‘işitsel’ Arşivi

Ali Miharbi | February 9th, 2009

Alaska’yı Seviyorum

4 Ağustos 2006′da 650.000 AOL kullanıcısının arama motoruna yaptığı girdiler bir hata sonucu Internet’te bir metin dosyası olarak, AOL durumu farkedene kadar üç gün boyunca herkesin görebileceği şekilde erişime açılmış, gizlilik hakkı konusunun yanısıra ortaya çıkan kimisi korkutucu denilebilecek bilgiler nedeniyle de oldukça tartışılmıştı. Bu metin dosyası, kullanıcıların üç aylık arama verisini içeriyordu.

Lernert Engelberts & Sander Plug, 711391 no.lu AOL kullanıcısının hikayesini anlatan, I Love Alaska isminde, kısa bölümlerden oluşan bir film çektiler. Houston-Texas’ta yaşayan, gününü TV ve bilgisayar başında geçiren orta yaşlı dindar bir kadın olduğunu anladığımız kullanıcı #711391, özellikle duygularını, fikirlerini, isteklerini arama motoruna yazması veya arama yaparken özel yaşamına dair imalarda bulunmasıyla istemeden oldukça kişisel bir hikaye oluşturmuş. Bölümler Vimeo’dan izlenebiliyor.

Ali Miharbi | November 20th, 2008

Open Sound Control ile Processing – Pure Data Haberleşmesi

Yeni Formlar: Reaktif Müzik yazısında konu Pure Data‘dan (PD) açılmışken, işlemsel ses ve müzik konusunda oldukça kuvvetli olan bu gerçek-zamanlı grafiksel programlama ortamını, şahsen grafik ve video işleme konusunda daha doğrudan kontrol sağladığını düşündüğüm Processing ile haberleştirmenin ve bu iki alemin güçlerini birleştirmenin yolunu gösteren bir yazı yazmaya karar verdim. Burada vereceğim örneği elbette sadece Processing veya sadece Pure Data (pd-extended paketinin içinde gelen veya PD’ye ayrıca ekleyebileceğiniz OSCx ve GEM kütüphanelerini kullanmak suretiyle) ile yapmak da mümkün ama daha karmaşık uygulamalar için (mesela ağ üzerinden, değişik platformlarda yazılmış programların entegrasyonu) bir örnek olma amacı taşıyor.

Hem PD hem de Processing (Python, Ruby, Java, Microsoft.Net, vvvvMaxMSPLiveAPI, OSCulator vb. sayısız ortam gibi) Open Sound Control – OSC protokolünü destekliyor. OSC, bilgisayarlar, synthesizer’lar ve bilimum çeşit multimedya cihazını birbirine bağlamayı kolaylaştırmak için geliştirilmiş, modern ağ teknolojileri ile hatasız, birlikte çalışan, esnek sistemler kurmak için birebir bir protokol. Bunun yanında ağlar üzerinde çalıştığı icin MIDI’nin sunamadığı yeni türden etkileşimlere de (İnternet üzerinden gerçek-zamanlı etkileşim, değişik veri tiplerini ve donanımları birbirine bağlamak gibi) imkan sağlıyor. 

İşin Processing ayağından başlayalım:

Önce oscP5 kütüphanesini indirmek gerekiyor. Normalde yapılanın aksine, sıkıştırılmış dosyaları açtıktan sonra libraries klasörüne değil, sketches klasörü içine atıyoruz. Bu kütüphane birçok örnekle gelse de, buradaki amacımız için aşağıdaki gibi sade bir kod yazabiliriz:

import oscP5.*;
import netP5.*;

OscP5 oscP5;
NetAddress myRemoteLocation;

void setup() {
  size(400,200);
  frameRate(25);
  stroke(255);
  oscP5 = new OscP5(this,12000);
  myRemoteLocation = new NetAddress("127.0.0.1",9999);
}

void draw() {
  background(0);
}

void mouseDragged() {
  line(mouseX, 0, mouseX, height);

  OscMessage msg1 = new OscMessage("/msg1");
  OscMessage msg2 = new OscMessage("/msg2");

  msg1.add(map(mouseX, 0, width, 69, 100));
  msg2.add(50);

  oscP5.send(msg2, myRemoteLocation);
  oscP5.send(msg1, myRemoteLocation);
}

 

 

 

 

void mouseReleased(){
  OscMessage msg2 = new OscMessage("/msg2");
  msg2.add(0);
  oscP5.send(msg2, myRemoteLocation);
}

Bu örnek tek bilgisayarda lokal olarak çalışıyor ama IP adresini değiştirerek ağ üzerinde çalışır hale getirmek de olası. Burada 9999 numaralı porta iki mesaj yolluyoruz. Birincisi mouse’un x koordinatını okuyarak 69 ile 100 arasında bir değer ile eşleştiriyor. Daha sonra PD, bu değerleri MIDI girişi olarak alıp frekansa çevirecek.

Bu program çalışırken PD’yi açıp oynamaya başlayabiliriz. Herşeyin düzgün çalışabilmesi için PD_extended–>Preferences–>Startup içinde “oscx”in olması gerekiyor. Pure Data ile haşır neşir olmamış ama bu vesileyle girişmeye niyetlenmiş olan varsa buradan ve buradan başlayabilirler. Temel nesneler dışında dumpOSC ve OSCroute nesnelerini kullanıyoruz ve 9999 no’lu portu dinleyip Processing’den gelen mouse değerine göre frekansı değişen bir kosinüs dalgası yaratıyoruz:

PD kodunu da aşağıya ekleyip ilk eğitsel-öğretsel yazımı burada noktalıyorum:

Diğer yönde, PD’den Processing’e mesaj göndererek, Processing ekranına daire veya kare çizdiren örnek kod:

Düğümküme’de yayımlanan ilgili yazılar:

Ali Miharbi | April 21st, 2008

Demo Kültürü ve Plazma

2003 yılında Kiasma‘da demoskene.katastro.fi isimli bir sergide Commodore 64′ler, Amiga’lar, Atari’ler ve PDA’ler üzerinde çeşit çeşit demonun sergilendiğini görünce oldukça şaşırmıştım. 1980 ve 90′ların donanımlarıyla yapılmış bu demo ve intro’lar, sadece günümüzün medya sanatının şekillenmesinde etkili olmakla kalmamış, aynı zamanda da bugünün bilişim endüstrisindeki birçok insanın da yetişmesini sağlayan kültürel bir fenomen haline gelmişti. Yakın zamanda da öğrendim ki demoscene alt kültürü bugün de Breakpoint ve Assembly gibi dev parti organizasyonlarını düzenli olarak sürdürebilecek kadar yaygın. Bu çevrenin Türkiye’deki durumunu merak edenlerin demoscene kültürünün yanısıra yazılım, donanım ve sanatsal konulara da eğilen “Amatör Bilgisayar Kültürü Dergisi” Plazma’dan bilgi edinmeleri mümkün: http://www.plazma-dergi.org

Ali Miharbi | February 28th, 2007

Bu Bir Tren Değildir

Magritte-Koons

LACMA‘da bu sıralar John Baldessari‘nin hem tasarımını yapmış olduğu, hem de günümüzün birçok tanınmış sanatçısı ile beraber katıldığı Magritte ve Çağdaş Sanat adlı sergiye, 80 ve 90′ların `süperstar´ sanatçısı Jeff Koons da, René Magritte’in şömineden çıkan bir treni betimlediği Durmuş Zaman tablosunun önüne yerleştirilmiş çelik döküm bir tren heykeli ile katılıyor. Bu sergi, Koons’un yeni projesi için bir çıkış noktası olmuş gibi görünüyor.

train

Koons ve LACMA direktörü Michael Govan, şubat ayının başında başka bir tren projesinin sunumunu yaptılar. Bu projede Los Angeles’ta LACMA binasının yanına yerleştirilecek 49 metre yüksekliğinde bir vince gerçek boyutlarda bir trenin asılması planlanmış. 1 milyon doların üstünde bütçesi ile başlanmaya hazır bulunan proje onaylanıp hayata geçerse, dikey olarak asılacak 21 metre uzunluğundaki 1943 Baldwin 2900 modeli buharlı lokomotifin bu kopyası, her gün 12:00, 15:00 ve 18:00 saatlerinde makina sesi ve buhar çıkararak bir saat kulesi işlevi görecek. Koons, trenin bir replika olmasına rağmen izleyicide yaratacağı deneyimin gerçek ve eşsiz olacağını söylüyor. New York, Los Angeles, Londra, Paris gibi şehirlerin kamusal mekanlarında yeni medya eserlerini gitgide daha sık görmekte isek de, bu tren projesi benzeri dinamik ama `analog´ işler, belki de kullandıkları teknolojinin artık pek yeni olmaması nedeniyle fikirlerin yeniliğini daha zor kıldıklarından, hem zamanımıza uygun hem de olgun ve kalıcı eserler olarak görülebiliyorlar.

train drawing