06.04.2009

Twollars: Twitter Para Birimi

twollars01

Türkiye’de olsa “Teşekkürü bir borç bilirim” sloganıyla yola çıkması muhtemel yeni Twitter servisi Twollars kendini “Twitter Thank You Money” diye tanıtıyor. Twollars ile Twitter kullanıcılarına teşekkür ederken, sanal para da verebiliyorsunuz. Mesela mesajın içine “Give 2 Twollars @darita” yazdığınızda para göndermiş oluyorsunuz.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

24.03.2009

24 Mart Ada Lovelace Günü Kutlu Olsun!

24 Mart günü tüm dünyada ama özellikle blogosferde Lovelace kontesi, Augusta Ada King’in onuruna Ada Lovelace günü olarak kutlanıyor. Bu gün sayesinde kadınların teknolojiye erişimini sergileyen ve teşvik eden yazılar, kutlamalar örgütlenerek teknoloji alanında cinsiyetçi bir tablonun önüne geçilmeye çalışılıyor.
Ada Lovelace
Siyasette temsiliyet için kota, iş olanaklarında eşitlik için pozitif ayrımcılık gibi önlemler gerektiren cinsiyetçilik konusunda, teknoloji dünyasında düşünülen çözümlerden biri de bu kutlama olmuş.

Organizasyonu düzenleyenler, kadınların, erkeklere göre hemcinslerinin başarılarından ve rol modellerinden daha çok etkilenebildikleri sonucunu gösteren bir psikoloji araştırmasından yola çıkmışlar. Böylece her 24 Mart Ada Lovelace gününde, teknolojiyle ilişkili sektörlerde başarılı olan kadınların öyküleri anlatılarak daha çok kadının “erkek işi” deyip geçmek yerine kendine güvenmesi hedefleniyor.

Ada’nın hikayesi

1815 yılında Londra’da doğan Ada Lovelace 19. yüzyılın ortalarında yaptığı çalışmaları nedeniyle, bugün dünyanın ilk programcısı olarak kabul ediliyor. O günlerde dokuma için kullanılan bir analitik hesap makinesini geliştiren Babbage ve makineye dair çalışmalar yayınlayan İtalyan matematikçi Menabrea’nın yazılarını İngilizce’ye çeviren Ada, çevirilerine ek olarak, tartışmaya konu olan yöntemleri geliştirerek makine ile Bernoulli sayılarını hesaplamayı başarıyor.

Buna ek olarak, makinenin gerçek sınırlarını başarıyla öngörerek, bilgisayarların hesaplanabilir yöntemlerle müzik bestelemek için kullanılabileceğini 1850′lerde iddia etmiş bir kuramcı olarak da hatırlanıyor.

Teknoloji dünyasında kadınlar

Bugün, http://findingada.com adresinden tanıtılan Ada Lovelace Günü kampanyasıyla ilgili haberler, twitter‘dan da takip edilebiliyor.

Binbeşyüzden fazla blog yazarı, kutlamalara katılarak kadınların teknoloji alanında var olmalarını özendirmeyi, kutlamayı planlıyor. Biz de kutlamalara aynı şekilde katılmak için listeye kimleri ekleyebiliriz?

Benim, özellikle Ada Gününe daha yakışır şekilde programcılık alanından vermek istediğim örnekler var.

Tam iki yıl önce, görev aldığım bir özgür yazılım projesinin ürünü olan Pardus‘un, kız çocuklar için pozitif ayrımcılık olanağı sağlamayı hedefleyen bir projeye nasıl güç verdiğini anlatan bir yazı yazmıştım.

LinuxChix.org

İki yıl sonrayrı bir topluluk çalışması yürütüldüğüne tanık olmasak da, Türkiye’deki özgür yazılım ekosisteminde de artık seslerini yükselten ve varlıklarını duyuran kadın programcıların sayısının arttığını görebiliyoruz… Pınar Yanardağ, Seval Ünver gibi insanlar çoğalıyorlar.

Dünya ölçeğinde baktığımızda, özgür yazılım dünyasındaki kadınların sekiz yıldır örgütlendiği ve Ada Günü ile paralel amaçlarla çalışmalar yürüttüğü bir topluluk göze çarpıyor: Linuxchix.

Örnekler çoğaltılabilir, belki böylece bilgisayara ürkek şekilde bakan, teknolojiye erkek kardeşinden fırsat bulup erişmekte geç kalmış tüm kız çocukları ilham alabilecekleri “ablaları” ile tanışıp bir adım daha atarlar… Çünkü bugün 24 Mart, yaşasın Ada Lovelace günü!

21.03.2009

Ilımlı İslam Raporu

ilimli-islam-musluman-ag-moderate-rand

Nüfus kağıdında doğuştan “Dini: İslam” yazan ülkenin vatandaşları bu raporu okuyunuz.

“Ilımlı Müslüman Ağları Kurmak” raporunu indir (PDF 1MB)

Amerikan stratejik araştırma kurumu RAND Corporation 2007 Mart’ında “Ilımlı Müslüman Ağları Kurmak” başlıklı bir rapor yayınladı. 216 sayfalık rapor radikal ve dogmatik İslamcı bir kesimin yükseldiğini ve Kuzey Amerika ve Avrupa içlerindeki diasporalara kadar yayıldığını söylüyor. Ancak çoğunluk olduğu halde ılımlı Müslümanların aynı derecede ağlar kuramadığını ve ideolojilerini yayamadığını anlatıyor. Rapor ABD’nin Soğuk Savaş dönemindeki “ağ kurma deneyimi”nden yola çıkarak öğrenilen derslerin nasıl bugüne uygulanabileceğini anlatıyor, ve Ilımlı Müslüman Dünyası kurmak için bir yol haritası öneriyor.

Amerika’nın Soğuk Savaşı bu ülkede yaşayanların başına neler getirdi bilenler bilmeyenlere anlatsın. Amerika’nın ağ kurma deneyimleri Ilımlı İslam Dünyası yaratmak için nasıl kullanılır bu raporda tüm neo-liberal berraklığıyla madde madde dizilmişken, biz Soğuk Savaş çocuklarının çocuklarına, önce, bu raporu okumak anlamak düşer, sonra, başımızın çaresine nasıl bakacağımızı konuşuruz.

Raporun içeriği şöyle:

  1. Giriş
  2. Soğuk Savaş Deneyimi
  3. Soğuk Savaş ile Bugünkü İslam Dünyasınaki Meydan Okuma Arasındaki Parallelikler
  4. ABD’nin Radikal Gel-gitleri Önleme Gayretleri
  5. İslam Dünyasında Ilımlı Ağ Örme Yol Haritası
  6. Ağın Avrupa Kolu
  7. Ağın Güneydoğu Asya Kolu
  8. Ağın Ortadoğu Kolu
  9. Laik Müslümanlar: Fikirler Savaşında Unutulan Boyutlar
  10. Sonuçlar ve Tavsiyeler

Çizilen bu küresel stratejide Türkiye Devleti’nin ve Türkiye’deki grupların / cemaatlerin durumu ve potansiyel rolleri de anlatılıyor.

Ilımlı İslam Stratejisinin Ortakları

Türkiye, Malezya, Endenozya, Singapur gibi ülkeler İslami radikalizmin yaygın olduğu Arap yarım adası, Pakistan gibi bölgelere örnek olmalı diye genel bir stratejiden bahsediliyor tüm rapor boyunca. Bu yolda Amerika’nın potansiyel ortakları sistematik bir şekilde kategorilendiriliyor (sayfa 70):

  • Sekülerler (Amerikanca’da klisenin siyasetten ayrı olması)
  • Liberal Müslümanlar
  • Ilımlı gelenekselciler ve Sufiler

Sekülerler kendi içinde üçe ayrılıyor:

  1. Liberal sekülerler: Liberal veya sosyal-demokrat, batı tipi “medeni din”i benimsemişler.
  2. “Anti-clerelists”ler: Atatürkçülük veya Fransız laiklik (“laiceté”) kavramını benimsemişler. Türban vb. yasaklara sadık, devlet din kati bir şekilde ayrı.
  3. Otoriter sekülerler: Baasçılar, neo-komünistler. Din devlet ayrımının sömürülmesi. Ortadoğu’daki otoriter modernleşmeci siyasal akım. Bu kategori ortaklığa uygun görülmüyor. Nitekim Amerika Irak’ı işgal etti.

Liberal Müslümanlar politik ideolojide seküler olanlardan ayrılıyor. En iyi örneği Avrupa’daki Hıristiyan Demokratlar. Liberal Müslümanlar geleneksel veya modern temellerden gelebiliyorlar. İslami değerlerin demokrasiye uygun olduğunu benimsiyorlar. Raporda yazmıyor ama AKP neo-liberal müslüman ideolojisiyle bu tarife oturuyor.

Ilımlı gelenekselciler ve Sufiler genelde muhafazakar müslüman veya Sufi geleneğini benimsemiş. Türkiye’de Fethullah Gülen ve cemaati bu kategoride potansiyel bir ortak olarak anlatılıyor.

Avrupa’da Hıristiyan Demokrat Türkiye’de Müslüman Demokrat

Türkiye’de 2002 yılında AKPnin başa geçmesi hakkında enine boyuna yazıldı çizildi. Özetle Amerika ve Avrupa’ya yönelmiş ılımlı İslamı yürütecek bir parti destek aldı. Avrupa’da Hristiyan Demokrat Türkiye’de Müslüman Demokrat diye bir formül. Türkiye’de Fethullah Gülen ve Nakşibendi gibi cemaatlerin ulaştığı ekonomik ve dolayısıyla politik güç. Ilımlı İslam Raporu’na uygun gelişmeler.

Önemli iki soru:

  1. Ilımlı Müslüman ağları kurulması için Türkiye’de kim ne kadar destek aldı veya halen alıyor? Mesela AKP seçim bütçesinin kaynakları nelerdir? Fethullah ve Nakşıbendi cemaatlerinin gelir giderlerinin tam dökümü var mı? Kaynakların ne kadarı Amerika ve Avrupa’dan geliyor?
  2. Soğuk Savaş kadar dev bir strateji örtülü işletildiği sürece dünyaya faydalı olabilir mi? Kapalı kapılar ardında yapılan işlemler sonucunda ortaya yeni Gladio’lar yeni –Ilımlı İslam– Ergenekon’ları çıkmaycak mı?

Kim ne strateji uygularsa uygulasın sağlıklı bir ortam için devletin ve toplumsal kuruluşların (cemaatlerin) tüm alış verişleri işlemleri herkese açık olmalıdır. Açıklık oransız güç birikimini engelleyecek ve gerçekten eşit şartlarda* rekabet sağlayacaktır.

Tartışma

Bu raporu okuyup göz attıkça size ilginç gelen yerleri –mümkünse Türkçe çevirisiyle– yorumlarda paylaşın, öğrenelim, tartışalım.

* “Eşit şartlarda rekabet” serbest pazar ekonomisinin temeli bir Amerikan mantrasıdır. Ancak her zaman örtülü işlemler yapıldığı için hiç bir zaman eşit şart olmamıştır.

İlgili yazılar:

21.01.2009

Al-Jazeera Gazze Videolarını Açık Lisansla Yayınlıyor

İsrail batılı habercileri Gazze’ye sokmazken ve hatta girenleri de bombalarken Arap dünyasının en büyük haber organizasyonu Al-Jazeera zaten olay yerindeydi. Al-Jazeera muhabirleri olan bitenleri kaydetti ve Gazze videolarını Creative Commons CC-BY lisansıyla internette yayınlanma başladı. Al Jazeera’ya referans verildiği sürece bu videolar haberlerden bloglara, belgesel filmlere, video yorumlara kadar heryerde bedava kullanılabilecek.

Videoları şurada izleyebilir ve indirebilirsiniz:
http://cc.aljazeera.net/

Bundan ne anlıyoruz?

Al-Jazeera Gazze’deki yaşanan gerçeklerin unutulmaması için habercileri, blogcuları, aktivistleri, belgeselcileri bu videoları kullanmaya teşvik ediyor. Internet’te video ne anlama geliyor, neden TVden farklıdır, bunu bir defa anlayalım:

  1. Internet’de video bilgi kaynağıdır.
  2. Açık lisanslı video, bu kaynağın açık olarak dağıtılmasını izin verir teşvik eder.
  3. Videolar tekrar tekrar başka işlerin içinde kullanıldıkça bilgi yayılır.
  4. Internet’te video tekrar tekrar izlenebildiğinden ve referans verilebildiğinden (video permalink) TVye göre çok daha geniş kitlelere yayılır ve uzun süre ortamda kalır.

Türkiye’de daha bir video oynatıcısı bile olamayan zavallı haber siteleri (internet gazeteleri) bu gelişmeyi belki değerlendirip kendilerine çeki düzen verirler.

13.12.2008

Yunanistan'daki Gösteriler Sosyal Web'le Sıçrıyor

Yuanistan’da geçen hafta 15 yaşında bir çocuğun polis tarafından öldürülmesiyle başlayıp halen devam eden, resmi kuruluşların yanısıra bankaları, McDonalds, Starbucks, Zara, Vodafone gibi uluslararası zincir mağazalarını hedef alan protesto ve saldırılar son günlerde Yunan sosyal medyasının da hareketlenmesine hatta kaynamasına sebep oldu. Göstericiler bloglar, Twitter, FriendFeed, Facebook gibi sosyal medya araçlarını kullanıyorlar, emailller ve SMS üzerinden çok hızlı organize oluyorlar.

Bloglar

http://garizo.blogspot.com/

http://www.digital-era.org/?p=95

Twitter

#gritos etiketiyle canlı yayın

Friendfeed

#griots odasında canlı yayın

Facebook

#griots toplantıları

Flickr

#griots etiketli fotoğraflar

Pire şehrinde bir polis arabası

YouTube “greek riots” video görüntüleri

Wiki Haberler ve Tartışma

IndyMedia Atina

Bunlar olurken hareketin dalgalanmalarını Türkiye dahil diğer ülkelerde de görmek mümkün.

Avrupadaki etkileri

İstanbul’da kırmızı boya ile gerçekleştirilen eylem (daha fazla bilgi)

Türkçe Facebook grupları

Alexandros İçin Türkiye Yasta!

Kardeşimsin Alexis..

Beyoğlu’nda çeşitli duvarlardan görüntüler. (Şablon ve sticker dosyaları da online olarak dağıtılıyor: JPGPDF )

08.12.2008

Halka Açık GPS 15 Yaşında.

ABD Eski Savunma Bakanı Les Aspin’in, Ulaştırma bakanına yazdığı bir yazı ile 15 yıl önce bugün Küresel Konumlandırma Sistemi herkesin ücresiz kullanımına açıldı. GPS sistemi üçgenleme denilen bir metod ile konumumuzu buluyor. Tüm uydu konumlarının kayıtlı olduğu GPS entegresi, en az 3 uydudan sinyal aldığında bu uyduların herbirine olan uzaklağın hesaplanması neticesinde konum bilgisi ediniliyor.

GPS, güvenlikten, takibe, CRM’den, yol bulma ve harita servislerine kadar pek çok uygulama alanı buldu kendine. Ama nedense Outdoor spor meraklıları dışında son kullanıcı nezdinde yaygınlaşamadı.

 

Bugün mobil pazarın %20′sine ulaşan hacmiyle iphone 3G’nin bence en dikkate değer özelliği içinde verimli bir GPS alıcısının bulunması. Brightkite gibi 3. parti uygulamalar ise GPS’si günlük hayatımızın bir parçası yapacak gibi görünüyor.

Brightkite sayesinde etrafınızda olan biteni anlık olarak takip edebiliyor, bulunduğunuz konumla ilgili ses, görüntü ve metinsel bilgiyi anında brightkite sunucularına gönderebiliyor ve arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz.

Geçtiğimiz aylarda Nokia tarafından satın alınan Plazes da benzer bir hizmet sunuyor. Nokia önümüzdeki 1-2 yıl içinde tüm amiral telefonlarına GPS entegresi koymayı planlıyor.

Uzun lafın kısası bol konumlu günler bizleri bekliyor.

04.12.2008

Firefox Korsanları Amazon.com'u Ele Geçirdi: Yılbaşı Alışverişleri Bedava!

Dünyanın en büyük online dükkanı Amazon.com korsanların saldırısına uğradı. “Pirates of the Amazon” denilen bir Firefox tarayıcı eklentisi Amazon.com’a beş kuruş ödemeden alışveriş yapmanızı sağlıyor. Amazon ürün sayfalarında görülen “bedava indir” bağlantısı ürünü bitTorrent dağıtık dosya payaşım sistemi üzerinden bedava indirmenizi sağlıyor. Kitap, DVD, CD, oyunlar dahil yani kısaca tüm sayısal ürünler için çalışıyor.

Pirates of the Amazon sitesi şu anda gördüğü ilgiden dolayı çakılmış durumda. Ama eklenti çoktan internet’de dolaşmaya başladı. Pirates of the Amazon Firefox eklentisini hemen şu bağlantıya tıklayarak tarayıcınıza yükleyebilirisiniz:

http://torrentfreak.com/files/piratesoftheamazon.xpi

Amazon.com bitTorrent için bir arayüz oluyor bu eklentiyle. bitTorrent dünyanın en büyük dağıtık dosya paylaşım sistemi. Internet trafiğinin yaklaşık %40 gibi büyük bir kısmının sadece bitTorrent dosya alışverişlerinden kaynaklandığını düşünürseniz Amazon.com’un ne kadar zor bir duruma düştüğünü anlayabilirsiniz. Pirates of the Amazon projesi alışveriş anına çomak sokuyor. Tam bir kitabı satın almak üzereyken “bedava indir” düğmesine görüp, tıklayıp indiriyorsunuz. Normalde bitTorrent programını açıp bu kitabın PDF dosyasını aramanız gerekirken bu kısayol bir anda olayı basitleştiriyor, ortalığı altüst ediyor. Silikon vadisi peygamberlerinin dilinden düşürmediği ticaretin altın kuralı “basitlik” şimdi kendi varlığını tehdit ediyor.

Pirates of the Amazon‘un tasarımcıları stratejik olarak da zamanlamaya dikkat etmişler, alışveriş operasyonlarının en yoğun olduğu yılbaşı arifesini seçmişler. Projeyi geliştirenler bunu bir sanat projesi olduğunu ve amaçlarının “zenginliği dağıtmak” olduğunu söylüyorlar. Sanat diye duvarda tabloya galeride heykele bakanlar bir kez daha düşünsün.

Pirates of the Amazon bence 2008 yılının en önemli hacklerinden biri ve ayrıca Avusturyalı sanat kolektifi UBERMORGEN’ın Amazon Noir projesinden bu yana (bkz Düğümküme Wiki: Ağda Eylem) Amazon.com’a yapılan en önemli karşı hareket, en önemli aktivizm olayı.

İlgili Düğümküme yazıları:

03.12.2008

İş Planı Hazır 500 iPhone Projesi

Yap yap sat. Düşünme durma hemen şimdi başla! Gerçek mi reklam mı yeni bir toplu filtreleme taktiği mi sorma. Silikon Vadisi’nin en büyük Venture Capital’lerinden Kleiner Perkins iFund isminde 100 milyon dolarlık bir fon işletiyor iPhone uygulaması geliştirecek startup şirketler için. Techcrunch’dan aldığım bu habere göre fon’a yapılan başvuruların bulunduğu SQL veritabanı yanlışlıkla web’a açılmış. Kim göndermiş, iş planı, demo herşey 558 proje tüm detaylarıyla burada:

http://209.85.173.132/search?q=cache:http://planet.emeteora.com/~nitemare/kpcb.sql

Kleiner Perkins uyandığında kaldırtmış verileri ama web’e bir defa düşen mal öyle kolay kolay ortadan kaybolmaz. Anında kopyalanmış ve hatta hemen Google Index’ine girmiş.

Ekonomik açıdan bu olayın web’e olan etkisi bir zamanlar New York’da yaşanan elektrik kesintisinin müzik tarihine etkisine, Hip hop’un doğuşuna benziyor. Yaşanan büyük elektrik kesintisi sonucu tüm New York karanlığa gömülmüş. Bronx’un fakir sokaklarından gelen gençler elektronik ve müzik dükkanlarını yağmalayıp çeşit çeşit malzemeler edinmişler. Sonra bunlarla yaptılkarından Hip Hop gelişimiş derler bir efsane olarak.

27.11.2008

Etkileşim Tasarımcıları İçin Yeni Araç

Adobe, bir süredir Flash Catalyst adlı ilginç bir yazılım üzerinde çalışıyor. Thermo kod adıyla da bilinen bu ürün, etkileşim tasarımcılarına yönelik bir araç. Aracın en önemli özelliklerinden bir tanesi, disiplinler arası bir disiplin olan etkileşim tasarımı için yeni bir iş akışı ve süreç öneriyor olması.

Flash Catalyst, tasarımcının arayüz bileşenlerini kullanarak, kod yazmadan prototip üretmesini sağlıyor. Bugün birçok etkileşim tasarımcısı Illustrator, Photoshop, Fireworks, Flash, kalem kağıt vs. gibi duruma özel bir avantaj sağlamayan, başka amaçlar için üretilmiş araçlar arasında gidip geliyor. Catalyst, bu git-geli tek bir araç içerisinde gerçekleştirerek etkileşim tasarımcısının yegane aracı olmayı hedefliyor. Bu açıdan biraz Dreamweaver‘ı hatırlatıyor.

Dreamweaver, hızlı taslak üretmek açısından çok faydalı bir araçtı. Diğer yandan, arka planda geliştiricilerin pek de hoşuna gitmeyecek şekilde kod üretiyordu. Bakalım Catalyst bu konuda nasıl bir yenilik getirecek. Ayrıca, tasarımcıları koddan uzaklaştırmak yerine, taslak ile paralel olarak öğretmek uzun vadede çok daha faydalı olacaktır.

18.11.2008

Google iPhone Sesli Arama Uygulaması Çıktı (Ya Türkçesi?)

Bugün Google iPhone sesli arama uygulamasını çıkardı. Uygulamayı kurduktan sonra hiç bir düğmeye dokunmadan telefonu kulağınıza götürüp mesela “boğaz köprüsü fotoğrafları” dediğinizde karşınıza boğaz köprüsünden fotoğraflar geliyor Google arama sonucu olarak. Arama işlemi konuşmayı tamamladığınızda otomatik olarak geçekleşiyor ve ekrana bakana kadar sonuçlar gelmiş oluyor (hızlı internet varsa). Ayrıca sesli arama GPS yer bulma sayesinde bulunduğunuz şehre özel yapılıyor, mesela sinema saatleri aradığınızda İzmir’de faklı İstanbul’da farklı ilgili sonuçlar karşınıza çıkıyor.


Google Mobile App’i buraya tıklayarak kurabilirsiniz.

Sesli arama aslında bir uygulama paketi olan Google Mobile App‘ın parçası. Telefonunuza yüklediğinizde içinde başka faydalı özellikleri göreceksiniz, mesela ekran klavyesi kullanırken aklıllı tamamlama, kısa yollar ve geçmiş aramaları gösterme, ve kullanıma göre arama tavsiyeleri yapabiliyor.

Türkçesi var mı?

Şu anda sadece İngilizce çalışıyor, hatta sadece Kuzey Amerika aksanını tanıyabiliyor. Bizzat denedim, sesli aradım “pictures of bosphorus” diye, köprü cami boğaz fotoğrafları çıktı. Türkiye’den de aramalarınızı İngilizce telaffuz edebilidiğiniz sürece sistem gayet iyi çalışacaktır.

Türkçe ses tanıma yazılımları da var bildiğimiz ancak, bunları geliştiren şirketlerden ne yaratıcı bir iş görebildik ne de bu şirketler sistemlerini açtılar soranlara (iki yıl kadar önce ısrarla sormuştum). Mesela bugün GVZ Ses Teknolojileri tarafından geliştirilen bir ses sentezleme yazılımı –ve sonra Koç tarafından satın alınan– pek çok telefonlu müşteri hizmetinde kullanılıyor Türkiye’de. Neden Türkçe tanıyan bir iPhone app yapılmasın hemen yarın?

Sesli arama nasıl çalışıyor?

Uygulama sorunuzu bir ses dosyası olarak kaydedip Google sunucusuna gönderiyor. Dosya Google ses işleme uygulaması tarafından çözülüyor, içindeki anahtar sözcükler aratılıyor, ve sonuçlar size geri yollanıyor.

Aslında Google 1-800-GOOG-411 telefon rehberi servisini bir süredir bedava işletiyordu. Bu servisi kullananlardan topladığı ses kayıtlarıyla ses işleme algoritmalarını iyileştiriyordu. Şimdi bu sistemin ilk ürününü çıkarmış oldu.

Böylece Google artık sadece yazdıklarınıza değil söylediklerinize de sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Yani biz iPhone üzerinden ses araması yapıp gelen sonuçları doğruladıkça Google’ın ses işleme sistemi daha da gelişecek. Bizler bedava kullandığımız servis karşılığı sesimizi ve aklımızı (doğrulama ve konuşma) veriyor olucaz, ama bu verilerimizin bedelini kendimiz değil Google belirliyor olacak. Bu konuda daha fazla öğrenmek isterseniz bkz http://userlabor.org

Diğer telefonlarda sesli arama olacak mı?

Bu sorunun cevabını Google mobil ürünler sayfasında çok net görebilirsiniz, şu aşağıdaki sıralamaya bakmanız yeterli…