ulaşılması hedefleniyor.

Küratörler, yaklaşık 5 dakikayla sınırlı video üretimini format olarak tanımlayarak, “söyleyecek sözü olan” herkesi üretime çağırıyor. Bienale gönderilen bütün videoların oluşturduğu havuzdan seçilecek video programları ise, haftanın belli günleri şehrin farklı köşelerinde sergilenecek. Hem üretimi hem de sunumu sürecinde izleyicisiyle güçlü bir iletişim ve ilişki kurmayı amaçlayan “gecegezenler” projesi, programa üretici-izleyici olarak katılan herkesi adını paylaşmaya çağırıyor. Gece sokağa çıkmaya, sokağı paylaşmaya ve kendi sesini hep birlikte duymaya… Bu nedenle kendini şöyle tanımlıyor:

“Gecegezenler, köşe başlarını mesken tutar. Onlar, kendi adaletlerini arar. Nefeslerini ensende hissedersin. Yani uykusuz, hayalet çetesi.”

Elektronik İmge Dazibao

“Elektronik İmge Dazibao”, Çin’deki Kültür Devrimi sırasında halkın fikirlerini yansıtan radikal demokratik sokak afişleri “Dazibao”dan esinleniyor. Kimi zaman gazetelerle dağıtıma da giren büyük karakterlerde yazılardan oluşan bu afişlerin protesto, propaganda veya kitlesel iletişimdeki etkileri böylelikle perçinlenmiştir. Günümüzde ise elektronik imge ve video özellikle gençler tarafından temel iletişim ve anlatım aracı olarak kullanılıyor. Bu nedenle, fikrini söylemek ve kendini ifade etmek isteyen herkesin video işlerini İstanbul Bienali’ne ulaştırmalarını sağlayacak “gecegezenler” projesi üzerinde çalışılıyor. Unutmadan, video gönderimi için son gün 1 Haziran 2007.

Etiketler

7 Yorum

  1. arikan

    Gecegezenler için bir öneri:

    Gecegezenler online video paylaşım servisi olarak yapılsın. Daima büyüsün gelişsin. Son video gönderme tarihi olmasın. Daha önceki bienallerde yapıldığı gibi isteyenler evlerindeki TVlerde bu videoları halka göstersin. Ayrıca bütün devlet dairelerindeki TVler zorunlu olarak bu videoları göstersin.

  2. arikan

    Gecegezenler için ek öneri:

    Gönderilen videoların kaynakları açık olsun. Böylece yeniden montajlanabilsin, yeni anlamlar katılsın. İşlemsel montaj yapılmaya musait bir programlama API olsun.

  3. arikan

    YouTube gibi bir servis mainstream olmuşken üretici-tuketici (prosumer = producer + consumer) konusuna odaklanan bu gecegezenler etkinligi ne kadar aklımızı açan veya anlayışımızı ileri taşıyan bir etkinlik?

  4. arikan

    Turkiye Mahkemeleri YouTube’a girişi yasaklamış, böyle bir devirde Turkiye’de katılım ne demek? Üretici-tüketici ne demek? Gecegezenler projesi bir kıvılcım, ortalık nasıl alev alır?

  5. Etkin Çiftçi

    Burak’ın yorumlarına katılmamak mümkün değil. gecegezenler benim de ne aklımı açıyor, ne de anlayışımı bir adım ileri götürüyor.

    TÜRKİYE’de AKILLI TV DÖNEMİ
    Bilmem farkında mısınız YouTube içeriğinden beslenen tv programlarının sayısı hergün artıyor, hatta bir süredir digiturk’te akıllı tv diye bir kanal boy gösteriyor ki tamamen youtube üzerine kurulu bir yayın akışları var. Hal böyleyken, özellikle katılımcılık-hadi Türkiye koşullarında bile desek- söz konusu olduğunda gecegezenler sınıfta kalıyor sanki. Bu etkinlik beni Mini DV’nin ve masaüstü bilgisayarda video işlemenin hayli revaçta olduğu 90lara götürdü.

    HOŞLUK
    Yine de Amber‘den Bengi Turgan’ın benim burun kıvırdığım kimi çalışmalar/işler için söylediği “olsa olsa hoşluktur bu” sözü kulaklarıma çalınmıyor değil. Gecegezenler toplum için toplumun ürettiği sanatın(ifade) icra edileceği bir etkinlik. Olsa olsa hoşluktur bu.

    SÜRECİN SONUCU BELİRLEMESİ
    Öte yandan süreç-sonuç ilişkisi göz önünde bulundurarak yüzeysel bir okuma yaptığımızda küratorlerin “nitelik” odaklı bilinçli bir tercih yapmış olmaları da mümkün gibi geliyor bana. 90lar ve 2000lerin “özgür video” yöntemlerini uçlara çekip kabaca kıyaslarsak;

    üretim
    Digital Video Kamera |–> Cep Telefonu

    medya
    Mini DV, VHS |–> (bildiğin)bitler

    dağıtım
    posta, elden teslim |–> ftp, paylaşım siteleri

    Yukarıdaki tablodan da farkedilebileceği gibi özgür videonuzu 90lardaki yöntemleri kullanarak yaptığınızda dikkate değer bir zaman ve sembolik de olsa para harcamak durumundasınız. Çıtasını yüksek tutan kimi festivallerin bağımsız filmlerden de 35mm kopya istemesi gibi, gecegezenler de tercihini, zaman ve para harcanmış işlerden yöne kullanmış olabilir. Herhangi birisinin youtube videosunu değil de, bu işe zaman ve para harcayacak kadar motive olmuş herhangi birisinin, doğal olarak daha nitelikli videosunu davet ediyorlar belki de.

  6. Canister Set ·

    mini dv is a good way to store video information but flash cards are getting bigger in capacity too ,

  7. Hair Loss Treatment

    “*~ I am really thankful to this topic because it really gives up to date information ;~’

Yorum Yaz