05.01.2009

Filistin 1946-2000 Arası Nasıl Değişti?

1947 yılında Birleşmiş Milletler Filistin topraklarına Yahudileri yerleştirdi ve iki devlet kurulmasına karar verdi.

Kaynak: Occupation Magazine, Oren Medicks, Ocak 2005, Nahnu.org

* Büyük görmek içim görselin üstüne tıklayın.

Etiketler

, , , , , ,

16 Yorum

  1. ali

    metnin devamı şöyle olmalı: mısır, suriye, ürdün, lübnan ve ırak birleşmiş milletler’in 1947 planını kabul etmeyerek görüşmeyi reddettiler ve savaş açtılar. ondan önce bölge ingiliz mandası altındaydı. bazı açılardan kıbrıs‘ı andıran bir taraf da var.. bunu yazmamdaki amaç türkiye’de konuya hep ‘müslüman filistinli kardeşlerimiz’ gibi bir açıdan bakılması ve klişe iyi adamlar-kötü adamlar edebiyatı yapılması. son olaylardan hoşnut olduğum falan sanılmasın bu arada klişelere ve tek yönlü bakışlara karşıyım dediğim için..

  2. turgay tuğsuz

    metnin devamı ne yazık ki şöyle;
    salkım bombası olarak da adlandırılan misket bombası, “bomba içinde bomba” olarak biliniyor … Bu bombaların 10′da biri hiç patlamayabiliyor ve aylar, hatta yıllarca fark edilmeden düştükleri yerlerde üzerilerine basılmayı bekliyor ve siviller, bilhassa da ’sarı şeridinden dolayı’ cezbettiği çocuklar için tehlike oluşturabiliyor…

  3. Muhammed Adem

    ‘Filistinli Müslüman kardeşlerimizi’ anlamak için önce gerçek bir müslüman olman gerek…Aksi takdirde tabii ki klişe gelmesi doğal..Türkiye gibi birçok münafığın -yani inandık diyip aslında inanmayanların çok olduğu bir ülkede bu olayları klişe görmen çok doğal..Lakin aramızda kardeşleri katlediliyor diye (sadece Filistende değil Irak, Afganistan, Çeçenistan, Bosna) ağlayan ve gerçekten üzülen birçok sözde değil özde müslüman da bulunmakta..Tabii o duyguları anlamak için dışarıdan bakmak yeterli değil..İçine girip Kuran’ı ve Müslüman olmanın ne demek olduğunu idrak etmek lazım..Yani müslümanlık babadan oğula değil, kalpten kalbe geçer..Ve unutmamak gerekir ki, o topraklarda Türk milletinin de çok payı ve hakkı var.
    Alicim, bir gün gelsinler, burası benim evim diye gecenin bir köründe gelip ailenle seni sokağa atsınlar, o zaman eminim ki bütün bunlar sana klişe gelmeyecek..Ayrıca iyi adam-kötü adam bir klişe değil hayatın ta gerçeği..Herhalde sen çok çizgi film seyrettiğinden dünyayı ele geçirmeye çalışan kötü adamların sadece masallarda varolduğunu zannediyorsun ama yanılıyorsun…Yaşam bu ikilemin üzerine kurulmuş…Eminim ki İsrailoğullarının bu planından haberin yok..Sen ABD yi Amerikalıların falan zannediyorsundur..Hayır ABD bir İsrail ülkesi…Hiç mi duymadın New Secular Order diye birşey…Uyan Alicim Uyan…Yakında Süleyman’ın tapınağını inşaa ettiklerinde, Maitreya denen sahte peygamberi senin önüne sürdüklerinde, çiplenip esir olduğunda bunları eminim ki daha iyi anlayacaksın..O zamana kadar sen klişe görmeye devam edebilirsin…Maitreya ve diğer firavunlar sana çok güzel bir bakış açısı sunacaklar..Artık onlarla beraber çalar, oynarsın..

  4. nahnu

    metin ali ünal‘dan naklen şöyle de devam edebilir,

    Hamas’ın ateşkesi bozduğundan söz ediliyor. 6 aylık güya ateşkes döneminde İsrail, 195 defa ateşkesi ihlal etti, 20′den fazla Filistinliyi öldürdü; Gazze halkını aç, susuz, ilaçsız bıraktı. Ve 6 aydır da şu anda uyguladığı vahşetin planlarını yapıyordu.

    Filistin cephesinden İsrail’e roket atışları 2001′de başladı ve o günden bu yana bunlardan dolayı sadece 8 İsrailli öldü. O tarihten önce intihar saldırıları da yoktu ama bugün Gazze’de yaşananlar hep vardı. Sonra, her doğru, söylenmesi gereken yer, zaman ve makamda söylendiği zaman doğrudur. Kaldı ki, tarihte hangi topluluğun içinde ajan, işbirlikçi, hain, kendini düşünen çıkmamış ki, 61 yıldır, kendilerinden başka “insan” tanımayan, açıktaki mukaddes kitaplarında bile insan-hayvan topyekûn öldürmeden ve yağmadan söz eden, artık meselenin İsrail’in varlığı değil, Siyonist hedeflerin gerçekleşmesi olduğunu ifade eden, Âhiret inancının ve Cennet’in yerine bu hedefi koyan ve buna çalışan ırkçı bir ideolojinin acımasız işgali altındaki mazlumlar içinde böyleleri çıkmasın? Ama bu bahaneyle, Filistin halkının % 60′ının oyunu almış bir kuruluş için “Canım, Hamas da, Filistinliler de hatalı!” demek, bir mağlubiyet psikolojisidir, üzerine düşeni yapmamanın nefsanî savunmasıdır. Bediüzzaman, “Antranik ile beraber Enver’e, Venizelos ile beraber Said Halim’e vurmam; vuran da nazarımda sefildir.” der. Zalim ile beraber mazluma vurma, zulme ve zalime malzeme taşıma ve destek olma manâsına da gelir; bu da, bir gün bu cürmü işleyen herkes için “ateş azabı” olur. Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da Müslümanların direnmesi olmasaydı, GOP bütün hızıyla devam ediyor olacaktı; belki Türkiye ateşin içindeydi. Bu Müslümanlar, ateş hattında diğer Müslümanları da koruyor. Varsa hataları, giderek veya mektupla yüzlerine ifade edilir. Filistin’den sadece Filistinliler değil, ondan da önce bütün diğer Müslümanlar sorumlu, insanlık sorumlu!

  5. ali

    @turgay, misket bombalarının (‘cluster bomb’) hala kullanılıyor olması acı gerçekten de.

    en son aralık 2008′de uluslararası bir toplantı ile bu bombaların yasaklanması görüşüldü ve dünyada 94 ülke tarafından imzalandı. imzalamayı reddeden bazı ülkeler:
    abd, rusya, israil, çin, iran ve türkiye.

  6. Burak Arikan

    İmzalamayı reddeden ülkeler abd, rusya, israil, çin, iran ve türkiye depolarında bu silahları tuttuklarından ve üreticisi olduklarındandır.

  7. pinar

    kanser gibi….

  8. Yiğit

    Mesele Filistin halkının içinden çıkabilecek bir güç değil de, sözde çok sevilen sayılan ülkelerin ve o ülke vatandaşlarının olaylara bakış açısıdır. Burada da bizzat Türkiye’nin yaklaşımına ve onun garipliğine şu noktadan yaklaşacağım. Türkiye en az İsrail kadar militer-operasyoncu bir ülke. İnsanlık olarak kefeyi tartmaya gerek yok. Yaklaşımlar olarak aynıyız. O yüzden mesele “müslüman kardeşlerimiz” safhından çözülemeyecek ve sadece bu yönden destek aranmayacak kadar ciddidir. Dilerim ki, aklımız başımıza gelir, dilerim ki insalık suçlarına daha çok sesimiz çıkar, belli kategorilere ayırmadan ve ayrılmadan.

  9. güliz

    arkadaşlar olay zaten “müslüman, hristiyan veya yahudi” olmak değil. orada bir savaş var ve ölenler “İNSAN”.. bunun farkına varmalıyız. yok illa bu açıdan bakacağım diyorsanız bekir coşkunun bu yazısını okumanızı tavsiye ediyorum: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10666869&tarih=2008-12-30

  10. Burak Arikan

    Bu küçülme sonucunda bir çok Filistinli Gazze gibi daracık alanlara göçe zorlanmış ve sonucunda Gazze dünyada kilometre başına en çok insan yaşayan yerlerden biri haline gelmiş. Şimdi bu yoğunlukta bir yere tepeden resmen ateş yağıyor…

  11. Burak Arikan

    ERDOĞAN ve GÜL HAMAS’I KANDIRDI MI?
    http://odatv.com/index.php?id=14409

    Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Olmert’in saldırıdan kendisini haberdar etmediğini ve kandırıldıklarını söyledi. Ancak İsrail Büyükelçisi Gabby Levy, Olmert’in hem cumhurbaşkanına, hem de başbakana Hamas’a saldıracaklarını önceden haber verdiğini söyledi.

  12. Engin Erdoğan

    Konunun etnik çatışmanın ötesinde ekonomik bir yönü var.

    1990′lı yıllarda Rusya’dan İsrail’e yaklaşık 1 milyon Musevi göç etmiştir. Rusya’nın ekonomik çöküşünden de etkilenmiş olan bu grup, bugün o bölgede ucuz işçi olarak Filistin halkının yerini almış durumdadır. İsrail spot kısıtlamalarla Filistin halkının İsrail ile bağlantılarını keserek bu dönüşümü hızlandırmıştır. Mesela ‘güvenlik sebebiyle’, Filistinlilerin İsrail topraklarındaki iş yerlerine gitmeleri beklenmedik zamanlarda engellenmiş, gündelik hayatları tökezlemiş, zamanla göçe zorlanmışlar ve ekonomik/coğrafik yerlerini Rus Musevi halkı almaya başlamıştır.

    Ayrıca, savaş halinin bazı ticari kurumlara getirisi büyüktür. İsrail bugün dünyada en ileri güvenlik teknolojilerine (yüz tanıyan kamera vs.) ve özel güvenlik şirketlerine ev sahipliği yapmaktadır. İsrail ekonomisinin önemli bir kısmı sürekli gerilim temeli üzerine yapılandırılmıştır. Dünyayı sarsan terör olayları sonrasında (mesela 7 Temmuz’da Londra’da patlayan bombalar) belki de durumdan en az etkilenen ya da akranlarının aksine artış gösteren tek borsa, Tel Aviv Menkul Kıymetler borsasıdır. Gerilim hali bu ticari organizmaların kar marjlarını yüksekte tutmaktadır o yüzden gerilimin sona ermesi ekonomik açıdan kazançlı değildir.

    Kısacası, İsrail-Filistin’in günümüzdeki durumu, sistematik bir ekonomik ‘dönüştürüm’ün ulaştığı son noktadır. Dünyada önümüzdeki yıllarda doğal (yangın, deprem vs) ve yapay (savaş vs.) felaketlerin nasıl ticari fırsat olarak görüleceğinin, ticari kurumların insani problemlerin sırtından nasıl paralar kazanacağının bir göstergesidir. Konuya sadece ırk-köken-din pencerelerinden bakmak naifliktir.

    * Bu yorumu yazarken Naomi Klein’ın Shock Doctrine adlı kitabından alıntılar yaptım.

  13. murat

    Sevgili dostlar,

    burada bir eksik bilgi aktarımı var. Siz sadece yıl 1947 ye bakıyorsunuz ki bu tarihte Yahudiler İngiltere sömürgesi olan topraklardan parayla toprak satın alarak yerleşim yapmaya başladılar. Bu durumda toprağın kime ait olduğu tartışmasız biraz yanlıştır. Çünkü bu topraklarda 3000 senelik bir geçmişte Hz. Musa ile beraber tüm Yahudiler Mısırdan çıkıp yerleşmişler ve senelerce bu topraklarda yaşamışlardır. Ardından “Savaş ” çıkmış babilliler tarafından sürülmüş ve yüz yıl sonra tekrar geri gelmişlerdir. Ardından gene “Savaş” çıkmış bu sefer Romalılar tarafından atılmışlardır. (MS 70). Savaş insanlar arasında toprak değişiminin oluşmasını sağlar. Din Dil ve Irk farketmeksizin insanlar nesiller boyu savaşmış ve VERİMLİ topraklar uğruna çok can verilmiştir. Lakin bunun güzel veya kötü yanı kesinlikle yoktur. Unutmayalım ki bu gün bu topraklarda rahat yaşamamızı sağlayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk de savaş sayesinde bu toprakları elinde tutmuştur.
    Sadete gelirsek . Bu savaşın tek sebebi toprak değil Terör saçan HAMAS birliğine karşı tekrar saldırmasını engellektir. Bu nedenle her savşta olduğu gibi bu savaşta da bir çok sivil vefat etmektedir. ( 1967 deki intifada dan bu yana İsrail şehirlerinin içinde olan intahar bombalarında ölen İsrailli sayısı 100.000 üzerindendir). Bu nedenle ülkeler arası politik bir olaydan öte Terörün sonunun gelmesi hedeflenmektedir.
    Böyle bir çalışmanın benzeri çok uzun zamandan beri Güneydoğuda gerçekleşmekte ve bir çok PKK lı terörist çatışmalar sonucunda ölmektedir. Bunlar gibi daha milyonlarca örnek verilebilir.
    Lütfen sadece Türk haber kanalları seyretmeyip Yabancı basınıda izleyerek UFKUMUZU geniş tutalım. Yönlendirici ve tek taraflı bilgiler hepimizi yanlış yargılamaya yönlendiriyor.

    Sevgiler ve Barış
    Murat.

  14. Hediye

    İsrail’in yaptığı vahşeti kınıyorum!

  15. tahsin

    herkese selamlar

    benim fikrim aslinda su haritaya bakarak bile yorum yapmaya gerek duymuyorum,
    yeni abd baskani barak obamanin konuya sesiz kalmasi onu baskan yapan yahudi lobisine odedigi bir diyettir, ayrica barak ile ayni soyadi tasiyan bir israilli (tam su an cikaramadim) ic isleri bakaniydi tam cikaramadim ,ayni soyadini tasimasida ilginc,
    olaya soyle bakmak lazim 100 yil sonra oturulan bir baris gorusmesinde o anki durumlara gore degerlendirme yapilacagindan sizde bir dusunun o zamanki baris gorusmelerini nasil bir tablo olacak onun icin soylenecek sey israil tek buyuk israil hedefine kimseyi takmadan ilerliyor olay budur

  16. Burak Arikan

    Kriz, İşgal ve İslam, Samir Amin ile soyleşi
    BBC 05/01/2009
    http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=23837

    Samir Amin kimdir?
    http://cepa.newschool.edu/het/profiles/amin.htm

Yorum Yaz