13.02.2010

Söyleyeceklerimi Yüksek Sesle Tekrar Et

pim, çek, bomba, at, tabur, komuta, emir, birlik, toplu, takım, alay, söyle, dinle, burayı, dinle, buraya, otur, kalk, bak, ileri, sola, ol, hazır, dön, sağa, say, söyle, tekrar, başla, et, rahat, tören, şekil, illa, yok, sebep, sor, sağol, sorma, takım, al, hiza, gir, sıra, bak, yan, al, at, yerinde, adım, say, uygun, saygın, sessiz, sakin, sol, sorma, amiral, albay, general, teğmen, binbaşı, yüzbaşı, onbaşı, tümden, hepten, hiçten,  general, maraşal, oralet, kahve, çay, çek, sıra, yasa, sivil, komuta, yargı, imam, atatürk, ermeni, kürt, türk, er, erbaş, kol, kırık, kola, bak, sağa, sol, geri, dön, pim, çek, bomba, at, yat, yan, as, baş, öz, millet, yalan, vatan, söz, nizam.

20 Ekim 2009

11.07.2009

Bu İşlem Veri Kaybına Neden Olabilir

2000lerin başında ucantekme.com adında bir site yapardık, daha bloglar yaygınlaşmamışken. Uçantekme’de bazen sadece anahtar kelimelerden oluşan cümlesiz yazılar yazardım, bir tür edebiyat, artık edebiyat. Şimdi 2009un ortası, onlardan bir tane daha yazıyorum.

kelime, yine, şahit, altyazı, var, gelen, var, dar, bir, taraf, o, yan, hayal, gelir, bir, tek, yek, gibi, olur, ta, iç, de, hat, nasıl, da, olsa, bulgu, düğüm, tahmin, küme, ispat, gelebilenlerden, giderayak, oynatamadıklarımız, veya, katlanamadıklarımız, tabiyet, önde, oyla, boyla, en, üst, kurul, alt, kim, kimlik, din, islam, mahrum, kime, niyet, neye, kısmet, para, anal, kimlik, yitik, temel, tik, lik, lehine, rahim, bekle, kıs, kas, kısık, kasık, latin, şili, şehit, şeriyat, düş, kalk, düşe, çal, mal, at, kat, yat, para, al, mal, sat, zum, yap, gel, geri, ver, vere, dur, yandan, önden, arkadan, ters, mers, sepetle, sere, serpe, ver, daha, ver, bekle, ver, al, ver, kaydet, parket, market, niş, nihayet, gelebilirsen, terabaytlara, yanından, kayabilirsen, otobaytlara, buradan, açık, görüntülenebilirsen, sen, kesinleştirebilirsem, ben, üst, kurul, alt, kimlik, kibar, din, lütfen, bak, kas, kısık, zor, olan, zor, formül, budur, olur, evet, hayır, budur, durur, kibar, kurur, kudur, korur, bu, sürümden, kazan, halime, hamile, tapan, tabandan, başlayan, hareket, ses, siz, biz, kim, kimiz, verir, veriştirir, sev, seviştir, yer, imkan, varsa, veriştir, yaz, dur, tekrar, dur, et, dur, tekrar, et, dur.

23.09.2007

İstanbul Bienali'nden Fotoğraflar

istanbul-bienali.jpg

10. İstanbul Bienali
‘nden fotoğraflar arıyoruz. Sizin çektiğiniz, bloglarda bulduğunuz, veya internette Flickr ve benzeri fotoğraf servislerinde gördüğünüz fotoğrafların bağlarını bu yazıya yorum olarak gönderin yazıya ekleyelim beraber bir indeks oluşturalım.

Benim bulduklarım şunlar:
http://flickr.com/photos/tags/10thistanbulbiennial/
http://flickr.com/photos/tags/istanbulbiennial/
http://flickr.com/photos/emergencyrooms/sets/72157602067139623/
http://artforum.com/diary/id=15803
http://flickr.com/photos/tags/istanbulbiennal/

Yuakrıdaki görsel Paul Chan’ın Antrepo 3‘deki işinden, Flickr’da louisemakesstuff‘dan tarafından çekilmiş.

22.09.2007

Bugün Küresel Isınma İçin Ne Yaptın

newcreatives-kureselisinma.jpg

Bunlatıcı bir yaz geçirdik. Feci bir kışa yaklaşıyoruz. Pek çok defa anlatıldı, küresel ısınma bunun sebebi. Engellemek için herkes tek tek bir şey yapmalı, dikkat etmeli tükettiği ettiği şeylere.

Ancak küresel ısınma felaketine bizi itenler bireyler değil şirketler ve devletler. Mesela uçak üreten şirketler, uçuş şirketleri, petrol şirketleri, araba üreten şirketler ve en önde ABD olmak üzere bu tür şirketleri sınırlamayan devletler. ABDnin devletlere doğaya karşı sorumluk yükleyen Kyoto Protokolü‘nü imzalamaması ise ancak fırını körüklüyor.

realcosts.gif
Yaz başında sanatçı Michael Mandiberg Gerçek Tutarlar (“RealCosts”) Firefox tarayıcı eklentisini çıkardı. Bu eklenti siz alışveriş sitelerinde gezerken baktığınız ürünlerin karbon yayım miktarını gösteriyor. Aynı marketten aldığınız ürünlerin arkasında yazan vitamin miktarları gibi, bu eklenti internetten alacağınız ürünlerin ve servislerin dünyaya ne kadar karbon yayacağını gösteriyor. Bu eklentiyi kurarak küresel ısınma konusunda daha bilinçli olabilirsiniz.

Ayrıca küresel ısınmayı azaltmak için yapabileceğiniz 10 basit şey listesindekileri uygulayın.

realcosts-continental450.gif

En üstteki “CO2 Öldürür” görseli NewCreatives tarafından yapılmıştır.

17.09.2007

Kıyafetler Haberlerle Örüldü

nk_sweaters.jpg

Ebru Kurbak ve Mahir M. Yavuz tarafından geliştirilen NewsKnitter (“Haber Örücü”) internetten okuduğu günlük haberleri analiz edip kazak üzerinde örüntü olarak gösteriyor. Bu yılki Ars Electronica festivalinde en çok konuşulan projelerden biri NewsKnitter. Projeden 10 parça kazak festival boyunca Campus 2.0′da sergileniyor.

NewsKintter’dan çıkan her kazak belirli bir günün haberlerine ait. Sistem 3 işlemden oluşuyor:

  1. RSS beslemelerden haber okuyan program
  2. Okunan haberleri filtreleyip görsel örüntülere çeviren grafik program
  3. Örme makinasının görselleri örme kazağa çevirmesi

Bu projeyi düşünürken aklıma iki şey takılıyor. Birinicisi Ören Bayan. İkincisi sondan eklemeli diller ailesi. Ör, örme, örgü, örüntü, bağ, bağla, bağlantı, ağ, ağlı, bağlı birbirine hem ses hem anlam olarak. NewKnitter internette beliren haberlerin örme/dokuma işlemi üzerinden ortaya koyulması. Örme işlemine çekilen dikkat eğer giyim üzerine çekilse, kazak görüntüsün değil mesela kazak bedeninin veri yoğunluğuna göre belirlenmesini düşünebiliriz.

nkshooting27_b.jpg

NewKnitter kazakları Istanbul TETAŞ Tekstil‘in Shima Seiki bilgisayarlı dokuma makinalarıyla üretilmiş.

11.09.2007

Bugün 11 Eylül

9-11-superman.jpg

Günün resmi. Manhattan’da Dünya Ticaret Merkezi anıtının önünde ziyaretçilerin bıraktığı çiçekler ve “kahramanımız” Superman.

10.09.2007

Ars Electronica Festivali Canlı Yayında

arselectronica2007.jpg

Tekno-kültürel üretimin en önemli forumlarından Ars Electronica Festivali’nin bu yılki teması Güle Güle Gizlilik (“Goodbye Privacy”). Festivalin bu yılki davetli küratorleri Ina Zwerger ve Armin Medosch internet ve mobil iletişim teknolojilerinin sağladığı ağlı bağlı yaşamda gizlilik ve açıklık nasıl değişiyor buna eğiliyorlar. Kamusal alan (mesela Taksim meydanı veya Facebook) nasıl tepeden inme değil de zeminden yukarı ortaklıkla üretilebilir bu soruyla uğraşıyorlar.

Yakınlık ve Yerinden Edilme: Ağlı Sanatları Kavramsallaştırmak

Ağlı Sanatları Kavramsallaştırmak bence festivalin en önemli konferansı. 1990lardan itibaren medya sanatları alanına girmeye başlayan ağlı sanatlar için bir zemin oluşturma çabası. Ağlı sanatlar internet üzerinde çalışan sanatçıların internetin özelliklerini, mesela yükleme zamanı, hiperlink, yükleme hataları, HTML formlar, TCP/IP protokolü gibi öğeleri kullanarak yaptıkları işlerle başladı. Daha sonra bilgi işleme tenikleri ve ağ davranışlarının kullanımı gibi daha karmaşık sistemlere dönüştü.

Bugünün en önemli sorusu bu ağlı bağlı sanat işlerini nasıl koruruz ve gelecek nesillere aktarabiliriz. Bu işler ne yağlıboya gibi duvara asılır ne heykel gibi salona koyulur. Bu işlerin yaşaması için bir ağın varlığı gerekir. Bu konferansın bir kısmı ağlı sanatları arşivlemek, korumak, ve sergilemek üzerine Avusturya’da yapılan çalışmaları kapsıyor. Konuşmacılar ve konular şöyle:

  • Ted Nelson, “Gelecek Medyayı Birleştirmek”
  • Lev Manovich, “Sonsuz Genişleme”
  • Marc Ries, “Paylaşma Sanatı: Erken Dönem Net.art’dan Web 2.0′a”
  • Charlie Gere, “Ağlı Sanat ve Galeri”
  • Verena Kuni, “Neden Hiçbir Zaman Ağlı Sanat Tarihçisi Olmadım”
  • Gunther Reisinger, “Ortak Yaşam Yöntemleri. Ağlı Sanatlara Disiplinler Arası Yaklaşımlar”
  • Dieter Daniels, “Sayısal Miras”

Canlı ve arşivlenmiş videolar
Ayrıca geçtiğimiz yıllardan farklı olarak bu yıl internetten canlı ve arşiv videolar konferand videoları yayınlanıyor.
http://www.aec.at/en/festival2007/webcasts/index.asp

06.09.2007

Bienal Paralel Tershane Sergisi

bienal-paralel-tershane.jpg

İMKANSIZ DEĞİL
ÜSTELİK GEREKLİ
KÜRESEL SAVAŞ ÇAĞINDA
İYİMSERLİK

10. Uluslararası İstanbul Bienali başlıyor. Yarın ve cuma (7 Eylül) günü İstanbul’un çeşitli yerlerinde Bienal açılışları, karşılaşmalar, ve kucaklaşmalar olacak.

Bienale paralel olarak çağdaş sanat ve fikir üretim platformu TERSHANE 15 sanatçının katıldığı bir sergi düzenliyor. Küratorlüğünü Devrim Kadirbeyoğlu‘nun yaptığı sergi kolektif bir şekilde geliştirildi. Açılış 7 Eylül Cuma günü saat 19:00da Tophane’de Boğazkesen Caddesi Bostaniçi Sokak’da. Harita burada.

Bu sergide ben de Bored-er (2005) isimli bir seri bulanık fotoğraf ile yer alıyorum. Bored-er İngilizce de “sıkılmak” ve “sınır” kelimelerinin birleşiminden icat ettiğim bir isim. Uluslar arası sınırları geçerken yaşadığım zorluklar ve çekim yaptığım dijital kameranın sınırları üzerine yaptığım bir iş.

02.09.2007

Beyaz Elektrik

Günün resmi.

1289857602_6c0f860a79.jpg

28.08.2007

Robot Başbakan

Bir grup insanın beraber bir iş yapabilmesi için gereken şey bir lider değil bir yapılacaklar listesidir. Herkes listeye yapılacakları yazar, sonra yapabilenler listedekileri birer birer yapar. Sonuçta beraber iş görülür. Lider listedir.

3-5 kişilik takımlar böyle çalışabilir ama 20-25 kişiye çıkıldığında işler karmaşıklaşır. Sayı arttığında ortalığın karışmasının sebebi iletişimin karmaşıklaşmasıdır. 50den fazla kişinin beraber iş yapabilmesi için hiyerarşik yapılar gerekebilir. Yönetici, müdür, CTO, CEO gibi şirketlerden bildiğimiz klasik makamlar ve yapılar şirketlerde hiyerarşileri yürütmek için oluşturulmuştur. Son zamanlarda genelde yaratıcı ürün çıkaran büyük şirketler (IDEO gibi yaratıcı danışmanlık şirketleri) bu hiyerarşileri azaltıp takımların birbirleriyle iletişimine önem vermeye başladılar. Tabii ki açık kaynaklı yazılım geliştiren gruplar bu az hiyerarşili çalışmaya çok daha iyi bir örnek. Açık kaynaklı yazılım geliştirenler genelde farklı farklı ülkelerde programcılardan oluşan sanal takımlardır. Kod deposu, sürüm takibi, hata bulucular, forumlar, eposta, IM, skype gibi gelişkin iletişim araçları yardımıyla az hiyerarşiyle çok başarılı işler çıkarıyorlar.

Bin kişi nasıl beraber çalışabilir? Çalışmak mı? Bin kişi. Google’da 10binden fazla kişi çalışıyor. Geçenlerce Google New York ofisinde bir iki arkadaşımla öğle yemeği yedik. Gerçekten bir sürü kişi az önce bahsettiğim gibi küçük gruplara bölünmüş çeşitli projeleri geliştiriyorlar. Gruplar ve bireyler açık kaynaklı yazılım geliştirenler gibi bir çok endüstri standardı iletişim araç kullanıyor. Tabi müdür vs. her türlü var.

Milyon kişi bir arada ne yapar? Bu kadar kişi bir arada ancak yaşar… Çalışmak nerde? Yaşamak ile çalışmak arasındaki sınır kalabalık olduğunda kaybolur. Türkiye sınırları içinde yaşayan milyonlarca kişiden bahsetmiyorum. Internette milyonlarca insan bir arada yaşıyor. MySpace, Facebook, Sosyomat, Yonja gibi sosyal ağ servislerinde milyonlarca insan kelimenin tam anlamıyla yaşıyor. Bu yaşamın fizksel hayata direk veya dolaylı etkisi var. Hayat zaten fiziksel ve ruhsal diye ayrılıyorsa bu çok yeni bir durum değil. Facebook inanç turizmi gerçek mi yoksa?

Internet üzerinden kendini düzenleyen toplumlarda muhtar, müdür, kaymakam, vali yok. Millet yok. Devlet yok. Başkan yok. Başbakan yok. Sadece robot var.

Robotlar ruby, python, php, asp gibi programlama dilleriyle ve veri tabanlarıyla geliştiriliyor. TCP/IP, HTTP gibi iletişim protokolleriyle birbirine bağlanıyor. Küçük grupları liste büyük grupları ağ işletiyor. Her topluluk kendi robotları tarafından yönetiliyor. Ancak hiç bir robot seçimle başa gelmiyor.