Burak Arikan 28.07.2008
Ergenekon İddianamesi Neden Düz Metin Değil de PDF Olarak Dağıtılıyor?
Savcılık bilgisayarla yazdığı Ergenekon iddianamesini önce basmış, sonra taramış, sonra da taranmış sayfalardan PDF yapılmış belgeler olarak dağıtıyor. Hangi yüzyılda yaşıyoruz? Bilişim çağında değil miyiz? Zırhlı araçta koli koli iddianame taşıyorlar, resim olarak yapılan PDF belgeler (eğik yazılardan ve mühürlerden anlaşılıyor) ağırlığından yargı bilgi işlem sistemini çökertiyor.
Savcılık bilerek veya bilmeyerek Ergenekon iddianemesini düz metin olarak değil PDF olarak dağıttı. Düz metin olarak dağıtsaydı 2455 sayfa iddianameyi bilgisayar programıyla çok kısa sürede analiz edebilirdik. En çok tekrar eden isimleri bulmaktan başlayıp, metinlerde tekrar eden –normalde bir insanın kısa sürede okuyarak çıkaramayacağı– örüntüleri çıkartabilirdik, insanlar ve olaylar arasındaki ilişkileri bir ağ diyagramı olarak görselleştirebilirdik. Böylece kim kimle ne ilişki içinde, ilişkilerin ağırlıkları nedir, düğüm noktaları nedir, kümeler nedir, çok kısa süre içinde bir harita olarak görebilirdik, herkes görebilirdi. Bu analiz hem yargıya, hem avukatlara, hem de kafası bulanmış vatandaşlara bu karmaşık ağ ilişkilerini yalın bir şekilde gösterirdi.
Ama savcılık iddianameyi PDF dosyasına kitledi. Normalde bilgisayarla yazılmış olan iddianame basılıp taranıp resim olarak PDF dosyasına konuldu, dolayısıyla iddianame üzerinde bilgisayarla işlemsel analiz yapmamızı engellemiş oldu.
Not: Bu habere göre iddianame avukatlara içinde arama yapılabilir DVD olarak dağıtlacakmış. İşlemsel metin analizi yapabilmek için DVD araması maalesef yeterli değil.
Güncelleme: Yorumlarda Nahnu iddianame içinde kelime araması yapabileceğimiz Miiliyet sitesine ve iddianameyi .doc formatında indirebileceğimiz Samanyolu sitesine bağlantılar verdi.
İlgili bağlantılar
Related posts:
- Yeni Radiohead Videosunu MTV Değil Google Yayınlıyor
- Ses Sentezleme ve Tanıma Teknolojisi ile Neler Yapılabilir?
- Bilgisayarı Daktilo Olarak Kullanmak
- Oyumu Neden Baskın Oran'a veriyorum?
- Türkiye'de İşkencenin Stratejik Haritası İnternet'te Yayınlanıyor
28/07/2008 at 03:20
arama yapılabilir durumda olduğundan yola çıkarak, düz metin versiyonunda da bir yerlerde olduğunu varsayabilir miyiz? bu da bir şekilde erişilebilr hale gelecektir.
28/07/2008 at 03:26
Zaten iddianame bilgisayarda değil de daktilo veya elle yazılmış olabilir mi?
28/07/2008 at 05:16
Bu belgeleri pdf olarak savcilik/mahkeme mi dagitiyor, yoksa bu cevrimi kitlesel medya sirketleri mi yapiyor?
Iddianameye bakildiginda gerek murekkep baskisinin tutarliligi, gerekse kelime araliklarindan anlasildigi kadariyla bu dokuman bilgisayarda bir kelime islem yazilimi ile hazirlanmis (mesela MS Word) gibi gorunuyor.
Fakat, burada belgenin hangi platformda yazildigindan cok nasil dagitildigi, medyada hangi formatta boy gosterecegini belirliyor. Yine iddianameye bakinca, metnin sayfalarda hafif donuk olarak durmasi ve klasor deliklerinin neredeyse gorunmez duruma gelmesi, baktigimiz dokumanin kopyanin kopyasi oldugu ihtimalini guclendiriyor.
28/07/2008 at 05:42
http://www.samanyoluhaber.com/haber-110371.html adresinde 7 parça ve MS Word formatında (.doc).
http://i.milliyet.com.tr/ergenekon/iddianame.aspx?ver=07143865 adresinde ise online kelime aratarak tarama yapabiliyoruz tüm dosyalar arasından.
hadi bu da bonus olsun: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=13710762
28/07/2008 at 10:02
devlet, her ne kadar e-devlet filan işlerine epey yatırım yapıyor olsa da bürokratik çerçeveler tabii sıkmaya devam ediyor. her sayfanın altında bulunan imzalar, mühürler, paraflar nedeniyle savcılık basına bu şekilde sunmuş olmalı. ki çok daha önemsiz yazılar, şunlar bunlar bu şekilde iletiliyor çeşitli kurumlar arasında bildigim kadarıyla. veya web sitelerinde birçok şey ancak jpeg olarak veya pdf olarak yayınlanıyor.
kısaca, devlet henüz elektronik belge gibi konsepte intibak edebilmiş değil. belki de yasal çerçevesi oturmadı. ancak bu şekilde, bir nevi “fotokopi” olarak dağıtmayı akledebiliyor ve algılayabiliyor. en azından adam gibi web sitesi yapabilirlerdi. yine de bir ocr’dan geçirmek çok zor olmamalı 3. partiler için.
bu arada “enron explorer” şahaneymiş.
28/07/2008 at 14:20
@nahnu sağol bağlantılar için yazıya ekledim güncelelme olarak.
28/07/2008 at 15:08
Sanırım milliyet gazetesi text’e geçirmiş arama falan yapilabiliniyor iddianamede. Ama sonuçları yine jpg formatinda görebiliyoruz.
http://i.milliyet.com.tr/ergenekon/iddianame.aspx
ergenekon api
28/07/2008 at 15:09
zaten yazılmış url pardonella
29/07/2008 at 07:29
“Savcılık bilgisayarla yazdığı Ergenekon iddianamesini önce basmış, sonra taramış, sonra da taranmış sayfalardan PDF yapılmış belgeler olarak dağıtıyor.” demek ne kadar doğrudur bilemeyeceğim, bir de şöyle düşünelim.
Savcılık yazdığı iddianameyi mahkemeye (İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi) verdi, mahkeme iddianamenin kabulüne karar verdikten sonra iddianamenin basılı bir sureti dağıtıldı ve bizlere PDF olarak ulaştı.
Bu bence daha mantıklı, çünkü hiçbir sacvılık, hele hele 2000 küsür sayfalık bir metnin çıktısını alıp, her sayfasına imza ve mühür bastıktan sonra bunu PDF haline getirip de size verme zahmeti ile uğraşmaz!
UYAP’ta iddianame ve diğer belgeler, UYAP döküman editörü (editörü http://www.adalet.gov.tr adresinden indirebilirsiniz) ile hazırlanır, sisteme bu editör aracılığı ile kaydedilir. Sisteme kaydedilen belgeler e-imza ile imzalanır, çıktısı alınır.
UYAP editör üzerinden hazırlanan herhangi bir dökümanın PDF olarak çıktısını alabilme imkanı varken, önce çıktısını alıp sonra taratıp PDF’e dönüştürme işleminin mahkeme ya da savcılığın eseri değildir diye düşünüyorum.
Kaldı ki, iddianamenin PDF olarak dağıtılmasında hiç sakınca yok bence. Ben kıytırık bir dökümanı bir başkasına gönderirken üzerinde değişiklik vs. yapamaması için PDF olarak gönderiyorum. 2000 sayfadan fazla bir iddianamenin PDF olarak sunulmasında bir sakınca olmadığı kanaatindeyim.
Selamlar…
29/07/2008 at 15:09
@ali usta bilgi verdiğin için teşekkürler, özellikle UYAP döküman editörü hakkında. Bu dediklerinden anladığım Savcılık yazdığı iddianameyi mahkemeye verdi, ama basılı değil, UYAP üzerinden dijital imzalı olarak aktardı, değil mi? Öyleyse mahkeme mi bastı da medyaya dağıttı? Ya da mahkeme iddianemeyi bastı okudu ve geri savcılığa okunmuştur damgasıyla basılı verdi de sonra savcılık mı bu basılı iddianameyi medya’ya dağıttı?
Başka önemli bir soru. Neden iddianame herkese, yani tüm vatandaşlara aynı anda değil de sadece bir kaç medya’ya dağıtıldı? Neden iddianame devletin bir websitesinde herkese aynı anda açık hale getirilmedi de sadece medyaya dağıtıldı?
İddianamenin düz metin değil de PDF olarak dağıtılmasınının neden önemli olduğunu bu yazıda anlatmaya çalıştım. 2455 sayfa metin üzerinde bilgisayarla analiz yapabilmek için.
29/07/2008 at 15:34
merhaba,
simdi bu uyap bilgisini alinca isin tadi biraz daha kacmis oldu. madem uyap denilen yazilim kolayca pdf olarak kaydedebiliyor bunu, denen taranmis imajlardan 1 gb’a yakin tutacak pdf’lere mahkum oluyoruz. en azindan text’in kolayca secilebildigi, kopyalanip yapistirilabildigi filan bir pdf uretilip, mis gibi de adalet bakanliginin filan web sitesinde dagitilabilirdi.
aklima gelmisken, bir de key rezaleti yasaniyor iki gundur. devlet, kurdugu altyapinin (muhtemelen 1 hafta icinde) “8.5 milyon kisiye” hizmet edeceginden habersiz gibi. siteye gunun herhangi bir saatinde erisilemiyor. bu liste yasal nedenlerle resmi gazetede de yayimlandi. resmi gazete, 150.000 civari sayfa tutuyor. cok sayfa tuttugu icin sadece “3 nusha” basiliyor. dagitilamiyor. ayni pdf sorunu burada da mevcut. gazetenin nushalari taranip internet sitesine atiliyor. (gerci sadece bu sayi degil, her sayi boyle) neyse ki baska mevzuat kaynaklari var, aradigimizi metin olarak da bulabiliyoruz… falan fistik iste. aman bunaldim vallahi…
29/07/2008 at 16:02
key ile ilgili privacy mevzuunu atlamisim. bu 8.5 milyon kisinin, adi, soyadi, sosyal guvenlik numarasi, tc kimlik numarasi ve alacagi para bilgisi su an public. isteyen hos bir veritabani olusturabilir. video art filan yapabilir bu devasa listeyle, ne bileyim. bu bilgilerle sgk.gov.tr’de bircok sorgulama yapabilir, kisinin sigorta gecmisini, calisma hayatiyla ilgili bazi bilgilerini ogrenebilir. kredi basvurusunda bulunulabilir ve kisinin kredibilitesi ogrenilebilir. osym’den filan baska bir suru sey ogrenilebilir. bu bilgilerin yanina -eger az cok tanidigimiz biriyse- anne baba adi, yasi filan eklendiginde, muhtemelen baska e-devlet servislerinden baska bilgiler de edinilebilir. sifre denemeleri yapilabilir. vs. vs. isin nereye kadar gidebilecegini deneyip gormek lazim.
hani hicbir sey yapilamasa bile, ulke nufusunun %15′inin listesi oluyor elimizde… hoop bir tikta…
29/07/2008 at 16:08
@arikan: Hayır, savcılık iddianameyi basılı olarak mahkemeye verir. Uypa üzerinden dijital imzalı olarak mahkemeye gönderilmesi -şimdilik- yeterli değildir, basılı olarak ve ıslak imzalı halde gönderilmesi gerekiyor ve bu örnekte de aynı şekilde olmuştur.
Mahkemenin, iddianamenin kabulü kararını vermesinin ardından iddianame medyada başgösterdi. Ancak iddianamenin kim tarafından dağıtıldığını bilmiyorum. Savcılık ya da mahkeme tarafından iddianamenin sunulması bana hiç de mantıklı gelmiyor, çünkü herhangi bir dava dosyasından herhangi bir belge, o dosyanın taradı ya da vekili olmayan birine verilmez! Neden bir web sitesinde yayınlanmadığının açıklaması da bu olsa gerek diye düşünüyorum.
İddianamenin kim tarafından dağıtıldığı sorusuna cevap bulursak, bütün merakımızı da gidermiş olacağız aslında.
29/07/2008 at 16:13
Sanırım PDF leri savcılık bu şekilde dağıtmış. NTV haberdeki adamın söylediğine göre muhabirler ellerinde flash disklerle savcılığa gitmişler, ve 700mblik iddianameyi kaydetmişler.
29/07/2008 at 16:15
@Ali üsta@ ntvmsnbc.com da “Ergenekon İddianamesini Tartışması” başlıklı yayını izlerseniz, orada sunucu kişi iddianameyi nasıl aldıklarını, nasıl diğer gazete muhabirleriyle ellerinde dvd lerle flash disklerle savcılığa koşturduklarını falan anlatıyor.
30/07/2008 at 23:01
ellerinde CDlerle savcılığa koşan gazeteciler… harika bir sahne.
30/07/2008 at 23:03
8.5 milyon Türk Vatandaşı’nın kimlik bilgisini CD yapıp Kadıköy’de filmcilerin yanında satan olur herhalde. Bu da harika bir sahne.
04/08/2008 at 03:47
serdar’da az once izledim,
http://televidyon.com/p/399/teknoloji-dunyasinin-komik-halleri
8.5m tc no kaydinin dagitilmasina deginmis
lakin siteden cekmisler mi bu datayi, yoksa zahiri mi konusuluyor
onu tam idrak edemedim.
04/08/2008 at 10:07
resmi gazete html olarak listelemeyi kesmis galiba, ama dosyalar duruyor. ilkini denedim, indi. ama zaten rapidshare’e filan dustu yani. hatta uyanik hurr,yet bu bilgileri kullanarak kendi sorgulama sitesini yapti, pastadan pay kapayim hesabi. basta o da pdf’ti. olay tartisilmaya baslayinca sorgulamaya cevirmisler uckagitcilar.
neyse, pdf’ler:
http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2008/07/CİLT-1.pdf
…
http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2008/07/CİLT-80.pdf
‘e kadar…
01/11/2008 at 01:22
Sorun PDF olarak dagıtılması değil, pdf text formatında son derece ufak metin de olabilirdi. Bu dosya bir bitmap (resim) olarak verildigi icin bu kadar buyuk. Ama onemli bir noktayı atlamayalım. Bu belge internette dolaşırken ufak degisiklikler, ekleme, çıkartmalar ile kamuoyunu yonlendirmek gibi siyasi amaclarla kullanılabilir. dolayısı ile iddianamenin imza ve muhur iceren sayfaların taranmış bitmap image olarak verilmesi bu tür sahteciliklerin olasılığını azaltır.
01/11/2008 at 01:57
@gizli, imza ve mühür basılı ortamın güvenlik gereçleri. İnternette bir döküman, internete has bir güvenlik sertifikası ile dağıtılabilir, bahsettiğin problemin bu şekilde önüne geçilebilir. Taranmış bitmap döküman, belgenin içeriğini geri plana atıyor, belgenin içinde arama yapabilmeyi engelliyor ve dolayısıyla insanların belgeyi gözden geçirmek için kullanacağı önemli araçların uygulanmasına engel oluyor.
01/11/2008 at 16:09
hemen akla gelebilecek bi md5 gibi cesitli hashing yontemleri zaten var.
ki tahrif, carpitma, manipulasyan her halukarda yapiliyor. bu sekilde de engellenebilecek bir sey degil.
03/11/2008 at 19:43
ugur / engin sen ben md5 check yapmayı bilebiliriz ama bu belgeleri okuyacak tüm kisileri bilgi islem tekniklerini elektronik imza vs. bilecek kontrol edecek kisiler oldugunu varsayamayız degil mi? Dahası cogumuz için bunlar esas konu olmadıgından dosyanın parçaları farklı kaynaklardan her onumuze geldiginde authentic olup olmadıgını kontrol edecek değiliz. Ör. milliyet gazetesi bir arama motoru yapmış. şimdi damga ve imza nedeniyle bir ölçüde tek tek sayfaların da orijinal olduguna dair bir dogrulama olanagı var. Isteyen alsın tercih ettigi OCR sistemini duz metin haline getirsin. Teknoloji ancak uygulandığı sosyolojik fon ile uyumlu olduğunda üretken birşey. Teknolojiye gereğinden çok yüklenmek bu teknolojiye toplumun ortalamasından daha hakim kötü niyetli aktörlere prim vermek olur.
04/11/2008 at 05:33
@gizli:
“Kotu niyetli aktorlere” prim vermemek icin bilginin erisilebilirligini kisitlamayi eski dunyadan kalan bir yaklasim olarak goruyorum. Bilgiye cok daha az insan erisince ne kadar guvenli oldugunun onemi cok daha azaliyor. Burada varsayim, “kotu niyetli aktorlerin” bilgiyi tahrif edecegi ve insanlarin dimagini zehirleyecegi. Bizim sosyal fonumuzda iyi niyetli aktorlerin baskin cikacagina ve o bilgiye cok daha yaratici erisim sekilleri ortaya koyacaklarina inaniyorum. Kase/damga gibi fiziksel muhurler merkezi yonetimin baskin oldugu, sayica kucuk cevrelerde dedigin gibi hala etkili olabilir. Buyuk kitleler icin artik durum farkli. Halki egitmek ve olan biten konusunda en iyi sekilde bilgilendirebilmek icin bilgiye en iyi ve etkin iletisim sekillerini sonuna kadar kullanmak gerektigini dusunuyorum.
10/04/2009 at 19:26
http://www.vefahaber.com/Ergenekon-iddianamesi.html
burda düz yazı şekinde var tüm yazıları görebiliyoruz
21/06/2009 at 23:21
Bu kadar eğitim alıyorsunuz ancak PDF metinleri düz metine çeviri programlarının olduğunu bilemeyecek kadar aptal gazetecilerin olması ne kadar üzücü