11.08.2009

Facebook FriendFeed Alışverişi Hakkında

liberalentelektuel-icmihrak

İç Mihrak: Alık Kraker (Afiş) - Üniversite Hocalarınızın Oda Kapılarına Asılacak

Ailenizin sosyal ağı Facebook RSS kafe FriendFeed’i çok milyon dolara satın aldı. Bu konuda yazılanları okudum. Üşenmeyip kendi bloguna Türkçe haber / yorum yazan iki kişiye birer yorum yazdım, bunları yazarken bir de karşıma bu içmihrak afişi çıktı, bana bunları karıştırıp Düğümküme’ye yapıştırmak kaldı:

M.Serdar Kuzuloğlu yazıyor: “Facebook FriendFeed’i satın aldı“. Altına yazdığım yorum:

“[FriendFeed] Küçük olsun, benim olsun hissiyatıyla sahipleniliyordu. Ancak küçük kalanların boğulduğu web sularında ömrü fazla olmayacaktı.”

Bu satırı okuyanlar sanki bu küçük balık hikayesi doğruymuş zannedecekler, bu konuda yazarken daha dikkatli olunmasını öneririm. Craigslist kullanmayan var mı aranızda? WordPress? Bunlar küçük, deneysel, yenilikci balıklardı, uzun vaadede ortanca veya büyümüş balık olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Buradan bağlanıyoruz, tek çıkış yolunun satış olmadığı, borsada halka açılmak olduğuna. Nitekim halka açılmak veya satış sadece zorunlu çıkışlardır, eğer yatırımcı alınmışsa önem arz eder. Yönetim kurulunda yatırımcı bastırır… Cragislist hiç bir zaman satılmadan halka açılmadan kalabilir ve hala aynı derece faydalı olabilir.

Alttaki şu iki paragrafı karşılaştıralım:

“Bunların hiçbiri umrumda değil. Sonuçta bir site [FriendFeed]. İnternet onlarla var olmadı, onlarla yok olmaz.”

ve

“FriendFeed ise bir şekilde, çaktırmadan Türk web camiasının eli kalem tutan, üreten kesiminin yoğunlukla kullandığı bir sosyal paylaşım ortamı.”

Bu iki paragraftaki çelişki bana ilginç geliyor… bir yanda “Intellectual Property” veya Türkçesi “fikri mülkiyet hakları” önemli deniyor bu insanlar burda yazdı çizdi paylaştık öğrendik…, diğer yanda “kahve muhabbeti” veya “internet sadece sayılsal dökümanlardan oluşur” bakış açısı…

Bu olay hakkında haberci değil eleştirici olmanızı beklerdim [sevgili M.Serdar Kuzuloğlu].

Arda Kutsal yazıyor: “Facebook FriendFeed’i Satın Aldı!“. Altına yorumum:

“Önemli bir haber ve güzel bir gelişme olarak gördüğüm bu satın almanın bir de pazarın hareketlendiğine dair gösterge niteliği var ve bunu da kesinlikle dikkate almak gerekiyor.”

Her satın alma büyük bir medya etkinliği bir promosyondur demişti bir defa Arrington. Bu olayın tabii ki girişimcilere moral verecek olması ilk akla gelen konu. Sadece girişimcilere değil yatırımcılara da. Bir yeni servisin ortaya çıkmasını destekleyen sonra satın alınma veya halka açılma şeklinde yönetim kurulunda “exit” diye bastıranlar.

“Sosyal medyadaki ilk izlenimlere bakılırsa FriendFeed’in önde gelen kullanıcıları bu satın almadan çok memnun gözükmüyorlar.”

Bunun memnuniyetsizliğin sebebine gelelim. Çünkü yazıp çizdiğini akıttığınız aklınızın sahibi el değiştirdi… kim bundan rahatsız olmazdı.

“Çok fazla komplo teorisine girmeden Webrazzi’nin 3. yaşında böylesine güzel bir haber veriyor olmaktan mutlu olduğumu söyleyerek, sözü sizlere bırakmak istiyorum.”

Bu tavır bana garip geliyor. Siz rahatsız olmuyor musunuz mallarınızın sahipleri değiştiğinde?

“Facebook’un FriendFeed’i Satın Almasını Doğru Buluyor Musunuz? [Seçenekler: Evet | Hayır]“

Bu ankete dokunmadım çünkü sorunun kendisi baştan problemli. Öyle bir soru ki evet de desem hayır da desem bir farkı yok (bu normalleştirme tavrı genel olarak her haberci sitede editörde var). Şöyle sorulsa bir anlamı olabilirdi: Facebook’un FriendFeed’de Paylaştıklarınıza Sahip Olmasını Doğru Buluyor Musunuz?

Bu olay hakkında haberci değil eleştrici olmayı düşündünüz mü [sevgili Arda Kutsal]?

Etiketler

, , , , , , ,

Geri beslemeler (Trackback)

Trackback Adresi
  1. Düğümküme » 3 FriendFeed Bir Toyotasa, 120 Toyotosa Bir Facebook Ediyor
  2. 3 FriendFeed Bir Toyotasa, 120 Toyotosa Bir Facebook Ediyor « Bay Bedava – Netten Başlıklar
  3. 3 FriendFeed Bir Toyotasa, 120 Toyotosa Bir Facebook Ediyor: Blog Katalog

7 Yorum

  1. Uğur Özmen

    Söz ettiğin çelişkiyi anlamadım. Bir zamanlar Beyoğlu’nda Markiz Pastanesi varmış. Edebiyatın eli kalem tutan, üreten kişileri oraya takılırmış. Markiz kapandı veya el değiştirdi diye edebiyat yok olmamış. “Sonuçta bir pastane [Markiz]. Edebiyat onlarla var olmadı, onlarla yok olmaz.” deselerdi, çelişki mi olurdu?

    Bence çelişki şu sorunun içinde “Siz rahatsız olmuyor musunuz mallarınızın sahipleri değiştiğinde?” “Mallarımın sahibi” ne demek… Mallarım varsa benimdir. (sonundaki m harfi, aidiyet gösteriyor)

  2. ugur

    yani burada neden rahatsız olmak gerekiyor anlamıyorum. sanırım afişte eleştirilen kafada olduğumdan anlayamıyorum. bu sosyal ağ mevzularında, ekşi sözlükte filan yazdığım zamanlardan bu yana, hatta en başından beri netin, beni asıl rahatsız eden şey, benim yarattığım içerikten başkalarının para kazanmasıydı. sizin user labor filan dediğiniz şey yani. nihayetinde friedfeedin kurucularıyla veya craig ile bir yakınlığımız yok. ve unutmayalım facebook da küçük bir balıktı zamanında. sadece şimdi başkaları sizin sayenizde daha zengin olacak. olayı kahraman bakkal, hipermarket olayına dönüştürmek tuhaf bence. ki orada da bakkalı tutmuyorum kayıtsız şartsız. neyse…

    “Facebook’un FriendFeed’de Paylaştıklarınıza Sahip Olmasını Doğru Buluyor Musunuz?” sorusunu teknik açıdan daha uygun bulmuşsunuz. peki, friendfeedin eski sahiplerinin bunlara sahip olmasında neden bir sakınca görmemiştiniz? kankanız mıydı adamlar. iyi paralar kazanıyorlardı onlar da muhtemelen ve sadece serverlarına bakım yaptırarak belki. bir kolektivizm illuzyonu oluşturmuşlardı belki, ama bilakis kapitalizmin şahikasıdır internet (ve ortamları) birçok açıdan.

    bu arada kullanmadığım bir servisdi ff. belki o yüzden duygusal bir yakınlık kuramadım… vs. vs.

  3. Burak Arikan

    Konu edebiyat veya internet’in varlığı değil, insanların bu kafeleri servisleri kullanırken yarattığı değerlerin sömürülmesi.

  4. Burak Arikan

    Bence çelişki şu sorunun içinde “Siz rahatsız olmuyor musunuz mallarınızın sahipleri değiştiğinde?” “Mallarımın sahibi” ne demek… Mallarım varsa benimdir. (sonundaki m harfi, aidiyet gösteriyor)

    Buradaki ironi anlaşılmamış sanırım. Kullanıcılara ait olması gereken mallar, sahibi sanki FriendFeed’miş gibi Facebook’a satıldı. Mallar sadece içerik değil biziz. FriendFeed nedir ki kullanıcıları olmasa? Bir yorum, bir like, bir takip et, bir rss ekle düğmesi, kendi kendine akan 90lardan kalma bir javascript, siz neden bahsediyorsunuz? Nedir burdaki değeri yaratan, nedir 50 milyon eden? Bırakın artık bu aman da CEOsu terasda terlikle fotoğraf çektirmiş ayakları komuşmuş imrenmelerini, bütün emeğiniz sömürülüyor, siz de çocuk saflığında magazin sayfalarına bakıyorsunuz.

  5. Burak Arikan

    peki, friendfeedin eski sahiplerinin bunlara sahip olmasında neden bir sakınca görmemiştiniz?

    Lütfen önceki düğümküme yazılarına bir göz atın.

  6. Vadi Efe

    Burak’ın aynı fikirleri savunduğunu daha önce de gördüm, şu konularda neler düşünüyor merak ediyorum:

    FF veya benzeri Web2.0 platformları birer servistir, kullanıcılara sunulur, bu platformları kimse kullanmaya zorunlu değildir. Özgür irade ile kullanma-kullanmama belirleniyor. Alternatifler her zaman var.

    Daha önemlisi: Kullanıcılar bu platformları kullanırken eğlenirler, iyi vakit geçirirler, çeşitli manevi-ticari gelirler de elde edebilirler. Kullanıcılara en fazla faydayı sağlayan platformlar genelde en çok ilgiyi görür. Bu da platforma orta-uzun vadede prestij-trafik-reklam-para kazandırabilir.

    Burada ben bir kazan-kazan ilişkisi görüyorum. Sömürü görmüyorum.

    Her ürün başarılı olmuyor, her ürün milyon dolarlar kazanmıyor. O “mecra olma” etkisini yaratmak, kullanıcıların bağlanacağı sistemleri yaratmak bile senelerin birikimiyle oluyor.

    Burada bu platforma değer biçen de başka bir özel kurum. Serbest piyasa ekonomisi böyle işlemiyor mu zaten?

    Bence eleştirilebilecek bir durum ne zaman oluşur biliyor musunuz? Eğer FriendFeed bir gün durup dururken “biz kepenkleri kapattık” diye bir yazı koyarsa ana sayfaya. O zaman o sistemi kullanıp kendine bir platform edinenler, emeklerine, birikimlerine bir daha erişemezler. Mesela ekşi sözlük’te yazdıklarım bir anda uçurulmuştu, çok sinirlenmiştim. 10 sene önce yazdıklarımı şu anda okuyabilmek isterdim. İşte o olay bir sömürüdür bence. Fakat ekşi sözlük reklam alıyor diye asla kızmamıştım, haddim değil.

  7. Can

    Çok güzel bir yazı. Signal-to-Noise oranları düşük bir takım internet yazarlarını eleştirmen hoşuma gitti.

Yorum Yaz